Kentsel Dönüşümde “Yarısı Bizden” Kampanyası ve Kiracı Hakları
İçindekiler
- 1. “Yarısı Bizden” Kampanyası Nedir? Tanımı ve Kapsamı
- 2. Hukuki Dayanak: 6306 Sayılı Kanun ve Mevzuat
- 3. Kimler Başvurabilir? Mülk Sahibi ve Kiracı Ayrımı
- 4. Kampanyadan Yararlanmak İçin Gerekli Şartlar
- 5. Kentsel Dönüşüm Sürecinde Kiracıların Hukuki Statüsü
- 6. Sürecin Başlatılması ve İlk Hazırlık Aşaması
- 7. Adım Adım Başvuru ve İnşaat Süreci
- 8. Gerekli Belgeler: Tapu, Riskli Yapı Raporu ve Diğerleri
- 9. Hibe, Kredi Miktarları ve Ödeme Planları
- 10. Kiracılar İçin Kira Yardımı ve Taşınma Desteği
- 11. Riskli Yapı Tespiti Sonrası Tahliye ve Süreler
- 12. Başvurularda Sık Yapılan Hatalar ve Red Sebepleri
- 13. Riskli Yapı Kararına İtiraz ve Hukuki Yollar
- 14. Kiracı Tahliyelerine İlişkin Örnek Yargıtay Kararları
- 15. 2025-2026 Dönemi Güncel Kentsel Dönüşüm Değişiklikleri
- 16. Kiracılar ve Ev Sahipleri İçin Pratik Uzlaşma Önerileri
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması ve özellikle beklenen Marmara depremi riski, kentsel dönüşümü bir tercih olmaktan çıkarıp hayati bir zorunluluk haline getirmiştir. Devlet destekli dönüşüm projelerinin en önemlilerinden biri olan Yarısı Bizden Kampanyası, maliyetlerin devlet ve vatandaş arasında paylaşılmasını öngörerek süreci hızlandırmayı amaçlamaktadır. Ancak bu süreçte mülk sahipleri kadar, dönüşüme giren binalarda ikamet eden veya iş yeri işleten kiracıların durumu da büyük önem arz etmektedir. Bu makalede, kampanyanın hukuki altyapısını, başvuru süreçlerini ve özellikle kiracıların sahip olduğu yasal hakları, 2026 vizyonu ve güncel mevzuat çerçevesinde detaylıca inceleyeceğiz.
1. “Yarısı Bizden” Kampanyası Nedir? Tanımı ve Kapsamı
Yarısı Bizden Kampanyası, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen, riskli yapı stokunun yenilenmesi amacıyla hak sahiplerine hibe, kredi ve taşınma desteği sağlayan kapsamlı bir kentsel dönüşüm modelidir. Temel amacı, vatandaşın mali yükünü hafifleterek, depreme dayanıklı konutların inşasını hızlandırmaktır.
Kampanya, özü itibarıyla devletin dönüşüm maliyetinin belirli bir kısmını (genellikle hibe ve uzun vadeli uygun kredi şeklinde) üstlenmesi prensibine dayanır. Bu model, klasik müteahhit odaklı dönüşümden farklı olarak, devletin finansör ve garantör olarak devreye girdiği, TOKİ veya Emlak Konut gibi kurumların teknik destek sağladığı bir yapıdır. Kampanyanın kapsamı başlangıçta İstanbul odaklı olsa da, deprem riski taşıyan diğer büyükşehirleri ve bölgeleri de kapsayacak şekilde genişletilme potansiyeli taşımaktadır. Kampanya kapsamında sağlanan destekler sadece inşaat maliyetini değil, aynı zamanda proje sürecinde mağduriyet yaşanmaması adına kira yardımı ve taşınma desteğini de içermektedir.
Hukuki açıdan bakıldığında bu kampanya, idarenin “sosyal devlet” ilkesi gereği barınma hakkını temin etme yükümlülüğünün somut bir yansımasıdır. Proje, sadece binayı yenilemekle kalmaz, mülkiyet hakkının korunması ile kamu güvenliğinin sağlanması arasındaki hassas dengeyi de gözetir. Özellikle “yerinde dönüşüm” ilkesi benimsenerek, hak sahiplerinin mevcut yaşam alanlarından koparılmadan güvenli konutlara erişimi hedeflenmektedir.
2. Hukuki Dayanak: 6306 Sayılı Kanun ve Mevzuat
Yarısı Bizden Kampanyası ve genel kentsel dönüşüm uygulamalarının temel hukuki dayanağı, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun‘dur. Bu kanun, riskli yapıların tespiti, yıkımı ve yeniden inşası süreçlerini düzenleyen “çatı yasa” niteliğindedir.
Kampanyanın işleyişi ve mali desteklerin sağlanması, 6306 Sayılı Kanun’un uygulama yönetmelikleri ve ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile şekillenmektedir. Özellikle Kanun’un 6. maddesi, riskli alanlarda ve riskli yapılarda yapılacak yardımları düzenlerken; kira yardımı, faiz desteği ve geçici konut tahsisi gibi hususlar bu maddeye dayandırılmaktadır. Ayrıca, 2023 ve 2024 yıllarında yapılan mevzuat değişiklikleriyle, dönüşüm kararlarında “üçte iki çoğunluk” şartının yerine “salt çoğunluk” (%50+1) kuralının getirilmesi, sürecin hukuki zeminini önemli ölçüde değiştirmiştir. Bu değişiklik, Yarısı Bizden Kampanyası kapsamındaki projelerin daha hızlı ilerlemesine olanak tanımıştır.
Ayrıca, kiracı hakları bakımından Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri de sürece etki etmektedir. Ancak, 6306 Sayılı Kanun “özel kanun” niteliğinde olduğundan, kentsel dönüşüm süreçlerinde genel hükümlerden (TBK) önce uygulanır. Bu durum, kiracıların tahliye süreçlerinde TBK’daki kiracı lehine olan bazı sürelerin ve korumaların, afet riski gerekçesiyle kısıtlanması veya farklı prosedürlere tabi tutulması sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla hukuki ihtilaflarda 6306 Sayılı Kanun ve TBK arasındaki ilişkinin doğru yorumlanması elzemdir.
3. Kimler Başvurabilir? Mülk Sahibi ve Kiracı Ayrımı
Yarısı Bizden Kampanyası’na doğrudan başvuru hakkı (taraf ehliyeti), tapuda adı geçen mülk sahiplerine (maliklere) veya bunların yasal temsilcilerine aittir. Kiracıların doğrudan binanın yenilenmesi için başvuruda bulunma hakkı yoktur, ancak sürecin doğal bir tarafı ve mağduru olmamaları için kendilerine tanınan yan haklar mevcuttur.
