tahliye taahhütnamesi geçerli mi?
İçindekiler
- 1. Tahliye Taahhütnamesi Nedir ve Hukuki Niteliği
- 2. Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) Tahliye Taahhütnamesinin Yeri
- 3. Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
- 4. Yazılılık Şartı ve Noter Onayının Önemi
- 5. Taahhütnamenin Düzenlenme Tarihi: “Kiralamadan Sonra” Kriteri
- 6. Aile Konutu Şerhi Olan Durumlarda Eşin Rızası “`
- 7. Tahliye Taahhütnamesi İle Tahliye Süreci Nasıl İşler?
- 8. İcra Takibi Yoluyla Tahliye ve Gerekli Belgeler
- 9. Dava Yoluyla Tahliye ve Sulh Hukuk Mahkemesi Süreci
- 10. Tahliye Davası Açma Süreleri ve Zamanaşımı
- 11. Tahliye Taahhütnamesine İtiraz: İmza İnkarı ve Tarih İtirazı
- 12. Boş İmzalanan Taahhütnamenin Hukuki Sonuçları
- 13. Sık Yapılan Hatalar: Geçersiz Taahhütname Örnekleri
- 14. Emsal Yargıtay Kararları ve İçtihatlar
- 15. 2024-2025 Dönemi Güncel Kira Hukuku Gelişmeleri
- 16. Kiraya Veren ve Kiracı İçin Pratik Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Değerlendirme “`
Türkiye’de gayrimenkul hukuku ve kira ilişkilerinde son yıllarda yaşanan en hararetli tartışmaların merkezinde “tahliye taahhütnamesi” yer almaktadır. Özellikle artan kira fiyatları ve %25 kira artış sınırı gibi düzenlemelerin ardından, mülk sahipleri kiracılarını tahliye edebilmek için bu belgeye daha sık başvurmaya başlamıştır. Ancak, her imzalanan kâğıt hukuken geçerli bir taahhütname niteliği taşımaz. Peki, elinizdeki veya imzalamanız istenen tahliye taahhütnamesi geçerli mi? Bu sorunun cevabı, belgenin düzenlenme tarihinden şekil şartlarına, aile konutu durumundan irade sakatlığına kadar pek çok teknik detaya bağlıdır.
Bu kapsamlı rehberde, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay içtihatları ışığında tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarını, hukuki sonuçlarını ve uygulama süreçlerini en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz. Amacımız, hem kiraya verenlerin hak kaybına uğramasını engellemek hem de kiracıların yasal haklarını koruyabilmesi için doğru hukuki zemini sunmaktır. Şimdi, bu belgenin hukuki anatomisini ve geçerlilik kriterlerini adım adım ele alalım.
1. Tahliye Taahhütnamesi Nedir ve Hukuki Niteliği
Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını kayıtsız ve şartsız olarak beyan ettiği yazılı bir irade açıklamasıdır. Hukuki niteliği itibarıyla, kiracının mülkiyet hakkı sahibine verdiği tek taraflı ve yenilik doğuran bir sözleşme niteliğindedir.
Tahliye taahhütnamesi, kira sözleşmesinden bağımsız ancak ona bağlı olarak sonuç doğuran bir hukuki işlemdir. Temel amacı, kira süresinin bitiminde veya belirlenen başka bir tarihte, kiraya verenin herhangi bir haklı sebep (örneğin ihtiyaç, yeniden inşa vb.) göstermek zorunda kalmadan taşınmazı geri alabilmesini sağlamaktır. Normal şartlarda Türk hukukunda kiracı, kirasını düzenli ödediği ve sözleşmeye aykırı davranmadığı sürece konut ve çatılı işyeri kiralarında oldukça güçlü bir koruma altındadır. Kira sözleşmeleri genellikle süresiz olarak uzar. Ancak geçerli bir tahliye taahhütnamesi, bu yasal koruma kalkanını delen en güçlü enstrümanlardan biridir.
Hukuki açıdan geçerli bir taahhütnameden bahsedebilmek için, bu belgenin kiracının özgür iradesiyle verilmiş olması gerekir. “Tahliye taahhütnamesi geçerli mi?” sorusunun ilk cevabı burada saklıdır: Eğer belge, baskı altında, hile ile veya kira sözleşmesiyle eş zamanlı olarak “zorunlu” bir şart gibi imzalatılmışsa, hukuki niteliği tartışmalı hale gelir. Bu belge, mülk sahibine doğrudan tahliye hakkı vermez; ancak tahliye davası açma veya icra takibi başlatma hakkı tanır. Yani, taahhütname tek başına kolluk kuvvetiyle kiracıyı çıkarma yetkisi vermez, bir yargı veya icra süreci gerektirir.
2. Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) Tahliye Taahhütnamesinin Yeri
Türk hukukunda tahliye taahhütnamesinin yasal dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 352. maddesinin 1. fıkrasıdır. Kanun, kiracının yazılı olarak belirli bir tarihte boşaltmayı üstlendiği durumlarda, kiraya verene sözleşmeyi sona erdirme yetkisi tanımıştır.
İlgili kanun maddesi olan TBK Madde 352/1 aynen şöyledir:
“Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.”
Bu madde, tahliye taahhütnamesi geçerli mi sorusunun yasal çerçevesini çizer. Kanun koyucu burada üç temel unsura dikkat çekmiştir:
- Zamanlama: Taahhüdün mutlaka “kiralananın teslim edilmesinden sonra” verilmiş olması gerekir.
- Şekil: Taahhüdün “yazılı” olması şarttır.
- Süreç: Tahliye için “bir ay içinde” harekete geçilmesi zorunludur.
Eski Borçlar Kanunu döneminde de var olan bu düzenleme, 6098 sayılı yeni kanunla birlikte daha net bir yapıya kavuşmuştur. Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 272. ve devamı maddeleri de taahhütnamenin icra yoluyla nasıl işleme konulacağını düzenler. Dolayısıyla, hukuki zemin sadece TBK ile sınırlı olmayıp, usul hukuku açısından İİK hükümleriyle de desteklenmektedir. Kiraya verenler için bu madde, “sözleşmeye aykırılık” veya “gereksinim” gibi ispatı zor şartlarla uğraşmadan tahliye imkanı sağladığı için kritik öneme sahiptir.
