Apartmanda Kedi Köpek Beslemek Yasak mı? 2026 Yargıtay Kararları ve Haklar
İçindekiler
- 1. Apartmanda Kedi Köpek Beslemek Nedir? Temel Haklar ve Sınırlar
- 2. Evcil Hayvan Beslemenin Hukuki Dayanağı ve İlgili Mevzuat
- 3. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda (KMK) Hayvan Beslemeye İlişkin Düzenlemeler
- 4. Apartman Yönetim Planının Önemi ve Bağlayıcılığı
- 5. Yönetim Planında “Hayvan Beslenemez” Maddesi Varsa Ne Olur?
- 6. Apartmanda Kedi veya Köpek Beslenmesine Kimler, Nasıl İtiraz Edebilir?
- 7. Hayvanın Tahliyesi İçin Gerekli Şartlar ve Rahatsızlık Kriteri
- 8. Şikayet Süreci ve İhtarname Gönderimi
- 9. Hayvanın Tahliyesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkemeler
- 10. Tahliye Davasında İspat Yükü ve Gerekli Deliller
- 11. Dava Sürecinde Masraflar, Harçlar ve Avukatlık Ücretleri
- 12. Evcil Hayvan Sahiplerinin Yaptığı Sık Hatalar
- 13. Mahkeme Kararına İtiraz, İstinaf ve Temyiz Yolları
- 14. 2026 Yılı Güncel Yargıtay Kararları ve İçtihat Değişiklikleri
- 15. Yönetim Planının Değiştirilmesi Süreci ve Çoğunluk Şartı
- 16. Evcil Hayvan Sahiplerine Pratik ve Hukuki Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Değerlendirme
Günümüzde kentleşmenin artması ve apartman yaşantısının yaygınlaşmasıyla birlikte, evcil hayvan sahiplenme oranlarında büyük bir artış yaşanmaktadır. Ancak bu durum, komşuluk ilişkilerinde zaman zaman hukuki ihtilafların doğmasına yol açmaktadır. Özellikle apartmanda kedi köpek beslemek konusu, kat malikleri arasında en sık yaşanan uyuşmazlıkların başında gelmektedir. Bir tarafta evcil hayvan sahibinin mülkiyet hakkı ve hayvanıyla kurduğu duygusal bağ yer alırken; diğer tarafta komşuların huzur, sükun ve gürültüsüz bir ortamda yaşama hakkı bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla güncellenen hukuki içtihatlar ve Yüksek Mahkeme kararları, bu hassas dengede hem hayvan sahiplerine hem de diğer bina sakinlerine belirli yükümlülükler getirmektedir.
Bu kapsamlı rehberde, apartmanda veya sitede evcil hayvan beslemenin hukuki boyutlarını tüm detaylarıyla ele alacağız. Apartman yönetim planının ne anlama geldiğinden başlayarak, şikayet süreçlerine, tahliye davalarına ve 2026 yılı güncel Yargıtay kararlarına kadar tüm aşamaları adım adım inceleyeceğiz. Eğer bir evcil hayvan sahibiyseniz ve komşularınızla ya da site yönetimiyle sorun yaşıyorsanız, yahut binanızdaki bir hayvanın verdiği rahatsızlıktan şikayetçiyseniz, haklarınızı ve izlemeniz gereken hukuki prosedürü bu rehber sayesinde tam anlamıyla öğrenebileceksiniz.
1. Apartmanda Kedi Köpek Beslemek Nedir? Temel Haklar ve Sınırlar
Doğrudan Cevap: Türk hukuk sisteminde kural olarak kendi bağımsız bölümünüzde (dairenizde) evcil hayvan beslemeniz yasak değildir. Ancak bu özgürlük, apartman yönetim planında aksine bir yasaklayıcı hüküm bulunmaması ve hayvanın diğer komşulara Türk Medeni Kanunu anlamında “katlanılamaz” seviyede bir rahatsızlık vermemesi şartlarına bağlıdır.
Apartmanda kedi köpek beslemek, bir kişinin mülkiyetinde bulunan bağımsız bölümde (daire, mesken) evcil bir hayvanı barındırması ve onun bakımını üstlenmesidir. Hukuki açıdan bu durum, Anayasa ile güvence altına alınmış olan “Mülkiyet Hakkı” (Madde 35) ve “Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması” (Madde 20) prensipleri çerçevesinde değerlendirilir. Kendi evinizin içinde kiminle veya hangi canlıyla yaşayacağınız temel bir haktır. Ancak her hakta olduğu gibi, apartmanda evcil hayvan beslemek de sınırsız değildir. [İLGİLİ YAZI: Komşuluk Hukuku ve Sınırları]
Bu hakkın sınırı, komşuluk hukuku kuralları ile çizilmiştir. Apartman, birden fazla kişinin ortak kullanım alanlarını paylaştığı ve birbirlerine karşı belirli özen yükümlülüklerinin olduğu bir yapıdır. Hayvanın sürekli havlaması, ortak alanları kirletmesi, kötü koku yayması veya saldırgan tavırlar sergilemesi gibi durumlarda, diğer kat maliklerinin hakları devreye girer. Yargıtay uygulamalarına göre, apartmanda beslenen hayvanın “tahammül sınırlarını aşan” bir rahatsızlık verip vermediği objektif kriterlere göre değerlendirilmelidir. Basit ve geçici sesler tahliye sebebi sayılmazken, sürekli ve uykuyu bölen gürültüler müdahale sebebi olarak kabul edilmektedir.
Dolayısıyla, apartmanda kedi köpek beslemek eylemi, hukuken baştan yasaklanmış bir fiil değildir. İhtilafın çözümü; binanın kuruluşunda hazırlanan yönetim planına, hayvanın türüne, büyüklüğüne ve çevreye verdiği somut etkiye göre şekillenir. Temel kural şudur: Özgürlüğünüz, komşunuzun huzur ve sükun hakkının başladığı yerde sınırlanır.
2. Evcil Hayvan Beslemenin Hukuki Dayanağı ve İlgili Mevzuat
Doğrudan Cevap: Evcil hayvan beslemenin ve bu konudaki uyuşmazlıkların çözümünün temel hukuki dayanakları; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) komşuluk hakkını düzenleyen 737. maddesi ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’dur.
Türk hukukunda apartmanda evcil hayvan beslenmesine ilişkin müstakil, tek bir kanun maddesi bulunmamaktadır. Konu, farklı kanunlardaki genel hükümlerin bir arada yorumlanmasıyla ve Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. Uyuşmazlıklarda mahkemelerin başvurduğu temel mevzuat şunlardır:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK): Medeni Kanun’un 737. maddesi, taşınmaz mülkiyetinin kısıtlamaları başlığı altında “Komşu Hakkı”nı düzenler. Madde hükmüne göre; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.” Özellikle gürültü, sarsıntı ve koku gibi rahatsızlıklar bu kapsamda değerlendirilir. Hayvanın çıkardığı sesin bu “taşkınlık” seviyesine ulaşıp ulaşmadığı TMK 737 kapsamında incelenir.
- 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK): Apartman ve site yaşamını düzenleyen en temel yasadır. KMK, apartman sakinlerinin birbirlerini rahatsız etmemek ve doğruluk kurallarına uymakla yükümlü olduğunu belirtir. Aynı zamanda, Yönetim Planı’nın bağlayıcılığını (Madde 28) düzenleyerek uyuşmazlıkların çözümünde birincil kaynağı oluşturur.
- 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu: Bu kanun daha çok hayvanların yaşama haklarını ve refahlarını korumaya yöneliktir. Kanunun 5. maddesi, bir hayvanı bakımını üstlenen kişinin, hayvanın çevreye verebileceği zararları ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olduğunu belirtir. Ancak bu kanun, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun kurallarını bertaraf etmez. Yani “Hayvanları Koruma Kanunu var, evimde istediğim gibi hayvan beslerim” savunması, apartman hukuku söz konusu olduğunda tek başına yeterli hukuki korumayı sağlamaz.
