Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci
İçindekiler
- 1. Konkordato Nedir? Hukuki Tanımı ve Kapsamı
- 2. Şirket Kurmanın Şartları ve Konkordato İlişkisi
- 3. Konkordato Hukuki Dayanağı ve 2004 Sayılı İİK Mevzuatı
- 4. Kimler Konkordato Başvurusu Yapabilir? Taraf Ehliyeti
- 5. 2026 Yılı İtibarıyla Konkordato Başvuru Şartları
- 6. Konkordato Sürecinin Başlatılması ve Ön Hazırlık
- 7. Şirket Kuruluşu ve Konkordato Başvurusunda Detaylı Prosedürler
- 8. Konkordato Talebi İçin Gerekli Belgeler ve 2026 Güncellemeleri
- 9. Görevli ve Yetkili Mahkemeler: Asliye Ticaret Mahkemesinin Rolü
- 10. Konkordato Mühleti: Geçici ve Kesin Mühlet Süreleri
- 11. 2026 Yılı Konkordato Harçları ve Yargılama Masrafları
- 12. Başvuru Sürecinde Sık Yapılan Hukuki Hatalar
- 13. Alacaklıların İtiraz Hakkı ve Kanun Yolları
- 14. Emsal Yargıtay Kararları ve Örnek Konkordato Davaları
- 15. Ticaret Hukukunda 2025-2026 Güncel Gelişmeleri
- 16. Şirket Kurtarma Sürecinde Pratik Hukuki Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Değerlendirme
Günümüzün dinamik ve zaman zaman dalgalı ekonomik koşullarında, ticari hayata atılmak veya mevcut ticari varlığı korumak ciddi bir hukuki altyapı gerektirmektedir. “Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci” başlıklı bu kapsamlı rehberimizde, bir işletmenin doğuşundan (şirket kuruluşu) mali darboğaza girmesi halinde başvurabileceği en etkili hukuki koruma kalkanına (konkordato) kadar uzanan geniş bir yelpazeyi ele alıyoruz. Bu rehber ile Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde 2026 yılı güncel mevzuatına uygun olarak şirketinizin sağlam temeller üzerine nasıl inşa edileceğini ve olası bir kriz anında iflastan kurtulma stratejilerini tüm hukuki detaylarıyla öğreneceksiniz.
1. Konkordato Nedir? Hukuki Tanımı ve Kapsamı
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluların, alacaklılarının belirli bir çoğunluğu ile anlaşarak ve mahkemenin tasdikiyle borçlarını yapılandırmasını sağlayan hukuki bir müessesedir. Temel amacı, dürüst ancak mali sıkıntıya düşmüş borçlunun ticari hayatına devam etmesini sağlamak ve alacaklıların alacaklarına adil ve eşit bir şekilde kavuşmasını güvence altına almaktır.
Türk hukuku bağlamında konkordato, yalnızca bir “borç erteleme” aracı değil, aynı zamanda işletmenin yeniden yapılandırılarak ekonomiye kazandırılması projesidir. Geçmişte uygulanan iflas erteleme kurumunun 2018 yılında kaldırılmasının ardından, konkordato sistemi çok daha işlevsel ve denetime açık bir hale getirilmiştir. 2026 yılı itibarıyla ticari uyuşmazlıklarda ve şirket kurtarma projelerinde en sık başvurulan yöntem konumundadır.
Konkordato Türleri
Hukukumuzda uygulama alanlarına ve mahiyetine göre konkordato üçe ayrılmaktadır:
- Adi Konkordato (Mahkeme İçi Konkordato): İşletmelerin en sık başvurduğu türdür. İflasa tabi olan veya olmayan borçluların, borçlarını tenzilat (indirim) veya vade (süre uzatımı) yoluyla yapılandırmasıdır.
- İflastan Sonra Konkordato: Hakkında iflas kararı verilmiş ve iflas tasfiyesi başlamış bir borçlunun, tasfiye sürecini durdurarak borçlarını yapılandırmak amacıyla teklif ettiği konkordatodur.
- Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato: Borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara veya onlar tarafından seçilecek tasfiye memurlarına devrettiği, oldukça spesifik ve katı şartlara tabi olan konkordato türüdür.
Kapsamı değerlendirildiğinde, “Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci” bağlamında incelenmesi gereken en önemli nokta, bu sürecin bir tasfiye değil, yaşatma projesi olmasıdır. Borçlu, mahkemenin atadığı komiser heyetinin gözetimi altında ticari faaliyetlerine devam eder.
[İLGİLİ YAZI: İflas Hukukunda Borçlunun Korunması ve Hukuki Çareler]
2. Şirket Kurmanın Şartları ve Konkordato İlişkisi
Şirket kurmanın şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında belirlenen; asgari sermaye zorunluluğu, kurucu ortak iradesi, kanuna uygun anasözleşme hazırlanması ve ticaret siciline tescil gibi kurucu unsurları içerir. Konkordato ile bu aşama arasındaki hayati ilişki, kuruluş aşamasında yetersiz sermaye veya hatalı finansal projeksiyonla kurulan şirketlerin, ilerleyen süreçte kaçınılmaz olarak mali darboğaza girerek konkordato talep etmek zorunda kalması riskinde yatmaktadır.
Sağlıklı bir ticari yapının inşası, ileride karşılaşılabilecek iflas ve yapılandırma süreçlerini doğrudan etkiler. 2026 yılı itibarıyla şirket kurarken dikkat edilmesi gereken temel hukuki şartlar ve bu şartların konkordato süreciyle bağlantısı şu şekildedir:
Anonim ve Limited Şirket Kuruluş Şartları (2026)
Türkiye’de en çok tercih edilen sermaye şirketleri Anonim (A.Ş.) ve Limited (Ltd. Şti.) şirketlerdir. Kuruluş aşamasında yerine getirilmesi gereken temel şartlar şunlardır:
- Asgari Sermaye Yükümlülüğü: 2024 yılında güncellenen tutarlarla birlikte Anonim Şirketler için asgari sermaye tutarı 250.000 TL, Limited Şirketler için ise 50.000 TL olarak uygulanmaya devam etmektedir. Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan A.Ş.’lerde ise bu tutar 500.000 TL’dir. Sermayenin yetersizliği (sermaye kaybı veya borca batıklık – TTK m. 376), şirketi doğrudan konkordato veya iflas eşiğine getiren en temel unsurdur.
- Anasözleşmenin Hazırlanması ve MERSİS Kaydı: Şirketin unvanı, merkezi, amaç ve konusu, sermayesi ve payların dağılımı Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden eksiksiz doldurulmalı ve noterde veya ticaret sicil müdürlüğünde onaylanmalıdır.
- Rekabet Kurumu Payı ve Banka Blokesi: Nakdi sermayenin en az %25’i kuruluş aşamasında bankada bloke edilmeli, ayrıca Rekabet Kurumu payı ödenmelidir (Limited şirketlerde kuruluşta %25 ödeme zorunluluğu kaldırılmıştır).