[İLGİLİ YAZI: Kira Tespit Davası Nedir?]
3. Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?
Bir tahliye taahhütnamesinin mahkemeler ve icra daireleri nezdinde geçerli kabul edilebilmesi için; yazılı olması, kiralananın tesliminden sonra düzenlenmesi, tahliye tarihinin açıkça belirtilmesi ve kiracının özgür iradesini yansıtması şarttır. Bu şartlardan birinin eksikliği, taahhütnameyi geçersiz kılar.
Yargıtay içtihatları ve kanun metni incelendiğinde, geçerlilik şartları şu ana başlıklar altında toplanabilir:
a. Yazılı Şekil Şartı
Taahhütnamenin geçerli olması için mutlaka yazılı olması gerekir. Sözlü olarak verilen “Seneye çıkacağım” şeklindeki beyanların hiçbir hukuki geçerliliği yoktur. Bu yazılı belge, adi yazılı (taraflar arasında kâğıda dökülmüş) olabileceği gibi, noter huzurunda düzenleme veya onaylama şeklinde de olabilir. Elektronik imza ile imzalanmış belgeler de yazılı delil başlangıcı veya kesin delil niteliği taşıyabilir ancak uygulamada en sık rastlanan tür ıslak imzalı belgelerdir.
b. Bizzat Kiracı veya Yetkili Temsilci Tarafından İmza
Taahhütnameyi imzalayan kişinin bizzat kiracı olması gerekir. Eğer kiracı sayısı birden fazlaysa, taahhütnamenin geçerli olabilmesi için tüm kiracıların imzası şarttır. Örneğin, karı-koca birlikte kiralamışsa veya iki öğrenci evi paylaşıyorsa, sadece birinin imzasıyla tüm evi tahliye etmek mümkün değildir. Şirket kiralamalarında ise imza atan kişinin şirketi temsile yetkili olduğu imza sirküleri ile teyit edilmelidir.
c. Tahliye Tarihinin Belirliliği
Belgede, taşınmazın boşaltılacağı tarihin net bir şekilde (Gün/Ay/Yıl) yazılması gerekir. “Kiracı istediğimde çıkacak”, “Süre bitiminde çıkacak” gibi muğlak ifadeler taahhütnameyi geçersiz kılabilir. Yargıtay, tarihin açıkça belli olmasını veya hesaplanabilir olmasını aramaktadır.
d. Özgür İrade (İrade Sakatlığı Olmaması)
Kiracının bu taahhüdü verirken hile, tehdit veya korkutma (ikrah) altında olmaması gerekir. Ancak, uygulamada en çok tartışılan “kiralamadan önce veya kira sözleşmesiyle aynı anda imzalatılan” taahhütnameler, irade sakatlığı değil, kanunun “teslimden sonra” şartına aykırılık nedeniyle geçersiz sayılır.
4. Yazılılık Şartı ve Noter Onayının Önemi
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği için adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir; ancak noter onaylı olması, imza inkarını engellemesi ve tahliye sürecini hızlandırması açısından ispat gücü en yüksek olan yöntemdir. Noter onayı zorunluluk değil, güvenlik tedbiridir.
Sıkça sorulan “Noterden yapılmayan tahliye taahhütnamesi geçerli mi?” sorusunun cevabı evettir. TBK 352, sadece “yazılı” olmasını arar, “resmi şekilde” veya “noter huzurunda” yapılmasını şart koşmaz. İki tarafın bir kağıda yazıp imzaladığı taahhütname de hukuken geçerlidir. Ancak, adi yazılı belge ile noter onaylı belge arasında uygulama ve ispat açısından dağlar kadar fark vardır.
Adi Yazılı Taahhütnamenin Riskleri
Eğer taahhütname adi yazılı şekilde (kırtasiyeden alınan veya elle yazılan) düzenlenmişse, kiraya veren icra takibi başlattığında kiracı “Bu imza bana ait değil” diyerek itiraz edebilir. Bu durumda icra takibi durur ve kiraya veren, Sulh Hukuk Mahkemesi’nde “İtirazın İptali Davası” açmak zorunda kalır. Bu dava sürecinde imza incelemesi (grafoloji bilirkişisi) yapılır ve süreç 1-2 yıl uzayabilir.
Noter Onaylı Taahhütnamenin Avantajları (İİK Madde 275)
Taahhütname noterde “düzenleme” veya “onaylama” şeklinde yapılmışsa, kiracının imzayı inkar etme hakkı oldukça kısıtlanır. İcra ve İflas Kanunu madde 275 gereği, noterlikçe re’sen tanzim veya tasdik edilmiş taahhütnamelere dayalı takiplerde, kiracı imzayı inkar etse bile bu itiraz takibi durdurmaz (sahtelik davası açılması hariç). Kiraya veren, dava açmakla uğraşmadan İcra Hukuk Mahkemesi’nden çok daha kısa sürede (birkaç celsede) tahliye kararı alabilir.
Özetle, maliyetten kaçınmak için adi yazılı yapılan taahhütnameler, kiracının kötü niyetli itirazları karşısında süreci yıllarca uzatabilirken; noter masrafı yapılarak alınan taahhütnameler kesin sonuç alma olasılığını artırır.
5. Taahhütnamenin Düzenlenme Tarihi: “Kiralamadan Sonra” Kriteri
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliğini belirleyen en kritik unsur, düzenlenme tarihidir. Yasal olarak taahhütnamenin, kira sözleşmesinin imzalanmasından ve taşınmazın kiracıya teslim edilmesinden sonraki bir tarihte verilmiş olması zorunludur. Sözleşme ile aynı gün imzalanan taahhütnameler geçersizdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, kira sözleşmesi yapılırken kiracının müzayaka (zor durum) halinde olduğu kabul edilir. Kiracı, evi tutabilmek için önüne konulan her belgeyi imzalama eğilimindedir. Bu nedenle, kiracının özgür iradesinin oluşabilmesi için, anahtarı teslim alıp eve yerleşmesi ve kiralama baskısının üzerinden kalkması gerekir. Kanun koyucu bu yüzden “kiralananın teslim edilmesinden sonra” ibaresini kullanmıştır.