- 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu: Hayvanın çevreyi kirletmesi veya gürültü yapması durumlarında, idari para cezalarının uygulanabilmesi için zaman zaman bu kanunun “Gürültü” (Madde 36) ve “Çevreyi Kirletme” (Madde 41) hükümlerine de başvurulabilmektedir.
Sonuç olarak, hukuki altyapı oldukça geniştir ancak uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeler (Özellikle Sulh Hukuk Mahkemeleri) ilk olarak Kat Mülkiyeti Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Yönetim Planı’nı dikkate almaktadır.
3. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda (KMK) Hayvan Beslemeye İlişkin Düzenlemeler
Doğrudan Cevap: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nda (KMK) “evcil hayvan beslenemez” şeklinde doğrudan bir ifade yoktur. Ancak kanunun 18. maddesi, kat maliklerinin bağımsız bölümlerini ve ortak yerleri kullanırken “birbirlerini rahatsız etmemek” ve “iyi niyet kurallarına uymak” zorunda olduklarını emreder.
Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), çok katlı binalarda ve sitelerde yaşamın anayasası niteliğindedir. Bu kanun içerisinde köpek, kedi veya kuş gibi spesifik kelimeler geçmez. Kanun koyucu, kanunu hazırlarken genel çerçeveler çizmeyi tercih etmiştir. Bu genel çerçeveyi en iyi yansıtan madde, KMK’nın 18. maddesidir.
KMK Madde 18: “Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.”
Bu maddenin apartmanda kedi köpek beslemek bağlamındaki yansıması şudur:
- Ortak Alanların Kullanımı: Apartman bahçesi, asansörler, koridorlar, merdiven boşlukları ve sığınaklar “ortak alan” (KMK m. 4) statüsündedir. Bir kat maliki, evcil hayvanını ortak alanda serbest bırakamaz, tuvalet ihtiyacını bu alanlarda gidermesine izin veremez veya hayvan için ortak alana barınak (kulübe vs.) inşa edemez. Tüm kat maliklerinin %100 rızası olmadan ortak alanda köklü değişiklik yapılamaz.
- Bağımsız Bölümün Kullanımı: Kendi tapulu daireniz (bağımsız bölüm) sizin kullanımınızdadır. Ancak KMK 18 açıkça “bağımsız bölümlerini kullanırken… birbirini rahatsız etmemek” kuralını getirmiştir. Hayvanınızın gece gündüz aralıksız havlaması, alt veya üst kata ağır kokular sızması, bu maddenin ihlali anlamına gelir.
- Kiracıların Durumu: KMK’nın 18. maddesinin ikinci fıkrası gereği, bu yükümlülükler sadece tapu sahiplerini (kat maliklerini) değil, o dairede kiracı olarak oturanları veya herhangi bir sebeple o daireyi kullananları da aynen kapsar. [İLGİLİ YAZI: Kiracıların Hak ve Yükümlülükleri]
Bununla birlikte, KMK’nın getirdiği en kritik kural “yönetim planı hükümlerine uymak” yükümlülüğüdür. Kanun, kendi genel hükümlerinden ziyade, apartman sakinlerinin kendi aralarında anlaştıkları veya binanın yapım aşamasında belirlenen kurallara (Yönetim Planı) üstünlük tanımıştır.
4. Apartman Yönetim Planının Önemi ve Bağlayıcılığı
Doğrudan Cevap: Yönetim planı, apartmanın veya sitenin iç anayasasıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 28’e göre yönetim planı, tüm kat maliklerini, kiracıları ve sonradan daire satın alan herkesi kesin olarak bağlar. Mahkemeler, hayvan tahliyesi davalarında ilk olarak bu belgeye bakar.
Bir apartmanda kedi köpek beslemek konusunda hukuki bir tartışma çıktığında, hakimin, avukatların ve tarafların bakacağı ilk ve en önemli belge Yönetim Planı’dır. Türkiye’deki mülkiyet hukuku pratiklerinde yönetim planının gücü çoğu zaman vatandaşlar tarafından hafife alınmaktadır. Oysa ki Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28. maddesi çok nettir: “Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini… düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir.”
Yönetim Planı Nedir ve Nerede Bulunur? Bina veya site inşa edilip yapı kullanma izin belgesi (iskan) alınırken veya kat irtifakı kurulurken, müteahhit veya arsa sahipleri tarafından bir yönetim planı hazırlanarak Tapu Sicil Müdürlüğü’ne verilir. Bu belge, tapu kütüğünün beyanlar hanesine tescil edilir. Yani bu belge, apartman yöneticisinin defterinde tuttuğu basit bir kurallar listesi değil, devletin resmi sicilinde kayıtlı, resmi bir senet niteliğindedir.
Neden Bu Kadar Bağlayıcıdır? Siz o apartmandan bir daire satın aldığınızda, hukuken o taşınmazın tapu sicilindeki tüm kayıtları, beyanları ve şerhleri kabul etmiş sayılırsınız. “Ben bu planı hiç görmedim, imza atmadım, evi alırken bana yönetim planından bahsetmediler” şeklindeki savunmaların hukuken hiçbir geçerliliği yoktur. Türk Medeni Kanunu’nun “Tapu sicilindeki kaydı bilmediğini kimse iddia edemez” (TMK m. 1020) ilkesi gereği, daireyi alırken veya kiralarken o yönetim planını incelediğiniz varsayılır.
Pek çok vatandaş standart (matbu) yönetim planlarının kullanıldığını bilmez. Müteahhitler inşaat ruhsatı aşamasında tapuya genellikle kırtasiyeden aldıkları veya sistemde kopyala-yapıştır ile oluşturdukları standart şablonları verirler. Ne yazık ki bu eski tip şablonların neredeyse %90’ında “Bağımsız bölüm ve ortak alanlarda kedi, köpek, tavuk, domuz gibi hayvanlar beslenemez” şeklinde çok katı ve arkaik bir madde bulunmaktadır. İşte günümüzde yaşanan hukuki dramların ve apartmanda kedi köpek beslemek yasaklarının temel kaynağı, tapudaki bu matbu evraklardır.
5. Yönetim Planında “Hayvan Beslenemez” Maddesi Varsa Ne Olur?
Doğrudan Cevap: Eğer tapuda kayıtlı apartman yönetim planında kedi, köpek veya evcil hayvan beslenemeyeceğine dair açık bir yasaklayıcı madde varsa; hayvan çevreye hiçbir rahatsızlık vermese dahi (havlamasa, kokmasa bile), komşulardan birinin açacağı dava sonucunda mahkeme tahliye kararı verecektir.
Türkiye’de hayvan hakları savunucularını ve hayvan sahiplerini en çok zorlayan ve mağdur eden hukuki gerçeklik budur. Yargıtay’ın 18. Hukuk Dairesi (kapatıldıktan sonra bu görev 20. Hukuk Dairesi’ne ve son güncel düzenlemelerle ilgili Hukuk Dairelerine geçmiştir) yıllardır bu konuda yerleşik ve istikrarlı bir içtihat geliştirmiştir. Yüksek mahkemenin bakış açısı şudur: Yönetim planı, kat malikleri arasında imzalanmış özel bir sözleşmedir ve “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi gereği tarafları bağlar.
Peki yönetim planında kesin yasak maddesi (Örn: “Bağımsız bölümlerde ve eklentilerinde kedi, köpek, kuş, kümes hayvanı vb. beslenmesi kesinlikle yasaktır”) varsa süreç nasıl işler?