Kuruluş Hatalarının Konkordatoya Etkisi
Şirket kurmanın şartları eksik yerine getirildiğinde veya sadece hukuki prosedür olarak görülüp ekonomik fizibilite yapılmadığında şirketler hızla “borca batık” hale gelirler. Bir işletme henüz kuruluş aşamasında nakit akış tablosunu ve risk yönetimini doğru planlamazsa, birkaç yıl içinde alacaklı baskısıyla karşılaşır. “Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci” analizinde kuruluşun sağlamlığı, önleyici bir kalkan işlevi görür. Sağlam bir sermaye yapısıyla kurulan şirketler, kriz anlarında konkordato ön projesini mahkemeye sunarken çok daha ikna edici finansal veriler ortaya koyabilirler.
3. Konkordato Hukuki Dayanağı ve 2004 Sayılı İİK Mevzuatı
Konkordatonun temel hukuki dayanağı, yürürlükteki 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 285. maddesi ve devamında yer alan hükümlerdir. Sistem, İsviçre İcra ve İflas Kanunu’ndan iktibas edilmiş olup, 2018 yılında yürürlüğe giren 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile bugünkü modern ve kurtarma odaklı yapısına kavuşmuştur.
İflas erteleme kurumunun kötüye kullanılması ve alacaklıların mağdur edilmesi üzerine kanun koyucu, daha şeffaf, süreli ve denetlenebilir bir sistem olan yeni konkordato mevzuatını hayata geçirmiştir. Bu mevzuatın dayandığı temel yapı taşları ve kanun maddeleri şunlardır:
İcra ve İflas Kanunu’ndaki Temel Düzenlemeler
- İİK Madde 285 (Konkordato Talebi): “Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.” Bu madde, sistemin temel varlık sebebini ortaya koyar.
- İİK Madde 286 (Belgeler): Konkordato talebine eklenecek belgeleri (ön proje, malvarlığı durumu, bağımsız denetim raporu vb.) sıkı bir şekil şartına bağlar. 2026 yılı itibarıyla mahkemelerin en çok şekil yönünden reddettiği davalar, bu maddedeki belgelerin eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
- İİK Madde 287 ve 289 (Geçici ve Kesin Mühlet): Mahkemenin borçluyu koruma altına aldığı süreleri ve bu sürelerde komiserin atanmasını düzenler.
- İİK Madde 294 vd. (Mühletin Sonuçları): Konkordato mühleti içinde borçluya karşı hiçbir icra takibinin yapılamayacağını (6183 sayılı Amme Alacakları dahil) ve başlamış takiplerin duracağını emreder. Bu, borçlunun rahat nefes almasını sağlayan en önemli hukuki kalkan maddedir.
Ayrıca süreç, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun şirketlerin finansal yapılarına ilişkin hükümleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) yargılama usulü kurallarıyla entegre bir şekilde yürütülür. Mahkemeler kararlarını verirken sadece İİK’ya değil, TTK m. 376 (Sermaye kaybı ve borca batık olma durumu) hükümlerine de doğrudan atıf yapmaktadır.
4. Kimler Konkordato Başvurusu Yapabilir? Taraf Ehliyeti
Konkordato başvurusunu, iflasa tabi olsun veya olmasın, borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe riski taşıyan her türlü gerçek ve tüzel kişi (şirketler, kooperatifler, dernekler, vakıflar, tacirler ve hatta tacir olmayan sade vatandaşlar) yapabilir. Ek olarak, borçlunun iflasını talep etme hakkına sahip olan her alacaklı da mahkemeden borçlusu hakkında konkordato kararı verilmesini talep etme hakkına sahiptir.
Kamuoyunda “Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci” genelde sadece büyük sermaye şirketlerine özgü bir kavrammış gibi algılansa da, yasal mevzuat bu hakkı çok daha geniş bir kitleye tanımıştır. Taraf ehliyeti (aktif husumet) bakımından başvuru yapabilecekleri şu şekilde sınıflandırabiliriz:
Borçlu Tarafından Yapılan Başvurular
- Sermaye Şirketleri: Anonim şirketler, limited şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler. En yaygın başvuran gruptur.
- Şahıs Şirketleri ve Kooperatifler: Kollektif ve adi komandit şirketler ile ticari veya tarımsal amaçlı kooperatifler.
- Tacir Olan Gerçek Kişiler: Kendi adına bir ticari işletme işleten gerçek kişiler (şahıs işletmeleri).
- Tacir Olmayan Gerçek Kişiler: 2018 değişikliği ile getirilen en önemli yeniliklerden biri, ticari bir unvanı veya işletmesi olmayan sade vatandaşların (memurlar, işçiler, serbest meslek mensupları) da borç sarmalından kurtulmak için konkordato talep edebilmesidir.
Alacaklı Tarafından Yapılan Başvurular
İİK m. 285/2 fıkrasına göre; iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlusu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını Asliye Ticaret Mahkemesinden isteyebilir. Alacaklının bunu yapmasındaki temel motivasyon, borçlunun iflas etmesi halinde alacağını hiç alamama ihtimali yerine, borçlunun ticari hayatına devam ederek borcunu belirli bir vadede veya tenzilatla ödemesini güvence altına almaktır. Bu durumda mahkeme, borçlunun da görüşünü alarak menfaat dengesini kollar.
[İLGİLİ YAZI: Ticaret Mahkemelerinde Taraf Ehliyeti ve Husumet İtirazları]
5. 2026 Yılı İtibarıyla Konkordato Başvuru Şartları
2026 yılı itibarıyla konkordato başvuru şartları; borçlunun vadesi gelmiş borçlarını ödeyememesi veya yakın gelecekte ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalması (maddi şart), bu durumu ispatlayan mali tabloların ve borçları hangi oranda ve sürede ödeyeceğini gösteren detaylı bir “Konkordato Ön Projesi”nin mahkemeye sunulması (şekli şart) ve bağımsız denetim raporunun ibraz edilmesidir.
Başvurunun mahkemece kabul edilip “geçici mühlet” kararı verilebilmesi için İİK m. 286’da belirtilen evrakların eksiksiz ve güncel olması hayati önem taşır. 2026 yılı yasal düzenlemeleri ve yargı içtihatları ışığında temel şartlar şunlardır:
1. Maddi Şart: Acz Hali veya Ödeyememe Tehlikesi
Borçlunun mevcut finansal durumunda bir darboğaz olmalıdır. Bu durum iki şekilde ortaya çıkabilir:
- Mevcut Temerrüt: Borçlunun vadesi gelmiş muaccel borçlarını, mevcut kasa ve banka varlıklarıyla ödeyemeyecek duruma gelmiş olmasıdır.
- Gelecekteki Temerrüt Tehlikesi: Henüz vadesi gelmemiş borçlar bulunmakla birlikte, şirketin finansal verileri, nakit akış tablosu ve piyasa koşulları incelendiğinde, bu borçların vadelerinde ödenemeyeceğinin kuvvetle muhtemel olması durumudur.