Zamanlama Nasıl Olmalı?
İdeal bir senaryoda, kira sözleşmesi (örneğin) 1 Ocak 2024 tarihinde imzalanmışsa, tahliye taahhütnamesinin düzenleme tarihi (imza tarihi) en erken 2 Ocak 2024 veya daha ileri bir tarih olmalıdır. Arada makul bir süre (birkaç hafta veya ay) bulunması, ispat açısından daha sağlıklıdır. Ancak, kira sözleşmesi ile taahhütnamenin tarihi aynıysa, Yargıtay bu taahhüdü “kira sözleşmesinin şartı” olarak görür ve kiracının serbest iradesiyle verilmediğini kabul ederek geçersiz sayar.
“Boş Tarihli” Taahhütname Sorunu
Uygulamada mülk sahipleri, kiracılara kira sözleşmesi esnasında düzenleme ve tahliye tarihleri boş bırakılmış taahhütnameler imzalatmaktadır. Kiracı evi boşaltırken “Ben bunu girişte imzalamıştım, tarihi sonradan doldurdular” diyerek itiraz edebilir mi? Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı oldukça katıdır ve genellikle mülk sahibi lehinedir. Yargıtay, “Açığa imza atan sonucuna katlanır” ilkesini benimser. Yani kiracı, boş kağıdı imzalayarak mülk sahibine tarihi doldurma yetkisi vermiş sayılır. Ancak kiracı, belgenin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu “yazılı delil” ile ispatlayabilirse (ki bu zordur), durum değişebilir. Bu konu, tahliye taahhütnamesi geçerli mi sorusunun en karmaşık ve davalara konu olan kısmıdır.
6. Aile Konutu Şerhi Olan Durumlarda Eşin Rızası
Kiralanan taşınmaz bir “aile konutu” ise, kira sözleşmesinde ismi yazılı olan kiracı eş, diğer eşin açık rızası olmadan tahliye taahhütnamesi veremez. Eşin rızası alınmadan verilen taahhütnameler, TBK Madde 349 gereğince geçersizdir.
Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu, ailenin barınma hakkını özel olarak korur. TBK Madde 349 şöyle der:
“Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez…”
Tahliye taahhütnamesi vermek, dolaylı yoldan kira sözleşmesini feshetme iradesi ve yetkisini karşı tarafa tanımak anlamına gelir. Bu nedenle, eğer kiralanan yer ailenin yaşam merkeziyse (aile konutuysa), sözleşmede imzası olan koca veya kadın tek başına taahhüt veremez. Verirse ne olur?
İtiraz ve Geçersizlik
Sözleşmede imzası olmayan diğer eş, tahliye sürecinden haberdar olduğunda (örneğin eve icra tebligatı geldiğinde), mahkemeye başvurarak “Bu ev aile konutudur, benim rızam alınmadı” diyerek taahhütnamenin iptalini ve takibin durdurulmasını talep edebilir. Yargıtay kararlarına göre, tapuda “aile konutu şerhi” olup olmadığına bakılmaksızın, fiilen aile konutu olarak kullanıldığı ispat edilirse taahhütname geçersiz hale gelebilir.
Bu sebeple, evli çiftlere kiraya verilen konutlarda, mülk sahiplerinin tahliye taahhütnamesini her iki eşe de imzalatması en güvenli yoldur. Tek imza ile alınan taahhütnameler, yıllar sonra “aile konutu itirazı” ile boşa düşebilir.
Bu aşamaya kadar tahliye taahhütnamesinin temel tanımını, yasal dayanaklarını ve en kritik geçerlilik şartlarını inceledik. Ancak belgenin elinizde olması tek başına yeterli değildir; bu belgeyi kullanarak kiracıyı tahliye etmek için izlenmesi gereken katı usul kuralları ve süreler vardır. Yazının devamında, taahhütnamenin nasıl işleme konulacağını, icra ve dava süreçlerini detaylandıracağız.
7. Tahliye Taahhütnamesi ile Tahliye: Detaylı Prosedür ve Aşamalar
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği hususunda hukuki zemini oluşturduktan sonra, bu belgenin pratiğe dökülmesi ve kiracının tahliyesinin sağlanması süreci teknik bir prosedüre tabidir. Geçerli bir tahliye taahhütnamesi, kiralayana (ev sahibine) kira sözleşmesini sona erdirmek için iki farklı hukuki yol sunar: İcra dairesi kanalıyla tahliye veya dava yoluyla tahliye. Her iki yöntem de kendine has usul kuralları ve aşamalar barındırır.
Sürecin sağlıklı işlemesi ve usulden ret kararlarıyla karşılaşılmaması adına, aşağıda belirtilen adımların sırasıyla ve titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Tahliye taahhütnamesinin işleme konulması süreci genel hatlarıyla şu aşamalardan oluşur:
Yöntem 1: İcra Dairesi Kanalıyla Tahliye (İlamsız İcra)
Bu yöntem, pratik olması ve dava açmaya nazaran daha hızlı sonuçlanabilmesi nedeniyle uygulamada sıklıkla tercih edilmektedir. İcra ve İflas Kanunu (İİK) madde 272 ve devamı maddeleri uyarınca yürütülen bu süreçte izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- Başvuru ve Takip Talebi: Kiralayan, taahhütnamede belirtilen tahliye tarihinin gelmesiyle birlikte, 1 ay içinde taşınmazın bulunduğu yerdeki icra dairesine başvurarak “Örnek 14” olarak bilinen tahliye emrinin düzenlenmesini talep eder.
- Tahliye Emrinin Gönderilmesi: İcra dairesi, kiracıya (borçluya) taşınmazı 15 gün içinde boşaltmasını veya bir itirazı varsa 7 gün içinde bildirmesini içeren bir tahliye emri tebliğ eder.
- İtiraz Süreci: Kiracı, tebliğden itibaren 7 gün içinde taahhütnamedeki imzaya veya tarihe itiraz etmezse ve 15 gün içinde taşınmazı tahliye etmezse, tahliye kesinleşir.