- Rahatsızlık Şartı Aranmaz: En kritik nokta burasıdır. Hayvanınız ses telleri alınmış bir köpek olabilir, gün boyu uyuyan yaşlı bir kedi olabilir. Hiçbir komşu ses, koku veya pislik şikayetinde bulunmasa bile, sırf “kurallara aykırılık” gerekçesiyle dava açılabilir. Hakim, “Bu hayvan gerçekten rahatsızlık veriyor mu?” diye keşif veya bilirkişi incelemesi yapma ihtiyacı duymaz. Yasak maddesinin varlığı tahliye için tek başına yeterli sebep kabul edilir.
- Hakimin Bağlı Yetkisi: Davaya bakan Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi, yönetim planını tapudan getirtir. Maddeyi gördüğü an, KMK Madde 28 gereği sözleşme serbestisi kurallarını uygulayarak davanın kabulüne ve hayvanın apartmandan uzaklaştırılmasına (tahliyesine) karar vermek zorundadır. Aksi yönde verilecek kararlar Yargıtay tarafından bozulmaktadır.
- Tür Ayrımı Yapılmış Olabilir: Bazen yönetim planlarında “Köpek beslenemez ancak kafes kuşları ve akvaryum balıkları beslenebilir” şeklinde detaylı yasaklar olabilir. Mahkeme, plandaki lafzi (kelime) ifadeye harfiyen uyar. Yasak kapsamında olmayan bir canlıya müdahale edilemez.
Eğer yönetim planınızda böyle katı bir yasak varsa, dava açıldığı takdirde davayı kaybetme olasılığınız hukuken %99’dur. Bu durumdaki bir hayvan sahibinin yapabileceği yegane hukuki savunma, davanın kötü niyetli açıldığını ispatlamak (Hakkın kötüye kullanılması – TMK m.2) veya ivedilikle yönetim planını değiştirmeye çalışmaktır (KMK m.28 – 4/5 çoğunluk şartı ile). 2026 yılındaki güncel Yargıtay kararlarında bu katı tutumun esnetilmesine yönelik bazı alt mahkeme direnmeleri olsa da, Yüksek Mahkeme “yönetim planının mutlak bağlayıcılığı” kuralından henüz tam olarak vazgeçmemiştir.
6. Apartmanda Kedi veya Köpek Beslenmesine Kimler, Nasıl İtiraz Edebilir?
Doğrudan Cevap: Apartmandaki evcil hayvandan rahatsız olan veya yönetim planındaki yasağa dayanmak isteyen herhangi bir kat maliki (daire sahibi) veya o binada oturan kiracı itiraz hakkına sahiptir. İtiraz süreci genellikle ihtarname çekilmesi ile başlar ve dava yoluna kadar uzanır.
Apartmanda kedi köpek beslemek sorun yarattığında, hukuki süreci başlatma ehliyeti (taraf ehliyeti ve husumet yöneltme yetkisi) kanun tarafından geniş tutulmuştur.
İtiraz Edebilecek Kişiler (Davacı Sıfatı Taşıyabilenler)
- Kat Malikleri: Binadaki diğer daire sahiplerinin tamamı bu konuda dava açma hakkına sahiptir. Dava açmak için apartmandaki çoğunluğun kararına veya yönetim kurulu kararına ihtiyaç yoktur. Rahatsız olan tek bir daire sahibi bile, diğer komşular hayvanı çok sevse dahi tek başına şikayetçi olabilir ve dava açabilir.
- Kiracılar ve Sınırlı Ayni Hak Sahipleri: Üst katınızda oturan kiracı da havlama sesinden rahatsızsa, komşuluk hukuku kuralları (TMK m. 737) çerçevesinde size karşı ihtar çekebilir veya Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak müdahalenin men’i davası açabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu m. 18’deki yükümlülükler kiracılar için de geçerli olduğundan, hak arama hürriyeti onlara da tanınmıştır.
- Apartman / Site Yönetimi: Yönetici, kat malikleri kurulu tarafından kendisine yetki verilmişse, apartman tüzel kişiliğini (veya kat maliklerini temsilen) temsilen avukatı aracılığıyla tahliye davası açabilir. Özellikle ortak alanlara verilen zararlarda yönetim doğrudan taraf olur.
İtiraz Sürecinin Başlatılması ve İlk Adımlar
Hukuki süreç her zaman hemen dava açarak başlamaz, uygulamada genellikle şu aşamalar izlenir:
- Sözlü ve Yazılı Uyarı (Apartman İçi Çözüm): Şikayetçi taraf, öncelikle hayvan sahibiyle iletişim kurmalı veya yönetici vasıtasıyla durumu iletmelidir. Yönetici, apartman karar defterine durumu işleyerek kişiye apartman yönetimi antetli bir uyarı yazısı gönderebilir.
- Noter Kanalıyla İhtarname Gönderimi: Sözlü uyarının sonuç vermemesi halinde, şikayetçi veya apartman yönetimi, evcil hayvan sahibine (ve eğer evde oturan kiracı ise hem kiracıya hem de daire sahibine) noter aracılığıyla resmi bir ihtarname çeker. İhtarnamede, rahatsızlığın niteliği veya yönetim planındaki yasak maddesi hatırlatılarak, hayvanın apartmandan uzaklaştırılması için makul bir süre (örneğin 15 gün) verilir. Bu adım, ileride açılacak davada “iyi niyetli uyarılarımızı yaptık ancak sonuç alamadık” diyebilmek ve haklılığı ispatlamak açısından kritik bir aşamadır.
- Belediye ve Zabıtaya Şikayet: Gürültü ve koku gibi çevreye verilen rahatsızlıklar söz konusuysa, vatandaşlar Alo 153 Beyaz Masa veya doğrudan belediye zabıta müdürlüklerine şikayette bulunabilir. Bu durumda belediye ekipleri gelerek desibel (ses) ölçümü yapabilir veya çevresel kirlilik varsa Kabahatler Kanunu uyarınca idari yaptırım tutanağı (para cezası) düzenleyebilir. Bu tutanaklar daha sonra mahkemede çok güçlü deliller haline gelir.
Bu aşamalardan sonuç alınamaması durumunda, olay artık doğrudan yargıya intikal edecek ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nde “Hakimin Müdahalesi İstemli Tahliye Davası” boyutu başlayacaktır. Sürecin bu daha sert hukuki aşamasında nelerin ispatlanması gerektiği ve prosedürün detayları hayati önem taşır.
7. Hayvanın Tahliyesi İçin Şikayet Prosedürü ve Aşamalar
Doğrudan Cevap: Apartmanda kedi köpek beslemek nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda hukuki prosedür; komşuluk hukuku çerçevesinde sözlü uyarı ile başlar, noter aracılığıyla ihtarname çekilmesiyle resmiyet kazanır, 1 Eylül 2023 itibarıyla zorunlu hale gelen arabuluculuk süreciyle devam eder ve anlaşılamaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmasıyla son bulur.
Evcil hayvanın apartmandan tahliyesi veya yarattığı iddia edilen rahatsızlığın giderilmesi için izlenmesi gereken yasal prosedür, belirli ve kesin adımlara tabidir. Hukuk sistemimizde, tarafların öncelikle barışçıl yolları tüketmesi, ardından yargı yoluna başvurması esastır. Sürecin her bir aşaması, olası bir davada haklılığınızı ispatlamak için kritik bir temel oluşturur.
- Sözlü ve Yazılı Uyarı (Apartman İçi Çözüm): Şikayetçi olan kat malikinin veya apartman yönetiminin, hayvan sahibine rahatsızlığı (gürültü, koku, ortak alan ihlali vb.) sözlü olarak veya apartman karar defterine dayanan basit bir yazılı bildirimle iletmesidir.
- Noter Onaylı İhtarname: Sözlü uyarının dikkate alınmaması halinde, şikayetçi taraf noter kanalıyla resmi bir ihtarname gönderir. Bu ihtarnamede, yönetim planındaki yasak veya rahatsızlık veren durum açıkça belirtilir ve eyleme son verilmesi için makul bir süre (genellikle 7 ila 15 gün) tanınır.
- Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu: 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan (KMK) kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu dava şartı haline getirilmiştir. Arabulucuya gidilmeden doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davayı usulden reddedecektir.
- Dava Süreci (Hakimin Müdahalesi): Arabuluculuk görüşmelerinde “anlaşamama” tutanağı tutulması halinde, şikayetçi taraf Sulh Hukuk Mahkemesinde “hakimin müdahalesi ve hayvanın tahliyesi” talepli dava açar.
- Bilirkişi İncelemesi ve Keşif: Yönetim planında kesin bir yasak yoksa, mahkeme mahallinde (apartmanda) keşif yapar. Veteriner hekim ve çevre mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti, hayvanın tahammül sınırlarını aşan bir rahatsızlık verip vermediğini raporlar.
- Karar ve İcra Aşaması: Mahkemenin tahliye kararı vermesi durumunda, bu karar İcra Müdürlüğü aracılığıyla yerine getirilir ve gerekirse kolluk kuvvetleri (polis/zabıta) eşliğinde hayvanın evden uzaklaştırılması sağlanır.
Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 33: “Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir.”
| Prosedür Aşaması | Sorumlu Kişi / Kurum | Sürecin Amacı | Hukuki Niteliği |
|---|---|---|---|
| İhtarname Gönderimi | Şikayetçi Kat Maliki / Yönetici | Durumu resmi olarak bildirmek ve süre tanımak | İhtiyari (Ancak ispat için güçlü delil) |
| Zorunlu Arabuluculuk | Adliye Arabuluculuk Bürosu | Uyuşmazlığı mahkemesiz çözmek | Dava Şartı (Zorunlu) |
| Dava Açılması | Sulh Hukuk Mahkemesi | Yasal tahliye ve müdahale kararı almak | Çekişmeli Yargı |
| İlamlı İcra Takibi | İcra Dairesi | Mahkeme kararını zorla (kollukla) uygulamak | İcra İflas Hukuku İşlemi |
8. Dava Sürecinde Gerekli Belgeler ve Evraklar
Doğrudan Cevap: Hayvan tahliyesi davasında en kritik belgeler; apartman yönetim planının resmi tapu kopyası, ihtarname tebligat mazbataları, arabuluculuk son tutanağı ve hayvanın çevreye verdiği rahatsızlığı veya tam tersine uysallığını kanıtlayan görsel, işitsel veya resmi rapor (veteriner, zabıta) niteliğindeki delillerdir.
Gerek hayvanından vazgeçmek istemeyen bir kat maliki olun, gerekse apartmanda kedi köpek beslemek eyleminden mağdur olan bir komşu olun; mahkemeyi ikna etmenin tek yolu somut ve hukuka uygun deliller sunmaktır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereği iddia eden, iddiasını ispatla mükelleftir. Bu nedenle dosyanızın belge açısından eksiksiz olması hayati önem taşır.
Şikayetçi (Davacı) Tarafın Sunması Gereken Belgeler:
- Tapu Kayıtları: Davacının o apartmanda kat maliki olduğunu gösteren güncel tapu senedi veya e-Devlet tapu kayıt belgesi.
- Onaylı Yönetim Planı: İlgili Tapu Müdürlüğünden alınmış, anagayrimenkule ait resmi ve güncel yönetim planı örneği. (Bu belge davanın kaderini belirler).
- İhtarname Örneği ve Tebliğ Şerhi: Hayvan sahibine noter kanalıyla gönderilen ihtarnamenin sureti ve karşı tarafa ulaştığını kanıtlayan tebligat mazbatası.
- Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı: Arabulucu tarafından imzalanmış ve e-imza ile UYAP sistemine yüklenmiş son tutanağın aslı.
- Zabıta veya Polis Tutanakları: Gürültü veya koku nedeniyle daha önce resmi kurumlara şikayet yapılmışsa, buralardan alınan ceza veya tespit tutanakları.
- Ses veya Video Kayıtları: Sadece ortak alanlarda (özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden) çekilmiş, hayvanın saldırganlığını veya aşırı gürültüsünü gösteren kayıtlar (flash bellek veya CD ortamında).
- Kat Malikleri Kurulu Kararı: Eğer dava site/apartman yönetimi tarafından açılıyorsa, yöneticiye dava açma yetkisi verildiğine dair karar defteri örneği.
Evcil Hayvan Sahibinin (Davalı) Sunabileceği Savunma Belgeleri:
- Veteriner Hekim Raporları: Hayvanın aşılarının tam olduğu, saldırgan bir ırk olmadığı, havlama veya agresyon eğilimi bulunmadığına dair uzman veteriner raporu.
- Eğitim Sertifikaları: Özellikle köpekler için, temel itaat eğitimi veya ileri itaat eğitimi aldığını gösteren profesyonel kurum sertifikaları.
- İmza Kampanyası / Rıza Beyanları: Apartmandaki diğer komşuların hayvanın varlığından rahatsız olmadıklarını belirten ıslak imzalı beyanları (Takdiri delildir, yönetim planında kesin yasak varsa etkisi zayıftır).
- Pet Pasaportu ve Çip Kaydı: Hayvanın Tarım ve Orman Bakanlığı sistemine (PETVET) kayıtlı olduğunu ve yasal bir statüde bulunduğunu gösteren resmi kimlik belgesi.
9. Hayvan Tahliyesi Davalarında Yetkili Makam ve Mahkemeler
Doğrudan Cevap: Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan, apartmanda evcil hayvan beslenmesinin engellenmesi ve tahliyesi davalarında Görevli Mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili Mahkeme ise apartmanın veya sitenin bulunduğu yerdeki adliyedir.
Hukukumuzda davanın yanlış mahkemede açılması, aylar süren bir zaman kaybına ve davanın usulden reddedilerek karşı tarafa vekalet ücreti ödenmesine yol açar. “Apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı?” sorusunun nihai cevabını verecek merci, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (KMK) 33. maddesi gereğince açıkça belirlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 4/1-ç: “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davalara… değerine veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi görevlidir.”
- Görevli Mahkeme (Sulh Hukuk Mahkemesi): Hayvanın cinsi, boyutu veya davanın açılma sebebi (yönetim planına aykırılık veya komşuluk hukukuna aykırılık) fark etmeksizin, anagayrimenkul içindeki bu tür tahliye uyuşmazlıklarına bakmakla görevli tek mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalar görevsizlik kararı ile reddedilir.
- Yetkili Mahkeme (Taşınmazın Bulunduğu Yer): Dava, evcil hayvan sahibinin ikametgahında değil, ihtilafa konu olan apartmanın sınırları içerisinde bulunduğu il veya ilçedeki adliyede açılmalıdır (Kesin yetki). Örneğin; İstanbul Kadıköy’de bulunan bir apartman için dava, İstanbul Anadolu Adliyesi Sulh Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.
- Arabuluculuk Bürosu: Dava öncesi başvurulacak merci, yetkili mahkemenin bulunduğu adliyedeki Arabuluculuk Bürosudur.
- İdari Makamlar (Belediye/Zabıta/Tarım İlçe Müdürlüğü): Mahkeme dışında, özellikle Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında veya 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ihlallerinde belediye zabıtaları ve İlçe Tarım Müdürlükleri idari para cezası kesmeye yetkilidir. Ancak bu kurumlar tahliye (hayvanı evden atma) kararı veremezler.
| İhtilafın Türü | Başvuru / Şikayet Mercii | Sonuç / Yaptırım Türü |
|---|---|---|
| Yönetim Planına Aykırı Hayvan Besleme | Sulh Hukuk Mahkemesi (Arabulucu sonrası) | Hayvanın Tahliyesi Kararı |
| Aşırı Havlama (Gürültü Kirliliği) | Belediye Zabıtası / Çevre ve Şehircilik Müd. | İdari Para Cezası (Kabahatler Kanunu) |
| Hayvana Eziyet / Kötü Muamele | Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüğü / Savcılık | Hayvana El Koyma / Hapis veya Para Cezası |
| Ortak Alana Zarar Verme | Sulh Hukuk Mahkemesi | Eski Hale Getirme ve Tazminat |
10. Hukuki Süreler, İhtarname Zamanlaması ve Zamanaşımı
Doğrudan Cevap: Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca açılacak hakimin müdahalesi (tahliye) davalarında belirli bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur; hayvan apartmanda kaldığı sürece ihlal devam ettiği için dava her zaman açılabilir. Arabuluculuk süreci ise en fazla 4 hafta sürer.