Başvuru sürecinde mülkiyet durumu şu şekilde ele alınır:
- Tam Mülkiyet Sahipleri: Bağımsız bölümün tamamına sahip olanlar bireysel olarak e-Devlet üzerinden ön başvuru yapabilirler.
- Hisseli Mülkiyet Sahipleri: Hissedarlardan herhangi biri başvuru yapabilir, ancak projenin hayata geçmesi için hisse oranında salt çoğunluğun (%50+1) onayı gerekecektir.
- Kat İrtifakı/Kat Mülkiyeti Sahipleri: Apartman veya site yönetimleri, kat malikleri kurulunun kararıyla süreci toplu olarak başlatabilirler.
Kiracıların Durumu: Kiracılar, binanın “riskli yapı” olarak tespit edilmesi veya kampanyaya dahil edilmesi için imza yetkisine sahip değildir. Kampanya, mülkiyet hakkı üzerinden yürüyen bir inşaat finansmanı modelidir. Ancak, binada ikamet eden kiracılar (konut veya iş yeri), binanın yıkılacak olması sebebiyle “hak sahibi” statüsünde değerlendirilirler. Bu statü onlara binayı yenileme hakkı vermez, ancak tahliye sürecinde devletten kira yardımı veya taşınma desteği alma hakkı tanır. [İLGİLİ YAZI: Kentsel Dönüşümde Kiracı Tahliye Süreleri]
Buradaki en kritik ayrım şudur: Mülk sahibi “kalıcı barınma ve mülkiyetin yenilenmesi” için destek alırken; kiracı “geçici barınma ve yer değiştirme maliyeti” için destek kapsamına alınır.
4. Kampanyadan Yararlanmak İçin Gerekli Şartlar
Yarısı Bizden Kampanyası’ndan faydalanabilmek için yapının belirli fiziksel ve hukuki kriterleri karşılaması ve maliklerin belirli bir oranda uzlaşmış olması gerekmektedir. Bu şartlar, kamu kaynaklarının doğru kullanımı ve gerçekten risk altındaki yapıların önceliklendirilmesi amacıyla belirlenmiştir.
Kampanyadan yararlanmanın temel koşulları şunlardır:
- Riskli Yapı Tespiti veya Beyanı: Binanın 6306 sayılı kanun kapsamında yetkili kuruluşlarca “Riskli Yapı” olarak tescil edilmesi veya ön inceleme (keşif) sonucunda dönüşüme uygun görülmesi şarttır.
- Tam Uzlaşı veya Salt Çoğunluk: İlk etapta %100 uzlaşı teşvik edilse de, hukuki olarak binadaki hak sahiplerinin hisse payı bazında en az %50+1’inin dönüşüm konusunda ve kampanya şartlarında anlaşmış olması gerekmektedir.
- Tapu ve Mülkiyet Sorunu Olmaması: Başvuru yapılacak parselde, inşaat yapımına engel teşkil edecek mülkiyet ihtilaflarının (örneğin; izale-i şüyu davaları sonucu oluşan blokajlar) çözülmüş olması tercih edilir. Ancak kampanya kapsamında bazı hukuki kolaylıklar da sağlanmaktadır.
- Konut veya İş Yeri Olması: Kampanya genellikle konut ağırlıklı dönüşümü hedefler, ancak karma projelerde iş yerleri de kapsama dahil edilmektedir.
Özellikle 2026 yılına doğru gidilirken, başvurularda “e-Devlet üzerinden ön başvuru” şartı getirilmiş olup, Bakanlık yetkililerinin binada yapacağı teknik inceleme (ön keşif) raporunun olumlu çıkması sürecin devamı için belirleyicidir. Binanın imar durumunun yeni yapılaşmaya uygun olması da teknik bir zorunluluktur.
5. Kentsel Dönüşüm Sürecinde Kiracıların Hukuki Statüsü
Kentsel dönüşümde kiracıların hukuki statüsü, Türk hukukunda en çok ihtilaf yaşanan konulardan biridir. Kiracı, Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında “ayni hak sahibi” değil, “şahsi hak sahibi” olarak nitelendirilir. Yani mülk üzerinde doğrudan bir tasarruf yetkisi yoktur, ancak sözleşmeye dayalı kullanım hakkı yasalarca korunur.
Bir bina hakkında “Riskli Yapı” kararı kesinleştiğinde, kiracının kira sözleşmesi hukuken sona erme aşamasına girer. Normal şartlarda Türk Borçlar Kanunu (TBK) kiracıyı tahliyeye karşı güçlü bir şekilde korurken (haklı sebep olmadan tahliye edilememe), 6306 Sayılı Kanun devreye girdiğinde “can güvenliği” ve “kamu yararı” gerekçesiyle bu koruma kalkanı kalkar. Riskli yapı tespiti kesinleşen binalarda kiracıların tahliyesi zorunludur ve bu tahliye için kiracıya makul bir süre (genellikle 60+30 gün gibi) verilir.
Ancak devlet, kiracının bu zorunlu tahliye nedeniyle yaşayacağı mağduriyeti önlemek adına çeşitli haklar tanımıştır:
- Taşınma Yardımı: Kiracıya, binayı boşaltması karşılığında defaten (tek seferlik) ödenen nakdi yardımdır.
- Kira Yardımı (Alternatifli): Bazı durumlarda taşınma yardımı yerine, belirli bir süre boyunca aylık kira yardımı seçeneği sunulabilir (Mevzuatın o dönemki güncelliğine göre değişebilir, genelde kiracılar için tek seferlik taşınma yardımı asıldır).
- Öncelikli Alım Hakkı (Nadir Durumlar): Eğer proje kapsamında stok fazlası konut üretilirse ve kiracı talep ederse, uygun koşullarda konut edinme önceliği tanınabilir (Bu, kampanyanın özel şartlarına göre değişir).
Kiracıların bilmesi gereken en önemli husus; riskli yapı kararının kesinleşmesiyle birlikte, ev sahibine karşı “sözleşmem devam ediyor, çıkmam” deme haklarının hukuken ortadan kalktığıdır. Direnç gösterilmesi durumunda, mülki amirlik (Kaymakamlık/Valilik) ve kolluk kuvvetleri marifetiyle tahliye işlemi gerçekleştirilir.