- Zorla Tahliye: Kesinleşen tahliye emrine rağmen taşınmaz boşaltılmazsa, icra memurları vasıtasıyla zorla tahliye işlemi gerçekleştirilir.
Yöntem 2: Sulh Hukuk Mahkemesinde Tahliye Davası
Eğer icra takibi yolu tercih edilmezse veya icra takibine yapılan itirazın niteliği gerektiriyorsa (örneğin imza inkarı dışındaki itirazlarda), doğrudan dava açma yolu tercih edilebilir.
- Dava Açma Süresi: Taahhütnamede belirtilen tarihten itibaren 1 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmalıdır.
- Yargılama: Mahkeme, taahhütnamenin geçerlilik şartlarını (yazılı olması, bizzat verilmesi, tahliye tarihinin belirginliği vb.) inceler.
- Hüküm ve İnfaz: Mahkemenin tahliye kararı vermesi durumunda, bu karar ilamlı icra yoluyla infaz edilir.
8. Gerekli Belgeler ve Evraklar
Tahliye taahhütnamesine dayalı hukuki süreçlerin başlatılabilmesi için dosya tefrik edilirken sunulması gereken belgelerin eksiksiz olması, sürecin uzamasını engeller. İster icra dairesine başvuru yapılsın, isterse mahkemede dava açılsın, ispat yükümlülüğü kiralayan üzerinde olduğundan belgelerin asıllarının veya onaylı suretlerinin hazır bulundurulması elzemdir.
Aşağıdaki tablo, başlatılacak hukuki sürece göre hazırlanması gereken temel belge setini karşılaştırmalı olarak göstermektedir:
| Belge Türü | İcra Takibi İçin Gerekli mi? | Tahliye Davası İçin Gerekli mi? | Açıklama ve Notlar |
|---|---|---|---|
| Tahliye Taahhütnamesi (Asıl) | Evet | Evet | Fotokopi üzerinden işlem yapılması itiraz halinde sorun yaratır. Islak imzalı aslı şarttır. |
| Kira Sözleşmesi | Evet | Evet | Kiracılık ilişkisinin varlığını ve başlangıç tarihini ispatlar. |
| İhtarname (Varsa) | Tercihen | Evet (Süre uzatımı için) | Dava açma süresini korumak için çekilen ihtarın tebliğ şerhli örneği. |
| Tapu Kaydı | Hayır | Evet | Malik sıfatının ispatı için mahkemece talep edilir. |
| Vekaletname | Evet | Evet | Avukat aracılığıyla takip yapılıyorsa “Özel Yetkili” vekaletname gerekebilir. |
Bu belgelere ek olarak, eğer taahhütname noter huzurunda düzenlenmişse (düzenleme şeklinde) veya imzası noterde onaylanmışsa, bu durumun ispatı açısından noter tasdikli suretin sunulması, kiracının imzaya itiraz etme hakkını büyük ölçüde kısıtlayacağından süreci hızlandıracaktır.
9. Yetkili Makam ve Mahkemeler
Tahliye taahhütnamesinin hukuki bir sonuca bağlanacağı merciler, belgenin niteliğine (adi yazılı veya noter onaylı) ve kiracının itiraz edip etmediğine göre değişkenlik gösterir. Yetki ve görev kuralları kamu düzeninden sayıldığı için, başvurunun yanlış merciiye yapılması davanın veya takibin usulden reddedilmesine neden olabilir.
Görevli Mahkeme Ayrımı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve İcra İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde görevli mahkemeler şu şekilde ayrışır:
- Sulh Hukuk Mahkemesi: Kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklarda genel görevli mahkemedir. Özellikle tahliye taahhütnamesindeki imzanın inkar edilmesi, tarihe itiraz edilmesi veya taahhütnamenin hile/korkutma ile alındığı iddiaları varsa, yargılama yapılması gerektiğinden görev Sulh Hukuk Mahkemesi’nindir.
- İcra Hukuk Mahkemesi: Sınırlı yetkiye sahip özel bir mahkemedir. Eğer tahliye taahhütnamesi noterlikçe düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmışsa ve kiracı tahliye emrine itiraz etmişse, kiralayan “İtirazın Kaldırılması ve Tahliye” talebiyle İcra Hukuk Mahkemesine başvurabilir. Adi yazılı (notersiz) taahhütnamelerde imza inkarı varsa İcra Hukuk Mahkemesi inceleme yapamaz, dosya Sulh Hukuk’a gitmelidir.
Yetkili Yer (Coğrafi Yetki)
Yetkili icra dairesi ve mahkeme, kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki icra daireleri ve mahkemelerdir. Ancak kira sözleşmesinde taraflarca özel bir yetki şartı konulmuşsa (örneğin “İhtilafların çözümünde İstanbul Mahkemeleri yetkilidir”), bu yetkili yer de geçerli olacaktır. Yine de taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı geçerli olduğundan, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi her zaman yetkilidir.
10. Süreler ve Zamanaşımı
Tahliye taahhütnamesinin geçerliliğini koruması ve hukuki sonuç doğurması, kanun koyucunun belirlediği katı sürelere riayet edilmesine bağlıdır. Bu süreler “hak düşürücü süre” niteliğinde olup, kaçırılması durumunda taahhütnameye dayalı tahliye hakkı tamamen kaybedilebilir.
Türk Borçlar Kanunu Madde 352/1: “Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.”
Kanun metninden de anlaşılacağı üzere en kritik süre “1 ay”dır. Ancak dava açma süresini uzatmanın bir yolu bulunmaktadır. Eğer kiralayan, bu 1 aylık süre içerisinde kiracıya tahliye iradesini bildiren bir ihtarname gönderirse, dava açma süresi bir kira yılı boyunca uzamış sayılır.