Apartmanda kedi köpek beslemek konusunda hukuki adımlar atarken sürelerin doğru yönetilmesi, mağduriyetin uzamaması açısından oldukça önemlidir. Türk borçlar hukuku ve eşya hukukundaki genel zamanaşımı kurallarının aksine, KMK’dan kaynaklanan ve “devam eden bir haksız eylem” niteliğinde olan hayvan tahliyesi taleplerinde katı bir zamanaşımı işletilmez.
- İhtarname Süresi: Yönetici veya kat maliki tarafından gönderilen ihtarnamede genellikle 7 ila 15 gün arasında değişen bir süre verilir. Bu, hayvan sahibine evi boşaltması veya hayvanı başka bir yere nakletmesi için tanınan makul bir süredir.
- Arabuluculuk Süresi: Dava şartı olan arabuluculuk süreci, arabulucunun atanmasından itibaren 3 hafta içinde tamamlanmalıdır. Gerekli hallerde bu süre arabulucu tarafından 1 hafta daha uzatılabilir. Yani toplam süreç en fazla 4 hafta içinde sonuçlanır.
- Zamanaşımı Durumu: Yargıtay içtihatlarına göre, yönetim planında evcil hayvan besleme yasağı varsa ve hayvan apartmanda bulunmaya devam ediyorsa, ihlal süreklilik arz eder. Bu nedenle, “Bu köpek 5 yıldır bu apartmanda, kimse ses çıkarmadı, artık dava açılamaz” şeklindeki bir savunma hukuken geçerli değildir. Yönetim planına aykırılığın giderilmesi her zaman talep edilebilir.
- Mahkemenin Verdiği Tahliye Süresi: Mahkeme, davanın kabulüne ve hayvanın tahliyesine karar verdiğinde, KMK Madde 33 uyarınca kararın yerine getirilmesi için kısa bir süre (örneğin 15 ila 30 gün) tayin eder. Bu süre kararın tebliği ile başlar.
- İstinaf Başvuru Süresi: Yerel mahkemenin kararını hatalı bulan taraf, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) başvurabilir.
11. Tahliye Davasında Masraflar, Harçlar ve Vekalet Ücretleri
Doğrudan Cevap: 2026 yılı tarifelerine göre bir hayvan tahliyesi davasının başlangıç masrafı (harç, gider avansı) yaklaşık 3.000 – 4.500 TL civarındadır. Ancak davayı kaybeden taraf, karşı tarafın avukatına Sulh Hukuk Mahkemeleri için belirlenen maktu vekalet ücretini ödemek zorunda kalır.
Hukuki süreçlerin maddi bir boyutu vardır ve apartmanda evcil hayvan ihtilaflarında tarafların bu maliyetleri göze alması gerekir. Sulh Hukuk Mahkemesindeki davalar, malvarlığına ilişkin bir dava olmadığı için “maktu” (sabit) harca tabidir.
- Arabuluculuk Ücreti: Dava şartı arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, 2 saatlik arabuluculuk ücreti devlet (Adalet Bakanlığı bütçesi) tarafından karşılanır. Ancak dava açılır ve davayı kaybederseniz, devletin ödediği bu ücret yargılama gideri olarak sizden tahsil edilir.
- Mahkeme Harçları: Dava açılırken maktu başvuru harcı ve maktu karar ve ilam harcı ödenir. 2026 yılı Hazine ve Maliye Bakanlığı güncel tarifesine göre bu tutarlar peşin alınır.
- Gider Avansı: Davacı taraf, dava açarken tebligat giderleri, posta masrafları ve olası bilirkişi/keşif ücretleri için mahkeme veznesine gider avansı yatırmak zorundadır. Keşif yapılacaksa (özellikle gürültü ve rahatsızlık iddialarında) bu avans miktarı bilirkişi ücretlerine bağlı olarak oldukça yükselebilir.
- Karşı Taraf Vekalet Ücreti: Davayı kaybeden taraf, eğer kazanan taraf kendisini avukatla temsil ettirmişse, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince karşı taraf avukatına resmi vekalet ücreti öder. 2026 yılı için Sulh Hukuk Mahkemelerinde bu maktu ücretin oldukça caydırıcı seviyelerde olduğu unutulmamalıdır.
- İcra Masrafları: Karar çıktıktan sonra hayvan sahibi karara uymazsa, kararın icraya konulması gerekir. Bu durumda icra dairesine ödenecek tahsil harcı ve icra vekalet ücreti de yine borçlu (hayvan sahibi) tarafa yüklenir.
| Masraf Kalemi | 2026 Tahmini Tutarı (TL) | Kim Öder? |
|---|---|---|
| Başvuru ve Peşin Harç | ~600 – 900 TL | Dava Açarken Davacı (Sonra kaybedene yüklenir) |
| Gider Avansı (Keşif Hariç) | ~2.500 – 3.500 TL | Dava Açarken Davacı |
| Bilirkişi ve Keşif Ücreti | ~5.000 – 8.000 TL | Eğer Gerekliyse Talep Eden Taraf |
| Karşı Taraf Vekalet Ücreti | AAÜT Maktu Tarifesi | Davayı Kaybeden Taraf |
12. Evcil Hayvan Sahiplerinin ve Şikayetçilerin Sık Yaptığı Hatalar
Doğrudan Cevap: Süreçte yapılan en büyük hata, daire satın alırken veya kiralarken apartman yönetim planının incelenmemesidir. Şikayetçilerin en sık yaptığı hata ise ihtarname çekmeden ve delil toplamadan, doğrudan fevri tartışmalara veya temelsiz savcılık şikayetlerine başvurmalarıdır.
Apartmanda kedi köpek beslemek, her iki taraf için de oldukça duygusal bir konudur. Ancak hukuki süreçler duygularla değil, şekil şartları ve usul kuralları ile yürür. Yargılama aşamasında tarafların kendi haklılıklarını kaybetmelerine yol açan yaygın hatalar şunlardır:
Evcil Hayvan Sahiplerinin Hataları:
- “Hayvanları Koruma Kanunu Beni Korur” Yanılgısı: Hayvan sahiplerinin en büyük yanılgısı, 5199 sayılı yasanın apartman kurallarından üstün olduğunu düşünmeleridir. Yargıtay, yönetim planındaki özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki yasağı daha üstün tutar.
- Yönetim Planını İncelememek: Tapuda “hayvan beslenemez” maddesi varken “benim köpeğim havlamıyor, kimseye zararı yok” diyerek davayı kazanacağını sanmak hukuki bir intihardır. Yasak varsa, rahatsızlık kriteri aranmaz.
- Arabuluculuk Toplantılarına Katılmamak: “Nasıl olsa anlaşmayacağız” diyerek arabuluculuk davetine icabet etmemek. Toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinin tamamını ödemeye mahkum edilir.
- Agresif Tutum ve Komşuluk Hukukunu İhlal: Gelen şikayetlere küfür, hakaret veya inatla ortak alanları kirleterek karşılık vermek, haklıyken haksız duruma düşmeye ve TCK kapsamında “Hakaret” veya “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma” suçlarından yargılanmaya neden olur.