6. Sürecin Başlatılması ve İlk Hazırlık Aşaması
Yarısı Bizden Kampanyası sürecini başlatmak, teknik ve hukuki adımların iç içe geçtiği bir prosedürdür. Süreç, genellikle apartman yönetiminin veya bilinçli kat maliklerinin inisiyatifiyle başlar. İlk adım, dijital platformların kullanımıyla atılmaktadır.
Sürecin başlangıç aşamaları şunlardır:
- e-Devlet Üzerinden Başvuru: Mülk sahibi, e-Devlet kapısı üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ilgili hizmetine girerek ön başvurusunu yapar. Bu aşamada herhangi bir ücret talep edilmez.
- Bakanlık Ön İncelemesi (Keşif): Başvurusu kabul edilen binalara Bakanlık tarafından görevlendirilen teknik ekipler gelerek ön inceleme yapar. Binanın durumu, arsanın imar uygunluğu ve dönüşüm potansiyeli raporlanır.
- Uzlaşı ve Protokol: Bakanlığın sunduğu proje ve mali şartlar (ne kadar hibe verileceği, ne kadar kredi kullandırılacağı, vatandaşın cebinden çıkacak tahmini tutar) netleştiğinde, kat malikleri ile görüşmeler başlar. Bu aşamada salt çoğunluğun (%50+1) sağlanması ve resmi protokolün imzalanması gerekir.
Bu hazırlık aşamasında kiracıların yapması gereken en önemli hazırlık; apartman toplantılarını (katılma hakları olmasa bile gözlemci olarak) takip etmek ve ev sahibi ile iletişimde kalmaktır. Sürecin başladığını öğrenen bir kiracının, tahliye ihtimaline karşı yeni bir konut arayışına girmesi ve taşınma yardımı için gerekli (ikametgah, fatura vb.) belgelerini hazırlamaya başlaması, sürecin panik havasında geçmesini engelleyecektir.
Şimdi, başvurunun kabul edilmesinden sonraki detaylı prosedürleri, gerekli evrakları ve mali boyutları inceleyelim.
7. Detaylı Prosedür ve Aşamalar
Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında yürütülen süreç, mülkiyetin tespiti ile başlayıp anahtar teslimi ile son bulan, idari ve teknik adımların iç içe geçtiği çok katmanlı bir prosedürdür. Bu süreçte temel akış; hak sahipliğinin doğrulanması, projenin hazırlanması, mali yükümlülüklerin belirlenmesi ve inşaatın tamamlanması şeklinde ilerler. Kiracılar için süreç, riskli yapı kararının kesinleşmesiyle birlikte tahliye ve yardım başvuruları ekseninde şekillenir.
2026 yılı itibarıyla güncellenen yönetmelikler ışığında, Yarısı Bizden Kampanyası uygulama süreci şu temel aşamalardan oluşmaktadır:
- Ön İnceleme ve Tespit: e-Devlet üzerinden yapılan başvurunun ardından, Bakanlık yetkilileri veya lisanslı kuruluşlar binada teknik inceleme yapar. Binanın dönüşüme uygunluğu ve hak sahiplerinin mevcut durumu raporlanır.
- Uzlaşı ve Sözleşme: Hak sahipleri ile TOKİ veya ilgili idare arasında, projenin detaylarını ve ödeme planlarını içeren resmi sözleşme imzalanır. Burada %50+1 çoğunluk (salt çoğunluk) kuralı esastır.
- Ruhsat ve Proje Onayı: Zemin etütleri yapılır, mimari ve statik projeler hazırlanır. İlgili belediyeden inşaat ruhsatı alınır. Bu aşamada “Yarısı Bizden” desteğinin kesinleşmesi için projenin Bakanlık standartlarına uygunluğu denetlenir.
- Tahliye ve Yıkım: Binanın boşaltılması için maliklere ve kiracılara tebligat gönderilir. Yasal sürelerin sonunda bina, altyapı hizmetlerinden (su, elektrik, doğalgaz) arındırılarak yıkılır.
- İnşaat ve Teslim: Yıkım sonrası temel atılır ve inşaat süreci başlar. Kampanya kapsamında taahhüt edilen süre (genellikle 24 ay) içerisinde konutlar tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilir.
Kampanya ile standart dönüşüm arasındaki farkları anlamak, sürecin yönetimi açısından kritiktir:
| Süreç Adımı | Standart Kentsel Dönüşüm | Yarısı Bizden Kampanyası |
|---|---|---|
| Müteahhit Seçimi | Kat malikleri özel firmalarla anlaşır. | TOKİ, Emlak Konut veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş yükleniciler yapar. |
| Finansman | Tamamen malikler tarafından karşılanır (Banka kredisi vb.). | Maliyetin yarısını devlet hibe eder, kalanına uzun vadeli kredi sağlanır. |
| Proje Denetimi | Yapı Denetim Firmaları ve Belediye. | Doğrudan Bakanlık ve TOKİ güvencesi altındadır. |
| Kiracı Desteği | Kira yardımı sınırlıdır, malik anlaşmasına bağlı olabilir. | Devlet tarafından standartlaştırılmış taşınma/kira yardımı paketleri sunulur. |
8. Gerekli Belgeler ve Evraklar
Kentsel dönüşüm sürecinde hak kayıplarının önüne geçmek ve “Yarısı Bizden” kampanyasının finansal avantajlarından yararlanabilmek için evrakların eksiksiz ve zamanında teslim edilmesi şarttır. Gerekli belgeler, başvuru sahibinin statüsüne (mülk sahibi veya kiracı) ve işlemin niteliğine (inşaat başvurusu veya yardım başvurusu) göre değişiklik gösterir.
Başvuru ve işlemler sırasında talep edilen belgeler, dijitalleşen bürokrasi sayesinde büyük oranda e-Devlet üzerinden temin edilebilse de, ıslak imzalı teslim edilmesi gereken evraklar mevcuttur. Aşağıdaki listeler 2026 yılı güncel mevzuatına göre hazırlanmıştır.
Mülk Sahipleri (Malikler) İçin Gerekli Belgeler
- Kimlik ve Mülkiyet Belgesi: T.C. Kimlik Kartı fotokopisi ve güncel Tapu Senedi (veya Tapu Kayıt Örneği).
- Riskli Yapı Tespit Raporu: Lisanslı kuruluşça hazırlanmış ve onaylanmış raporun bir örneği.
