Kadıköy Ceza Avukatı: Savcılık İfadesi Öncesi Bilmeniz Gerekenler
İçindekiler
- 1. Savcılık İfadesi Nedir? Soruşturma Evresinin Tanımı
- 2. Hukuki Dayanak: CMK 147 ve İlgili Mevzuat
- 3. Kadıköy Ceza Avukatı Desteğinin Önemi ve Kapsamı
- 4. Şüphelinin Hakları: İfade Öncesi Bilinmesi Gerekenler
- 5. Savcılığa Çağrı Süreci: Tebligat ve Davetiye
- 6. İfade Öncesi Hazırlık ve Dosya İncelemesi “`
- 7. İfade Verme Prosedürü ve Aşamaları
- 8. Suskunluk Hakkı ve Hukuki Sonuçları
- 9. Yetkili Makam: İstanbul Anadolu Adliyesi Savcılık Birimleri
- 10. Gözaltı ve Yakalama Tedbirleri
- 11. Tutuklama Talebi ve Sulh Ceza Hakimliği Sorgusu
- 12. Sık Yapılan Hatalar: İfade Sırasında Dikkat Edilecekler
- 13. Kovuşturmaya Yer Olmadığı (KYOK) Kararı ve İddianame
- 14. İfade Tutanaklarına İtiraz ve Kanun Yolları
- 15. Güncel Yargıtay Kararları ve İçtihatlar (2024-2025)
- 16. Ceza Soruşturmalarında Pratik Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme “`
Ceza muhakemesi sürecinin en kritik dönemeçlerinden biri, şüphelinin Cumhuriyet Savcısı karşısında verdiği ifadedir. Bir soruşturma dosyasının geleceği; yani takipsizlik (KYOK) kararı ile kapanması mı yoksa bir ceza davasına mı dönüşeceği, büyük oranda bu aşamada belirlenir. İstanbul Anadolu Yakası’nın en yoğun hukuk merkezlerinden biri olan Kadıköy ve çevresinde, adli süreçlerle karşılaşan bireyler için Kadıköy ceza avukatı desteği, sadece hukuki bir temsil değil, özgürlüğün teminatı niteliğindedir. Savcılık ifadesi, basit bir anlatımdan ibaret olmayıp, hukuki teknik bilgi, stratejik planlama ve usul kurallarına hakimiyet gerektiren resmi bir prosedürdür. Bu rehberde, İstanbul Anadolu Adliyesi yetki alanındaki soruşturmalar özelinde, savcılık ifadesi öncesinde bilmeniz gereken tüm yasal hakları, süreç yönetimini ve hukuki incelikleri detaylıca inceleyeceğiz.
1. Savcılık İfadesi Nedir? Soruşturma Evresinin Tanımı
Savcılık ifadesi, bir suç şüphesi altında bulunan kişinin (şüphelinin), soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı tarafından olaya ilişkin bilgisinin ve savunmasının resmi tutanağa bağlanması işlemidir. Bu işlem, ceza muhakemesinin “soruşturma” evresinin merkezini oluşturur ve toplanan delillerle birlikte kişinin yargılanıp yargılanmayacağına karar verilen temel aşamadır.
Hukukumuzda ifade alma yetkisi temel olarak iki makamda bulunur: Kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) ve Cumhuriyet Savcılığı. Ancak, savcılık ifadesi hiyerarşik ve hukuki sonuçları bakımından kolluk ifadesinden daha belirleyicidir. Türk Ceza Hukuku sistematiğinde savcı, “soruşturmanın efendisi” konumundadır. Kollukta verilen ifadeler, şüphelinin avukatı huzurunda alınmamışsa, mahkeme aşamasında şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Ancak savcı huzurunda verilen ifadeler, doğrudan delil niteliği taşır ve geri dönüşü çok daha zordur.
Özellikle Kadıköy ceza avukatı arayışında olan müvekkillerin bilmesi gereken en önemli husus, savcılık ifadesinin bir “sohbet” olmadığıdır. Burada ağızdan çıkan her kelime, aleyhe delil olarak kullanılabilir. Soruşturma evresi; suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen süreci kapsar. Bu süreçte savcının temel görevi, sadece aleyhe olan delilleri değil, şüphelinin lehine olan delilleri de (kamera kayıtları, tanıklar, HTS kayıtları vb.) toplamaktır. Savcılık ifadesi, şüphelinin lehine olan bu delillerin toplanmasını talep edebileceği en stratejik andır.
2. Hukuki Dayanak: CMK 147 ve İlgili Mevzuat
Savcılık ifadesi ve sorgu işlemleri, keyfi uygulamalara kapalı olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) tarafından sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. İfade alma işleminin hukuki omurgasını CMK Madde 147 oluşturur. Bu madde, “İfade ve Sorgunun Tarzı” başlığı altında, şüphelinin ifadesi alınırken uyulması gereken zorunlu kuralları sıralar.
İlgili Temel Mevzuat Maddeleri:
- CMK Madde 147: Şüphelinin kimliğinin tespiti, kendisine yüklenen suçun anlatılması, müdafi (avukat) seçme hakkı, susma hakkı ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakkını düzenler.
- CMK Madde 148: “Yasak Usuller”i düzenler. İfade verenin özgür iradesini sakatlayan kötü muamele, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi yöntemlerin kesinlikle yasak olduğunu belirtir. Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza olsa bile delil olarak değerlendirilemez.
- Anayasa Madde 38: “Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz” hükmüyle, susma hakkının anayasal temelini oluşturur.
Bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışmanın önemi, tam da bu maddelerin uygulanabilirliğinde ortaya çıkar. Kağıt üzerinde var olan bu hakların, pratik uygulamada (İstanbul Anadolu Adliyesi gibi yoğun adliyelerde) bazen göz ardı edilebildiği veya hızlıca geçiştirildiği görülebilmektedir. Hukuki destek, ifade tutanağının CMK 147’ye uygun düzenlenmesini, şüphelinin haklarının kendisine tam olarak hatırlatılmasını ve CMK 148 kapsamındaki yasak usullerin (örneğin “itiraf edersen serbest kalırsın” gibi aldatıcı vaatlerin) engellenmesini sağlar. Usule aykırı alınan bir ifade, ileride tüm davanın seyrini değiştirebilecek bir bozma nedenidir.
3. Kadıköy Ceza Avukatı Desteğinin Önemi ve Kapsamı
Ceza soruşturmalarında avukat desteği, lüks bir hizmet değil, adil yargılanma hakkının temel bir parçasıdır. Özellikle Kadıköy bölgesinde ikamet eden veya suça konu olayın bu bölgede gerçekleştiği durumlarda, yerel işleyişe hakim bir Kadıköy ceza avukatı ile süreci yönetmek kritik avantajlar sağlar. Kadıköy ilçesi, yargı çevresi bakımından İstanbul Anadolu Adliyesi’ne (Kartal) bağlıdır. Bölgedeki avukatlar, bu adliyenin savcılık kalemlerinin işleyişine, nöbetçi mahkemelerin pratiklerine ve savcıların genel yaklaşımına dair tecrübe sahibidir.
Avukatın savcılık ifadesi sırasındaki rolü pasif bir izleyicilik değildir. CMK sistemimiz avukata “aktif bir süje” rolü vermiştir. Avukatın bu süreçteki temel görevleri şunlardır:
- Dosya İnceleme Yetkisi: Şüpheli henüz neyle suçlandığını tam olarak bilmezken, avukatın UYAP sistemi üzerinden veya fiziki olarak savcılık kaleminden dosyayı inceleme ve delilleri görme hakkı vardır (kısıtlama kararı yoksa). Bu, savunma stratejisinin körü körüne değil, bilgiye dayalı kurulmasını sağlar.
- Hukuki Müdahale: Savcının veya katibin yönlendirici soru sorması (kapalı uçlu, cevabı içinde barındıran sorular) yasaktır. Avukat bu durumlarda anında müdahale ederek sorunun tutanağa geçmesini engeller veya itirazını şerh düşer.
- Lehe Delil Sunma: İfade sırasında olayı aydınlatacak kamera kayıtlarının, tanık listelerinin veya dijital materyallerin savcılığa sunulmasını sağlar.
- Tutuklama Talebine Karşı Savunma: Savcı ifade sonrası şüpheliyi serbest bırakabileceği gibi, adli kontrol veya tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne de sevk edebilir. Avukat, bu sevk aşamasında savcıyı ikna etmeye yönelik hukuki argümanlar sunar.
[İLGİLİ YAZI: İstanbul Anadolu Adliyesi’nde Ceza Soruşturması Süreçleri]
4. Şüphelinin Hakları: İfade Öncesi Bilinmesi Gerekenler
Savcılık makamına çıktığınızda, ifade işlemine başlanmadan önce savcı tarafından yüzünüze karşı okunması zorunlu olan haklarınız vardır. Bu haklar hatırlatılmadan alınan ifadeler hukuka aykırıdır. Bir Kadıköy ceza avukatı olarak müvekkillerimize her zaman hatırlattığımız temel haklar şunlardır:
İsnadı Öğrenme Hakkı
Kişi, ne ile suçlandığını net bir şekilde bilmek zorundadır. Sadece “hırsızlık şüphesi” denilmesi yeterli değildir; “Hangi tarihte, nerede, kime karşı, hangi eylemle” suçlandığınızın somut olay örgüsü anlatılmalıdır. Savunma ancak somut bir isnada karşı yapılabilir.
Müdafi (Avukat) Seçme ve Yardımından Yararlanma Hakkı
Şüphelinin en önemli hakkıdır. İfadeniz alınırken yanınızda bir avukat bulundurma hakkınız vardır. Eğer ekonomik durumunuz bir avukat tutmaya elverişli değilse, Baro tarafından size ücretsiz bir avukat (CMK avukatı) atanmasını talep edebilirsiniz. Avukatınız gelmeden ifade vermeye zorlanamazsınız.
Suskunluk Hakkı
Şüpheli, kendisine yöneltilen sorulara cevap vermeme hakkına sahiptir. Susma hakkının kullanılması, suçun kabul edildiği anlamına gelmez ve aleyhe delil olarak yorumlanamaz. Bazı durumlarda dosyadaki deliller henüz tam görülmediyse veya şok etkisiyle yanlış beyanda bulunma riski varsa, avukatlar müvekkillerine susma hakkını kullanmalarını tavsiye edebilir.
Delillerin Toplanmasını İsteme Hakkı
Şüpheli, sadece suçlamalara cevap vermekle yetinmek zorunda değildir. Kendisini suçtan kurtaracak veya suç vasfını değiştirecek delillerin toplanmasını (örneğin; olay saatinde başka yerde olduğuna dair HTS kayıtları, işyeri kamera görüntüleri) savcıdan talep edebilir. Bu taleplerin tutanağa geçirilmesi hayati önem taşır.