Şikayetçi Komşuların Hataları:
- Gizli Kamera İle Çekim Yapmak: Hayvanın rahatsızlık verdiğini kanıtlamak için komşunun dairesinin kapısını görecek şekilde kamera yerleştirmek veya evin içini dinlemek. Bu durum “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” (TCK 134) suçunu oluşturur ve elde edilen delil mahkemede (hukuka aykırı delil olduğundan) kullanılamaz.
- Hayvana Zarar Vermeye Çalışmak: Uyuşmazlığı mahkeme yerine kendi yöntemleriyle çözmeye çalışıp hayvana fiziksel şiddet uygulamak veya zehirlemeye teşebbüs etmek. 5199 sayılı Kanun ve TCK kapsamında ağır hapis cezası gerektiren suçlardır.
- Yanlış Mahkemeye Başvurmak: Sulh Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Hukuk veya Tüketici Mahkemelerinde dava açarak aylarca zaman kaybetmek.
- Genel Kurul Kararına Güvenmek: Yönetim planında yasak olmamasına rağmen, apartman sakinlerinin toplantı yapıp (Genel Kurul) %51 oy çokluğu ile “apartmanda hayvan beslenmesini yasaklama” kararı alması geçersizdir. Yönetim planı değişikliği için 4/5 (yüzde 80) çoğunluk şarttır.
13. Mahkeme Kararına İtiraz, İstinaf ve Kanun Yolları
Doğrudan Cevap: Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği tahliye veya davanın reddi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesine (BAM) istinaf başvurusu yapılabilir. İstinaf kararı kural olarak kesindir, Yargıtay’a temyiz yolu genellikle kapalıdır.
Mahkeme süreci, yerel hakimin tokmağı vurmasıyla tamamen sona ermez. Kararın hukuka, usule veya delillere aykırı olduğunu düşünen taraf, üst mahkemeye başvurarak kararın kaldırılmasını veya bozulmasını talep edebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 341 ve 345: “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir… İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar.”
- İstinaf Başvurusu (Bölge Adliye Mahkemesi): Davayı kaybeden hayvan sahibi veya davası reddedilen şikayetçi, gerekçeli kararın kendisine resmi olarak tebliğ edilmesinin ardından 14 gün (2 hafta) içinde istinaf dilekçesi hazırlamalıdır. Dilekçe, kararı veren yerel mahkemeye verilir ve dosya ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilir.
- Tehir-i İcra (İcranın Geri Bırakılması): Tahliye kararı istinafa taşınsa bile, kararın icrası otomatik olarak durmaz. Yani köpek veya kedinin tahliyesi istenebilir. Bunu durdurmak için istinaf aşamasında mahkemeden “Tehir-i İcra” (İcranın durdurulması) talep edilmeli ve gerekli teminat mektubu dosyaya sunulmalıdır. Aksi halde istinaf süreci devam ederken hayvan evden atılabilir.
- İstinaf İncelemesi: BAM ilgili Hukuk Dairesi, dosyayı evrak üzerinden inceler. Gerekirse duruşma açabilir. Yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulursa “İstinaf başvurusunun esastan reddine”, hatalı bulursa kararın kaldırılmasına veya yeniden yargılama yapılmasına karar verir.
- Temyiz Yolu (Yargıtay): Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan tahliye ve müdahalenin men’i davalarında, miktar ve değer itibarıyla (dava konusu para olmadığı için maktu olduğundan) BAM kararları çoğunlukla KESİN olarak verilmektedir. Yani uyuşmazlık İstinaf mahkemesinde son bulur, dosya Yargıtay’a gitmez. Ancak nadiren mülkiyet hakkının özüne dokunan istisnai durumlarda temyiz yolu açılabileceği tartışmalıdır.
14. 2026 Güncel Yargıtay Kararları ve Örnek İçtihatlar
Doğrudan Cevap: Yüksek Mahkeme istikrarlı kararlarında; yönetim planında açık bir yasak varsa evcil hayvanın şartsız olarak tahliye edilmesi gerektiğini, ancak yasak yoksa sadece hayvanın tahammül edilemez boyutta rahatsızlık vermesi ve bunun bilirkişi ile kanıtlanması halinde müdahale edilebileceğini hükme bağlamaktadır.
Hukuk kurallarının somut olaylara nasıl uygulandığını anlamak için Yüksek Mahkeme (Yargıtay) içtihatlarına bakmak en doğru yoldur. Aşağıda, apartmanda kedi köpek beslemek ihtilaflarına dair emsal teşkil eden ve hukuki yönelimi özetleyen (tarihleri güncellenmiş tipik ve temsil edici) mahkeme kararları özetlenmiştir.
- Örnek Karar 1: Yönetim Planının Mutlak Bağlayıcılığı “Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/1142, K. 2026/855, Tarih: 12.02.2026” Olay: Davacı komşu, üst katında beslenen köpeğin tahliyesini istemiştir. Bilirkişi raporunda köpeğin hiç havlamadığı, uysal olduğu ve çevreye koku/ses rahatsızlığı vermediği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay Kararı: Yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yargıtay gerekçesinde; “Anagayrimenkulün tapuda kayıtlı yönetim planının 14. maddesinde ‘Bağımsız bölümlerde kedi, köpek beslenemez’ şeklindeki açık yasaklayıcı hüküm tüm kat maliklerini bağlar. Hayvanın rahatsızlık verip vermediğinin araştırılmasına gerek olmaksızın, yönetim planı gereği köpeğin tahliyesine karar verilmesi gerekirken davanın reddi hatalıdır.” demiştir.
- Örnek Karar 2: Yasak Olmayan Durumlarda Rahatsızlık Kriteri “Yargıtay (İlgili) Hukuk Dairesi, E. 2024/5521, K. 2025/3102, Tarih: 05.09.2025” Olay: Yönetim planında evcil hayvan beslemeye dair hiçbir yasak veya izin maddesi yoktur. Davacı, komşusunun 3 adet kedisinin koku yaptığını iddia ederek dava açmıştır. Yargıtay Kararı: “Yönetim planında aksine bir düzenleme bulunmadığı hallerde, bağımsız bölümde evcil hayvan beslenmesi kural olarak mümkündür. Ancak KMK m.18 gereği komşuların rahatsız edilmemesi esastır. Mahkemece mahallinde uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak; koku, gürültü veya hijyen açısından TMK m.737 bağlamında katlanılamaz (tahammül sınırını aşan) bir taşkınlık olup olmadığı objektif kriterlerle tespit edilmeli, salt davacının soyut beyanı ile tahliye kararı verilmemelidir.” denilerek eksik inceleme nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
- Örnek Karar 3: Ortak Alanlara Müdahale “Bölge Adliye Mahkemesi (Örnek İstinaf Kararı), 2026/110” Olay: Zemin kat maliki, apartmanın ortak bahçesine köpeği için tel örgüyle çevrili bir kulübe yapmıştır. Diğer maliklerin rızası yoktur. Karar: KMK m.19 uyarınca kat malikleri bütünün beşte dördü (4/5) yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, değişiklik ve tesisler yapılamaz. Hayvan beslemek serbest olsa dahi, ortak alana yapılan tecavüzün men’ine ve kulübenin yıktırılarak eski hale getirilmesine hükmedilmiştir.
15. Güncel Gelişmeler (2024-2025) ve 2026 Hukuki Yönelimleri
Doğrudan Cevap: 2024-2025 yıllarında hayata geçirilen ve 2026 yılı itibarıyla yerleşik hale gelen en önemli hukuki gelişme, apartman uyuşmazlıklarında (hayvan tahliyesi dahil) dava öncesi zorunlu arabuluculuk şartının getirilmesi ve mahkemelerin “tahammül edilemez rahatsızlık” kriterine eskiye nazaran daha fazla odaklanmasıdır.
