apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı ? 2026 yargıtay kararları ve haklar
İçindekiler
- 1. Apartmanda Kedi Köpek Besleme Hakkı: Tanımı ve Kapsamı
- 2. Hukuki Dayanak: 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve Diğer Mevzuatlar
- 3. Yönetim Planında Evcil Hayvan Yasağı: Kimleri Bağlar?
- 4. Apartmanda Hayvan Beslemenin Şartları ve Komşuluk Hukuku
- 5. Tahliye Sürecinin Başlatılması ve Şikayet Prosedürü
- 6. Mahkemeye Başvurmadan Önceki İlk Adımlar ve İhtarname Süreci
- 7. Yargıtay’ın Güncel Yaklaşımı ve Tahliye Davaları Prosedürü
- 8. Gerekli Belgeler: Delil Tespiti ve Bilirkişi Raporları
- 9. Yetkili ve Görevli Mahkeme: Sulh Hukuk Mahkemesi’nin Rolü
- 10. Dava Açma Süreleri ve Zamanaşımı Kavramı
- 11. Dava Masrafları, Harçlar ve Avukatlık Ücretleri
- 12. Evcil Hayvan Sahiplerinin Yaptığı Sık Hatalar
- 13. Yerel Mahkeme Kararına İtiraz ve İstinaf/Temyiz Yolları
- 14. Emsal Yargıtay Kararları ve İçtihat Analizi
- 15. 2025-2026 Yılında Mevzuattaki Güncel Gelişmeler
- 16. Evcil Hayvan Sahipleri ve Komşular İçin Pratik Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Değerlendirme
Türkiye’de çok katlı yaşamın yaygınlaşmasıyla birlikte, apartmanda evcil hayvan besleme konusu komşular arasında en sık yaşanan uyuşmazlıkların başında gelmektedir. Özellikle 2026 yılı itibarıyla güncellenen içtihatlar ve toplumsal duyarlılığın artması, “apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı?” sorusunu her zamankinden daha karmaşık bir hukuki zemine taşımıştır. Bu kapsamlı rehberde, mülkiyet hakkı ile komşuluk hakları arasındaki hassas dengeyi, Yargıtay’ın en güncel kararları ışığında inceleyeceğiz. Evcil hayvan sahiplerinin yasal haklarından, yönetim planlarının bağlayıcılığına ve olası bir tahliye davasında izlenmesi gereken prosedürlere kadar tüm detayları bu makalede bulabilirsiniz.
1. Apartmanda Kedi Köpek Besleme Hakkı: Tanımı ve Kapsamı
Direct Answer: Apartmanda kedi ve köpek beslemek, kural olarak Türk hukukunda mülkiyet hakkının ve kişisel hürriyetlerin bir parçası kabul edilir; ancak bu hak, Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı ile sınırlandırılabilir. Eğer apartman yönetim planında açık bir yasak yoksa ve hayvan çevreye rahatsızlık vermiyorsa, besleme eylemi tamamen yasaldır.
Apartmanda evcil hayvan besleme hakkı, sadece bir “hobi” veya “tercih” değil, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında korunan ve mülkiyet hakkıyla doğrudan ilişkili bir durumdur. Hukuki açıdan bakıldığında, bir bağımsız bölüm maliki veya kiracısı, kendi özel alanında (dairesinde) başkalarına zarar vermemek kaydıyla dilediği gibi yaşama hakkına sahiptir. Ancak toplu yaşamın gereği olarak bu hak, apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı sorusunun yanıtını belirleyen “komşuluk hukuku” çerçevesinde kısıtlanmaktadır.
Kapsam belirlenirken iki temel unsur gözetilir: Hayvanın türü ve yaşam alanı. Genellikle kedi, köpek, kuş ve akvaryum balıkları “evcil ve süs hayvanı” statüsünde değerlendirilerek bu kapsamda ele alınır. Ancak bu hayvanların ortak alanlarda (bahçe, asansör, koridor) bulundurulması veya beslenmesi, daire içindeki haklardan farklı kurallara tabidir. 2026 yılındaki güncel yaklaşımlar, hayvanın sadece varlığını değil, yaşam kalitesini ve komşuların huzur hakkını da eşit derecede korumayı hedeflemektedir.
2. Hukuki Dayanak: 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve Diğer Mevzuatlar
Direct Answer: Apartmanda hayvan beslemenin temel hukuki dayanağı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’dur. Özellikle Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesi, kat maliklerinin birbirini rahatsız etmeme yükümlülüğünü düzenleyerek bu konudaki uyuşmazlıkların çözümünde anahtar rol oynar.
Türkiye’de apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı sorusuna yanıt ararken başvurulacak ilk kaynak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK)‘dur. Bu kanunun 18. maddesi, kat maliklerinin ve bağımsız bölümleri kullananların (kiracı vb.), hem bağımsız bölümlerini hem de eklentileri kullanırken “doğruluk kaidelerine uymak” ve özellikle “birbirini rahatsız etmemek” zorunda olduklarını hükme bağlar. Bu madde, evcil hayvanın gürültüsü, kokusu veya saldırgan tavırları nedeniyle komşuların rahatsız olması durumunda yasal müdahalenin kapısını açar.
Diğer yandan, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanların yaşam haklarını koruma altına alır. Bu kanun, hayvanlara kötü muameleyi yasakladığı gibi, onların doğal yaşam alanlarından koparılmamasını da hedefler. Ancak, Yargıtay kararlarında KMK’nın özel bir kanun olması nedeniyle, apartman içi uyuşmazlıklarda öncelikle KMK hükümlerinin ve yönetim planının uygulandığı görülmektedir. Ayrıca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)‘nun 737. maddesinde düzenlenen “Komşu Hakkı”, mülk sahibinin mülkünü kullanırken komşularına zarar verecek taşkınlıklardan kaçınması gerektiğini belirtir. Bu üçlü mevzuat yapısı, 2026 yılında da uyuşmazlıkların temelini oluşturmaktadır.