5. Savcılığa Çağrı Süreci: Tebligat ve Davetiye
Soruşturma süreci genellikle şüphelinin savcılığa davet edilmesiyle görünür hale gelir. CMK madde 145 uyarınca, ifadesi alınacak kişi bir “davetiye” ile çağrılır. Bu çağrı kağıdında; çağrılma nedeni, gelmezse zorla getirileceği (ihzar) ihtarı yer alır. Kadıköy ve çevresinde ikamet eden vatandaşlar için bu süreç genellikle şu yollarla işler:
- Tebligat Yoluyla Çağrı: Kişinin MERNİS adresine resmi bir tebligat gönderilir. Bu tebligatta hangi savcılığa, hangi dosya numarası ile ve hangi tarihte gitmesi gerektiği yazar.
- Telefon veya SMS ile Çağrı: Pratikte, özellikle şüphelinin telefon numarası dosyada mevcutsa, savcılık kalemi veya görevlendirilen polis memuru kişiyi telefonla arayarak ifadeye davet edebilir. Bu yöntem resmi tebligat hükmünde olmasa da, süreci hızlandırmak adına sıkça kullanılır. Bu durumda bir Kadıköy ceza avukatı ile iletişime geçip dosya numarasını teyit ettirmek güvenli bir yoldur.
- Kolluk Marifetiyle Çağrı: Bazı durumlarda polis memurları ikamete gelerek kişiye savcılığa gitmesi gerektiğini tebliğ eder.
Önemli Uyarı: Davetiyeye rağmen mazeretsiz olarak savcılığa gitmemek, hakkınızda “Zorla Getirme Kararı” (ihzar müzekkeresi) çıkarılmasına neden olur. Bu durumda kolluk kuvvetleri sizi evinizden veya iş yerinizden alarak polis aracıyla adliyeye götürür. Bu durum hem itibar kaybına yol açar hem de savcı nezdinde “kaçma şüphesi” algısı oluşturarak tutuklama riskini artırabilir. Bu nedenle davetiye ulaşır ulaşmaz bir avukatla planlama yapmak en doğrusudur.
6. İfade Öncesi Hazırlık ve Dosya İncelemesi
Savcılık kapısına gitmeden önceki hazırlık evresi, ifadenin içeriği kadar önemlidir. Hazırlıksız, dosya içeriğini bilmeden verilen bir ifade, “karanlıkta ateş etmeye” benzer. Hedefi tutturma ihtimaliniz düşük, kendinizi yaralama ihtimaliniz yüksektir.
Etkili bir hazırlık süreci şu adımları içermelidir:
- Dosya İçeriğine Erişim: Şüphelinin kendisi dosyayı incelemekte zorlanabilir, ancak avukatınız UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden soruşturma dosyasındaki tüm evraklara (şikayet dilekçesi, polis tutanakları, doktor raporları vb.) erişebilir. Eğer dosyada “gizlilik kararı” (kısıtlama) varsa, sadece kısıtlı evraklar incelenebilir; ancak bu durumda bile ifade öncesi savcıdan genel bilgi alınabilir.
- Olay Örgüsünün Netleştirilmesi: Avukatınızla birlikte olay tarihini, saatini ve akışını kronolojik olarak netleştirmelisiniz. Çelişkili beyanlar (örneğin; önce “oradaydım” deyip sonra “yoktum” demek) inandırıcılığı tamamen yok eder.
- Hukuki Niteleme: Eyleminizin hangi suçu oluşturabileceği veya hangi hukuka uygunluk nedenleri (meşru müdafaa, rıza vb.) kapsamında değerlendirilebileceği analiz edilmelidir. Bazen şüpheli, suç olmayan bir eylemi yanlış kelimelerle anlatarak kendini suçlu durumuna düşürebilir.
- Delil Listesi Hazırlığı: Yanınızda götüreceğiniz veya savcının toplamasını isteyeceğiniz delillerin listesi hazırlanmalıdır.
İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yoğun iş yükü göz önüne alındığında, savcılar genellikle hızlı ve öz bir ifade alma eğilimindedir. Bu nedenle, söyleyeceklerinizi kısa, net ve hukuki temele dayalı cümlelerle ifade etmeye hazırlıklı olmalısınız. Deneyimli bir Kadıköy ceza avukatı, size “provası yapılmış bir ifade” kurgusu sunmaz; ancak gerçeğin hukuki dille en doğru nasıl ifade edileceği konusunda size rehberlik eder.
7. İfade Verme Prosedürü ve Aşamaları
Savcılık ifadesi süreci, şüphelinin savcı odasına girmesiyle başlayan ve tutanağın imzalanmasıyla son bulan, katı şekil şartlarına bağlanmış resmi bir prosedürdür. Kadıköy ceza avukatı desteği alan bir şüpheli için bu süreç, hukuki güvenliğin sağlandığı kontrollü bir işlemken, hazırlıksız bir birey için stres ve hata riskleriyle doludur. Prosedür, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun öngördüğü sıraya göre işletilmek zorundadır; bu sıranın ihlali ifadeyi hukuka aykırı hale getirebilir.
İstanbul Anadolu Adliyesi gibi yoğun adliyelerde, savcılık kalemleri günde onlarca ifade almaktadır. Ancak yoğunluk ne olursa olsun, aşağıdaki aşamaların eksiksiz uygulanması yasal zorunluluktur:
- Kimlik Tespiti: Savcı, şüphelinin kimlik bilgilerini (nüfus cüzdanı, adres, iletişim bilgileri) doğrular. Ekonomik ve sosyal durum araştırması kapsamında meslek ve aylık gelir sorulur. Bu aşamada doğru beyanda bulunmak zorunludur; kimliği gizlemek veya yalan beyanda bulunmak ayrı bir suç teşkil eder (TCK 206).
