İFADENİZİN KOLLUK TARAFINDAN ŞEKİLLENDİRMESİNE İZİN VERMEYİN
Av. Hakan Semih SAMANCI
Karakolda ifade verme süreci, birçok kişi açısından hayatında ilk kez karşılaştığı ve ciddi sonuçlar doğurabilecek bir ceza muhakemesi aşamasıdır. Ancak uygulamada en sık yapılan ve sonradan telafisi oldukça güç hale gelen hatalardan biri, kişinin kendi ifadesinin fiilen kolluk tarafından şekillendirilmesine izin vermesidir.
İfade, hukuken kişinin kendi beyanıdır. Bu nedenle tutanağa geçen her cümle; kişinin kendi iradesini, bilgisini ve anlatımını yansıtmalıdır. Buna rağmen uygulamada zaman zaman; “Bunu böyle söylersen senin lehine olur”, “Şu kısmı bu şekilde yazalım”, “Böyle yazarsak savcılık sorun etmez” şeklinde yönlendirmelerle karşılaşılabilmektedir.
Bu noktada unutulmaması gereken en önemli husus şudur: Savcılık makamı değerlendirmesini, ifade sırasında yapılan sözlü yorumlara veya iyi niyetli açıklamalara göre değil, resmi tutanağa geçen beyanlara göre yapar. Dosya kapsamına giren esas unsur, imza altına alınan ifadedir.
Ceza soruşturmalarında kollukta verilen ifade, soruşturmanın temel taşlarından biridir. O anda önemsiz gibi görünen bir cümle, ilerleyen aşamalarda farklı yorumlanabilir; çelişki iddiasına konu olabilir veya kişinin aleyhine delil niteliğinde değerlendirilebilir. Özellikle suçun unsurları, kast, iştirak, bilgi düzeyi veya olayın oluş şekli bakımından kullanılan tek bir ifade dahi dosyanın seyrini etkileyebilmektedir.
Bu nedenle ifade verirken dikkat edilmesi gereken bazı temel hususlar bulunmaktadır:
İlk olarak, ifade mutlaka kişinin kendi kelimeleriyle oluşturulmalıdır. Kişinin söylemediği veya kastetmediği hiçbir cümle tutanağa geçirilmemelidir. İfade metni okunurken kullanılan kelimelerin anlamı dikkatle değerlendirilmelidir.
İkinci olarak, anlamı tam olarak anlaşılmayan, eksik yazıldığı düşünülen veya farklı şekilde aktarılan hiçbir bölüm kontrol edilmeden kabul edilmemelidir. Tutanakta yer alan her ifade, ilerleyen süreçte resmi beyan olarak değerlendirilecektir.
Üçüncü olarak, ifade tutanağı okunmadan ve içeriğinden tamamen emin olunmadan imzalanmamalıdır. Uygulamada kişiler zaman baskısı, stres veya psikolojik baskı nedeniyle metni ayrıntılı incelemeden imzalayabilmektedir. Ancak imza atıldıktan sonra “Ben aslında bunu kastetmemiştim” şeklindeki açıklamalar çoğu zaman yeterli görülmemektedir.
Ayrıca herkesin susma hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. Kişi, kendisini suçlayabilecek nitelikte beyanda bulunmaya zorlanamaz. Bunun yanında avukat yardımından yararlanma hakkı da ceza muhakemesinin en temel güvencelerinden biridir. Özellikle dosyanın niteliğinin tam olarak bilinmediği durumlarda, ifade öncesinde bir avukat desteği alınması ciddi hak kayıplarının önüne geçebilmektedir.
Ceza soruşturmalarında birçok dosyanın yönü, ilk ifade aşamasında belirlenmektedir. Bu nedenle karakolda verilen ifade yalnızca “bir formalite” olarak görülmemeli; her cümlenin hukuki sonuç doğurabileceği bilinciyle hareket edilmelidir.