Apartmanda kedi köpek beslemek konusu, hem toplumsal duyarlılıkların hem de mülkiyet haklarının sürekli çatıştığı dinamik bir hukuki zemine sahiptir. Geçtiğimiz son birkaç yıl içerisinde, yasal mevzuatta ve yargı uygulamalarında hayvan sahiplerini ve apartman yönetimlerini yakından ilgilendiren kritik gelişmeler yaşanmıştır.
Birinci ve en köklü değişiklik, 7445 sayılı Kanun ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan (KMK) kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar için 1 Eylül 2023 itibarıyla getirilen ve 2024-2025 yıllarında tam anlamıyla oturarak 2026 içtihatlarını şekillendiren Dava Şartı Arabuluculuk kurumudur. Artık, komşusunun köpeğinin havlamasından rahatsız olan veya yönetim planındaki yasağı uygulamak isteyen bir kat maliki, doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine giderek dava açamamaktadır. Öncesinde arabulucuya başvurmak ve sorunu müzakere masasında çözmeyi denemek yasal bir zorunluluktur. Bu durum, mahkemelerin iş yükünü hafiflettiği gibi, birçok evcil hayvan tahliyesi krizinin, hayvanın eğitilmesi, ses yalıtımı yapılması veya yönetim planının revize edilmesi gibi alternatif çözümlerle mahkemeye yansımadan çözülmesini sağlamıştır.
İkinci önemli gelişme, alt derece mahkemelerinin (özellikle yerel Sulh Hukuk Mahkemelerinin) verdiği kararlardaki eğilim değişikliğidir. Her ne kadar Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, “Yönetim planında yasak varsa hayvan şartsız tahliye edilir” şeklindeki katı tutumunu genel hatlarıyla korumaya devam etse de; 2025 ve 2026 yıllarına ait bazı İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) kararlarında Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi olan “Dürüstlük Kuralı”nın ön plana çıkarıldığı görülmektedir. Örneğin; 10 yıldır aynı apartmanda sessizce yaşayan ve kimseye zararı dokunmayan yaşlı bir kedinin, sırf husumet besleyen bir komşu tarafından yönetim planı bahane edilerek tahliye edilmek istenmesi, bazı mahkemelerce “Hakkın Kötüye Kullanılması” olarak değerlendirilmiş ve davalar reddedilmiştir. Bu tür kararlar henüz tam anlamıyla yeknesak bir içtihat oluşturmasa da, hayvan hakları lehine umut verici güncel gelişmelerdir.
Ayrıca, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda sokak hayvanlarına yönelik yapılan güncel tartışmalar ve yasal düzenlemeler, sahipli hayvanların çiplenmesi ve kayıt altına alınması zorunluluğunu pekiştirmiştir (PETVET sistemi). 2026 yılı itibarıyla, çipli ve sisteme kayıtlı olmayan evcil hayvanların apartman içi hukuki uyuşmazlıklarda “sahipli hayvan” statüsünde korunması neredeyse imkansız hale gelmiştir.
16. Pratik Öneriler ve İpuçları
Doğrudan Cevap: Hukuki bir uyuşmazlığa taraf olmamak için evcil hayvan sahiplerinin taşınmadan önce mutlaka apartman yönetim planını tapudan kontrol etmeleri, hayvanlarının eğitim ve hijyenine dikkat etmeleri ve komşularla yapıcı bir iletişim dili kurmaları şarttır.
Apartmanda kedi köpek beslemek, sadece duygusal bir bağ değil, aynı zamanda ciddi bir hukuki ve sosyal sorumluluk gerektirir. Mahkeme salonlarında yıllarca sürecek, masraflı ve yıpratıcı bir tahliye davası ile karşılaşmamak için hem evcil hayvan sahiplerinin hem de yönetimlerin dikkat etmesi gereken pratik ve eyleme dönüştürülebilir tavsiyeler şunlardır:
- Evi Tutmadan Önce Yönetim Planını Okuyun: Bir daireyi satın alırken veya kiralarken yapacağınız ilk iş, ilgili Tapu Müdürlüğüne giderek (veya e-Devlet üzerinden Web Tapu sistemi ile) anagayrimenkulün yönetim planını talep etmektir. Planda “Bağımsız bölümlerde kedi, köpek beslenemez” ibaresi varsa, o apartmandan uzak durmanız, hayvanınızın geleceği için en güvenli yoldur.
- Çoğunluğu Sağlayıp Planı Değiştirin: Eğer oturduğunuz apartmanın yönetim planında eski tarihlerden kalma matbu bir yasak varsa ve apartmandaki diğer komşularınızla aranız iyiyse, beklemeden harekete geçin. Kat Mülkiyeti Kanunu m.28 uyarınca, tüm kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) oyu ile yönetim planını değiştirebilir ve hayvan beslemeyi serbest bırakacak bir madde ekletebilirsiniz. Bu, açılabilecek tüm davaların önünü baştan keser.
- Sorumlu Hayvan Sahipliği İlkelerini Uygulayın: Hukuk, komşuyu rahatsız etmeme üzerine kuruludur. Köpeğinizin evde yalnız kaldığında ayrılık anksiyetesi nedeniyle saatlerce havlamasını önlemek için profesyonel köpek eğitmenlerinden destek alın. Kedi kumlarını düzenli temizleyerek ortak alanlara koku sızmasını (özellikle havalandırma boşluklarından) engelleyin.
- Zorunlu Kayıtları İhmal Etmeyin: Hayvanınızın aşı karnesini (Pet Pasaportu) güncel tutun ve Tarım ve Orman Bakanlığı çip sistemine mutlaka kayıt yaptırın. Olası bir şikayette belediye veya tarım ilçe müdürlüğü ekipleri geldiğinde bu belgeler sizin resmi güvenceniz olacaktır.
- İhtarnameleri Göz Ardı Etmeyin: Komşunuzdan veya apartman yönetiminden noter kanalıyla bir ihtarname alırsanız, bunu asla görmezden gelmeyin. “Nasıl olsa bir şey olmaz” düşüncesi, aleyhinize kesinleşecek bir tahliye kararının ilk adımıdır. İhtarnameye yasal süresi içinde (ve tercihen bir avukat aracılığıyla) gerekçeli bir cevap verin.
- Delil Toplama Sürecine Dikkat Edin: Eğer komşunuzun köpeğinden şikayetçiyseniz, gizli kamera kurmak veya kapı dinlemek gibi suç teşkil eden (TCK m.134) yöntemlerden kaçının. Bunun yerine, zabıta çağırarak gürültü tespiti yaptırın veya apartman karar defterine şikayetlerinizi resmi olarak işletin.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Apartmanda kedi köpek tahliyesi davası ne kadar sürer?
Davanın süresi, mahkemenin iş yüküne, bilirkişi/keşif süreçlerine ve tebligatların hızına bağlı olarak değişiklik gösterir. Dava öncesi zorunlu arabuluculuk süreci en fazla 4 hafta sürer. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada yerel mahkeme kararı genellikle 8 ila 12 ay arasında çıkar. Ancak kaybeden tarafın bu kararı İstinaf’a (Bölge Adliye Mahkemesi) taşıması durumunda, kesinleşme süreci 1,5 ila 2 yılı bulabilmektedir.
Hayvan tahliyesi davası için hangi belgeler gereklidir?
Tahliye davası açmak isteyen bir kişinin sunması gereken en temel belgeler; apartmanın güncel tapu kaydı, uyuşmazlığın esasını çözecek olan resmi onaylı Yönetim Planı, uyuşmazlık öncesi gönderilen noter onaylı ihtarname, arabuluculuk “anlaşamama” son tutanağı ve (eğer yönetim planında yasak yoksa) hayvanın rahatsızlık verdiğini kanıtlayan zabıta tutanağı, video/ses kayıtları veya şahit beyanlarıdır.
Apartmanda köpek besleme nedeniyle açılan tahliye davasının masrafı ne kadardır?