3. Yönetim Planında Evcil Hayvan Yasağı: Kimleri Bağlar?
Direct Answer: Apartman yönetim planında “bağımsız bölümlerde evcil hayvan beslenemez” şeklinde açık bir hüküm varsa, bu yasak kural olarak tüm kat maliklerini ve kiracıları bağlar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, yönetim planındaki bu tür bir yasak, hayvanın rahatsızlık verip vermediğine bakılmaksızın tahliye sebebi sayılabilir.
Yönetim planı, bir apartmanın “anayasası” niteliğindedir. 634 sayılı KMK’nın 28. maddesine göre yönetim planı; bütün kat maliklerini, onların mirasçılarını ve bağımsız bölümü sonradan iktisap edenleri bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Eğer yönetim planında “evcil hayvan beslemek yasaktır” veya “kedi, köpek beslenemez” gibi net bir ibare yer alıyorsa, mahkemeler genellikle bu hükmü mutlak kabul eder. Bu durumda, hayvanın çok sessiz olması veya kimseye zarar vermemesi hukuki sonucu değiştirmez.
Peki, bu yasak herkes için geçerli midir?
- Kat Malikleri: Yönetim planını imzalayan veya sonradan daireyi satın alan herkes bu plana uymak zorundadır.
- Kiracılar: Kiracılar, mülk sahibinin tabi olduğu kurallara tabidir. Kira sözleşmesinde hayvan beslemeye izin verilmiş olsa dahi, yönetim planındaki yasak kira sözleşmesinden üstündür.
- İstisnai Durumlar: Rehber köpekler (görme engelliler için) veya terapi hayvanları gibi özel durumlar, 2026 yılındaki bazı yerel mahkeme kararlarında “insan hakları” ve “erişilebilirlik” kapsamında değerlendirilerek bu yasakların dışında tutulabilmektedir.
[İLGİLİ YAZI: Apartman Yönetim Planı Değişikliği Nasıl Yapılır?]
4. Apartmanda Hayvan Beslemenin Şartları ve Komşuluk Hukuku
Direct Answer: Yönetim planında yasak olmasa dahi, apartmanda hayvan beslemek sınırsız bir hak değildir; hayvanın gürültü yapmaması, çevreye kötü koku yaymaması ve komşuların güvenliğini tehdit etmemesi şarttır. Bu şartların ihlali, KMK 18. madde uyarınca “rahatsızlık” kapsamında değerlendirilir ve hayvanın tahliyesine yol açabilir.
Apartmanda evcil hayvan beslerken uyulması gereken temel kriterler, komşuluk hukukunun “katlanma sınırları” ile belirlenir. Apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı sorusunun cevabı, yönetim planında yasak yoksa “hayır”dır; ancak bu cevap şu şartlara bağlıdır:
- Gürültü Kontrolü: Özellikle köpeklerin gece vakitlerinde veya sürekli olarak havlaması, komşuların dinlenme hakkını ihlal eder. Desibel ölçümleri ve bilirkişi raporları bu noktada kritiktir.
- Hijyen ve Koku: Hayvanın bakıldığı alanın temiz tutulmaması, ortak alanlara (asansör, merdiven) dışkı veya tüy bırakılması, ciddi bir tahliye gerekçesidir.
- Güvenlik: Hayvanın saldırgan olması veya ortak alanlarda tasmasız/ağızlıksız dolaştırılması, diğer sakinlerin can güvenliğini tehlikeye attığı için hukuki yaptırıma tabidir.
- Ortak Alanların Kullanımı: Bahçe, çatı katı veya sığınak gibi ortak alanlar, aksi kararlaştırılmadıkça hayvan besleme alanı olarak kullanılamaz.
2026 yılındaki yargılamalarda, mahkemeler “katlanma sınırı” kavramını titizlikle incelemektedir. Bir köpeğin günde birkaç kez havlaması normal karşılanırken, saatlerce süren ve süreklilik arz eden gürültü “tahammül edilemez” kabul edilmektedir.
5. Tahliye Sürecinin Başlatılması ve Şikayet Prosedürü
Direct Answer: Bir komşunun evcil hayvanından rahatsız olan kişiler, öncelikle apartman yönetimine başvurmalı, sonuç alınamazsa noter kanalıyla ihtarname çekmeli ve son aşamada Sulh Hukuk Mahkemesi’nde “müdahalenin men’i” veya “hayvanın tahliyesi” davası açmalıdır. 2024 itibarıyla bu tür davalarda zorunlu arabuluculuk süreci de devreye girmiştir.
Apartmanda yaşayan bir sakin, komşusunun beslediği hayvandan dolayı huzurunun bozulduğunu düşünüyorsa izlemesi gereken hukuki yol haritası şöyledir:
Adım 1: Sözlü İletişim ve Yönetim Bildirimi: Sorunu önce komşuyla çözmeye çalışmak, ardından apartman yöneticisine durumu bildirmek ilk adımdır. Yönetici, yönetim planındaki hükümleri hatırlatarak uyarıda bulunabilir.
Adım 2: Belediye ve Zabıta Şikayeti: Eğer sorun gürültü veya hijyen kaynaklıysa, belediyelerin çevre koruma birimlerine veya zabıtaya şikayette bulunulabilir. Bu birimler gelip yerinde inceleme yaparak idari para cezası uygulayabilir. Ancak zabıtanın hayvanı evden tahliye etme yetkisi yoktur.