2. Şekli Şartlar ve Belgeler
Mahkemeye sunulacak başvuru dilekçesine İİK m. 286 uyarınca şu hususların mutlaka eklenmesi zorunludur:
- Konkordato Ön Projesi: Borçlunun borçlarını hangi kaynaklarla, nasıl bir indirimle (tenzilat) veya hangi takvimde (vade) ödeyeceğini detaylandıran kurtarma planıdır. Bu proje afaki olmamalı, somut verilere ve “Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci” bağlamındaki güncel ticari teamüllere uygun, ikna edici nitelikte olmalıdır.
- Malvarlığı Durumunu Gösterir Belgeler: Borçlunun son durumunu yansıtan ticari defterler, mizanlar, bilanço, gelir tablosu ile alacaklıları ve alacak miktarlarını gösteren listeler.
- Bağımsız Denetim Raporu: 2026 yılında en sıkı denetlenen kriterlerden biridir. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarınca hazırlanan, ön projenin gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteren “makul güvence raporu” sunulmalıdır (Küçük işletmeler için bu şartın istisnaları ilgili tebliğlerle düzenlenmiştir).
Başvuru sırasında bu şartlardan herhangi birinin eksikliği, mahkemenin başvuranı koruma altına almadan doğrudan ret kararı vermesine sebep olur.
6. Konkordato Sürecinin Başlatılması ve Ön Hazırlık
Konkordato süreci, borçlunun merkezinin bulunduğu yerdeki görevli ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine, gerekli harç ve gider avanslarını yatırarak eksiksiz bir dilekçe ve yasal belgelerle başvurmasıyla fiilen başlatılır. Ön hazırlık aşaması ise, başvurudan aylar öncesinde başlayan; şirketin finansal röntgeninin çekilmesi, mali tabloların denetlenmesi, yapılandırma stratejisinin (ön projenin) belirlenmesi ve hukuki, mali danışmanlardan oluşan bir kriz masasının kurulmasını kapsayan kritik bir dönemdir.
Bir işletmenin konkordato talebinde bulunmaya karar vermesi, genellikle son çare olarak görülür. Ancak başarılı bir konkordato, zamanında ve doğru bir ön hazırlıkla mümkündür. Sürecin fiilen başlaması ve mahkemeye gidiş yolu şu adımlardan oluşur:
Ön Hazırlık Aşaması (Kriz Yönetimi)
- Mali ve Hukuki Durum Tespiti (Due Diligence): Şirketin muhasebe departmanı, bağımsız denetçiler ve avukatlar bir araya gelerek güncel borç/alacak tablosunu çıkarır. Şirketin malvarlığı kalemleri (taşınmazlar, araçlar, stoklar, marka hakları) gerçek değerleriyle tespit edilir.
- Konkordato Projesinin Yazımı: Borçların ne kadarının ödeneceği (örneğin %100’ü 36 ayda faizsiz olarak ödenecektir veya borçların %30’undan feragat edilmesi istenerek kalan %70’i 24 ayda ödenecektir gibi) gerçekçi projeksiyonlara dayandırılarak yazılır. Projenin kaynağı olarak; atıl gayrimenkullerin satışı, yeni ortak alınması (şirket kurmanın şartları ve birleşme/devralma mevzuatına uygun olarak), taze kredi bulunması veya faaliyet karlarının artırılması gösterilebilir.
- Gider Avansının Belirlenmesi: Adalet Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen tarifeye göre 2026 yılı için belirlenen konkordato gider avansı (ilan masrafları, tebligatlar, komiser ücretleri vb.) hesaplanır ve mahkeme veznesine depo edilecek nakit hazır edilir.
Mahkemeye Başvuru ve İlk İnceleme
Tüm evraklar ve bağımsız denetim (makul güvence) raporu hazırlandıktan sonra UYAP sistemi üzerinden veya bizzat tevzi bürosundan Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılır. Mahkeme, İİK m. 286’da sayılan belgelerin eksiksiz olup olmadığını usulden inceler. Eğer belgeler kanunun aradığı şartları tam olarak taşıyorsa, mahkeme borçlunun talebini haklı veya haksız bulmasına (esasa) girmeden derhal “Geçici Mühlet” kararı verir. Bu karar, sürecin mahkeme nezdinde başladığını ilan eden ilk hukuki adımdır.
7. Şirket Kuruluşu ve Konkordato Başvurusunda Detaylı Prosedürler
Konkordato süreci ve şirket kuruluş aşamaları, temelinde sıkı bir hukuki takvime ve Ticaret Sicil prosedürlerine tabi olan çok adımlı mekanizmalardır. Bir şirketin kuruluşunda MERSİS üzerinden başlatılan tescil ve ilan adımları ne kadar şekli şarta bağlıysa, kriz anında Asliye Ticaret Mahkemesine yapılacak konkordato başvurusu da aynı derecede katı usul kurallarına tabidir. Başvuru, UYAP üzerinden veya tevzi bürosundan tevzi edilen dilekçe ile başlar ve mahkemenin ilk incelemesinin ardından komiser heyetinin atanmasıyla icrai aşamaya geçer.
Şirket kurmanın şartları ve bu işletmenin ileride yaşayabileceği mali krizlere karşı başlatılacak konkordato sürecindeki prosedürel adımlar şu şekildedir:
- Ana Sözleşme ve Proje Hazırlığı: Kuruluşta anasözleşme hazırlanırken, konkordatoda ise şirketin kurtarma planını içeren “Konkordato Ön Projesi” hazırlanır. Proje, şirketin borç-alacak dengesini ve nakit akışını net bir şekilde ortaya koymalıdır.
- Bağımsız Denetim Entegrasyonu: 2026 yılı itibarıyla, ön projenin gerçekleşme ihtimalini gösteren Bağımsız Denetim Kuruluşu onaylı “Makul Güvence Raporu”nun alınması zorunludur. Bu rapor olmadan sistem ilerlemez.
- Mahkemeye Tevzi ve Harçların Yatırılması: Gerekli belgeler eklenerek Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru yapılır. 2026 yılı için belirlenen maktu harçlar ve gider avansları başvuru anında vezneye depo edilir.
- İlk İnceleme ve Geçici Mühlet: Mahkeme evrakların tam olduğunu tespit ederse, derhal geçici mühlet kararı verir. Bu aşamada esasa girilmez, şekli uygunluk aranır.
- Konkordato Komiserinin Atanması: Geçici mühlet kararı ile birlikte, şirketin faaliyetlerini denetlemek üzere hukukçu, mali müşavir veya sektörel uzmandan oluşan komiser veya komiserler heyeti atanır.
- Alacaklıların Daveti ve Toplantı: Komiser, alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet eder. Sürecin sonunda alacaklılar kurulu toplanarak ön projeyi oylar ve kabul veya ret kararı verir.
İİK Madde 287: “Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.”