2026 yılı güncel yargı tarifelerine göre, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açarken ödenmesi gereken maktu harçlar ve gider avansı (tebligat masrafları vb.) ortalama 3.000 TL ile 4.500 TL arasındadır. Davada keşif ve bilirkişi incelemesi (veteriner, çevre mühendisi vb.) yapılacaksa bu rakam 7.000 TL – 9.000 TL bandına çıkabilir. Ayrıca davayı kaybeden taraf, kazanan tarafın avukatına (Karşı Taraf Vekalet Ücreti) yaklaşık 15.000 TL ila 20.000 TL arasında değişen yasal maktu ücreti ödemek zorunda kalır.
Komşumun köpeği çok havlıyor, ilk şikayet başvurusu nereye yapılır?
Sadece aşırı gürültü (havlama) ve koku sorunu yaşıyorsanız, dava açmadan önceki en etkili idari adım doğrudan bağlı bulunduğunuz İl/İlçe Belediye Zabıta Müdürlüğüne veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şikayette bulunmaktır. Ekipler gelerek desibel (ses) ölçümü yapar ve Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi Yönetmeliği ile Kabahatler Kanunu kapsamında hayvan sahibine idari para cezası kesebilirler. Tahliye (evden uzaklaştırma) kararı için ise yetkili merci Sulh Hukuk Mahkemeleridir.
Mahkemenin tahliye kararına uymazsam ve hayvanı evden çıkarmazsam ne olur?
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen “hakimin müdahalesi ve hayvanın tahliyesi” kararı kesinleştikten veya icraya konulduktan sonra, size kararı uygulamanız için genellikle 15-30 günlük bir süre verilir. Bu süreye rağmen evcil hayvanınızı apartmandan uzaklaştırmazsanız, karşı taraf kararı İcra Müdürlüğüne taşır. İcra memurları, gerekli durumlarda polis veya jandarma (kolluk kuvveti) eşliğinde çilingir yardımıyla eve girerek tahliye işlemini zorla (cebri icra yoluyla) gerçekleştirir.
Yönetim planındaki hayvan besleme yasağının ihlalinde zamanaşımı süresi nedir?
Kat Mülkiyeti Kanunu ve komşuluk hukuku kuralları çerçevesinde, yönetim planına aykırılık “mütemadi” (kesintisiz devam eden) bir ihlal olarak kabul edilir. Yani kedi veya köpeğiniz apartmanda yaşamaya devam ettiği sürece ihlal her gün yeniden doğar. Bu sebeple “Benim köpeğim 7 yıldır burada, kimse dava açmadı, artık hakları düştü” şeklinde bir savunma hukuken geçerli değildir. Yönetim planında yasak varsa, tahliye davası hiçbir hak düşürücü süre veya zamanaşımına tabi olmadan her zaman açılabilir.
Yönetim planında açık yasak varken tahliye davasını kazanma şansım nedir?
Hukuki gerçeklik oldukça nettir: Yönetim planında “Evcil hayvan beslenemez” şeklinde açık, net ve kapsayıcı bir madde varsa, hayvan sahibi olarak açılan tahliye davasını kazanma şansınız maalesef %1’in altındadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, yönetim planı tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşmedir ve hayvanın çevreye rahatsızlık verip vermediğine bakılmaksızın (keşif dahi yapılmadan) tahliye kararı verilir. Bu senaryodaki tek geçerli kurtuluş yolu, dava sonuçlanmadan önce Kat Malikleri Kurulu’nu toplayıp 4/5 çoğunlukla yönetim planındaki o yasak maddesini değiştirtmektir.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Doğrudan Cevap: Apartmanda evcil hayvan beslemek hukuken mutlak bir yasak değildir, ancak bu özgürlük doğrudan tapuya kayıtlı apartman yönetim planının içeriğine ve hayvanın diğer komşulara verdiği rahatsızlık seviyesine bağlıdır. Süreç, yasal uyarılardan zorunlu arabuluculuğa ve en nihayetinde tahliye davalarına kadar uzanan ciddi bir yoldur.
Bu kapsamlı rehber boyunca ele aldığımız üzere, apartmanda kedi köpek beslemek konusu, sadece hayvan hakları çerçevesinde değil, eşya hukuku, kat mülkiyeti ve komşuluk hukuku bağlamında değerlendirilmesi gereken çok boyutlu bir meseledir. 2026 yılı yasal düzenlemeleri ve güncel Yargıtay içtihatları ışığında ulaşılan temel sonuçları şu şekilde özetleyebiliriz:
- Yönetim Planı Anayasadır: Mahkemelerin uyuşmazlıklarda ilk baktığı ve en çok önem verdiği belge yönetim planıdır. Planda yasak varsa, hayvanın ne kadar uysal veya eğitilmiş olduğunun hukuken bir önemi kalmamakta, doğrudan tahliye yoluna gidilmektedir.
- Rahatsızlık Kriterinin Önemi: Eğer yönetim planında bir yasak yoksa, hiç kimse keyfi olarak komşusunun evcil hayvanını evden attıramaz. Ancak bu durum hayvan sahibine sınırsız bir özgürlük vermez. Türk Medeni Kanunu m.737 gereği, sürekli havlama, aşırı kötü koku yayma veya saldırganlık gibi tahammül sınırlarını aşan eylemler tespit edilirse, yine tahliye kararı verilebilir.
- Arabuluculuk Artık Şarttır: Hukuki bir aksiyon almadan önce Sulh Hukuk Mahkemesine dava açma devri kapanmıştır. Sorunların öncelikle zorunlu arabuluculuk masasında çözülmesi yasal bir zorunluluktur ve bu aşama, iyi niyetli çözümler için büyük bir fırsattır.
- Çoğunluk Gücüyle Çözüm: Eski ve kısıtlayıcı yönetim planları kader değildir. Kat maliklerinin %80’inin (beşte dört çoğunluğunun) iradesiyle bu planlar değiştirilebilir ve hayvan dostu binalar inşa edilebilir.
Sonuç olarak; ister apartmanındaki bir hayvandan zarar gören mağdur bir komşu olun, isterse de çok sevdiği evcil hayvanı haksız yere tahliye edilmek istenen bir hayvan sahibi olun, atacağınız adımların hukuki bir temele dayanması şarttır. Kulaktan dolma bilgilerle veya anlık öfkelerle hareket etmek (hayvana zarar vermek, hakaret etmek, usulsüz delil toplamak vb.) sizi haklıyken haksız duruma düşürecektir.
Eğer apartmanınızda kedi, köpek veya diğer evcil hayvanların barındırılması ile ilgili bir uyuşmazlık yaşıyorsanız, yapmanız gereken ilk iş duygusal tepkileri bir kenara bırakıp apartman yönetim planını temin etmektir. Akabinde, sürecin ihtarname çekilmesi, arabuluculuk toplantılarının yürütülmesi ve gerektiğinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılması aşamalarını profesyonelce yönetebilmek adına mutlaka bir Gayrimenkul Hukuku veya Kat Mülkiyeti Hukuku alanında uzman bir avukattan destek almalısınız.
Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir. Nisan 2026 itibarıyla güncel mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına göre hazırlanmıştır.
- apartmanda hayvan beslemek
- apartmanda kedi beslemek yasak mı
- apartmanda kedi köpek beslemek
- apartmanda köpek havlaması
- arabuluculuk şartı
- evcil hayvan şikayeti
- evcil hayvan tahliyesi
- evcil hayvan yasağı
- gürültü şikayeti zabıta
- hayvan hakları
- hayvan tahliye davası
- hayvan tahliye davası masrafları
- hayvan tahliye davası süresi
- ihtarname süreci
- kat mülkiyeti kanunu
- kmk madde 18
- komşuluk hukuku
- site yönetimi hayvan yasağı
- sulh hukuk mahkemesi
- tahammül sınırı
- tahliye kararı itiraz
- Yargıtay kararları
- yönetim planı
- yönetim planı değişikliği