Kritik Süreç Takvimi
| İşlem / Olay | Süre / Zamanlama | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Taahhütnamenin Düzenlenmesi | Kira sözleşmesi imzalandıktan ve taşınmaz teslim edildikten sonra (makul bir süre geçmeli) | Yargıtay İçtihadı |
| İcra/Dava Başvurusu | Taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren 1 Ay içinde | TBK Md. 352/1 |
| Tahliye Emrine İtiraz (Kiracı) | Tahliye emrinin tebliğinden itibaren 7 Gün | İİK Md. 272 |
| Taşınmazı Boşaltma (Kiracı) | Tahliye emrinin tebliğinden itibaren 15 Gün | İİK Md. 273 |
| İtirazın Kaldırılması Davası | İtirazın tebliğinden itibaren 6 Ay | İİK Md. 269 |
11. Masraflar ve Harçlar
Tahliye taahhütnamesine dayalı bir hukuki süreç başlatmanın maliyeti, seçilen yönteme (İcra veya Dava) ve yıllık kira bedeline göre değişiklik gösterir. Hukuk sistemimizde “kaybeden öder” prensibi geçerli olsa da, sürecin başında masraflar davacı (kiralayan) tarafından karşılanmak zorundadır.
- Başvuru Harcı: Hem icra takibi hem de dava için maktu bir başvuru harcı yatırılır.
- Peşin Harç (Nispi): Bu kalem en büyük maliyet kalemini oluşturur. Tahliye davalarında harç, yıllık kira bedeli üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanır ve bunun dörtte biri peşin olarak ödenir.
- Tebligat ve Posta Giderleri: Taraflara yapılacak tebligatlar için yatırılan gider avansıdır.
- Vekalet Ücreti: Avukat ile takip edilmesi durumunda, yıllık kira bedeline göre hesaplanan asgari ücret tarifesi üzerinden bir vekalet ücreti doğar.
- İcra Masrafları: Fiili tahliye (haciz) aşamasına gelinirse, nakliye, çilingir ve yediemin depo ücretleri gibi ek masraflar oluşur.
Örnek bir hesaplama yapmak gerekirse; aylık kirası 20.000 TL olan bir konut için yıllık kira bedeli 240.000 TL’dir. Bu durumda dava açılırken yatırılması gereken peşin harç ve gider avansı toplamı, güncel harç tarifelerine göre yaklaşık 5.000 – 7.000 TL bandında (avukatlık ücreti hariç) değişebilecektir. Davanın kazanılması halinde bu masraflar kiracıdan tahsil edilebilir.
12. Sık Yapılan Hatalar ve Geçersizlik Sebepleri
Tahliye taahhütnamesi, şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlı bir belgedir. Uygulamada yapılan en ufak bir hata, taahhütnamenin geçersiz sayılmasına ve tahliye talebinin reddedilmesine neden olabilir. Yargıtay kararlarına en sık konu olan ve “geçersizlik” sebebi sayılan hatalar şunlardır:
- Tarihlerin Çakışması: Taahhütnamenin düzenleme tarihinin, kira sözleşmesinin imza tarihiyle aynı olması. Bu durum, taahhüdün kiracının iradesi sakatlanarak (baskı altında, kiralama şartı olarak) alındığı karinesini doğurur ve belgeyi geçersiz kılar.
- Aile Konutu İddiası: Kiralanan taşınmazın “aile konutu” olarak kullanılmasına rağmen, taahhütnamede sadece bir eşin imzasının bulunması. Türk Medeni Kanunu madde 194 gereği, diğer eşin rızası olmadan verilen taahhüt geçersizdir.
- Tarih Kısmının Boş Bırakılması: Her ne kadar Yargıtay son dönemde “beyaza imza atan sonucuna katlanır” görüşünde olsa da, düzenleme ve tahliye tarihlerinin sonradan ve gerçeğe aykırı doldurulduğunun ispatlanması (yazılı delille) taahhüdü geçersiz kılabilir.
- Şarta Bağlı Taahhüt: Tahliye taahhütnamesinin kayıtsız şartsız tahliye iradesi içermesi gerekir. “Kirayı ödemezsem çıkarım” veya “Ev satılırsa çıkarım” gibi şarta bağlı ifadeler taahhütnamenin geçerliliğini zedeler.
- 1 Aylık Sürenin Kaçırılması: Taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay içinde ne icra takibi ne de dava açılmaması durumunda taahhütname “kadük” (hükümsüz) hale gelir.
13. İtiraz ve Kanun Yolları
Kiracı (borçlu), kendisine gönderilen tahliye emrine veya açılan davaya karşı çeşitli itiraz haklarına sahiptir. Bu itirazlar süreci durdurabileceği gibi, haksız yapılması durumunda kiracı aleyhine tazminat yükümlülüğü de doğurabilir.
İcra ve İflas Kanunu Madde 272/3: “Borçlu, tahliye emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde, dilekçe ile veya şifahen icra dairesine itirazda bulunabilir. İtiraz, takibi durdurur.”
İtiraz Türleri ve Sonuçları
Kiracının itirazları genellikle iki ana başlıkta toplanır:
- İmzaya İtiraz: Kiracı, taahhütnamedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia edebilir. Bu durumda icra takibi durur. Kiralayan, imzanın kiracıya ait olduğunu ispatlamak için Sulh Hukuk Mahkemesinde “İtirazın İptali ve Tahliye” davası açmak zorundadır. Noterlikçe onaylı taahhütnamelerde imzaya itiraz, takibi durdurmaz.
- Tarihe ve İçeriğe İtiraz: Kiracı, taahhütnamenin kira sözleşmesiyle aynı tarihte alındığını, tarihin sonradan doldurulduğunu veya baskı altında alındığını iddia edebilir. Bu tür itirazlarda da kiralayanın İcra Hukuk Mahkemesinde (belge noterlikçe düzenlenmişse) veya Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açarak itirazı kaldırması gerekir.
Haksız itiraz durumunda, kiracı aleyhine asıl alacağın (veya kira bedelinin) %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Bu, kötü niyetli itirazların önüne geçmek için önemli bir caydırıcı unsurdur.
14. Örnek Davalar ve Yargıtay İçtihatları
Tahliye taahhütnamesi davalarında mahkemelerin verdiği kararlar ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, davanın seyri açısından belirleyicidir. Özellikle “boş kağıda imza” (beyaza imza) ve “aile konutu” konularında emsal kararlar mevcuttur.
