Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır
İçindekiler
- 1. Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir? Hukuki Tanım ve Kapsam
- 2. Hukuki Dayanak: Türk Medeni Kanunu ve Mal Rejimleri
- 3. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Yasal Mal Rejimi Nedir?
- 4. Kişisel Mallar ve Edinilmiş Mallar Ayrımı
- 5. Mal Paylaşımı Davasını Kimler Açabilir? Taraf Ehliyeti
- 6. Dava Açma Şartları ve Zamanaşımı Süreleri “`
- 7. Mal Paylaşımı Davası Nerede Açılır? Yetkili ve Görevli Mahkeme
- 8. Boşanma Davası ile Mal Paylaşımı Davası Birlikte Açılabilir mi?
- 9. Mal Paylaşımı Hesaplama Yöntemi ve Artık Değer
- 10. Değer Artış Payı Alacağı ve Hesaplanması
- 11. Katılma Alacağı Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
- 12. Ziynet Eşyalarının (Düğün Takıları) Paylaşımı
- 13. Krediyle Alınan Malların ve Borçların Paylaşımı
- 14. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Protokolü
- 15. Mal Kaçırma Halinde Eklenecek Değerler ve Denkleştirme
- 16. Güncel Yargıtay Kararları ve Emsal İçtihatlar (2025-2026)
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme “`
Boşanma süreci, taraflar için sadece duygusal bir kopuş değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik ayrışma sürecidir. 2026 yılı itibarıyla Türk hukuk sisteminde en çok ihtilafa neden olan konuların başında boşanmada mal paylaşımı gelmektedir. Evlilik birliği içerisinde edinilen mal varlıklarının nasıl paylaştırılacağı, kimin hangi haklara sahip olduğu ve hesaplamaların hangi kriterlere göre yapılacağı, Türk Medeni Kanunu’nun detaylı ve teknik düzenlemelerine tabidir. Özellikle 2002 yılında yürürlüğe giren yasal mal rejimi değişikliği, mal paylaşımı davalarının kaderini belirleyen en temel faktördür.
Bu kapsamlı rehberde; mal rejiminin tasfiyesinden katılma alacağı hesaplamalarına, kişisel malların ispatından Yargıtay’ın güncel içtihatlarına kadar sürecin tüm hukuki boyutlarını ele alacağız. Amacımız, boşanma aşamasındaki bireylere haklarını net bir şekilde anlatmak ve olası hak kayıplarının önüne geçmektir.
1. Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir? Hukuki Tanım ve Kapsam
Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliği sona erdiğinde eşlerin evlilik süresince edindikleri mal varlıklarının, tabi oldukları mal rejimine göre hukuken paylaştırılması ve hesaplaşılması işlemidir. Bu süreç, teknik olarak “mal rejiminin tasfiyesi” davası olarak adlandırılır ve boşanma davasının kesinleşmesine bağlı mali bir sonuçtur.
Hukuki anlamda mal paylaşımı, eşlerin boşanma kararı sonrasında birbirlerinin mal varlığı üzerindeki haklarını talep etmelerini ifade eder. Türk hukukunda mal paylaşımı, sadece tapu veya araç devri şeklinde değil, genellikle “alacak hakkı” (para) olarak gerçekleşir. Yani, mahkeme genellikle bir eşin diğerine belirli bir miktar para (katılma alacağı veya değer artış payı) ödemesine hükmeder; malın mülkiyetini doğrudan diğer eşe geçirmez.
Kapsam ve Temel Prensipler
Mal paylaşımı davasının kapsamı, tarafların evlilik tarihine ve seçtikleri mal rejimine göre değişiklik gösterir. Genel kural olarak:
- Evlilik birliği içinde emek karşılığı edinilen mallar paylaşıma tabidir.
- Miras yoluyla kalan veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen mallar paylaşım dışı tutulur.
- Paylaşım, malın aynen taksimi değil, malın değeri üzerinden parasal bir alacak hakkıdır.
Bu davalar, boşanma davasının eki niteliğinde değildir; harcı ve prosedürü ayrı olan bağımsız davalardır. Ancak, boşanma davası ile sıkı bir ilişki içindedirler çünkü mal rejiminin tasfiyesi için evliliğin sona ermesi (boşanma, iptal veya ölüm) şarttır.
2. Hukuki Dayanak ve Yasal Mevzuat
Türkiye’de mal paylaşımı davalarının temel hukuki dayanağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) Aile Hukuku kitabında yer alan “Eşler Arasındaki Mal Rejimi” başlıklı bölümüdür. Özellikle TMK madde 202 ve devamı maddeleri, mal paylaşımının nasıl yapılacağını, hangi malların paylaşıma dahil edileceğini ve hesaplama yöntemlerini düzenler.
2026 yılında dahi geçerliliğini koruyan ve mal paylaşımı davalarının omurgasını oluşturan en kritik tarih 1 Ocak 2002‘dir. Bu tarih, Türk Medeni Kanunu’nun yenilendiği ve yasal mal rejiminin değiştiği tarihtir. Bu tarihten önce ve sonra yapılan evlilikler veya edinilen mallar için farklı hukuk kuralları uygulanır.
İlgili Temel Kanun Maddeleri
- TMK Madde 202: Yasal mal rejiminin “edinilmiş mallara katılma rejimi” olduğunu belirtir.
- TMK Madde 219: Edinilmiş malların tanımını yapar (çalışmanın karşılığı olan edinimler, SGK ödemeleri, tazminatlar vb.).