Adım 3: Zorunlu Arabuluculuk: 2023 yılının Eylül ayından itibaren yürürlüğe giren düzenleme ile Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda (hayvan tahliyesi dahil) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Arabuluculuk aşamasında taraflar bir uzlaşmaya varamazsa, dava açma hakkı doğar. Bu süreç, 2026 yılında da yargı yükünü azaltmak adına en önemli filtrelerden biridir.
6. Mahkemeye Başvurmadan Önceki İlk Adımlar ve İhtarname Süreci
Direct Answer: Dava açmadan önce çekilecek bir noter ihtarnamesi, hem karşı tarafa hukuki sorumluluklarını hatırlatır hem de ileride açılacak davada “iyiniyetli çözüm arayışının” kanıtı olur. İhtarnamede rahatsızlığın somut nedenleri belirtilmeli ve hayvanın tahliyesi veya rahatsızlığın giderilmesi için makul bir süre verilmelidir.
Hukuki süreçte apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı tartışmasını mahkemeye taşımadan önceki en kritik belge noterden çekilecek ihtarnamedir. Bu ihtarname şu unsurları içermelidir:
- Şikayetçi olan kat malikinin veya kiracının bilgileri.
- Hayvan sahibi komşunun bilgileri.
- Yönetim planının ilgili maddesine veya KMK 18. maddeye atıf.
- Rahatsızlığın detaylı açıklaması (Örn: “Her gece 02:00-04:00 arası süregelen havlama sesi”).
- Sorunun giderilmesi için tanınan süre (genellikle 7 ila 15 gün).
- Süre sonunda aksiyon alınmazsa yasal yollara başvurulacağı ve masrafların karşı tarafa yükleneceği ihtarı.
İhtarname süreci, özellikle “yönetim planında yasak bulunmayan” durumlarda büyük önem taşır. Çünkü bu durumlarda mahkeme, hayvanın gerçekten bir rahatsızlık verip vermediğini araştıracaktır. İhtarnameye rağmen davranışın devam etmesi, hayvan sahibinin “kusurlu” olduğunu ispatlamada güçlü bir delildir. Ayrıca, bu aşamada profesyonel bir avukat desteği almak, ihtarnamenin hukuki terminolojiye uygun yazılmasını sağlayarak sürecin hızlanmasına yardımcı olur.
7. Detaylı Prosedür ve Aşamalar
Apartmanda kedi veya köpek beslenmesiyle ilgili uyuşmazlıkların çözümünde izlenmesi gereken prosedür, uyuşmazlığın kaynağına (yönetim planı yasağı mı yoksa çevreye verilen rahatsızlık mı) göre değişkenlik gösterir. 2026 yılı itibarıyla Yargıtay’ın güncel içtihatları ve Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) çerçevesinde süreç, kaba bir komşuluk uyarısından ziyade hukuki bir silsileyi takip etmek zorundadır. Keyfi tahliyeler veya hayvanın apartmandan uzaklaştırılması talepleri, yasal bir dayanak olmaksızın icra edilemez.
Sürecin ilk aşaması, her zaman apartman yönetim planının incelenmesidir. Eğer yönetim planında açık bir yasak yoksa, prosedür tamamen “rahatsızlık verme” kriteri üzerinden yürür. Ancak bir yasak varsa, bu yasağın uygulanması için kat maliklerinden birinin veya site yönetiminin dava açması gerekir. 2026 hukuk sisteminde, bu tür davalar açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması yasal bir zorunluluktur.
- Yönetim Planı İncelemesi: Tapu sicil müdürlüğünden güncel yönetim planı temin edilerek “evcil hayvan beslenemez” maddesinin varlığı kontrol edilir.
- İhtarname Süreci: Rahatsızlık veren hayvan sahibi komşuya, noter aracılığıyla durumun bildirilmesi ve makul bir süre tanınması (genellikle 7-15 gün) hukuki bir ön şart olmasa da davanın seyri açısından ispat kolaylığı sağlar.
- Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu: Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına başvurulur.
- Bilirkişi İncelemesi Talebi: Dava aşamasında mahkemeden hayvanın çevreye verdiği iddia edilen zararın (gürültü, koku, tüy vb.) tespiti için uzman bilirkişi (veteriner hekim ve çevre mühendisi) talep edilir.
- Tahliye Kararının İnfazı: Mahkeme tahliye kararı verirse, bu karar kesinleşmeden hayvanın evden çıkarılması zorlanamaz.
- Kararın Kesinleşmesi: İstinaf süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte kararın uygulanması aşamasına geçilir.
| Aşama Adı | İşlem Detayı | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Hazırlık | Yönetim planı ve delil (ses kaydı, tutanak) toplama | KMK Madde 28 |
| Arabuluculuk | Tarafların uzlaşması için yapılan zorunlu görüşme | 7445 Sayılı Kanun |
| Dava Açılması | Sulh Hukuk Mahkemesi’nde müdahalenin men-i davası | KMK Madde 33 |
| Keşif ve Bilirkişi | Yerinde inceleme ve ölçüm (Desibel ölçümü vb.) | HMK Madde 266 |
| Hüküm | Hayvanın tahliyesi veya davanın reddi kararı | Yargıtay İçtihatları |
8. Gerekli Belgeler ve Evraklar
Apartmanda evcil hayvan beslenmesiyle ilgili bir uyuşmazlık yargıya taşındığında, hem davacı (şikayetçi) hem de davalı (hayvan sahibi) tarafın iddialarını ispatlamak için sunması gereken kritik belgeler bulunmaktadır. Mahkemeler 2026 yılında, sadece soyut iddiaları değil, somut ve teknik verileri esas almaktadır. Özellikle hayvanın sağlığı, aşı durumu ve çevreye olan etkisi bu belgelerle kanıtlanır.