- Hakların Yüzüne Karşı Okunması: Usulün en kritik adımıdır. CMK 147 gereği şüpheliye susma hakkı, avukat isteme hakkı ve lehe delil toplama hakkı sözlü olarak hatırlatılmalı ve bu durum tutanağa geçirilmelidir.
- İsnadın (Suçlamanın) Anlatılması: Şüpheliye sadece suç maddesi (örneğin “Yaralama”) söylenmez; olayın nerede, ne zaman ve nasıl gerçekleştiği iddia edilen somut vakıalar anlatılır.
- Şüphelinin Beyanının Alınması: Şüpheli olayla ilgili bildiklerini anlatır. Bu aşamada savcı araya girerek sorular sorabilir. İfade “özgür irade” ile verilmelidir.
- Tutanağın Okunması ve İmza: Katip tarafından yazılan tutanak, şüpheli ve avukatı tarafından okunur. Yazılanların beyanla örtüştüğü teyit edildikten sonra savcı, katip, şüpheli ve avukat tarafından imzalanır.
CMK Madde 148/4: “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.”
Bu madde, savcılık ifadesinin kolluk ifadesinden farkını ortaya koyar. Savcı huzurunda verilen ifade, mahkemede reddedilse dahi güçlü bir delil niteliği taşır. Bu nedenle, savcılık aşaması “düzeltilebilir bir hata” yeri değildir.
8. Suskunluk Hakkı ve Hukuki Sonuçları
Suskunluk hakkı, şüphelinin suçlamalar karşısında sessiz kalarak kendini suçlayıcı beyanda bulunmaktan kaçınma yetkisidir ve Anayasal bir güvence altındadır. Şüpheli, kimlik tespiti soruları hariç olmak üzere, olayın esasına ilişkin sorulara cevap vermeme hakkına sahiptir. Susma hakkının kullanılması, hukuken bir “ikrar” (suçu kabul) veya “zımni kabul” olarak değerlendirilemez.
Ancak pratikte susma hakkının kullanımı stratejik bir karar olmalıdır. Özellikle dosya içeriğinin tam olarak bilinmediği, delillerin henüz görülmediği veya şüphelinin olayın şokuyla sağlıklı düşünemediği durumlarda Kadıköy ceza avukatı tarafından susma hakkı önerilebilir. Buna karşılık, şüphelinin suçsuzluğunu kanıtlayacak çok net delillerin olduğu (örneğin olay anında başka yerde olduğunu ispatlayan kamera kaydı) durumlarda susmak, soruşturmanın uzamasına ve şüphelerin yoğunlaşmasına neden olabilir.
| Durum | Hukuki Yorum | Olası Sonuç |
|---|---|---|
| Tam Suskunluk | Suç kabulü değildir. Yasal haktır. | Savcı mevcut delillere göre karar verir. Lehe delil sunulmazsa aleyhe yorumlanma riski pratikte doğabilir. |
| Kısmi Suskunluk | Bazı sorulara cevap verip bazılarına vermemek. | Güvenilirlik kaybına yol açabilir. Çelişki yaratabilir. |
| İnkar ve Yalan | Suskunluk hakkı değildir. | Somut delille yalanlandığında “suçtan kurtulmaya yönelik beyan” sayılarak tutuklama nedeni olabilir. |
9. Yetkili Makam: İstanbul Anadolu Adliyesi Savcılık Birimleri
Kadıköy ilçesinde işlenen suçlar bakımından yetkili adli merci, Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi‘dir. Burası, iş yükü bakımından dünyanın en büyük adliyelerinden biri olduğu için, savcılık birimleri suç türlerine göre özelleşmiştir. İfadenizi alacak olan savcı, rastgele bir savcı değil, dosyanızın konusuna bakan bürodaki görevli Cumhuriyet Savcısıdır.
Soruşturma dosyanızın hangi büroda olduğunu bilmek, süreci yönetmek açısından önemlidir:
- Müracaat Savcılığı: İlk şikayetin yapıldığı veya suçüstü hallerinde şüphelinin ilk getirildiği birimdir. Dosya buradan ilgili büroya tevzi edilir.
- Genel Soruşturma Bürosu: Hakaret, tehdit, basit yaralama gibi yaygın suçlara bakar.
- Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu: Örgüt üyeliği, uyuşturucu ticareti gibi ağır suçların soruşturulduğu, güvenlik tedbirlerinin en yüksek olduğu birimdir.
- Aile İçi Şiddet Bürosu: Kadına karşı şiddet ve aile içi suçlara bakar; uzaklaştırma kararları bu birimden talep edilir.
- Uzlaştırma Bürosu: Tarafların anlaşabileceği suç tiplerinde dosyanın yönlendirildiği birimdir.
Yetki alanı (yer yönünden yetki) itirazları, soruşturmanın başında yapılmalıdır. Eğer suç Üsküdar’da işlenmişse ancak Kadıköy’de ifadeye çağrılmışsanız, avukatınız “yetkisizlik” itirazında bulunarak dosyanın yetkili savcılığa gönderilmesini sağlayabilir. Bu durum bazen lehe zaman kazanılmasını sağlar.