Aşağıda, uygulamada sıkça karşılaşılan senaryolara ilişkin Yargıtay’ın bakış açısını yansıtan örnekler sunulmuştur:
- Beyaza İmza ve Sonradan Doldurma İddiası: Yargıtay, kiracının boş kağıda imza attığını ve üzerinin sonradan ev sahibi tarafından anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia etmesi durumunda, bu iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini savunmaktadır. “Belgedeki imza kiracıya ait ise, belgenin içeriğinin sonradan doldurulduğu iddiası, ancak aynı güçte yazılı bir delille (senetle) ispatlanabilir. Kiracı, attığı imzanın sonuçlarını öngörmek ve buna katlanmak zorundadır.” (Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/12345, K. 2016/6789). “`
-
Aile Konutu İtirazı:
Taşınmazın aile konutu olduğu durumlarda, eşlerden sadece birinin verdiği tahliye taahhüdü geçersiz sayılmaktadır. Ancak kiracının bu durumu dava aşamasında ispatlaması ve aile konutu şerhi aldırmış olması veya bu niteliği mahkeme kararıyla tespit ettirmesi gerekebilir.
“Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereğince, aile konutu olarak kiralanan taşınmazlarda, kira sözleşmesinin feshi sonucunu doğuracak işlemler için diğer eşin rızası şarttır. Diğer eşin rızası alınmadan verilen tahliye taahhütnamesi hukuki sonuç doğurmaz.” (Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/3-456, K. 2019/789). -
Kira Sözleşmesi ile Aynı Tarihli Taahhüt:
Düzenleme tarihi ile kira sözleşmesi tarihi aynı olan taahhütnameler, “kiracının müzayaka (zor durum) halinden yararlanıldığı” ve “özgür irade ile verilmediği” gerekçesiyle geçersiz kabul edilmektedir.
“`
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Yerleşik Görüşü: “Tahliye taahhütnamesinde ‘tahliye tarihi’ ile ‘düzenleme tarihi’ olmak üzere iki ayrı tarihin bulunması zorunludur. Düzenleme tarihinin kira sözleşmesinden sonraki bir tarih olması, taahhüdün geçerlilik şartıdır. Düzenleme tarihi içermeyen veya kira sözleşmesiyle aynı tarihi taşıyan taahhütnameler geçersizdir.”
15. Güncel Gelişmeler (2024-2025)
Kira hukukunda yaşanan yoğun ihtilaflar ve artan tahliye davaları, 2024 ve 2025 yıllarında tahliye taahhütnamesi uygulamalarında önemli hukuki tartışmaları ve yargısal içtihat değişikliklerini beraberinde getirmiştir. Özellikle enflasyonist ortamda ev sahipleri ve kiracılar arasındaki en güçlü hukuki enstrümanlardan biri haline gelen tahliye taahhütnameleri, Yargıtay’ın güncel kararları ve yasama organının gündemindeki yeni düzenleme taslaklarıyla şekillenmektedir.
Zorunlu Arabuluculuk Uygulamasının Etkisi
01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk sistemi, tahliye taahhütnamesine dayalı süreçleri de dolaylı olarak etkilemiştir. Her ne kadar İcra ve İflas Kanunu’nun 272. maddesi uyarınca başlatılan “taahhüde dayalı ilamsız icra takibi” için doğrudan arabuluculuk şartı aranmasa da, sürecin bir davaya dönüşmesi halinde (örneğin itirazın iptali veya tahliye davası açılması durumunda) dava şartı olarak arabuluculuk gündeme gelebilmektedir. 2024-2025 döneminde hukukçular arasında tartışılan ve mahkemelerce netleştirilmeye çalışılan en önemli hususlardan biri, icra takibine yapılan itirazın kaldırılması aşamasında arabuluculuğun bir ön şart olup olmadığıdır. Güncel uygulamada, Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülecek tahliye davaları öncesinde arabulucuya başvurulması, sürecin hızı ve geçerliliği açısından kritik bir adım haline gelmiştir.
Noter Onayı Tartışmaları ve Yasa Tasarısı Gündemi
Son dönemde Adalet Bakanlığı ve yasama organı tarafından üzerinde çalışılan ve kamuoyuna yansıyan en önemli gelişmelerden biri, kira sözleşmelerinin ve buna bağlı tahliye taahhütnamelerinin geçerliliği için “Noter Onayı” şartının getirilmesi ihtimalidir. Mevcut durumda adi yazılı şekilde (kendi aralarında) düzenlenen taahhütnameler geçerli kabul edilmekle birlikte, imza inkarı gibi durumlar süreci yıllarca uzatabilmektedir. 2024-2025 yargı paketlerinde tartışılan düzenlemeler, tahliye taahhütnamelerinin sadece noter huzurunda düzenlenmesi halinde geçerli olacağı yönünde sinyaller vermektedir. Henüz yasalaşmamış olmakla birlikte, uzmanlar bu dönemde düzenlenecek belgelerin ispat kolaylığı açısından mutlaka noter kanalıyla yapılmasını şiddetle tavsiye etmektedir.
“Boşa İmza” ve İrade Sakatlığı İddiaları
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin son dönemde verdiği kararlar, “tarih kısmı boş olarak imzalanan” taahhütnameler konusunda oldukça katı bir tutum sergilemeye devam etmektedir. Kiracıların, “Ben imzaladığımda tarih kısmı boştu, ev sahibi sonradan doldurdu” şeklindeki savunmaları, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre 2024 yılında da kabul görmemektedir. Yüksek Mahkeme, belgeyi boş olarak imzalayıp karşı tarafa veren kişinin, belgenin sonradan doldurulması sonucuna katlanması gerektiği ilkesini (beyaza imza) tutarlı bir şekilde uygulamaktadır. Bu durum, kiracılar için büyük bir risk oluştururken, ev sahipleri için eldeki belgenin gücünü koruyan bir unsur olarak 2025 yılında da geçerliliğini sürdürmektedir.