8. Konkordato Talebi İçin Gerekli Belgeler ve 2026 Güncellemeleri
Konkordato talebinde bulunabilmek için gerekli evraklar, İcra ve İflas Kanunu madde 286’da “tahdidi” (sınırlı) olmamak üzere sayılmış olup, 2026 yılı yargı içtihatları ve güncel mevzuat ışığında kapsamı oldukça genişletilmiştir. Doğru belgelerin sunulmaması, davanın usulden anında reddedilmesine yol açacağından, hukuki ve mali danışmanların bu evrakları titizlikle hazırlaması esastır. Bu belgeler, şirketin ticari sicil kayıtlarından, en güncel mizanlarına kadar tam bir şeffaflık gerektirir.
| Şirket Kurmanın Şartları (Kuruluş Evrakları) | Konkordato Başvuru Evrakları (Kriz Yönetimi) |
|---|---|
| MERSİS Talep Numarası ve Ticaret Sicil Dilekçesi | Gerekçeli Konkordato Talep Dilekçesi |
| Noter Onaylı Şirket Ana Sözleşmesi | Konkordato Ön Projesi (Kurtarma Planı) |
| Kurucu Ortakların Nüfus ve İmza Beyannameleri | Bağımsız Denetim Şirketi Makul Güvence Raporu |
| Sermaye Blokaj Yazısı (%25 Banka Dekontu) | Son 45 Güne Ait Ara Bilanço ve Gelir Tablosu |
| Rekabet Kurumu Payı Ödeme Dekontu | Alacaklılar ve Alacak Miktarlarını Gösterir Liste |
2026 güncellemeleri doğrultusunda dosyaya sunulması gereken temel belgelerin detayları şöyledir:
- Detaylı Borç ve Alacak Envanteri: Şirketin ticari defterleriyle uyumlu, vadesi gelmiş ve gelecek borçların tamamını içeren liste sunulmalıdır. Rehinli ve imtiyazlı alacaklılar ayrıca belirtilmelidir.
- Nakit Akış Tablosu: Proje süresince elde edilecek gelirlerin ve yapılacak ödemelerin ay ay planlandığı, enflasyon ve kur risklerinin hesaplandığı 2026 projeksiyonlarını içeren finansal tablolardır.
- Karşılaştırmalı Bilanço (Rayiç Değer Tablosu): Şirketin aktiflerindeki malların defter değeri ile piyasa (rayiç) değerini karşılaştırmalı olarak gösteren SPK onaylı ekspertiz raporları.
- Şirket Organlarının Kararı: Sermaye şirketlerinde, konkordato başvurusunda bulunulması için Yönetim Kurulu (A.Ş.) veya Müdürler Kurulu (Ltd. Şti.) tarafından alınmış ve noter onaylı karar defteri sureti.
- Defter Belgesi: Şirketin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerin (yevmiye, kebir, envanter) açılış ve kapanış tasdiklerinin tam olduğunu gösterir SMMM veya YMM onaylı belge.
- SGK ve Vergi Dairesi Dökümleri: Kamu borçlarının tam listesi ve e-haciz sorgulama ekranı çıktıları.
- Devam Eden Davalar Listesi: Şirket aleyhine ve lehine devam eden icra takipleri, iş davaları ve ticari davaların UYAP dökümleri.
- Teminat Mektupları ve Kefaletler: Şirketin üçüncü kişiler lehine veya üçüncü kişilerin şirket lehine verdiği garantilerin tam dökümü.
9. Görevli ve Yetkili Mahkemeler: Asliye Ticaret Mahkemesinin Rolü
Konkordato davalarında görevli ve kesin yetkili mahkeme, borçlunun işlem merkezinin (ticari ikametgahının) bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Eğer başvuran taraf ticari işletme değil de “tacir olmayan bir gerçek kişi” ise, görevli mahkeme yine o kişinin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi olarak kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Ticaret mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde, bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemeleri davaya bakar.
İİK Madde 285: “Konkordato talebi, iflâsa tabi olan borçlular için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlular için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine yapılır.”
Görev ve yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme bu hususu ilk aşamada re’sen inceler. Yetkisiz mahkemeye yapılan başvuru süreci uzatacağı için şirketler açısından hayati bir hatadır.
| Başvuranın Hukuki Statüsü | Görevli Mahkeme | Kesin Yetkili Yer Mahkemesi |
|---|---|---|
| Anonim, Limited, Komandit Şirketler | Asliye Ticaret Mahkemesi | Şirketin Ticaret Siciline Kayıtlı İşlem Merkezi |
| Şahıs İşletmeleri (Tacir Gerçek Kişi) | Asliye Ticaret Mahkemesi | Ticari İşletmenin Merkezinin Bulunduğu Yer |
| Tacir Olmayan Gerçek Kişiler (Memur, İşçi vb.) | Asliye Ticaret Mahkemesi | Kişinin İkametgahının (Yerleşim Yerinin) Bulunduğu Yer |
| Merkezi Yurtdışında Olan Şirketlerin Şubeleri | Asliye Ticaret Mahkemesi | Türkiye’deki Ana Şubenin Bulunduğu Yer |
- Ticaret Sicili Kaydının Önemi: Şirket kurmanın şartları gereği belirlenen ve ticaret siciline tescil edilen adres, yetkili mahkemeyi belirler. Ancak şirket kasten adres değişikliği yaparak “hakim arayışına” (forum shopping) girdiyse, mahkeme bunu kötüniyet kabul ederek ret kararı verebilir.
- Şube ve Fabrika Adresleri: Şirketin üretim fabrikası başka bir ilde olsa dahi, başvuru mutlaka ticaret sicilindeki merkez adresin bulunduğu il veya ilçe adliyesine yapılmalıdır.
- Heyet Halinde Karar: Konkordato yargılaması tek hakimle değil, Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti (bir başkan ve iki üye) tarafından yürütülür.
- Bağlı Şirketlerin Durumu: Grup veya holding şirketleri aynı anda kriz yaşıyorsa, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle tüm şirketler için aynı yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinde tek bir başvuru dosyası birleştirilerek açılabilir.
10. Konkordato Mühleti: Geçici ve Kesin Mühlet Süreleri
Konkordato mühleti, mahkemenin borçluyu alacaklılara karşı yasal koruma şemsiyesi altına aldığı, icra takiplerini durdurduğu ve faiz işlemesini engellediği hayati süreyi ifade eder. Bu mühlet, “Geçici Mühlet” ve “Kesin Mühlet” olmak üzere iki aşamadan oluşur ve İİK kapsamında toplamda maksimum 29 aya kadar (olağanüstü uzatmalarla) çıkabilmektedir. 2026 yılı uygulamasında mahkemeler, sürelerin kullanımında son derece sıkı denetim yapmaktadır.
Şirketleri iflastan koruyan bu sürelerin aşamaları ve teknik detayları aşağıda özetlenmiştir:
- Geçici Mühletin Verilmesi: Evrakların eksiksiz teslimi anında mahkemece verilen “3 aylık” süredir. Bu süre, borçlunun ilk nefes alma evresidir. Tüm icra takipleri anında durur.
- Geçici Mühletin Uzatılması: Gerekli görüldüğü takdirde, komiserin raporu doğrultusunda mahkeme bu 3 aylık süreyi “2 ay daha” uzatabilir. Toplam geçici mühlet en fazla 5 ay olabilir.
- Kesin Mühlet Kararı: Geçici mühlet içinde şirketin kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu komiser raporuyla sabit olursa, mahkeme duruşma açarak borçluya “1 yıllık” kesin mühlet verir. Bu aşamada yapılandırma tam anlamıyla uygulanmaya başlar.