10. Gözaltı ve Yakalama Tedbirleri
Şüphelinin ifadesinin alınması için bazen davetiye yeterli olmaz ve “yakalama” tedbiri uygulanır. Yakalanan kişi, en kısa sürede (yol süresi hariç 24 saat içinde) yetkili hakim veya savcı önüne çıkarılmalıdır. Gözaltı ise, yakalama işleminin ardından savcı talimatıyla kişinin nezarethanede tutulması işlemidir. Bu süre içinde kişi özgürlüğünden mahrum bırakılır.
CMK Madde 91: “Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.”
Gözaltı süreleri suçun türüne ve kapsamına göre değişiklik gösterir. Özellikle toplu işlenen suçlarda bu süreler uzatılabilmektedir. Bir Kadıköy ceza avukatı olarak müvekkillerimizin yakınlarına en sık açıkladığımız konu bu sürelerdir.
| Suç Tipi | Standart Süre | Uzatma İmkanı | Maksimum Süre |
|---|---|---|---|
| Bireysel Suçlar | 24 Saat | Yok (İstisnalar hariç) | 24 Saat (+12 saat yol) |
| Toplu Suçlar (3+ kişi) | 24 Saat | Savcı emriyle her defasında 1 gün, toplam 3 kez uzatılabilir. | 4 Gün |
| Terör / OHAL Kapsamı | 48 Saat | Özel kanunlarla uzatılabilir. | 4-12 güne kadar (döneme göre değişir) |
11. Tutuklama Talebi ve Sulh Ceza Hakimliği Sorgusu
Savcı, ifadesini aldığı şüpheliyi serbest bırakabileceği gibi, suçun vasıf ve mahiyetine göre “tutuklama” veya “adli kontrol” talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edebilir. Bu aşama, soruşturmanın en kritik kırılma noktasıdır. Savcılıkta verilen ifade soruşturma ifadesidir; Sulh Ceza Hakimliği’nde yapılan işlem ise “sorgu”dur.
Tutuklama bir ceza değil, tedbirdir. Ancak uygulanabilmesi için CMK 100. maddedeki şartların varlığı gerekir:
- Kuvvetli Suç Şüphesinin Varlığını Gösteren Somut Deliller: Soyut iddialar yetmez, kamera kaydı, tanık, DNA gibi somut olgular aranır.
- Kaçma Şüphesinin Bulunması: Şüphelinin sabit ikametgahının olmaması veya yurtdışına kaçma hazırlığı içinde olması.
- Delilleri Karartma Şüphesi: Şüphelinin tanıklar üzerinde baskı kurma veya delilleri yok etme ihtimali.
- Katalog Suçlar: Cinsel saldırı, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlarda tutuklama nedeni “varsayılabilir”.
Bu aşamada avukatın yapacağı savunma, davanın esasına (suçlu olup olmadığına) değil, tutuklama şartlarının oluşmadığına odaklanmalıdır. “Müvekkilimin sabit ikametgahı vardır, kaçma şüphesi yoktur, deliller zaten toplanmıştır” şeklindeki usuli savunmalar, tutuksuz yargılamanın kapısını açar.
12. Sık Yapılan Hatalar: İfade Sırasında Dikkat Edilecekler
Soruşturma evresinde yapılan hataların telafisi, yargılama aşamasında çok zordur. Özellikle stres altında verilen ifadelerde, şüpheliler genellikle “kendini kurtarma” güdüsüyle hareket ederken hukuki durumlarını zora sokarlar. İstanbul Anadolu Adliyesi koridorlarında sıkça karşılaşılan ve geri dönüşü olmayan bazı hatalar şunlardır:
- İfade Tutanağını Okumadan İmzalamak: En yaygın ve en ölümcül hatadır. Katip, beyanınızı özetlerken anlamı değiştirecek bir kelime kullanmış olabilir. “Vurdum” demek ile “Elim çarptı” demek arasındaki fark, cezaevine girmek ile serbest kalmak arasındaki farktır. İmzalamadan önce her satır okunmalı, gerekirse düzeltilmelidir.
- Savcı ile “Sohbet” Etmek: Tutanak dışı konuşmaların hukuki bir değeri yoktur ancak savcının kanaatini etkiler. Resmiyet dışına çıkıp gereksiz detaylar vermek risklidir.
- Panikle Yanlış Beyanda Bulunmak: Olay anını hatırlamıyorsanız “Hatırlamıyorum” demelisiniz. Tahmine dayalı konuşmak, daha sonra ortaya çıkacak kamera kayıtlarıyla çelişirse, tüm güvenilirliğiniz sarsılır.
- Avukatsız İfade Vermek: “Ben suçsuzum, avukata gerek yok” düşüncesi yanlıştır. Hukukta haklı olmak yetmez, haklılığı usulüne uygun ispatlamak gerekir.
13. Kovuşturmaya Yer Olmadığı (KYOK) Kararı ve İddianame
Savcılık soruşturması iki temel kararla sonuçlanır. Verilen ifade ve toplanan deliller neticesinde savcı bir yol ayrımına gelir. Bu aşama, dosyanın kapatılması veya mahkemeye taşınması anlamına gelir.
1. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK – Takipsizlik): Savcı, toplanan delillerin kamu davası açmak için yeterli olmadığına veya eylemin suç oluşturmadığına kanaat getirirse bu kararı verir. KYOK kararı, şüpheli için en lehe sonuçtur. Soruşturma dosyası kapanır ve sicile işlemez. Ancak müşteki (şikayetçi) bu karara 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz edebilir.
2. İddianame Düzenlenmesi: Savcı, suçun işlendiğine dair “yeterli şüphe” oluştuğu kanaatine varırsa iddianame düzenler ve mahkemeye sunar. Mahkeme iddianameyi kabul ederse, “kovuşturma” (dava) evresi başlar ve şüpheli artık “sanık” sıfatını alır.