- Emlak Beyannamesi: İlgili belediyeden alınmış güncel emlak vergi beyannamesi.
- Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği: Özellikle mirasçılık durumlarında veraset ilamı ile birlikte sunulmalıdır.
- Muvafakatname: Kampanya koşullarının kabul edildiğine dair noter onaylı taahhütname/muvafakatname.
- Banka Hesap Bilgileri: Hibe ve kredi ödemeleri için açılmış banka hesabına ait IBAN bilgisi.
Kiracılar İçin Gerekli Belgeler (Yardım Başvurusu İçin)
Kiracıların, mülkiyet hakları olmasa da tahliye sürecindeki mağduriyetlerinin giderilmesi için taşınma yardımı başvurularında şu belgeleri sunmaları zorunludur:
- Başvuru Dilekçesi: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış ıslak imzalı dilekçe.
- Nüfus Cüzdanı Fotokopisi: T.C. Kimlik numarası net okunur şekilde.
- Adres Teyit Belgeleri: Riskli yapıda oturduğunu gösteren, riskli yapı onay tarihinden önce alınmış son 3 aya ait fatura (elektrik, su, doğalgaz) veya tarihçeli yerleşim yeri belgesi.
- Riskli Yapı Belgesi: Binanın riskli yapı olduğuna dair raporun fotokopisi (Ev sahibinden veya yönetimden temin edilebilir).
- Yıkılan Yapı Formu: Belediyeden alınacak, binanın yıkıldığını veya boşaltıldığını teyit eden yazı.
- Banka Hesap Cüzdanı: Taşınma yardımının yatırılacağı, kiracı adına kayıtlı (kamu bankası tercih edilir) IBAN bilgisi.
Önemli Not: Kiracıların fatura veya ikametgah ibraz edememesi durumunda (örneğin abonelik ev sahibi üzerineyse), noter onaylı kira sözleşmesi veya ilgili muhtarlıktan alınacak ve polise onaylatılacak “fiili kullanım belgesi” alternatif olarak sunulabilir. Ancak bu süreç bürokratik olarak daha uzundur.
9. Yetkili Makam ve Mahkemeler
Kentsel dönüşüm süreçlerinde yetki karmaşası, vatandaşların en sık yaşadığı sorunlardan biridir. “Yarısı Bizden” kampanyası özelinde süreç idari bir işlemle başlasa da, tahliye ve mülkiyet anlaşmazlıklarında adli yargı devreye girmektedir. Hangi sorunun hangi makamda çözüleceğinin bilinmesi, hak kaybını önler.
Sürecin idari yürütücüsü ve ana muhatabı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ona bağlı il müdürlükleridir. Uygulama sahasında ise TOKİ (Toplu Konut İdaresi) ve Emlak Konut GYO teknik yetkili makamlardır. Belediyeler ise ruhsat verme, altyapı kesme ve yıkım işlemlerinde yetkili idari birimlerdir.
| Karşılaşılan Sorun / İşlem | İdari Başvuru Makamı | Görevli Mahkeme |
|---|---|---|
| Riskli Yapı Tespitine İtiraz | İl Müdürlüğü İtiraz Komisyonu | İdare Mahkemesi (İptal Davası) |
| Tahliye Kararına Direnç | Kaymakamlık / Valilik | İdare Mahkemesi (Yürütmeyi Durdurma) |
| Kira Bedeli / Tahliye (Kiracı-Malik) | Arabuluculuk Bürosu | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| Arsa Payı Düzeltim Davaları | Tapu Müdürlüğü (İdari Düzeltim) | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Müteahhit / İdare ile Sözleşme İhlali | İlgili İdare (İhtarname) | Asliye Hukuk / Tüketici Mahkemesi |
Özellikle kiracılar açısından; ev sahibi ile yaşanan tahliye ihtilafları (örneğin, ev sahibinin kentsel dönüşümü bahane ederek kiracıyı çıkarıp tadilat sonrası başkasına kiralaması gibi durumlar) Sulh Hukuk Mahkemeleri‘nin görev alanına girer. Ancak, binanın “Riskli Yapı” olarak tescil edilmesi idari bir karar olduğundan, bu kararın kendisine (binanın sağlam olduğu iddiasıyla) yapılacak itirazlar İdare Mahkemeleri‘nde görülür. Kiracılar kural olarak riskli yapı tespit raporuna doğrudan itiraz hakkına sahip değildir; bu hak maliklere aittir. Ancak kiracılar, tahliye işleminin usulsüzlüğü iddiasıyla (süre verilmemesi, tebligat yapılmaması vb.) idari yargıya başvurabilirler.
10. Süreler ve Zamanaşımı
Kentsel dönüşüm hukuku, hızlı hareket etmeyi gerektiren katı sürelere tabidir. Sürelerin kaçırılması, itiraz hakkının düşmesine veya zorla tahliye işlemlerinin başlamasına neden olabilir. 6306 Sayılı Kanun, afet riski nedeniyle genel hukuktan daha kısa süreler öngörmektedir.
Süreci yönetirken dikkat edilmesi gereken en kritik zaman dilimleri şunlardır:
- Riskli Yapı Tespitine İtiraz Süresi: Raporun maliklere tebliğinden itibaren 15 gün içinde İl Müdürlüğü’ne itiraz edilmelidir.
- Tahliye Süreleri: Riskli yapı kararı kesinleştikten sonra malik ve kiracılara tahliye için önce en az 60 gün (idari uygulamada genellikle 60 gün verilir), bu sürede tahliye gerçekleşmezse ek olarak en fazla 30 gün süre verilir. Toplam süre 90 günü geçemez.
- Dava Açma Süresi: İdari işlemlere (yıkım kararı, riskli yapı onayı vb.) karşı dava açma süresi, tebliğden itibaren 30 gündür (6306 Sayılı Kanun’un özel hükmü gereği genel idari dava süresi olan 60 gün burada uygulanmaz).
- Kira Yardımı Başvuru Süresi: Tahliye tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde (bazı durumlarda riskli yapı onayından itibaren) başvuru yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir.
6306 Sayılı Kanun Madde 6/2: “Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemesi yapılarak malikleri adına payları oranında tescil edilir.”
Bu madde, süreler sonunda anlaşma sağlanamazsa idarenin resen (kendiliğinden) işlem yapma yetkisini vurgular. Kiracılar için kritik olan nokta, 60+30 günlük sürenin sonunda binayı boşaltmazlarsa, kolluk kuvvetleri marifetiyle tahliyenin gerçekleşeceği ve bu durumda taşınma yardımı haklarının riske girebileceğidir. Ayrıca, “Yarısı Bizden” kampanyasının başvuru takvimine uyulması, hibe haklarının yanmaması için elzemdir.