- Kesin Mühletin Uzatılması: Özel durumlarda, projenin tamamlanması veya alacaklılar toplantısının yetişmemesi halinde bu 1 yıllık kesin mühlet, mahkeme kararıyla “6 ay daha” uzatılabilir.
- Takiplerin Durması Etkisi: Mühlet kararı ile birlikte, 6183 sayılı Amme Alacakları da dahil olmak üzere hiçbir yeni icra takibi yapılamaz, daha önce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve haciz kararları uygulanmaz.
- İstisnai Alacaklar: İşçi alacakları (maaş, kıdem) ve nafaka alacakları bu durma kuralının istisnasıdır. Bu alacaklılar mühlet içinde dahi haciz işlemi yapabilirler; ancak muhafaza işlemi mahkeme iznine tabidir.
11. 2026 Yılı Konkordato Harçları ve Yargılama Masrafları
Konkordato masrafları ve harçları, davanın açıldığı tarihte Adalet Bakanlığı tarafından her yıl yayımlanan “Konkordato Gider Avansı Tarifesi”ne ve Harçlar Kanunu’na göre belirlenir. 2026 yılı enflasyon oranları ve harç güncellemeleri dikkate alındığında, bu sürecin maliyeti azımsanmayacak seviyelere ulaşmıştır. Şirket kurmanın şartları gereği ayrılan sermayenin bir kısmının, olası risklere karşı bu tür hukuki masraflar için likit tutulması stratejik bir hamledir.
Başvuru anında mahkeme veznesine peşin olarak depo edilmesi gereken (aksi halde usulden ret sebebi olan) temel gider kalemleri şunlardır:
| Gider / Harç Kalemi | 2026 Yılı Uygulama Detayı (Tahmini ve Oransal Yaklaşım) |
|---|---|
| Başvurma Harcı ve Maktu Karar Harcı | Her yıl yeniden değerleme oranına göre maktu olarak alınır. |
| Konkordato Komiseri Ücreti Avansı | En az 3 aylık komiser ücreti (heyet ise 3 kişi x 3 ay) peşin alınır. İşletme büyüklüğüne göre değişir. |
| İlan ve Tebligat Giderleri | Alacaklı sayısına göre hesaplanan PTT tebligat ücretleri ve Ticaret Sicil / Basın İlan Kurumu masrafları. |
| Bilirkişi ve Kayyım Ücretleri | Projenin incelenmesi için atanacak uzmanlara ödenecek peşin avans tutarları. |
| Bağımsız Denetim Raporu Ücreti | Mahkemeye ödenmeyen ancak başvuru öncesi özel denetim şirketlerine ödenen ciddi piyasa rayiç bedelidir. |
- Alacaklı Sayısı Çarpanı: Gider avansı hesaplanırken, şirketin borçlu olduğu alacaklı sayısı temel alınır. 1000 alacaklısı olan bir şirket ile 50 alacaklısı olan bir şirketin yatıracağı tebligat avansı arasında büyük fark vardır.
- İade Süreci: Süreç olumlu veya olumsuz kapandığında, kullanılmayan gider avansı borçlu şirkete iade edilir.
- Mühlet İçi Masraflar: Faaliyetlerine devam eden şirket, komiserin aylık ücretini ve devam eden yargılama giderlerini mühlet içinde kendi nakit akışından karşılamak zorundadır.
- Harç Muafiyetleri: Kesin mühlet kararı sonrasında, borçlunun proje kapsamında yapacağı tapu devirleri, kredi yapılandırmaları ve sözleşmeler çeşitli vergi, resim ve harçlardan istisna tutulmaktadır. Bu en büyük mali avantajlardan biridir.
- İflas Avansı: Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmama ihtimalini göz önünde bulundurarak, muhtemel bir iflas kararında iflas dairesinin masraflarını karşılamak üzere bir “İflas Avansı” da talep edebilir.
12. Başvuru Sürecinde Sık Yapılan Hukuki Hatalar
Konkordato sürecinde sık yapılan hatalar, genellikle teknik eksiklikler veya mevzuatın yanlış yorumlanması sebebiyle, şirketin koruma kalkanından yararlanamadan doğrudan iflasa sürüklenmesine neden olan eylemlerdir. 2026 yılı mahkeme pratikleri, yargıçların “kötüniyetli” başvuruları filtrelemek konusunda çok daha katı kurallar uyguladığını göstermektedir.
Bir işletmenin konkordato talebinin reddedilmesine veya komiserin olumsuz rapor yazmasına neden olan başlıca hatalar şunlardır:
- Afaki ve Gerçek Dışı Projeler Sunmak: Ön projenin hiçbir finansal gerçekliğe dayanmaması, “ciromuz seneye %500 artacak” gibi temelsiz varsayımlarla mahkemenin karşısına çıkılması.
- Mal Kaçırma ve Muvazaalı İşlemler: Başvurudan hemen önceki aylar içinde, şirketin değerli varlıklarının veya gayrimenkullerinin yakın akrabalara veya gizli ortaklara devredilmiş olması. Bu durum doğrudan ret ve iflas sebebidir.
- Eksik Evrak İle Başvuru: İİK m.286’da belirtilen ticari defterlerin veya güncel bilançonun sunulmaması. Hakimlerin en çok “usulden ret” kararı verdiği durumdur.
- Bağımsız Denetim Raporundaki Şerhler: Denetim kurumunun “makul güvence” veremeyip, projeye olumsuz şerh düşmesi.
- Komiserin İzni Olmadan Tasarruf: Mühlet kararı verildikten sonra, komiser heyetinin yazılı izni olmadan şirketin kefil olması, taşınmazını satması veya rehin vermesi. Bu durum mühletin derhal kaldırılarak şirketin iflasına yol açar.
- Alacaklıları Gizlemek veya Şişirmek: Kendi lehine oy kullandırmak için sahte (muvazaalı) alacaklılar yaratmak veya gerçek alacaklıları bilançoda eksik göstermek hukuki ve cezai sorumluluk doğurur.
13. Alacaklıların İtiraz Hakkı ve Kanun Yolları
Alacaklıların itiraz hakkı, konkordato sürecinin sadece borçluyu koruyan tek taraflı bir işlem olmasını engelleyen, alacaklıların mülkiyet haklarını teminat altına alan yasal bir mekanizmadır. Mahkemenin verdiği kararlara karşı, alacaklılar süresi içinde asliye ticaret mahkemesine dilekçe sunarak sürece müdahil olabilir ve kararların iptali için Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) ve Yargıtay (Temyiz) nezdinde kanun yollarına başvurabilirler.
İİK Madde 288: “…İlanda ayrıca alacaklıların, ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri hususu belirtilir.”
Alacaklıların hukuki koruma kalkanı ve itiraz prosedürleri şu adımları içerir:
- 7 Günlük İtiraz Süresi: Mahkeme geçici mühlet kararı verdiğinde bu kararı Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu portalında ilan eder. Alacaklılar ilandan itibaren 7 gün içinde mahkemeye dilekçe vererek “borçlunun iflasa tabi olmadığını veya projeye aykırı durumu” belirterek itiraz edebilirler.