Hayvan sahibi açısından en önemli belge, hayvanın yasal kayıtlarının tam olduğunu gösteren evraklardır. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı PETVET sistemine kayıtlı çip bilgileri ve güncel aşı karnesi, hayvanın “tehlikeli” veya “başıboş” olmadığını ispatlamak için temel teşkil eder. Şikayetçi taraf ise, rahatsızlığın sürekliliğini kanıtlayan belgeleri dosyaya sunmalıdır.
- Güncel Yönetim Planı: Tapu dairesinden onaylı, apartmanın anayasası sayılan belge.
- PETVET Kayıt Belgesi: Hayvanın mikroçip numarası ve sahibinin bilgilerini içeren resmi döküm.
- Aşı Karnesi ve Sağlık Raporu: Veteriner hekim tarafından onaylı, parazit uygulamaları ve kuduz aşısının yapıldığını gösteren belge.
- Eğitim Sertifikaları: Özellikle köpekler için “Temel İtaat” veya “Sosyalizasyon” eğitim belgeleri, köpeğin saldırgan olmadığını kanıtlamak için kullanılır.
- Gürültü Ölçüm Raporları: Şikayetçi tarafça uzman kuruluşlara yaptırılan desibel ölçüm sonuçları.
- Belediye ve Zabıta Tutanakları: Olay yerine gelen kolluk kuvvetlerinin tuttuğu durum tespit tutanakları.
- Apartman Karar Defteri Sureti: Kat malikleri kurulunda hayvanla ilgili alınmış kararların dökümü.
KMK Madde 28: “Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir.”
9. Yetkili Makam ve Mahkemeler
Apartmanda kedi ve köpek beslenmesi nedeniyle çıkan uyuşmazlıklarda görevli ve yetkili mahkemeler, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca belirlenmiştir. Bu tür davalarda görevli mahkeme tartışmasız olarak Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir. Yetkili mahkeme ise, taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemedir. Örneğin, İstanbul Beşiktaş’taki bir apartmanda yaşanan sorun için İstanbul (Çağlayan) Sulh Hukuk Mahkemeleri yetkilidir.
2026 yılı itibarıyla, doğrudan mahkemeye gitmeden önce “Arabuluculuk Büroları” yetkili ilk merci haline gelmiştir. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmektedir. Ayrıca, hayvanın fiziksel saldırısı söz konusuysa, adli makamların yanı sıra mülki idari amirlikler (Valilik ve Kaymakamlıklar) de 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulama yetkisine sahiptir.
- Sulh Hukuk Mahkemeleri: Tahliye, müdahalenin men-i ve eski hale getirme davalarında asıl karar vericidir.
- Arabuluculuk Büroları: Dava öncesi zorunlu çözüm merkezidir.
- Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlükleri: Hayvanın refahı ve kayıtlılık durumunu denetleyen idari kurumlar.
- Belediye Veteriner İşleri Müdürlüğü: Hijyen ve çevre sağlığı şikayetlerinde inceleme yapan birim.
- Emniyet/Jandarma (HAYDİ Ekipleri): Hayvana işkence veya hayvanın saldırganlığı durumunda müdahale eden kolluk gücü.
- Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf): Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarının hukuka uygunluğunu denetleyen üst derece mahkemesi.
| Uyuşmazlık Türü | Görevli Makam | Yetki Alanı |
|---|---|---|
| Tahliye Talebi | Sulh Hukuk Mahkemesi | KMK Kapsamındaki Uyuşmazlıklar |
| Gürültü Şikayeti | Belediye / Sulh Hukuk | İdari Para Cezası / Tahliye |
| Isırma/Saldırı | Asliye Ceza Mahkemesi | TCK Kapsamındaki Suçlar |
| Kötü Muamele | Tarım ve Orman Müd. | 5199 Sayılı Kanun İdari Yaptırım |
10. Süreler ve Zamanaşımı
Apartmanda hayvan besleme uyuşmazlıklarında hak düşürücü süreler ve zamanaşımı kavramları, davanın türüne göre farklılık gösterir. Eğer yönetim planında bir yasak varsa ve bu yasağa dayanarak dava açılacaksa, kural olarak bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir; zira aykırılık devam ettiği sürece dava açma hakkı da devam eder. Ancak, kat malikleri kurulu kararlarının iptali için açılacak davalarda süreler oldukça kısıtlıdır.
2026 yılındaki güncel uygulamada, arabuluculuk süreci dava sürelerini doğrudan etkilemektedir. Arabuluculuk başvurusu yapıldıktan sonra sürecin 3 hafta (zorunlu hallerde +1 hafta) içinde tamamlanması gerekir. Bu süre zarfında dava açma süreleri durur. Ayrıca, mahkeme kararı sonrası istinaf yoluna başvurmak için tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre bulunmaktadır.
- Karar İptali Süresi: Toplantıya katılanlar için 1 ay, katılmayanlar için 6 ay içinde iptal davası açılmalıdır.
- Arabuluculuk Süresi: En fazla 4 hafta içinde sonuçlandırılmalıdır.
- İstinaf Başvuru Süresi: Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 14 gündür.
- Cevap Süresi: Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 haftadır (ek süre talep edilebilir).
- Bilirkişi Raporuna İtiraz: Raporun tebliğinden itibaren 2 haftadır.
- İcra Takibi Süresi: Kesinleşen ilamlar için 10 yıllık zamanaşımı süresi vardır.
KMK Madde 33: “Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine iptal davası açabilir.”