11. Masraflar ve Harçlar
Yarısı Bizden Kampanyası’nın en cazip yönü maliyet avantajı olsa da, süreç tamamen masrafsız değildir. Kanun koyucu, dönüşümü teşvik etmek amacıyla birçok vergi ve harçtan muafiyet sağlamıştır. Ancak, hem maliklerin hem de kiracıların bütçelemesi gereken bazı kalemler bulunur.
Kentsel dönüşüm sürecinde sağlanan muafiyetler şunlardır:
- Tapu Harçları: Dönüşüm sonucu yapılacak devir ve tescil işlemlerinde alınan tapu harçlarından muafiyet.
- Noter Harçları: Sözleşme ve vekaletnamelerdeki noter harçlarından muafiyet (bazı kalemler hariç).
- Damga Vergisi: İmzalanan inşaat sözleşmeleri damga vergisinden muaftır.
- Belediye Harçları: Ruhsat, iskan vb. belediye gelirlerinden alınan harçların büyük kısmı alınmaz.
- Veraset ve İntikal Vergisi: Dönüşüm sürecindeki intikallerde muafiyet uygulanır.
Buna karşılık, ödenmesi gereken veya vatandaşın cebinden çıkacak masraflar şöyledir:
- Riskli Yapı Tespit Raporu Ücreti: Lisanslı firmaya ödenir (Malikler karşılar).
- Döner Sermaye Ücretleri: Tapu işlemlerinde harç alınmasa da döner sermaye ücreti tahsil edilebilir.
- Yeni Abonelik Bedelleri: Bina yenilendiğinde kiracı veya maliklerin elektrik, su, doğalgaz güvence bedellerini güncel tutardan yatırması gerekebilir (Eski bedeller iade alınır, yeni bedeller yatırılır).
- Aidat ve Yönetim Giderleri: Binanın boşaltıldığı dönemde arsa payı oranında bazı ortak giderler devam edebilir.
- Kredi Dosya Masrafları: Kampanya kapsamında kredi kullanılırsa, bankanın dosya masrafları (düşük tutulsa da) mevcuttur.
Kiracılar için en büyük masraf kalemi, yeni tutacakları evin depozitosu, emlakçı komisyonu ve nakliye ücretidir. Devletin verdiği taşınma yardımı (2025-2026 döneminde büyükşehirlerde ortalama bir nakliye bedelini karşılayacak düzeydedir) bu masrafların tamamını değil, sadece bir kısmını sübvanse eder.
12. Sık Yapılan Hatalar
Hukuki süreçlerde yapılan şekil eksiklikleri veya ihmaller, “Yarısı Bizden” kampanyası gibi büyük fırsatların kaçırılmasına veya ciddi mağduriyetlere yol açabilir. Sahadaki uygulamalarda en sık karşılaşılan hatalar genellikle tebligat süreci ve hak sahipliği iddialarında yoğunlaşmaktadır.
Vatandaşların sıklıkla düştüğü hatalar ve kaçınılması gereken durumlar:
- Tebligatları Teslim Almamak: “Muhtara bırakılan tebligatı almazsam süreci durdururum” düşüncesi hukuken yanlıştır. Tebligat Kanunu’na göre muhtara yapılan tebligat, şahsa yapılmış sayılır ve 15 günlük itiraz süresi işlemeye başlar.
- Kiracıların “Sözleşmem Var” Yanılgısı: Kiracının, tapuya şerh edilmiş 5-10 yıllık kira kontratı olsa bile, bina “Riskli Yapı” ilan edildiğinde bu kontratın tahliyeyi durdurma gücü yoktur.
- Sürenin Son gününü Beklemek: İtiraz veya başvuru için son günü beklemek, sistemsel arızalar veya evrak eksikliği durumunda hakkın yanmasına neden olur.
- Eksik İmza ile İşlem Yapmak: Özellikle miraslı mülklerde, tüm varislerin onayı veya vekaleti olmadan yapılan başvurular ilerleyen aşamalarda iptal edilmektedir.
- Yardım Başvurusu Sırasını Karıştırmak: İkametgahı taşımadan önce yardım başvurusu yapmak veya tam tersi, taşındıktan çok sonra (süre geçince) başvurmak hak kaybı yaratır. Adres değişikliği (Nüfus Müdürlüğü) ile yardım başvurusu (İl Müdürlüğü) arasındaki senkronizasyon önemlidir.
- Noter Onayı Olmayan Sözleşmelere Güvenmek: Müteahhit veya aracı firmalarla yapılan “adi yazılı” protokollerin hukuki geçerliliği tartışmalıdır. Tüm dönüşüm vaatleri noter huzurunda “Düzenleme Şeklinde” yapılmalıdır.
13. İtiraz ve Kanun Yolları
İdarenin tesis ettiği her işlemde olduğu gibi, Yarısı Bizden Kampanyası ve kentsel dönüşüm süreçlerinde alınan kararlara karşı da yargı yolu açıktır. Ancak, bu itirazların projenin genelini durdurup durdurmayacağı, itirazın niteliğine bağlıdır.
İtiraz mekanizması iki aşamalı işler: İdari İtiraz ve Yargısal İtiraz.
- İdari İtiraz (Riskli Yapı Tespiti): Malikler, riskli yapı raporunun kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne dilekçe ile itiraz edebilir. İtiraz, teknik heyet tarafından incelenir. Binanın riskli olmadığına karar verilirse süreç durur; riskli olduğu onaylanırsa rapor kesinleşir.
- Yargısal İtiraz (İptal Davası): Kesinleşen riskli yapı kararına karşı 30 gün içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir.
Buradaki en kritik husus “Yürütmeyi Durdurma” kararıdır. Normal şartlarda dava açmak, yıkım işlemini durdurmaz. Yıkımın durması için mahkemeden özel olarak “Yürütmeyi Durdurma” talep edilmeli ve mahkemenin bu yönde karar vermesi gerekir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 27: “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alınıp yeniden karar verilinceye kadar, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.”
Kentsel dönüşüm davalarında mahkemeler, “can güvenliği” riski nedeniyle yürütmeyi durdurma kararı vermekte oldukça isteksiz davranmaktadır. Ancak usulsüz tebligat veya raporda fahiş teknik hatalar varsa yürütme durdurulabilir. Kiracılar ise tahliye tebligatının usulsüzlüğü (örneğin süre verilmemesi) iddiasıyla yürütmeyi durdurma isteyebilirler.