- Asli Müdahale Hakkı: Alacaklılar davaya taraf sıfatıyla katılamasalar da, “müdahil” sıfatıyla duruşmalara katılabilir, beyanda bulunabilir ve bilirkişi/komiser raporlarına itiraz edebilirler.
- Alacaklara İtiraz: Komiserin hazırladığı alacaklılar listesinde kendi alacakları reddedilen veya eksik yazılan alacaklılar, İİK kapsamında asliye ticaret mahkemesinde ayrıca “Alacak Kayıt Davası” açma hakkına sahiptir.
- İstinaf Yolu: Konkordatonun tasdiki veya reddi yönünde mahkemece verilen nihai karara karşı, borçlu veya itiraz eden alacaklılar kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde İstinaf mahkemesine başvurabilirler.
- Temyiz Yolu (Yargıtay): Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararlara karşı da yine kanunda belirtilen süreler ve parasal sınırlar dahilinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilir. (Geçici ve kesin mühlet kararlarına karşı kanun yolu kapalıdır, itirazlar nihai kararla birlikte yapılabilir).
14. Emsal Yargıtay Kararları ve Örnek Konkordato Davaları
Emsal Yargıtay kararları, kanun metninde yoruma açık olan kısımların uygulayıcılar (hakimler, komiserler ve avukatlar) tarafından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair bir pusula niteliği taşır. Özellikle 2018’deki yasa değişikliğinden sonraki içtihatlar, 2026 yılındaki mahkeme kararlarının temelini oluşturmaktadır. Şirket kurmanın şartları ve finansal yönetim prensiplerini hiçe sayan işletmelerin başvurularına dair Yargıtay’ın katı bir tutumu bulunmaktadır.
Konkordato hukukunda belirleyici olan ve güncel dilekçelerde sıkça atıf yapılan bazı emsal kararların özeti şöyledir:
- Ön Projenin Gerçekçiliği Üzerine Karar: “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1540, K. 2024/310, Tarih: 12.02.2024” kararında Yüksek Mahkeme; borçlunun sunduğu ön projede hiçbir taze kaynak veya mal satışı öngörülmeden sadece faaliyet karıyla borçların ödeneceği iddiasının, bağımsız denetim raporuyla desteklense dahi inandırıcı bulunmayarak davanın reddedilmesini (ve borca batıklıktan iflas verilmesini) onamıştır.
- Geçici Mühletin Kötüye Kullanımı Kararı: “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4810, K. 2023/1105, Tarih: 18.04.2023” içtihadında belirtildiği üzere; geçici mühlet kararı aldıktan sonra, mahkemenin izni olmadan şirketin önemli bir makinesini devreden borçlunun, bu eyleminin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu ve konkordato komiserinin ihtarı dahi beklenmeden mühletin kaldırılarak iflasa karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
- Grup Şirketlerinde Birlikte Başvuru Kararı: “Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1900, K. 2021/805, Tarih: 05.03.2021” kararı, birbiriyle organik bağı olan ve kefalet zinciriyle birbirine bağlı holding şirketlerinin başvurularının aynı dosyada birleştirilmesinin usul ekonomisine uygun olduğunu vurgulamıştır.
15. Güncel Gelişmeler (2024-2025)
Ticaret ve iflas hukuku alanındaki güncel gelişmeler, Türkiye’nin değişen makroekonomik politikaları, enflasyon muhasebesi uygulamaları ve şirketlerin finansal şeffaflığını artırmaya yönelik yasal reformlar ekseninde şekillenmektedir. 2024 ve 2025 yılları, şirket kurmanın şartları ve kriz anında başvurulacak konkordato müessesesinde köklü değişikliklere sahne olmuş; bu düzenlemeler 2026 yılındaki başvuru pratiklerinin doğrudan temelini oluşturmuştur. İşletmelerin ve alacaklıların bu yeni hukuki zemini doğru analiz etmesi, hak kayıplarını önlemek adına kritik bir zorunluluktur.
Son dönemde hayata geçirilen ve 2026 yılı konkordato dosyalarına doğrudan etki eden en önemli yasal ve içtihadi gelişmeler şunlardır:
- Sermaye Şartlarının Güncellenmesi ve Borca Batıklık (2024 Değişiklikleri): Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında anonim ve limited şirketler için öngörülen asgari sermaye tutarlarının sırasıyla 250.000 TL ve 50.000 TL olarak güncellenmesi, mevcut şirketleri de sermaye artırımına zorlamıştır. Sermayesini güncellemeyen şirketlerin, TTK m. 376 kapsamında “sermaye kaybı” ve “borca batıklık” hesaplamalarında ciddi sorunlar yaşadığı, bunun da konkordato ön projelerinin reddedilmesine yol açtığı görülmüştür.
- Enflasyon Muhasebesi ve Bilanço Revizyonları (2024-2025): Vergi Usul Kanunu uyarınca zorunlu hale gelen enflasyon düzeltmesi (muhasebesi), şirketlerin varlık ve yükümlülüklerinin gerçek değerleriyle bilançolara yansımasını sağlamıştır. Bu durum, 2025 yılından itibaren mahkemelere sunulan bağımsız denetim raporlarında (makul güvence raporları) varlık değerlemelerinin kökten değişmesine neden olmuş, kağıt üzerinde kârda görünen ancak nakit akışı bozulan şirketlerin konkordato talepleri daha somut verilere dayandırılabilir hale gelmiştir.
- Bağımsız Denetim Kriterlerinin Sıkılaştırılması: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), konkordato projelerini inceleyecek bağımsız denetçiler için yeni asgari standartlar ve etik kurallar getirmiştir. Eskiden daha yüzeysel hazırlanan raporlar, 2025 sonrasında nakit projeksiyonları, pazar riskleri ve stres testlerini içerecek şekilde derinleştirilmiştir.
- Yargıtay İçtihatlarında “Kötüniyet” Kriteri: Yargıtay ilgili hukuk daireleri, sadece zaman kazanmak ve alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan başvurulara karşı çok daha sert bir tutum benimsemiştir. 2025 yılında verilen emsal kararlarda, faaliyet kârı yaratma potansiyeli olmayan ve tamamen suni bilançolarla mahkemenin karşısına çıkan işletmelerin geçici mühletleri uzatılmaksızın doğrudan iflaslarına karar verilmesi yönünde güçlü bir içtihat eğilimi oluşmuştur.
- E-Tebligat ve UYAP Entegrasyonunun Genişlemesi: Konkordato sürecindeki ilanların, alacaklılar toplantısı davetlerinin ve itiraz dilekçelerinin tamamen dijital ortama (UYAP ve Ticaret Sicili Gazetesi dijital portalı) taşınması süreci hızlandırmıştır.
16. Pratik Öneriler ve İpuçları
Şirket kurma ve kurtarma süreçlerinde başarılı olmanın anahtarı, sorunu hukuki bir krize dönüşmeden önce tespit edip doğru profesyonellerle önleyici stratejiler geliştirmektir. Konkordato, ticari hayatın sonu değil, doğru yönetildiğinde güçlü bir yeniden doğuş projesidir. Bu karmaşık yargılama ve yapılandırma döneminde hem borçlu işletmelerin hem de alacaklıların dikkat etmesi gereken kritik hususlar bulunmaktadır.