11. Masraflar ve Harçlar
Bir hayvan tahliye davası veya müdahalenin men-i davası açmanın maliyeti, 2026 yılındaki Harçlar Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne (AAÜT) göre hesaplanır. Bu davalar “maktu harca” tabi davalardır, yani davanın değeri üzerinden değil, devletin belirlediği sabit bir tutar üzerinden harçlandırılır. Ancak yargılama giderlerinin en büyük kısmını bilirkişi ücretleri ve keşif masrafları oluşturur.
Hukuk sistemimizde “haksız çıkan taraf yargılama giderlerini öder” kuralı geçerlidir. Eğer hayvan sahibi davayı kaybederse, davacı tarafın ödediği tüm harçları, bilirkişi ücretlerini ve davacı vekilinin avukatlık ücretini ödemekle yükümlü kalır. 2026 yılı tahmini rakamları üzerinden bir maliyet tablosu şu şekildedir:
| Gider Kalemi | Tahmini Tutar (2026) | Açıklama |
|---|---|---|
| Başvuru ve Karar Harcı | 1.200 TL – 1.800 TL | Dava açılışında ödenen maktu harçlar |
| Gider Avansı | 3.500 TL – 5.000 TL | Tebligat ve dosya masrafları |
| Bilirkişi ve Keşif Ücreti | 6.000 TL – 10.000 TL | Yerinde inceleme ve uzman raporu |
| Arabuluculuk Ücreti | 2.500 TL – 4.000 TL | Anlaşma sağlanamazsa devlet öder (sonra haksız taraftan tahsil eder) |
| Vekalet Ücreti (AAÜT) | 15.000 TL – 25.000 TL | Kaybeden tarafın karşı tarafa ödeyeceği avukatlık ücreti |
12. Sık Yapılan Hatalar
Apartmanda kedi köpek besleme süreçlerinde hem hayvan sahipleri hem de komşular sıklıkla telafisi güç hukuki hatalar yapmaktadır. Bu hataların başında, yönetim planının içeriğini tam bilmeden aksiyon almak gelir. Birçok hayvan sahibi, “hayvan hakları kanunu var, kimse çıkaramaz” yanılgısına düşerken; birçok yönetici de “karar aldık, yarın köpeği evden atmak zorundasın” diyerek yetki aşımı yapmaktadır.
2026 yılındaki yargı pratiğinde, usul hataları davanın esasına girilmeden reddedilmesine neden olmaktadır. Özellikle zorunlu arabuluculuk aşamasının atlanması veya yanlış mahkemeye (örneğin Asliye Hukuk) başvurulması zaman ve para kaybına yol açar. Ayrıca, sadece gürültüye dayanarak açılan davalarda, bilimsel bir desibel ölçümü yaptırmadan tanık beyanlarına güvenmek davanın reddedilme riskini artırır.
- Yönetim Planını Okumamak: En büyük hata, tapudaki yönetim planına bakmadan hayvan sahiplenmektir.
- Hukuka Aykırı Tahliye Girişimi: Site yönetiminin kendi başına hayvanı uzaklaştırmaya çalışması “hakkı olmayan yere tecavüz” veya “mala zarar verme” suçunu oluşturabilir.
- Arabuluculuğu İhmal Etmek: Dava şartı olan arabuluculuğa gitmeden dava açmak.
- Yetersiz Delil Sunmak: Sadece “çok havlıyor” demek yerine, hangi saatlerde ne kadar süreyle havladığını gösterir teknik veri sunmamak.
- İhtarname Çekmemek: Davalıya savunma şansı vermeden doğrudan dava açmak, mahkemede “iyi niyet” sorgulamasına neden olabilir.
- Belediye Kararlarını Kesin Sanmak: Belediyenin “besleyebilir” veya “besleyemez” yazısı mahkemeyi bağlamaz; asıl olan KMK ve yönetim planıdır.
13. İtiraz ve Kanun Yolları
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin verdiği bir tahliye veya müdahalenin men-i kararı, davanın sonu değildir. Türk hukuk sisteminde yer alan iki dereceli yargılama sistemi uyarınca, tarafların karara itiraz etme hakkı mevcuttur. 2026 yılında, bu tür kararlara karşı başvurulacak merci Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) hukuk daireleridir. İstinaf başvurusu, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle “tehir-i icra” (icranın durdurulması) talep edilmesi hayati önem taşır.
İtiraz sürecinde mahkemenin usul hataları yapıp yapmadığı, bilirkişi raporunun yeterliliği ve kanunun yanlış yorumlanıp yorumlanmadığı incelenir. Eğer mahkeme, yönetim planında yasak olmamasına rağmen sadece soyut şikayetlerle tahliye kararı vermişse, bu karar istinaf aşamasında yüksek ihtimalle bozulacaktır. Ancak yönetim planındaki yasak kesinse, istinafın kararı onama ihtimali çok yüksektir.
- İstinaf Dilekçesi: Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde gerekçeli olarak sunulmalıdır.
- Tehir-i İcra Talebi: Hayvanın dava sürerken evden çıkarılmasını önlemek için teminat yatırılarak talep edilen durdurma kararı.
- Karar Düzeltme: İstinaf dairesinin kararına karşı (belirli şartlar dahilinde) yapılan sınırlı itiraz yolu.
- Anayasa Mahkemesi Başvurusu: Mülkiyet hakkı veya özel hayatın gizliliği ihlali iddiasıyla yapılan bireysel başvuru (olağanüstü kanun yolu).
- Yargıtay Yolu: 2026 yılı itibarıyla kat mülkiyeti davalarının büyük çoğunluğu istinafta kesinleşmektedir, ancak miktar veya konu itibarıyla temyiz yolu açık olabilir.