14. Örnek Davalar ve İçtihatlar
Yüksek yargı kararları, mevzuatın boşluklarını doldurarak uygulamaya yön verir. 2024-2025 döneminde Yargıtay ve Danıştay, özellikle kiracı hakları ve tebligat usulleri konusunda önemli içtihatlar geliştirmiştir. “Yarısı Bizden” kampanyası özelinde henüz spesifik bir içtihat oluşmasa da, 6306 sayılı kanun kapsamında verilen kararlar bu sürece de emsal teşkil eder.
Aşağıda, konuyla ilgili emsal niteliğindeki yargı kararlarının özetleri yer almaktadır:
- Riskli Yapıda Kiracının Tahliyesi ve Elektrik Kesintisi: Danıştay 14. Daire, E. 2023/12XX, K. 2024/45XX Bu kararda Danıştay; riskli yapı tespiti kesinleşmiş ve yasal tahliye süreleri (60+30 gün) dolmuş bir binada, idarenin elektrik ve suyunu kesme işleminin hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, “can güvenliği riskinin bulunduğu yerde barınma hakkının kısıtlanabileceği” ilkesini benimsemiştir. Kiracının “kalacak yerim yok” savunması, idari işlemin iptali için yeterli görülmemiştir. “`
-
Tebligatın Usulsüzlüğü ve Yıkımın Durdurulması:
İstanbul 4. İdare Mahkemesi, E. 2024/8XX, YD Kararı
Bir kentsel dönüşüm dosyasında, kiracıya tahliye tebligatının usulüne uygun yapılmadığı (kapıya yapıştırma usulünde şahit eksikliği vb.) gerekçesiyle yıkım işlemi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu karar, kiracılara tahliye için tanınan sürenin “fiilen” tebliğ edilmesi gerektiğinin önemini vurgular. -
Dönüşüm Nedeniyle Tahliye ve Tazminat:
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/78XX, K. 2024/11XX
Ev sahibinin, binayı kentsel dönüşüme sokacağını beyan ederek kiracıyı tahliye etmesi, ancak daha sonra binayı güçlendirip veya yenileyip başkasına kiralaması durumunda; kiracının TBK madde 355 gereği tazminat hakkı saklıdır. Ancak Yargıtay, 6306 sayılı kanun kapsamında binanın resmen “yıkılması” durumunda, bunun zorunlu bir tahliye olduğunu ve malikin keyfi bir tutumu olmadığını belirterek tazminat talebini reddetme eğilimindedir.
“`
Bu kararlar ışığında, kiracıların haklarını ararken “keyfi tahliye” ile “yasa gereği zorunlu tahliye” arasındaki farkı iyi analiz etmeleri gerekmektedir. Yarısı Bizden Kampanyası, devlet destekli ve denetimli bir süreç olduğu için, mahkemeler genellikle idarenin işlemlerini (ağır usul hatası yoksa) hukuka uygun bulma eğilimindedir.
Kentsel dönüşüm sürecinin hukuki ve teknik boyutlarını detaylandırdık. Ancak, tüm bu süreçlerin ötesinde, 2026 yılına girerken yapılan son mevzuat değişiklikleri, kira yardımı tutarlarındaki güncellemeler ve taraflar için pratik çözüm önerileri, makalemizin bir sonraki bölümünde ele alınacaktır.
15. Güncel Gelişmeler (2024-2025-2026)
Kentsel dönüşüm mevzuatı, Türkiye’nin dinamik yapısı ve deprem gerçeği nedeniyle sürekli güncellenen bir alandır. “Yarısı Bizden” kampanyası, ilk duyurulduğu tarihten 2026 yılına kadar geçen süreçte çeşitli revizyonlara uğramış, hem idari işleyiş hem de hak sahiplerine sağlanan imkanlar bakımından evrilmiştir. Bu bölümde, özellikle son iki yılda (2024-2025) yapılan kritik değişiklikleri ve 2026 vizyonunu ele alacağız.
Yüzde 50+1 (Salt Çoğunluk) Kuralının Yerleşmesi
Daha önceki yıllarda kentsel dönüşüm kararları için aranan “üçte iki çoğunluk” kuralı, sürecin tıkanmasına neden olabilmekteydi. 6306 sayılı Kanun’da yapılan köklü değişiklikle getirilen salt çoğunluk (%50+1) kuralı, 2024 ve 2025 yıllarında tam anlamıyla uygulamaya oturmuştur. Artık hisseleri oranında maliklerin yarısından bir fazlasının onayı ile bina dönüşüme girebilmektedir. Bu durum, sürecin hızlanmasını sağlamakla birlikte, azınlıkta kalan maliklerin ve dolaylı olarak kiracıların tahliye süreçlerini daha hızlı gündeme getirmektedir. Yargı kararları da artık salt çoğunluğun iradesini, “kamu yararı ve can güvenliği” gerekçesiyle daha güçlü şekilde korumaktadır.
“Rezerv Yapı Alanı” Tanımının Genişlemesi
Son dönemdeki en tartışmalı ve önemli değişikliklerden biri, “Rezerv Yapı Alanı” tanımının kapsamının genişletilmesidir. 2026 yılı itibarıyla, yerleşim yerlerinde yer alan parsellerin de Bakanlıkça rezerv alan ilan edilebilmesinin önü açılmıştır. Bu düzenleme, “Yarısı Bizden” kampanyasının sadece tekil binalar bazında değil, ada bazlı büyük dönüşümler şeklinde uygulanmasını kolaylaştırmıştır. Kiracılar için bunun anlamı şudur: Oturduğunuz bina sağlam olsa bile, bulunduğu ada “rezerv alan” ilan edilirse, bütüncül bir proje kapsamında tahliye süreciyle karşılaşabilirsiniz.
Kira ve Taşınma Yardımlarında Enflasyon Düzenlemesi
Ekonomik koşullar ve artan kira fiyatları göz önüne alınarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kira yardımı ve taşınma desteği tutarlarını 2025 yılında önemli ölçüde güncellemiştir. 2026 yılı için belirlenen rakamlar, TÜFE oranları ve bölgesel kira endeksleri dikkate alınarak yeniden revize edilmiştir. Özellikle İstanbul gibi metropollerde, dönüşüm sürecindeki hak sahiplerine verilen aylık kira desteği artırılmış, kiracılara ödenen tek seferlik taşınma yardımı da nakliye piyasası şartlarına daha uygun hale getirilmiştir.