Özellikle Erzurum gibi bölgesel ticaret merkezlerinde yerel mahkemelerin içtihatlarını, ticari teamülleri ve bölgesel dinamikleri iyi okuyan, şirketler hukuku alanında uzmanlaşmış kadrolarla çalışmak hayati önem taşır. Hukuki süreçlerin karmaşıklığı göz önüne alındığında, işletmelerin ve şirket kurucularının Eyüpoğlu & Işıkgör Hukuk Bürosu bünyesindeki gibi deneyimli avukatlardan oluşan bir ekipten dava öncesi ve dava süresince kesintisiz hukuki danışmanlık alması başarının temel şartıdır.
İşletmeler İçin “Yapılması Gerekenler” (Do’s)
- Erken Teşhis ve Harekete Geçme: Şirketin nakit akışında yapısal bir bozulma hissettiğiniz an (henüz icra takipleri başlamadan) mali müşaviriniz ve avukatınızla kriz masası kurun. En başarılı konkordatolar, şirket henüz tamamen nefessiz kalmadan yapılan başvurulardan çıkmaktadır.
- Şeffaf ve Gerçekçi Bir Proje Hazırlayın: Mahkemeye sunacağınız konkordato ön projesi bir hayal ürünü olmamalıdır. “Satışları %300 artıracağız” gibi altı boş vaatler yerine; “kullanılmayan X fabrikasını satarak kredi borcunu kapatacağız”, “faaliyet giderlerini %20 kısacağız” gibi matematiksel olarak kanıtlanabilir, bağımsız denetçiyi ve komiseri ikna edecek doneler sunun.
- Alacaklılarla İletişimi Koparmayın: Süreç sadece mahkeme salonunda değil, sahada da yürütülür. En büyük tedarikçileriniz ve bankalarınızla şeffaf bir iletişim sürdürün. Onların oyları, alacaklılar toplantısında şirketinizin kaderini belirleyecektir.
- Komiser Heyeti ile Uyumlu Çalışın: Mahkemenin atadığı konkordato komiseri sizin düşmanınız değil, sürecin yasal denetçisidir. Komiserin bilgi belge taleplerini anında yerine getirin ve onların izni olmadan asla olağandışı ticari tasarruflarda (kefalet, gayrimenkul satışı vb.) bulunmayın.
İşletmeler İçin “Kaçınılması Gerekenler” (Don’ts)
- Muvazaalı İşlemlerden Uzak Durun: Başvurudan birkaç ay önce şirketin değerli araçlarını veya gayrimenkullerini eş, dost veya gizli ortaklar üzerine devretmeyin. İptal davalarıyla bu mallar geri döner ve mahkeme kötüniyet gerekçesiyle şirketin iflasına karar verir.
- Suni Alacaklılar Yaratmayın: Alacaklılar toplantısında yeterli çoğunluğu sağlamak için şirketi sahte senetlerle üçüncü kişilere borçlandırmak, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına vücut verir.
- Ödemelerde Ayrımcılık Yapmayın: Konkordato mühleti içinde, bazı alacaklıları kayırarak onlara el altından ödeme yapmak eşitlik ilkesine aykırıdır ve projenin feshine neden olur.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Konkordato ve şirketler hukuku alanında sıklıkla karşılaşılan sorunlar, genellikle sürecin ne kadar süreceği, maliyetleri ve muhtemel riskleri etrafında şekillenmektedir. Arama motorlarında ve hukuki platformlarda işletme sahipleri ile alacaklılar tarafından 2026 yılı itibarıyla en çok merak edilen soruları detaylı bir şekilde yanıtladık.
Konkordato süreci ne kadar sürer ve mahkemece en fazla kaç ay uzatılabilir?
İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında 2026 yılı uygulamalarına göre konkordato süreci iki ana mühletten oluşur. İlk başvuruyla birlikte mahkeme 3 aylık “geçici mühlet” verir; bu süre komiser raporuyla 2 ay daha uzatılarak toplam 5 aya çıkabilir. Ardından davanın olumlu seyretmesi halinde 1 yıllık “kesin mühlet” kararı verilir. Zorunlu hallerde bu kesin mühlet 6 ay daha uzatılabilir. Projenin mahkemece tasdiki aşamasındaki inceleme süreleri de (maksimum 6 ay) eklendiğinde, bir işletmenin konkordato kalkanı altında kalabileceği yasal süre en fazla 23 ila 29 ay arasında değişmektedir.
2026 yılında konkordato ilanı için hangi belgeler kesin olarak gereklidir?
Bir anonim veya limited şirketin hukuken geçerli bir başvuru yapabilmesi için İİK m. 286’da sayılan belgelerin eksiksiz sunulması şarttır. Bunlar; borçlunun borçlarını hangi takvimde ve ne kadar indirimle ödeyeceğini gösteren “Konkordato Ön Projesi”, şirketin son durumunu yansıtan mizan, bilanço ve gelir tablosu, tüm alacaklıları ve alacak tutarlarını listeleyen detaylı envanter ve varlıkların rayiç değerlerini gösteren ekspertiz tablolarıdır. En kritik belge ise, SPK veya KGK yetkili bir bağımsız denetim kuruluşundan alınmış ve projenin başarılma ihtimalini onaylayan “Makul Güvence Raporu”dur.
Konkordato davası masrafı ortalama ne kadar tutar?
Dava masrafları, işletmenin büyüklüğüne ve alacaklı sayısına göre ciddi değişkenlik gösterir. 2026 yılı Adalet Bakanlığı tarifelerine göre; başvuru harcı, mahkeme veznesine depo edilecek tebligat avansı, bilirkişi ücretleri ve en az 3 aylık komiser heyeti avansı (genellikle 3 kişilik heyet atanır) peşin olarak yatırılmalıdır. Sadece mahkeme avansları işletmenin çapına göre yüz binlerce lirayı bulabilirken, buna ek olarak dava öncesinde hazırlatılması zorunlu olan Bağımsız Denetim Raporu ücreti ve hukuki danışmanlık/avukatlık vekalet ücretleri eklendiğinde, sürecin maliyeti yüksek bir bütçe gerektirmektedir.
Konkordato başvurusu reddedilen şirketler nereye ve nasıl itiraz yapabilir?
Asliye Ticaret Mahkemesi, başvuruyu şekli eksiklikler, ön projenin yetersizliği veya şirketin borca batık olup kurtarılma ihtimalinin bulunmaması gibi esasa ilişkin nedenlerle reddederse (ve eşzamanlı olarak iflas kararı verirse), borçlu şirket kanun yollarına başvurabilir. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde bağlı bulunulan Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) nezdinde itiraz dilekçesi sunulmalıdır. İstinaf mahkemesinin vereceği karar aleyhine ise yine yasal süresi içinde Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunulabilir. Ancak mahkemenin “mühlet talebinin reddine” dair verdiği ilk kararlar kesin olup, doğrudan iflas verilmeyen hallerde kanun yolu kapalıdır.