TCK Madde 123: “Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye üst üste telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
14. Örnek Davalar ve İçtihatlar
Yargıtay’ın 2024, 2025 ve 2026 yıllarına yansıyan kararlarında “hayvan sevgisi” ile “mülkiyet hakkı” arasındaki denge hassasiyetle korunmaktadır. Emsal kararlara bakıldığında, Yargıtay’ın iki ana eksende karar verdiği görülür: Yönetim planında yasak olup olmaması. Eğer yönetim planında “evcil hayvan beslenemez” ibaresi varsa, Yargıtay hayvanın ne kadar sessiz veya eğitimli olduğuna bakmaksızın tahliye yönünde görüş bildirmektedir.
Ancak son yıllarda, “rehber köpekler” veya “terapi hayvanları” konusunda istisnai kararlar filizlenmeye başlamıştır. Görme engelli bir bireyin rehber köpeği veya doktor raporuyla belgelenmiş, sahibinin psikolojik sağlığı için zorunlu olan hayvanlar hakkında, yönetim planındaki yasağın “hakkın kötüye kullanılması” teşkil edebileceğine dair yerel mahkeme kararları istinaf süreçlerindedir.
- Emsal Karar 1: “Yönetim planında yasak olmasına rağmen 10 yıldır beslenen köpeğin, komşuların zımni onayı olduğu gerekçesiyle tahliyesinin reddine dair yerel mahkeme kararı, Yargıtay tarafından ‘yönetim planı sözleşmedir, değiştirilmediği sürece bağlayıcıdır’ gerekçesiyle bozulmuştur.” (Yargıtay 5. H.D. Temsili Karar)
- Emsal Karar 2: “Yönetim planında yasak bulunmayan bir olayda, sadece köpeğin cinsinin (Pitbull vb.) tehlikeli olduğu iddiası tahliye için yeterli görülmemiş; hayvanın somut bir zararı olup olmadığına bakılması gerektiğine hükmedilmiştir.”
- Emsal Karar 3: “Apartman bahçesinde kedi beslenmesi nedeniyle açılan davada, bahçenin ortak alan olduğu ve kat maliklerinin rızası olmaksızın kalıcı kedi evi yapılamayacağı ancak hayvanların beslenmesinin engellenemeyeceğine karar verilmiştir.”
- Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2023/4452, K. 2024/1120: “Bağımsız bölümde beslenen hayvanın çevreye verdiği rahatsızlık bilirkişi raporuyla kanıtlanmadıkça, yönetim planındaki genel ifadelerle tahliye kararı verilemez.”
| Dava Konusu | Mahkeme Yaklaşımı | Olası Sonuç |
|---|---|---|
| Yönetim Planında Açık Yasak | Sözleşmeye bağlılık ilkesi | Tahliye Kararı |
| Gece Havlaması (Gürültü) | Tahammül sınırının aşılması | Önlem Alınması / Tahliye |
| Ortak Alan Kirliliği | Hijyen ve dürüstlük kuralı | Eski Hale Getirme |
| Rehber Köpek Durumu | Pozitif ayrımcılık / Temel Hak | Tahliye Talebinin Reddi |
15. Güncel Gelişmeler (2024-2025)
2024 ve 2025 yılları, Türkiye’de kat mülkiyeti hukuku ve hayvan hakları arasındaki dengenin yeniden tanımlandığı bir dönem olmuştur. Apartmanda kedi köpek beslemek konusu, sadece bir komşuluk hukuku meselesi olmaktan çıkmış, Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla daha somut kriterlere bağlanmıştır. Özellikle 2026 yılına projeksiyon tutan kararlarda, “yönetim planındaki mutlak yasakların” mülkiyet hakkı ve hayvan hakları çerçevesinde nasıl esnetilebileceğine dair önemli ipuçları bulunmaktadır.
Son dönemdeki en dikkat çekici gelişme, Yargıtay’ın “rahatsızlık” kriterini daha titiz incelemeye başlamasıdır. Geçmiş yıllarda, yönetim planında “evcil hayvan beslenemez” ibaresi bulunduğu takdirde mahkemeler doğrudan tahliye kararı verirken, 2024 sonu itibarıyla verilen kararlarda, hayvanın çevresine somut bir zarar verip vermediği, gürültü seviyesinin desibel sınırlarını aşıp aşmadığı ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı gibi unsurlar bilirkişi raporlarıyla desteklenmektedir. Bu durum, “otomatik tahliye” döneminin kapandığını ve “somut olayın özelliklerine göre değerlendirme” döneminin başladığını göstermektedir.
Ayrıca, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan son düzenlemeler ve bu kanunun Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) ile olan hiyerarşik ilişkisi, mahkemelerin karar verme süreçlerini etkilemektedir. 2025 yılı içerisinde görülen davalarda, özellikle “rehber köpekler” ve “terapi hayvanları” konusunda tam bir muafiyet eğilimi oluşmuştur. Bu tür hayvanların, yönetim planında yasak olsa dahi, sahibinin sağlık durumu ve engellilik hali göz önünde bulundurularak apartmanda kalmasına izin verilmektedir. Bu, Türk hukuk sisteminde “insan hakları temelli” bir yaklaşımın evcil hayvan uyuşmazlıklarına entegre edildiğinin en net kanıtıdır.
Bir diğer önemli gelişme ise dijital delillerin kabulüdür. Artık komşuların sadece “çok havlıyor” şeklindeki beyanları yeterli görülmemekte; ses kayıtları, desibel ölçüm raporları ve kamera görüntüleri gibi teknik veriler davanın seyrini belirlemektedir. 2026 yılına girerken, Yargıtay’ın bu teknik standartları birer “içtihat birleştirme” unsuru olarak ele alması beklenmektedir.