Elektronik Tebligat ve Dijital Süreçler
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın kurulması ve e-Devlet entegrasyonunun artmasıyla, tebligat süreçleri dijitalleşmiştir. Artık riskli yapı bildirimleri ve tahliye tebligatları, e-Devlet üzerinden (UETS) yapılabilmektedir. Bu gelişme, “tebligat elime ulaşmadı” savunmasını zorlaştırmış olup, vatandaşların e-Devlet bildirimlerini düzenli kontrol etmesini zorunlu hale getirmiştir.
16. Pratik Öneriler ve İpuçları
Hukuki teorinin ötesinde, sahadaki uygulamalar bazen farklı dinamikler içerebilir. Hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların “Yarısı Bizden” kampanyası sürecini en az hasarla ve en yüksek faydayla atlatabilmeleri için aşağıdaki uzman tavsiyelerini dikkate almaları hayati önem taşır.
Kiracılar İçin Altın Öneriler
- Sözleşme Tarihine Dikkat Edin: Riskli yapı tespit raporu onaylandıktan sonra yapılan kira sözleşmeleri geçersiz sayılabilir veya yardım almanızı engelleyebilir. İkametgahınızı ve faturalarınızı, riskli yapı şerhi tapuya işlenmeden önce o adrese almış olmanız, hak iddia edebilmeniz için kritiktir.
- Tahliye Taahhütnamesi İmzalamayın: Kentsel dönüşüm süreci zaten yasal bir tahliye sebebidir. Ancak ev sahibi, dönüşüm haricinde sizi çıkarmak için ek bir tahliye taahhütnamesi imzalatmak isterse, bunu imzalamadan önce mutlaka hukuki destek alın.
- Adres Kaydınızı Silmeyin: Binayı boşaltsanız dahi, taşınma yardımı başvurusu sonuçlanana kadar eski adresinizle olan bağınızı (fatura abonelik feshi vb.) resmi prosedüre uygun yapın. Abonelikleri çok erken kapatmak, o adreste oturduğunuzu ispatlamada sorun yaratabilir.
- Yeni Ev Ararken Acele Etmeyin ama Geç de Kalmayın: Tebligat geldikten sonra 60+30 gün süreniz vardır. İlk 60 gün içinde ev bulamazsanız, idareye başvurarak ek süre talep ettiğinizi belgeleyin. Bu, iyi niyetinizi gösterir ve olası bir zorla tahliyede elinizi güçlendirir.
Mülk Sahipleri İçin Kritik İpuçları
- Teknik Şartnameyi İnceleyin: “Yarısı Bizden” kampanyasında devlet desteği standarttır ancak müteahhit ile yapılacak ek protokollerde malzeme kalitesi (mutfak dolabı, parke, seramik vb.) detaylandırılmalıdır. “Lüks yapım” vaatlerinin sözleşmede yazılı olduğundan emin olun.
- Vekaletname Sınırları: İnşaat firmasına veya temsilciye vereceğiniz vekaletnameyi “sınırlı” tutun. Sadece inşaat ruhsatı ve proje işlemleri için yetki verin; “satış”, “ipotek” gibi yetkileri kesinlikle vermeyin.
- Arabuluculuk Seçeneğini Kullanın: Kiracınızla veya diğer kat malikleriyle anlaşmazlık yaşarsanız, dava açmadan önce “Kira Hukuku Arabuluculuğu” yoluna gidin. Dava süreci yıllar sürebilirken, arabuluculukta 4 hafta içinde çözüm sağlanabilir ve dönüşüm süreci tıkanmaz.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kentsel dönüşüm ve Yarısı Bizden Kampanyası hakkında vatandaşların zihnindeki en karmaşık soruları ve bunların 2026 mevzuatına göre yanıtlarını aşağıda derledik.
1. Yarısı Bizden Kampanyası’nda kiracılara ev veriliyor mu?
Hayır, Yarısı Bizden Kampanyası temel olarak bir mülkiyet yenileme projesidir. Kampanya kapsamında sağlanan hibe ve krediler, tapu sahibi olan maliklere yöneliktir. Kiracılara yeni binadan daire verilmesi veya mülkiyet hakkı tanınması söz konusu değildir. Ancak, kiracılar bu süreçte mağdur olmamaları için devletten taşınma yardımı (tek seferlik nakdi destek) alma hakkına sahiptirler. Çok istisnai durumlarda, TOKİ’nin elinde proje bölgesinde arta kalan (stok fazlası) konut olursa, kiracılara bu konutları öncelikli ve uygun koşullarda satın alma hakkı tanınabilir, ancak bu bir zorunluluk değil, inisiyatif dahilinde bir durumdur.
2. Yarısı Bizden Kampanyası ne kadar sürer, evim ne zaman teslim edilir?
Projenin tamamlanma süresi, binanın büyüklüğüne, zemin yapısına ve başvuru yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, Bakanlık tarafından hedeflenen süre temel atma tarihinden itibaren en geç 24 aydır. Ruhsat alma, yıkım ve projelendirme aşamaları da dahil edildiğinde, sürecin başından anahtar teslimine kadar ortalama 2.5 – 3 yıl gibi bir süre öngörülmelidir. Kampanya kapsamındaki projeler TOKİ güvencesiyle yürütüldüğü için, özel sektör projelerine kıyasla yarım kalma riski çok daha düşüktür ve süreler daha öngörülebilirdir.
3. Başvuru için tüm apartman sakinlerinin onayı şart mı?
Hayır, %100 uzlaşı şartı aranmamaktadır. 6306 sayılı Kanun’da yapılan son değişikliklerle birlikte, binadaki arsa payı sahiplerinin salt çoğunluğunun (%50+1) onayı ile Yarısı Bizden Kampanyası’na başvuru yapılabilir ve inşaat süreci başlatılabilir. Çoğunluk kararına katılmayan azınlık hisse sahiplerinin payları, yasal prosedür işletilerek (açık artırma veya Hazine adına tescil yoluyla) diğer paydaşlara satılabilir veya kamulaştırılabilir.