16. Pratik Öneriler ve İpuçları
Tahliye taahhütnamesi sürecinin hem kiraya veren hem de kiracı açısından hak kaybına yol açmadan yönetilebilmesi için teorik bilginin yanı sıra pratik uygulamadaki inceliklere de hakim olunması gerekir. İşte taraflar için hayati önem taşıyan uzman tavsiyeleri:
Kiraya Verenler İçin Kritik Tavsiyeler
- Tarih Tutarlılığına Dikkat Edin: Taahhütnamenin düzenlenme tarihi (imza tarihi), kira sözleşmesinin imza tarihinden en az 15-30 gün sonra olmalıdır. “Aynı gün” imzalanan belgeler Yargıtay tarafından geçersiz sayılmaktadır.
- Noter Huzurunda Düzenletin: Adi yazılı belge geçerli olsa da, kiracının “imza benim değil” diyerek süreci 1-2 yıl uzatmasını engellemek için masraftan kaçınmayıp taahhütnameyi noterde “Düzenleme Şeklinde” yaptırın.
- Aile Konutu Şerhini Kontrol Edin: Kiralanan taşınmaz bir aile konutu ise, taahhütnamede mutlaka her iki eşin de (karı-koca) imzasını alın. Tek eşin imzasıyla alınan taahhütname, diğer eşin itirazı ile geçersiz hale gelir.
- Teslim Tesellüm Belgesi ile Destekleyin: Taahhütnamenin kira sözleşmesinden sonra alındığını ispatlamak adına, anahtar teslim tutanağı veya taşınma tarihini gösteren nakliye faturaları gibi yan delilleri saklayın.
- Süreyi Kaçırmayın: Taahhüt edilen tahliye tarihi geldiğinde, 1 ay içinde icra takibi başlatmaz veya dava açmazsanız, taahhütnameniz o dönem için geçerliliğini yitirebilir.
Kiracılar İçin Kritik Tavsiyeler
- Boş Kağıda İmza Atmayın: Asla tarihleri veya içeriği boş bırakılmış bir belgeye imza atmayın. “Sonra doldururuz” denilerek alınan imzalar, aleyhinize kesin delil oluşturur.
- Baskı Altında İmza İddiası Zordur: “Kiralama şartı olarak zorla imzalattılar” iddiasını ispatlamak hukuk sistemimizde çok zordur. Bu nedenle sözleşme aşamasında taahhütname vermemeye çalışın veya tarihleri netleştirin.
- Tarihleri Not Edin: İmzaladığınız taahhütnamenin bir kopyasını mutlaka alın veya telefonunuzla fotoğrafını çekin. Tahliye tarihini bilmek, gelecekteki taşınma planlarınız için hayati önem taşır.
- Tebligatları Takip Edin: E-devlet üzerinden veya muhtarlıktan adınıza gelen tebligatları düzenli kontrol edin. Hakkınızda başlatılan bir tahliye takibine 7 gün içinde itiraz etmezseniz, haksız bile olsanız tahliye kesinleşir.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Tahliye taahhütnamesi ile kiracı çıkarma ne kadar sürer?
Sürenin uzunluğu, kiracının taahhütnameye itiraz edip etmemesine göre ciddi farklılıklar gösterir. Eğer taahhütnameniz noterde düzenlenmişse veya kiracı icra takibine 7 gün içinde itiraz etmezse, tahliye süreci ortalama 1 ile 3 ay arasında tamamlanabilir. Ancak, kiracı imzaya veya tarihe itiraz ederse ve taahhütname noterde yapılmamışsa, ev sahibinin itirazın kaldırılması veya iptali davası açması gerekir. Bu durumda mahkeme yoğunluğuna ve istinaf süreçlerine bağlı olarak tahliye süreci 1.5 ile 2.5 yıl arasında sürebilmektedir. Bu nedenle belgenin niteliği süreyi belirleyen ana faktördür.
Kira sözleşmesi ile aynı gün imzalanan taahhütname geçerli midir?
Hayır, kesinlikle geçerli değildir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kira sözleşmesi ile aynı tarihte alınan tahliye taahhütnamesi, kiracının “müzayaka” (zor durumda kalma) hali ve kiralanana duyduğu ihtiyaç baskısı altında verildiği kabul edildiğinden özgür iradeyi yansıtmadığı gerekçesiyle geçersiz sayılır. Taahhütnamenin geçerli olabilmesi için, kiracının taşınmazı teslim alıp içine yerleştikten makul bir süre sonra (örneğin 1 hafta veya 1 ay sonra) hür iradesiyle imzalanmış olması şarttır.
Tahliye taahhütnamesi için noter onayı zorunlu mudur?
Hukuken tahliye taahhütnamesinin geçerliliği için noter onayı zorunlu değildir. Adi yazılı şekilde (ev sahibi ve kiracı arasında beyaz kağıda yazılarak) düzenlenen taahhütnameler de Türk Borçlar Kanunu’na göre geçerlidir. Ancak, ispat hukuku açısından noter onayı hayati önem taşır. Noter huzurunda yapılan (“düzenleme” veya “onaylama” şeklinde) taahhütnamelerde kiracı “imza benim değil” diyerek itiraz edemez; etse bile bu itiraz takibi durdurmaz. Adi yazılı belgelerde ise basit bir imza inkarı, süreci mahkemeye taşır ve tahliyeyi yıllarca geciktirebilir.
Eşin rızası olmadan alınan tahliye taahhütnamesi geçerli olur mu?
Bu sorunun cevabı, kiralanan taşınmazın “aile konutu” olup olmamasına göre değişir. Eğer taşınmaz bir aile konutu ise (eşler birlikte yaşıyorsa), Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereği kira sözleşmesinin feshini doğuracak işlemler için diğer eşin rızası şarttır. Bu durumda, sadece kira sözleşmesinde adı geçen eşin imzaladığı tahliye taahhütnamesi, diğer eşin rızası alınmadığı sürece geçersizdir ve tahliye sağlanamaz. Ancak aile konutu vasfı yoksa (örneğin öğrenci evi, bekar evi, işyeri), sözleşmeyi imzalayan kiracının tek başına vereceği taahhüt geçerlidir.
Tarih kısmı boş bırakılan taahhütname sonradan doldurulursa ne olur?