16. Pratik Öneriler ve İpuçları
Apartmanda evcil hayvan besleyenlerin veya komşusunun hayvanından rahatsız olanların hukuki süreçlerde ellerini güçlendirmek için dikkat etmesi gereken stratejik adımlar bulunmaktadır. İşte hem hayvan sahipleri hem de apartman yönetimleri için altın değerinde tavsiyeler:
- Yönetim Planını İnceleyin: Bir eve taşınmadan veya hayvan sahiplenmeden önce mutlaka Tapu Sicil Müdürlüğü’nde kayıtlı olan “Apartman Yönetim Planı”nı inceleyin. Eğer burada açık bir yasak varsa, ileride dava açılması durumunda savunmanızın “hayvanın kimseye zararı yok” argümanı üzerine kurulması gerekecektir.
- Eğitim Sertifikası Alın: Özellikle köpek sahipleri için, köpeğin temel itaat eğitimi aldığını belgeleyen sertifikalar mahkemede “hayvanın kontrollü ve çevreyi rahatsız etmeyecek nitelikte olduğu” yönünde güçlü bir delil teşkil eder.
- Veteriner Kayıtlarını Güncel Tutun: Hayvanın aşılarının tam olması, parazit uygulamalarının yapılması ve sağlıklı olduğunun belgelenmesi, komşuların “hijyen ve hastalık” gerekçesiyle açacağı davaları boşa çıkaracaktır.
- Gürültü İzolasyonu: Eğer köpeğiniz gün içinde havlıyorsa, evde ses yalıtımı önlemleri almak veya köpeğin havlamasını tetikleyen unsurları (kapı zili, dışarıdaki hareketlilik) minimize etmek hukuki sorumluluğunuzu azaltır.
- Arabuluculuk Yolunu Deneyin: Komşularınızla sorun yaşadığınızda dava açmadan önce mutlaka 7445 sayılı Kanun kapsamında zorunlu hale getirilen arabuluculuk sürecini verimli kullanın. Burada yapılacak bir “centilmenlik anlaşması” (örneğin: hayvanın belirli saatlerde bahçeye çıkarılması), yıllar sürecek davalardan daha etkili bir çözümdür.
- Belge Toplayın: Eğer rahatsız olan tarafsanız, rahatsızlığın boyutunu kanıtlamak için günlük tutun, video kayıtları alın ve mümkünse diğer komşulardan tanıklık yapmalarını isteyin. Sadece bir kişinin şikayeti genellikle “hakkın kötüye kullanılması” olarak değerlendirilebilir.
Unutulmamalıdır ki; apartmanda kedi köpek beslemek bir haktır ancak bu hak, başkalarının huzur ve sükun içinde yaşama hakkıyla sınırlıdır. Bu dengeyi koruyan taraf, hukuki süreçlerde her zaman avantajlı olacaktır.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Apartmanda köpek beslemek nedeniyle açılan tahliye davası ne kadar sürer?
Türkiye’deki mevcut yargı yükü ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıkların niteliği göz önüne alındığında, bir evcil hayvan tahliye davası yerel mahkemede ortalama 8 ila 14 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak davanın istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve temyiz (Yargıtay) aşamalarına taşınması durumunda bu süre 2-3 yılı bulabilir. 2024 yılından itibaren zorunlu hale gelen arabuluculuk süreci ise, tarafların anlaşması durumunda uyuşmazlığı sadece birkaç hafta içinde çözebilmektedir. Davanın hızı, bilirkişi incelemelerinin (yerinde keşif ve desibel ölçümü) ne kadar sürede tamamlandığına doğrudan bağlıdır.
Apartman yönetim planında kedi-köpek yasağı varsa ne yapmalıyım?
Eğer yönetim planında “bağımsız bölümlerde kedi, köpek, tavuk vb. hayvanlar beslenemez” şeklinde kesin bir hüküm varsa, hukuki olarak dezavantajlı durumdasınız demektir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre yönetim planı, apartmanın “anayasası” hükmündedir ve tüm kat maliklerini bağlar. Ancak bu durumda dahi, hayvanın dışarıya hiçbir rahatsızlık vermediğini, gürültü yapmadığını ve ortak alanları kirletmediğini ispatlayarak “hakkın kötüye kullanılması” (TMK m. 2) savunması yapabilirsiniz. Ayrıca, 2026 güncel yaklaşımlarında mahkemeler, yönetim planındaki yasağın her somut olayda mutlak uygulanıp uygulanmayacağını tartışmaya açmıştır.
Köpek gürültüsü şikayeti için hangi belgeler gereklidir?
Hukuki bir süreç başlatmak veya belediyeye şikayette bulunmak için elinizde somut deliller olmalıdır. En önemli belgeler; gürültünün yapıldığı saatleri gösteren bir “gürültü günlüğü”, cep telefonu ile alınmış ses ve görüntü kayıtları, diğer apartman sakinlerinin imzalı beyanları ve varsa zabıta tutanaklarıdır. Mahkeme aşamasında hakim, genellikle bir bilirkişi görevlendirerek evde “keşif” yapar. Bu keşifte köpeğin havlama yoğunluğu ve çevreye etkisi teknik cihazlarla ölçülür. Bu nedenle teknik raporlar, davanın en kritik belgeleridir.
Evcil hayvan nedeniyle tahliye davası masrafları ne kadardır?
2026 yılı harç ve masraf tarifeleri göz önüne alındığında, bir tahliye davası açmanın başlangıç maliyeti (başvuru harcı, peşin harç, gider avansı) yaklaşık 3.000 TL ile 5.000 TL arasındadır. Ancak dava sürecinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve keşif giderleri bu tutara eklenir (yaklaşık 4.000 – 7.000 TL). Davayı kaybetmeniz durumunda karşı tarafın avukatlık ücretini de ödemek zorunda kalabilirsiniz. Toplamda bir davanın maliyeti 15.000 TL ile 25.000 TL arasına ulaşabilir. Bu yüksek maliyetler nedeniyle, uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözülmesi her iki taraf için de çok daha ekonomiktir.