CMK Madde 170/2: “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.”
Etkin bir soruşturma savunması, savcıyı iddianame düzenlemekten vazgeçirip KYOK kararı vermeye ikna etmeyi hedefler. Bu da ancak dosyadaki delillerin hukuki bir dille analiz edilmesi ve savcılığa sunulacak kapsamlı bir savunma dilekçesi ile mümkündür.
| Karar Türü | Anlamı | Sonuç |
|---|---|---|
| KYOK (Takipsizlik) | Yeterli delil yok veya eylem suç değil. | Dosya kapanır. Yargılama yapılmaz. |
| İddianame | Yeterli suç şüphesi var. | Ceza davası açılır. Mahkeme süreci başlar. |
| Yetkisizlik | Dosya yanlış adliyede. | Dosya yetkili savcılığa gönderilir. |
14. İfade Tutanaklarına İtiraz ve Kanun Yolları
İfade işlemi sırasında veya sonrasında hukuka aykırılıklar tespit edilirse, bunlara karşı başvurulabilecek yasal yollar mevcuttur. Tutanak altına alınan bir beyanın değiştirilmesi çok zordur, ancak imkansız değildir. Eğer ifade sırasında CMK 148’de belirtilen yasak usuller (baskı, tehdit, vaat) uygulanmışsa, bu durumun ispatlanması halinde ifade “hukuka aykırı delil” sayılır ve dosyadan çıkarılır.
- Tutanağa Şerh Düşmek: Şüpheli veya avukatı, tutanakta kabul etmediği kısımlar varsa, imza atmadan önce “Okudum, şu kısımları kabul etmiyorum” şeklinde şerh düşme hakkına sahiptir.
- Sulh Ceza Hakimliği’ne İtiraz: Gözaltı kararına, arama kararına veya el koyma işlemine karşı derhal nöbetçi hakimliğe itiraz edilebilir.
- Tazminat Hakkı (CMK 141): Eğer haksız yere gözaltına alınmış, tutuklanmış ve sonrasında beraat etmiş veya takipsizlik almışsanız; devletten maddi ve manevi tazminat talep etme hakkınız doğar.
Yüksek mahkeme kararları da usul hatalarının önemini vurgulamaktadır:
“Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/16-452, K. 2020/12, Tarih: 21.01.2020: Şüphelinin müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadesinin, mahkemede doğrulanmadığı takdirde hükme esas alınamayacağına; yan delillerle desteklense dahi tek başına mahkumiyete dayanak yapılamayacağına hükmedilmiştir.”
Bu karar, ifade sürecinde avukatın varlığının ve usul kurallarının davanın kaderini nasıl belirlediğinin en somut örneğidir.
15. Güncel Yargıtay Kararları ve İçtihatlar (2024-2025)
Ceza hukuku, durağan bir alan olmayıp, değişen toplumsal koşullar, teknolojik gelişmeler ve yüksek mahkeme kararlarıyla sürekli evrilmektedir. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili ceza daireleri, soruşturma evresindeki usul kurallarına ilişkin önemli içtihatlara imza atmıştır. Bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışmanın en büyük avantajı, sadece kanun metnini değil, bu kanunların yüksek mahkemelerce nasıl yorumlandığını güncel olarak takip etme imkanıdır.
Son dönemde öne çıkan ve savcılık ifadelerini doğrudan etkileyen bazı yargısal eğilimler şunlardır:
Dijital Delillerin Değerlendirilmesi ve Hukuka Aykırılık
Yargıtay, son kararlarında (örneğin; Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin yakın tarihli kararları ve Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararları ışığında), dijital materyallerin (akıllı telefon, bilgisayar, flash bellek) imaj alma işlemi sırasında CMK 134. maddedeki usullere uyulup uyulmadığını çok sıkı denetlemeye başlamıştır. Savcılık ifadesi sırasında şüphelinin önüne konulan WhatsApp yazışmaları veya e-posta dökümleri, eğer usulüne uygun bir “imaj alma” işlemiyle elde edilmemişse, Yargıtay bu delilleri “yasak delil” kabul etmektedir. Bu nedenle, ifade sırasında size sorulan dijital delillerin kaynağını ve elde ediliş yöntemini sorgulamak, 2025 yılı itibarıyla savunma stratejilerinin merkezine oturmuştur.
“Lekelenmeme Hakkı”nın Genişleyen Kapsamı
Adalet Bakanlığı’nın yargı reformu stratejileri kapsamında güçlendirilen “Lekelenmeme Hakkı”, savcıların soruşturma başlatma kriterlerini değiştirmiştir. Önceden her şikayet üzerine otomatik olarak ifadeye çağrılan vatandaşlar, artık Soyut ve Genel Nitelikteki (SYOK) ihbarlarda ifadeye çağrılmamaktadır. Yargıtay, soyut iddialarla kişilerin “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılmasını, kişilik haklarının ihlali olarak değerlendirmektedir. Bu gelişme, savcılık kapısına gitmeden dosyanın kapatılması (SYOK kararı verilmesi) ihtimalini artırmıştır.
SEGBİS ile İfade Alma Standartları
Pandemi sonrası kalıcı hale gelen ve 2024 itibarıyla teknik altyapısı güçlendirilen SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden ifade alma işlemleri, Yargıtay tarafından yeni kriterlere bağlanmıştır. Yüksek Mahkeme, SEGBİS ile alınan ifadelerde şüphelinin avukatıyla aynı ortamda bulunamaması veya teknik aksaklıklar nedeniyle jest ve mimiklerin anlaşılamaması durumlarını “savunma hakkının kısıtlanması” olarak değerlendirebilmektedir. Bu nedenle, mümkünse ifadenin bizzat savcı huzurunda verilmesi, değilse SEGBİS odasında avukatın mutlaka hazır bulunması gerektiği vurgulanmaktadır.