Konkordato sürecine başvurmazsam ve ticari borçlarımı ödeyemezsem ne olur?
Şirketiniz vadesi gelmiş borçlarını ödeyemez duruma geldiği halde yasal bir koruma kalkanı olan konkordatoya başvurmazsa, alacaklılar (bankalar, tedarikçiler, kamu kurumları) derhal icra takipleri başlatır. Şirketin banka hesaplarına e-haciz konulur, fabrikasındaki makinelere veya depolarındaki mallara fiili muhafaza işlemleri uygulanır, araçları bağlanır ve gayrimenkulleri icra kanalıyla yarı fiyatına satılır. Ticari itibarın tamamen çökmesinin yanı sıra, herhangi bir alacaklının açacağı “doğrudan iflas davası” ile şirketiniz tasfiye sürecine girer ve tüzel kişiliği tamamen sona erer.
Konkordato davasında alacaklıların itiraz süresi ve zamanaşımı nedir?
Mahkeme, şirkete geçici mühlet kararı verdiğinde bu durumu Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu portalında ilan eder. Alacaklılar, bu ilanın yayınlandığı tarihten itibaren 7 günlük “kesin hak düşürücü süre” (zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir) içinde mahkemeye dilekçeyle başvurarak konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir durum olmadığını veya projenin kötüniyetli olduğunu delilleriyle ileri sürerek davanın reddini isteyebilirler. Alacak kayıtları için ise komiserin ayrıca yapacağı ilandan itibaren 15 gün içinde alacak bildiriminde bulunulması zorunludur.
Konkordato davası kazanma ve şirketi tamamen kurtarma şansı nedir?
Sürecin başarı oranı (“kurtarma şansı”), şirketin krizin ne kadar derininde olduğuna ve hazırlanan ön projenin kalitesine doğrudan bağlıdır. Erken aşamada teşhis koyup, somut ve ikna edici bir projeyle (örneğin işletme giderlerinin azaltılması, yeni ortaklık yapıları veya varlık satışları ile nakit yaratılması) başvuran dürüst işletmelerin başarı şansı oldukça yüksektir. İstatistikler, ticari dinamikleri devam eden, kâr marjı pozitif ancak geçmiş borç yükü nedeniyle finansal dar boğaza giren, komiser heyetiyle uyumlu çalışan ve sürecin başından sonuna kadar uzman avukatlarca temsil edilen şirketlerin ezici çoğunluğunun projelerini onaylatarak ticari hayatlarına güçlenerek devam ettiğini göstermektedir.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Konkordato Nedir? Şirket Kurmanın Şartları ve 2026 Başvuru Süreci başlıklı bu kapsamlı rehberimizde incelediğimiz üzere, ticari hayat büyük riskleri ve potansiyelleri bünyesinde barındıran dinamik bir yolculuktur. Bir işletmenin Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine uygun, güçlü bir sermaye yapısı ve hukuki altyapıyla kurulması ne kadar hayatiyse; küresel veya yerel ekonomik dalgalanmalar neticesinde ortaya çıkabilecek finansal darboğazlarda İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) sunduğu hukuki koruma zırhlarından zamanında faydalanmak da o derece kritiktir.
2026 yılı itibarıyla yasal mevzuat, dürüst borçluyu korumak ve ticari işletmelerin ekonomiye katma değer sağlamaya devam etmesini desteklemek üzere kurgulanmıştır. Bu uzun incelemeden çıkarılması gereken temel özet bulgular şunlardır:
- Konkordato Bir Tasfiye Değil, Can Suyu Projesidir: İflasın aksine, konkordatonun temel amacı şirketi kapatmak değil, alacaklılarla yasal bir uzlaşma zemini yaratarak (vade uzatımı veya borç indirimi ile) şirketi yaşatmak ve ticari çarkların dönmesini sağlamaktır.
- Zamanlama Her Şeydir: Başvuru için şirketin tamamen batması beklenmemelidir. Ödeme güçlüğü emareleri ortaya çıktığında, doğru finansal projeksiyonlar ve “Makul Güvence Raporu” ile Asliye Ticaret Mahkemesinin kapısı çalınmalıdır.
- Kuruluş Hataları Krizin Temelidir: Şirket kurmanın şartları aşamasında yapılan eksik sermaye planlamaları ve yetersiz fizibilite çalışmaları, ileride konkordatonun bir numaralı tetikleyicisi olmaktadır.
- Süreç Sıkı Şekil Şartlarına Tabidir: İster alacaklı ister borçlu konumunda olun, İİK m. 286’daki evrakların eksikliği veya 7 günlük itiraz sürelerinin kaçırılması telafisi imkansız hak kayıplarına yol açmaktadır.
Sonuç olarak, modern ticaret hukukunun en kompleks alanlarından biri olan yeniden yapılandırma ve konkordato süreçleri, “kendi başına” veya eksik hukuki bilgiyle yürütülebilecek işlemler değildir. Doğru atılan bir yasal adım işletmenizi nesiller boyu ayakta tutarken, yapılacak usuli bir hata şirketin hızlı bir şekilde iflas masasına devredilmesiyle sonuçlanabilir. Bu zorlu yargılama sürecinden güçlenerek çıkmak, ticari saygınlığınızı korumak ve hukuki güvenliğinizi sağlamak adına atılması gereken en doğru adım, alanında uzman, emsal içtihatlara ve 2026 yılı güncel mevzuatına hakim profesyonel bir hukuk ekibiyle yola çıkmaktır.
Yasal Uyarı
Bu makale, 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde hukuki mütalaa veya profesyonel avukatlık tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Ticari uyuşmazlıklar, şirket kuruluşu ve konkordato süreçleri son derece spesifik, çok yönlü ve her bir somut olayın kendine has dinamiklerine göre değişkenlik gösteren karmaşık hukuki prosedürlerdir. Rehberde yer alan bilgilerin doğrudan uygulanması sebebiyle doğabilecek doğrudan veya dolaylı maddi ve manevi zararlardan ötürü sorumluluk kabul edilmez. Hak kaybı yaşamamak ve davanızın usul ve esas yönünden doğru yürütülebilmesi için somut olayınıza özgü, güncel yargı içtihatlarına dayalı detaylı bir analiz yaptırmak üzere mutlaka yasal temsil hakkına sahip, şirketler ve iflas hukuku alanında uzman bir avukata veya hukuk bürosuna danışmanız önemle tavsiye edilir.
- alacaklılar kurulu
- anonim şirket kurmak
- asliye ticaret mahkemesi
- bağımsız denetim raporu
- borca batıklık
- geçici mühlet
- icra ve iflas kanunu
- iflasın ertelenmesi
- kesin mühlet
- komiser heyeti
- konkordato başvuru süreci 2026
- konkordato ilan etmek
- konkordato masrafları
- konkordato nasıl alınır
- konkordato nedir
- konkordato projesi
- konkordato şartları
- konkordato süresi
- limited şirket kurmak
- mali kriz yönetimi
- şirket kurmanın şartları
- şirket kurtarma
- şirket kuruluşu
- ticaret hukuku