Ev sahibi kiracının evcil hayvan beslemesini yasaklayabilir mi?
Ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişki, kira sözleşmesine dayanır. Eğer kira sözleşmesinde “evde evcil hayvan beslenemez” maddesi varsa, kiracı bu kurala uymakla yükümlüdür. Bu maddeye aykırılık, sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve ev sahibine haklı nedenle fesih ve tahliye davası açma hakkı verir. Ancak sözleşmede böyle bir yasak yoksa, sadece apartman yönetim planındaki yasak nedeniyle ev sahibi kiracıyı zorlayabilir. Kiracı, hem ev sahibiyle olan sözleşmesine hem de binanın genel yönetim planına uymak zorundadır. Sözleşmede izin verilmiş olsa bile, yönetim planındaki yasak kiracıyı da bağlar.
Hayvan tahliye davasında zamanaşımı süresi nedir?
Apartmanda hayvan beslenmesine ilişkin uyuşmazlıklarda spesifik bir “zamanaşımı” süresi yoktur; çünkü rahatsızlık verici durum devam ettiği sürece dava açma hakkı da devam eder. Ancak “hak düşürücü süre” veya “hakkın kötüye kullanılması” çerçevesinde bir değerlendirme yapılabilir. Örneğin, bir köpek 5 yıldır aynı apartmanda yaşıyor ve bu süre zarfında hiçbir şikayet olmamışsa, aniden açılan bir tahliye davasında hakim, davacının niyetini sorgulayabilir ve bu kadar süre sessiz kalınmasını “zımni rıza” veya hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlayabilir. Yine de hukuken, yönetim planına aykırılık her zaman dava konusu edilebilir.
Dava kazanma şansı nedir ve hangi kriterler etkilidir?
Bir evcil hayvan davasını kazanma şansı, yönetim planındaki hükümlere ve hayvanın davranışlarına bağlıdır. Eğer yönetim planında yasak yoksa, davanın kazanılma (hayvanın kalma) şansı %90’ın üzerindedir; bu durumda ancak hayvanın ciddi bir “rahatsızlık” (saldırganlık, aşırı koku, bitmek bilmeyen gürültü) verdiği ispatlanırsa tahliye kararı çıkar. Eğer yönetim planında yasak varsa, davanın kaybedilme riski yüksektir. Ancak güncel Yargıtay kararları, “rahatsızlık vermeyen” hayvanların tahliyesine karşı daha esnek davranmaya başlamıştır. Profesyonel bir avukat desteği, savunmanın bu “rahatsızlık vermeme” kriteri üzerine kurulması açısından hayati önem taşır.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Apartmanda kedi köpek beslemek yasak mı? sorusunun cevabı, 2026 yılı itibarıyla tek bir “evet” veya “hayır” cevabından çok daha karmaşıktır. Hukuk sistemimiz, bir yandan kat maliklerinin huzur ve sükun içinde yaşama hakkını korurken, diğer yandan hayvan haklarını ve mülkiyet hakkının kapsamını genişletmektedir. Gelinen noktada, yönetim planları hala en güçlü hukuki belge olma özelliğini korusa da, “somut rahatsızlık” kriteri mahkemelerin odağı haline gelmiştir.
Makalemiz boyunca incelediğimiz Yargıtay kararları ve yasal mevzuat ışığında şu temel sonuçlara varılabilir:
- Yönetim planında açık bir yasak varsa, hukuki süreç hayvan sahibi için oldukça zorludur; ancak imkansız değildir.
- Hayvanın çevreye verdiği rahatsızlığın (ses, koku, güvenlik) ispatı, tahliye davalarının merkezinde yer almaktadır.
- Zorunlu arabuluculuk, komşuluk ilişkilerini zedelemeden çözüm üretmek için en etkili yoldur.
- Rehber köpekler ve engelli bireylere eşlik eden hayvanlar, hukuki koruma açısından en güçlü gruptadır.
Sonuç olarak, apartman yaşamında “hoşgörü” ve “hukuka uygunluk” dengesi gözetilmelidir. Hayvan sahiplerinin sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi, komşuların ise makul ölçüdeki durumlara tahammül göstermesi, toplumsal barışın anahtarıdır. Hukuki bir ihtilaf durumunda, sürecin teknik detayları ve güncel içtihat takibi davanın sonucunu belirleyeceği için uzman görüşü almak en doğru adım olacaktır.
Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi özel şartları, mevcut yönetim planı ve tarafların tutumu çerçevesinde değerlendirilmelidir. Apartman hukuku ve hayvan hakları konusundaki uyuşmazlıklarınız için mutlaka uzman bir avukata danışmanız önerilir. Bu içerik, 2026 yılına yönelik öngörüler ve Mayıs 2026 itibarıyla güncel mevzuat eğilimlerine göre derlenmiştir.
- apartman kuralları
- apartman yönetmeliği
- apartmanda kedi beslemek yasak mı
- apartmanda kedi köpek beslemek
- apartmanda köpek beslemek yasak mı
- ev sahibi hakları
- evcil hayvan besleme şartları
- evcil hayvan besleme yasağı
- evcil hayvan tahliyesi
- gürültü şikayeti
- hayvan besleme izni
- hayvan hakları
- hukuki haklar
- kat mülkiyeti kanunu
- kedi köpek yasak maddesi
- kiracı hakları
- komşuluk hukuku
- ortak alan kullanımı
- site yönetimi kararları
- sulh hukuk mahkemesi
- tahliye davası
- yargıtay kararları 2026
- yönetim planı evcil hayvan