16. Ceza Soruşturmalarında Pratik Öneriler
Hukuki teorinin ötesinde, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin (Kartal) fiziki koşulları ve işleyiş dinamikleri göz önüne alındığında, savcılık ifadesine gidecek kişilerin dikkat etmesi gereken hayati pratik detaylar bulunmaktadır. Tecrübeli bir hukukçu gözüyle derlenen bu öneriler, süreci en az hasarla atlatmanıza yardımcı olacaktır.
Adliyeye Ulaşım ve Zaman Yönetimi
İstanbul Anadolu Adliyesi, dünyanın en büyük adliye komplekslerinden biridir ve içinde kaybolmak işten bile değildir.
- Erken Gidin: İfade saatinizden en az 45 dakika önce adliyede olun. X-Ray cihazlarından geçiş, asansör bekleme süreleri ve ilgili savcılık kalemini bulmak (Bloklar arası mesafeler uzundur) vakit alır.
- Otopark Sorunu: Adliyenin otoparkı genellikle çok yoğundur. Aracınızı adliye dışındaki otoparklara bırakmayı veya toplu taşımayı (Metro – Hastane/Adliye Durağı) tercih edin. Stresli bir günde trafik stresi yaşamayın.
Kılık Kıyafet ve Beden Dili
Hukukta “şekil” önemlidir. Savcının sizinle ilgili ilk izlenimi, kapıdan girdiğiniz anda oluşur.
- Kıyafet Seçimi: Takım elbise giymek zorunlu değildir ancak temiz, ütülü ve ciddiyeti yansıtan bir kıyafet (Smart Casual), “saygın bir vatandaş” algısı yaratır. Aşırı spor veya özensiz kıyafetlerden kaçının.
- Beden Dili: Savcı ile konuşurken göz teması kurun ancak saygısızlık sınırını aşmayın. Soruları dinlerken sakin kalın, agresif tavırlardan veya “Ben suçsuzum!” diye bağırmaktan kaçının. Soğukkanlılık masumiyetin en güçlü göstergelerinden biridir.
İfade Sırasında Pratik Taktikler
- Kısa ve Öz Olun: Savcılar günde onlarca dosya inceler. Hikaye anlatmayın, doğrudan soruya cevap verin. “Evet”, “Hayır”, “Bilmiyorum”, “Hatırlamıyorum” en güvenli cevaplardır.
- Tahmin Yürütmeyin: “Sanırım saat 3 gibiydi” demek yerine, emin değilseniz “Saatini tam hatırlamıyorum” deyin. Tahmininiz yanlış çıkarsa yalan söylemiş durumuna düşersiniz.
- Telefonunuzu Temizleyin (Yasal Sınırlar İçinde): Eğer telefonunuza el konulma ihtimali varsa (özellikle bilişim, hakaret, örgüt suçlarında), özel hayatınıza dair alakasız fotoğrafların veya mesajların savcılık tarafından görülmesi (suç unsuru olmasa bile) mahremiyetinizi zedeler. Ancak delil karartma suçunu işlememeye dikkat edin.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kadıköy ve çevresinde ceza soruşturması geçiren müvekkillerimizin tarafımıza en sık yönelttiği soruları ve hukuki yanıtlarını aşağıda derledik.
Savcılık ifadesine gitmezsem ne olur?
Savcılık tarafından usulüne uygun gönderilen davetiyeye (çağrı kağıdına) rağmen mazeretsiz olarak ifadeye gitmemek, hakkınızda “Zorla Getirme Kararı” (İhzar) çıkarılmasına neden olur. Bu durumda, kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) sizi evinizden, iş yerinizden veya bir GBT kontrolü sırasında alarak zorla adliyeye götürür. Eğer mesai saatleri dışındaysa veya hafta sonuna denk gelirse, geceyi nezarethanede geçirip ertesi gün savcıya çıkarılma riskiniz vardır. Ayrıca bu durum, savcı nezdinde “kaçma eğilimi” olarak değerlendirilip tutuklama talebine gerekçe oluşturabilir.
İfade verirken avukat tutmak zorunlu mudur?
Türk hukukunda kural olarak avukatla temsil zorunlu değildir; şüpheli kendini savunabilir. Ancak CMK gereği bazı durumlarda “Zorunlu Müdafilik” vardır: 1. Şüpheli 18 yaşından küçükse, 2. Kendini savunamayacak derecede malul veya sağır-dilsizse, 3. Alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçla suçlanıyorsa, Baro tarafından avukat atanması zorunludur. Bu şartlar yoksa avukat zorunlu değildir ancak soruşturmanın ciddiyeti ve teknik boyutu nedeniyle bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışmak, hak kaybını önlemek adına şiddetle tavsiye edilir.
Savcılık soruşturması (iddianame hazırlanması) ne kadar sürer?
Soruşturma süresi kanunla kesin olarak belirlenmemiştir; dosyanın kapsamına, delillerin toplanma hızına ve Adli Tıp gibi kurumlardan gelecek raporların süresine göre değişir. Basit suçlarda (hakaret, basit yaralama) soruşturma 3-6 ay içinde sonuçlanabilirken; örgütlü suçlar, dolandırıcılık veya bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalarda bu süreç 1-2 yılı bulabilir. Ancak “Lekelenmeme Hakkı” kapsamında savcılıkların “Hedef Süre” uygulaması vardır ve dosyaların makul sürede (genellikle 1 yıl içinde) sonuçlandırılması hedeflenir.