4. Kiracı olarak taşınma yardımı ne kadar ve nasıl alabilirim?
2026 yılı itibarıyla taşınma yardımı tutarları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından illere göre belirlenmektedir (Örneğin; İstanbul için belirlenen tutar ile Anadolu’daki bir şehir farklı olabilir). Yardım alabilmek için; riskli yapı kararının kesinleşmesinden sonra, binayı tahliye ettiğinize dair adres değişikliği bildirimi yapmanız ve il müdürlüklerine başvurmanız gerekir. Ödemeler genellikle tahliyeyi takip eden 1-3 ay içerisinde hak sahibinin banka hesabına tek seferde yatırılır. Güncel tutarlar için Bakanlığın resmi web sitesi veya Alo 181 hattı takip edilmelidir.
5. Ev sahibi “Yarısı Bizden”e başvurdu, kiracıyı hemen çıkarabilir mi?
Ev sahibinin sadece başvuru yapması tahliye için yeterli değildir. Tahliye sürecinin yasal olarak başlayabilmesi için binanın yetkili kuruluşlarca “Riskli Yapı” olarak tespit edilmesi, bu raporun tapuya işlenmesi ve kesinleşmesi, ardından belediye veya il müdürlüğü tarafından tahliye tebligatının gönderilmesi gerekir. Bu prosedür tamamlanmadan, “Ben başvurdum, haftaya çık” denilemez. Ancak süreç başladığında tahliye kaçınılmazdır ve kiracının direnme hakkı sınırlıdır.
6. Kampanya kapsamında ödemeler ne zaman başlar?
Hak sahipleri için ödemeler (kredi geri ödemeleri), genellikle inşaatın tamamlanıp konutun teslim edilmesinden sonra başlar. Bu, vatandaşın hem kira ödeyip hem de kredi taksiti ödemesini engellemek için getirilmiş önemli bir kolaylıktır. Kampanyanın 2026 yılı şartlarına göre; ilk yıl ödemesiz dönem veya faizsiz dönem gibi avantajlar da sunulabilmektedir. Hibe edilen kısım için (maliyetin yarısı) herhangi bir geri ödeme talep edilmez.
7. Miras kalan ev için Yarısı Bizden başvurusu yapılabilir mi?
Evet, yapılabilir. Ancak mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) alınmış olması ve mirasçıların kendi aralarında veya en azından hisse oranında salt çoğunluğun (%50+1) uzlaşmış olması gerekir. Mirasçılardan biri tek başına tüm bina adına işlem yapamaz. Eğer mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa ve süreç tıkanıyorsa, Sulh Hukuk Mahkemesi’nden “kayyım” atanması veya izale-i şüyu davası gibi yollarla süreç çözüme kavuşturulabilir, ancak bu dönüşümü geciktirecektir.
8. Riskli yapı kararına itiraz edersem süreç durur mu?
Riskli yapı tespit raporuna yapılan itiraz, teknik bir inceleme gerektirdiği için süreci geçici olarak durdurur (yıkımı bekletir). İtiraz, üniversitelerin ilgili bölümlerinden hocalardan oluşan teknik heyetçe incelenir. Eğer bina gerçekten riskli ise itiraz reddedilir ve süreç kaldığı yerden, daha hızlı bir şekilde devam eder. Sadece süreci uzatmak amacıyla yapılan asılsız itirazlar, itiraz sahibine yargılama gideri ve zaman kaybı olarak geri dönebilir.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Kentsel Dönüşümde “Yarısı Bizden” Kampanyası, Türkiye’nin deprem riskini minimize etmek ve güvenli yapı stokunu artırmak adına atılmış, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı barınma seferberliklerinden biridir. Devletin finansal gücünü vatandaşın mülkiyet hakkıyla birleştiren bu model, özellikle ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde vatandaş için önemli bir “can simidi” niteliğindedir.
Bu makale boyunca incelediğimiz üzere, süreç sadece bir inşaat faaliyeti değil; hukuki, mali ve sosyal boyutları olan karmaşık bir operasyondur. Özetle:
- Kiracılar İçin: Süreç bir tehdit değil, can güvenliği için bir zorunluluktur. Barınma hakkı geçici olarak kesintiye uğrasa da, devletin sağladığı taşınma yardımları ve yasal bildirim süreleri mağduriyeti en aza indirmeyi amaçlar.
- Mülk Sahipleri İçin: Mülkiyetin değerlenmesi ve güvenli hale gelmesi büyük bir fırsattır. Ancak %50+1 kuralı, teknik şartnameler ve sözleşme detayları konusunda dikkatli olunmalı, hak kayıplarına mahal verilmemelidir.
- Süreç Yönetimi: e-Devlet üzerinden takibin yapılması, sürelerin kaçırılmaması ve uzlaşma kültürünün benimsenmesi, projenin başarısı için anahtardır.
2026 yılı ve sonrası, Türkiye’de kentsel dönüşümün hız kazandığı ve hukuki altyapının daha da yerleştiği bir dönem olacaktır. Gerek “Yarısı Bizden” kampanyası gerekse diğer dönüşüm modelleri, “önce can güvenliği” ilkesiyle hareket etmeyi zorunlu kılmaktadır.
Sonraki Adım
Eğer binanızın riskli olduğunu düşünüyor veya “Yarısı Bizden” kampanyasına başvuru yapmayı planlıyorsanız; sürecin hukuki ve teknik analizini yaptırmak, sözleşmelerinizi inceletmek ve hak kaybı yaşamamak adına, gayrimenkul hukuku alanında uzman bir avukattan veya lisanslı bir kentsel dönüşüm danışmanlık firmasından profesyonel destek almanızı öneririz.
Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Kentsel dönüşüm mevzuatı sık sık değişikliğe uğrayabilmektedir. Somut durumunuz, binanızın özellikleri ve güncel yasal düzenlemeler farklılık gösterebilir. Hak kaybı yaşamamak için mutlaka belgelerinizle birlikte bir avukata danışmanız önerilir. Bu içerik, Ocak 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte olan Türk Hukuku mevzuatına göre hazırlanmıştır.
- 6306 sayılı kanun
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
- deprem riski
- e-devlet başvuru
- hak sahipliği
- İstanbul kentsel dönüşüm
- kentsel dönüşüm
- kentsel dönüşüm hibe
- kentsel dönüşüm itiraz
- kentsel dönüşüm kredisi
- kentsel dönüşüm mağdurları
- kira desteği başvurusu
- kira yardımı 2026
- kiracı hakları
- rezerv alan
- riskli yapı
- riskli yapı tespiti
- salt çoğunluk
- tahliye süreci
- tahliye tebligatı
- taşınma desteği
- TOKİ başvuru
- yapı denetim
- Yarısı Bizden Kampanyası
- yürütmeyi durdurma