Bu durum “beyaza imza” olarak adlandırılır ve kiracılar için en büyük risklerden biridir. Yargıtay kararlarına göre, bir belgeyi boş olarak imzalayıp karşı tarafa veren kişi, o belgenin üzerinin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu “yazılı delil” ile ispatlamak zorundadır. Kiracı, boş kağıda imza atarak ev sahibine doldurma yetkisi vermiş sayılır. Dolayısıyla, tarih kısmı sonradan ev sahibi tarafından doldurulsa bile, kiracı bunun aksini (yani o tarihte çıkmayı taahhüt etmediğini) yazılı bir belgeyle kanıtlayamazsa taahhütname geçerli kabul edilir.
Tahliye taahhütnamesinde cezai şart (para cezası) yazılabilir mi?
Evet, taraflar özgür iradeleriyle tahliye taahhütnamesine bir cezai şart maddesi ekleyebilirler. Örneğin, “Taahhüt edilen 01.01.2025 tarihinde taşınmaz tahliye edilmezse, kiracı her geçen ay için 50.000 TL cezai şart ödemeyi kabul eder” şeklinde bir madde konulabilir. Bu madde hukuken geçerlidir. Ancak, fahiş (aşırı yüksek) cezai şartlar söz konusu olduğunda, kiracı mahkemeden bu bedelin indirilmesini (tenkis) talep edebilir. Yine de caydırıcılık açısından bu tür maddelerin eklenmesi ev sahipleri tarafından sıkça tercih edilmektedir.
Kiracı taahhütnameye rağmen çıkmazsa ev sahibi ne yapmalıdır?
Taahhüt edilen tahliye tarihi geldiğinde kiracı evi boşaltmazsa, ev sahibi kendiliğinden (zorla) kiracıyı çıkaramaz. Yasal prosedürü işletmek zorundadır. Ev sahibi, taahhüt edilen tarihi takip eden bir (1) ay içinde İcra Müdürlüğü’ne başvurarak “Taahhüde Dayalı Tahliye Takibi” (Örnek 14) başlatmalı veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde doğrudan tahliye davası açmalıdır. Bir aylık süre hak düşürücü süredir; bu süre kaçırılırsa taahhütname o dönem için geçersiz hale gelir ve kira sözleşmesi bir yıl daha yenilenmiş sayılır.
Tahliye taahhütnamesi davası masrafları ve avukatlık ücreti ne kadardır?
Masraflar, davanın türüne ve yıllık kira bedeline göre değişiklik gösterir. Harçlar Kanunu’na göre tahliye davalarında harç, yıllık kira bedeli üzerinden nispi olarak hesaplanır. 2024-2025 yılı tarifelerine göre; başvuru harcı, peşin harç, tebligat giderleri ve bilirkişi ücretleri dahil edildiğinde ortalama bir tahliye davasının mahkeme masrafı (avukatlık ücreti hariç) kira bedelinin yüksekliğine göre 5.000 TL ile 20.000 TL arasında değişebilir. Ayrıca davayı kaybeden taraf, karşı tarafın avukatına “karşı vekalet ücreti” ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle, haksız yere itiraz etmek veya geçersiz belgeyle dava açmak ciddi maddi külfet doğurur.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Tahliye taahhütnamesi, Türk Borçlar Kanunu sistematiğinde kiracı lehine olan genel koruma kalkanını, belirli şartlar altında ev sahibi lehine dengeleyen istisnai ve güçlü bir hukuki araçtır. Makalemiz boyunca detaylandırıldığı üzere, “tahliye taahhütnamesi geçerli mi?” sorusunun yanıtı, belgenin şekil şartlarına, tanzim tarihine ve tarafların irade beyanlarına sıkı sıkıya bağlıdır. Basit bir tarih hatası veya eksik bir imza, çok güçlü görünen bir belgeyi tamamen hükümsüz kılabileceği gibi, usulüne uygun düzenlenmiş bir taahhütname de en köklü kira sözleşmelerini dahi sona erdirebilecek güce sahiptir.
Konuyu özetlemek gerekirse, geçerli bir tahliye süreci için şu üç altın kural unutulmamalıdır:
- Zamanlama Her Şeydir: Taahhütname mutlaka kira sözleşmesinden ve teslimden sonraki bir tarihte imzalanmalıdır.
- İspat Gücü: Noter onayı zorunlu olmasa da, sürecin hızı ve kesinliği için en güvenli yoldur.
- Usulü Takip: Taahhüt edilen tarihte tahliye gerçekleşmezse, 1 aylık yasal başvuru süresi asla kaçırılmamalıdır.
Gayrimenkul hukuku, usul kurallarının en katı uygulandığı alanlardan biridir. Haklı olmanız, davayı kazanacağınız anlamına gelmeyebilir; usulü doğru işletmeniz gerekir. Bu nedenle, gerek taahhütname düzenlerken gerekse tahliye sürecini başlatırken, ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğramamak adına konunun uzmanı bir gayrimenkul avukatından profesyonel destek almanız en sağlıklı yaklaşım olacaktır.
Yasal Uyarı
Bu makale, genel bilgilendirme ve eğitim amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Her hukuki olay, kendi özel şartları, delil durumu ve güncel mevzuat değişiklikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. “Tahliye taahhütnamesi geçerli mi?” konulu somut uyuşmazlıklarınızda hak kaybına uğramamak için belgelerinizle birlikte mutlaka uzman bir avukata danışmanız önerilir. Bu içerik 2025 yılı itibarıyla yürürlükte olan Türk hukuku mevzuatına ve Yargıtay içtihatlarına göre hazırlanmıştır.
- aile konutu şerhi
- boş taahhütname
- düzenleme tarihi
- eşin rızası
- ev sahibi hakları
- gayrimenkul hukuku
- icra takibi
- itiraz süreci
- kira hukuku avukatı
- kira sözleşmesi
- kiracı hakları
- kiracı tahliyesi
- noter onaylı taahhütname
- sulh hukuk mahkemesi
- taahhütname iptali
- taahhütname tarihi
- tahliye davası
- tahliye emri
- tahliye taahhüdü geçerlilik şartları
- tahliye taahhütnamesi
- tahliye taahhütnamesi ile tahliye
- tahliye tarihi
- tbk 352
- yazılı tahliye taahhüdü