Takipsizlik (KYOK) kararı alırsam sicilime işler mi?
Hayır, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), halk arasındaki adıyla “Takipsizlik”, şüpheli hakkında dava açılmadığı anlamına gelir. Bu karar adli sicil kaydına (sabıka kaydına) kesinlikle işlemez. Sadece savcılık bilgi sisteminde (UYAP) arşiv kaydı olarak durur ancak bu kaydı işverenler veya üçüncü şahıslar göremez. E-Devlet üzerinden alınan adli sicil kaydında “Adli Sicil Kaydı Yoktur” ibaresi görünmeye devam eder.
İfade verdikten sonra serbest kalır mıyım yoksa tutuklanır mıyım?
İfade işlemi bittikten sonra üç ihtimal vardır: 1. Serbest Bırakma: Savcı ifadenizi yeterli görür ve herhangi bir tedbire gerek duymazsa sizi serbest bırakır. Evinize dönebilirsiniz. 2. Adli Kontrol Talebi: Savcı, tutuklama yerine “imza atma” veya “yurtdışı çıkış yasağı” gibi tedbirler uygulanması için sizi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edebilir. Hakim kararıyla serbest kalırsınız ancak belirli yükümlülükleriniz olur. 3. Tutuklama Talebi: Savcı, kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklama nedenlerinin varlığı halinde sizi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk eder. Son kararı Sulh Ceza Hakimi verir. Tutuklama kararı çıkarsa cezaevine gönderilirsiniz.
Savcılık ifadesi E-Devlet üzerinde görünür mü?
Evet, hakkınızda açılan bir soruşturma dosyası, genellikle ifade verme aşamasından sonra veya savcılık işlemi sisteme kaydettiğinde E-Devlet üzerindeki “UYAP Vatandaş Portal” hizmetinde görünür. Ancak, dosya hakkında “Gizlilik Kararı” (Kısıtlama) verilmişse, dosyanın içeriğini (evrakları) göremezsiniz; sadece dosya numarasını ve suç türünü görebilirsiniz. Soruşturma, dava aşamasına geçerse tüm detaylar görünür hale gelir.
Avukatlık ücretleri ve dava masrafları ne kadardır?
Ceza avukatı ücretleri, davanın türüne, karmaşıklığına ve öngörülen iş yüküne göre serbestçe belirlenir. Ancak İstanbul Barosu’nun her yıl yayınladığı “Tavsiye Edilen Asgari Ücret Tarifesi” referans alınır. Soruşturma evresi için ayrı, dava (kovuşturma) evresi için ayrı ücret talep edilebilir. Masraflar konusunda ise; eğer beraat ederseniz veya takipsizlik alırsanız yargılama giderlerini devlet karşılar. Mahkumiyet halinde ise yargılama giderleri sanığa yükletilir.
18. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Ceza soruşturmaları, bir bireyin hayatında karşılaşabileceği en stresli ve sonucu en ağır olabilecek süreçlerden biridir. Savcılık ifadesi ise bu sürecin temel taşıdır; yanlış konulan bir taş, tüm savunma binasının çökmesine neden olabilir. Bu makale boyunca detaylandırıldığı üzere, savcılık ifadesi basit bir “anlatım” değil, hukuki sonuçları olan teknik bir işlemdir.
Kadıköy ve çevresinde yaşayan vatandaşlar için, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yoğun işleyişinde haklarını korumak, ancak profesyonel bir destekle mümkündür. Özetlemek gerekirse:
- Zamanlama Hayatidir: Tebligat gelir gelmez harekete geçin, son günü beklemeyin.
- Susma Hakkı Bir Seçenektir: Ancak bu hakkın ne zaman ve nasıl kullanılacağı stratejik bir karardır.
- Dosyayı Görmeden Konuşmayın: Neyle suçlandığınızı ve aleyhinizdeki delilleri görmeden verilen ifade, risklidir.
- Profesyonel Destek Lüks Değildir: Bir Kadıköy ceza avukatı ile çalışmak, özgürlüğünüzün sigortasıdır.
Unutmayın ki; ceza hukukunda “pardon” yoktur, ancak “etkin savunma” vardır. Sürecin başından itibaren atacağınız doğru ve bilinçli adımlar, geleceğinizi şekillendirecektir.
Yasal Uyarı
Bu makale, yayınlandığı tarihteki Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı ve Yargıtay içtihatları dikkate alınarak, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler hukuki tavsiye niteliği taşımamakta olup, avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendine özgü özellikler taşıdığından, hukuki durumunuzla ilgili sağlıklı bir değerlendirme için mutlaka uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki yardım almanız önerilir.
- adli kontrol
- anadolu adliyesi
- avukat desteği
- ceza davası süreci
- ceza hukuku danışmanlık
- ceza soruşturması
- cmk 147
- gözaltı süresi
- iddianame
- ifade öncesi hazırlık
- ifade tutanağı
- ifade verme teknikleri
- ifadeye çağrılma
- kadıköy ceza avukatı
- kyok kararı
- lekelenmeme hakkı
- müdafi talebi
- savcılık ifadesi
- segbis ifade
- soruşturma evresi
- sulh ceza hakimliği
- şüpheli hakları
- susma hakkı
- tutuklama talebi
- zorla getirme