- TMK Madde 220: Kanunen kişisel sayılan malları listeler (kişisel kullanım eşyaları, manevi tazminat, miras vb.).
- TMK Madde 225: Mal rejiminin ne zaman sona ereceğini düzenler (boşanma davasının açıldığı tarih).
Ayrıca, mal paylaşımı davalarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun genel hükümleri ve usul işlemleri açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri de uygulanmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları, kanun maddelerinin yorumlanmasında ve boşlukların doldurulmasında hayati öneme sahiptir.
3. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Yasal Mal Rejimi Nedir?
Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek (emek, maaş vb.) edindikleri malların, boşanma durumunda yarı yarıya paylaşılmasını öngören yasal sistemdir. 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenen çiftler için, aksine bir sözleşme yapmamışlarsa, kanunen geçerli olan rejim budur.
Bu rejimin temel mantığı şudur: Evlilik bir “ekonomik ortaklık”tır. Taraflardan biri çalışıp para kazanırken diğerinin ev işleriyle ilgilenmesi veya çocuk bakması, bu ortaklığa yapılan manevi katkıdır. Kanun koyucu, ev içinde harcanan emeği de ekonomik bir değer olarak kabul etmiş ve çalışmayan eşin de, çalışan eşin kazandığı mal varlığı üzerinde hak sahibi olmasını sağlamıştır.
Rejimin İki Temel Unsuru
Bu rejimde eşlerin mal varlıkları iki ana gruba ayrılır:
- Edinilmiş Mallar (TMK m.219): Paylaşıma tabi olan mallardır. Evlilik süresince emek karşılığı elde edilen gelirler, maaşlar, kıdem tazminatları, ticari kazançlar ve bu gelirlerle alınan taşınır/taşınmaz mallar bu gruba girer.
- Kişisel Mallar (TMK m.220): Paylaşıma tabi olmayan, eşin sadece kendisine ait olan mallardır.
[İLGİLİ YAZI: Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır?]
Önemli bir ayrıntı olarak; 2002 öncesinde evlenmiş çiftler için, 2002 yılına kadar “Mal Ayrılığı Rejimi”, 2002 sonrası için ise “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” uygulanır. Bu durum, “geçiş hukuku” kurallarının uygulanmasını ve hesaplamanın iki ayrı dönem için ayrı ayrı yapılmasını gerektirir.
4. Kişisel Mallar ve Edinilmiş Mallar Ayrımı
Boşanmada mal paylaşımı davasının en kritik aşaması, hangi malın “edinilmiş” (paylaşılacak), hangi malın “kişisel” (paylaşılmayacak) olduğunun tespitidir; zira sadece edinilmiş mallar üzerinden katılma alacağı talep edilebilir. Bu ayrım doğru yapılmazsa, dava sonucu tamamen hatalı olabilir.
Edinilmiş Mallar (Paylaşıma Tabi)
Türk Medeni Kanunu Madde 219’a göre, bir malın edinilmiş mal sayılabilmesi için evlilik birliği içinde ve bir karşılık (emek, bedel) ödenerek elde edilmesi gerekir. Şunlar edinilmiş maldır:
- Eşlerin çalışmaları karşılığında elde ettikleri edinimler (Maaş, ücret, prim).
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (Emekli ikramiyesi, işsizlik maaşı).
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar (Maddi tazminat, iş göremezlik ödeneği).
- Kişisel malların gelirleri (Örneğin; miras kalan bir evin kira geliri veya miras kalan paranın bankadaki faiz geliri edinilmiş maldır).
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
Kişisel Mallar (Paylaşım Dışı)
Türk Medeni Kanunu Madde 220’ye göre aşağıdaki mallar kanunen kişisel maldır ve diğer eş bunlardan pay isteyemez:
- Kişisel Kullanım Eşyaları: Sadece bir eşin kullanımına yarayan eşyalar (Giysiler, makyaj malzemeleri, saat, elektronik cihazlar – eğer mesleki değilse).
- Miras ve Bağışlar: Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan veya sonradan miras yoluyla geçen ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma (bağış/hibe) yoluyla elde edilen mallar. Örneğin; babadan miras kalan ev veya düğünde takılan takılar (kadına ait sayılır).
- Manevi Tazminatlar: Eşin kişilik haklarına saldırı nedeniyle aldığı manevi tazminatlar.
- Kişisel Malların Yerine Geçen Değerler: Miras kalan arabanın satılıp yerine yenisinin alınması durumunda, yeni alınan araba da kişisel mal sayılır (ispat şartıyla).
Önemli Uyarı: Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İspat edilemeyen tüm mallar, kanunen “edinilmiş mal” sayılır (Karineler, TMK m.222). Bu nedenle mahkemede para akışının takibi ve banka dekontları hayati önem taşır.
5. Mal Paylaşımı Davasını Kimler Açabilir? Taraf Ehliyeti
Mal paylaşımı davasını açma hakkı, kural olarak evlilik birliği sona eren eşlere aittir; ancak eşlerden birinin ölümü halinde mirasçılar da bu davayı açma veya devam ettirme hakkına sahip olabilirler. Taraf ehliyeti, davanın geçerliliği için ilk incelenen usul şartıdır.
1. Boşanma Halinde Eşler
En sık karşılaşılan senaryodur. Boşanma davası kesinleştikten sonra veya boşanma davası devam ederken (bekletici mesele yapılması kaydıyla), her iki eş de diğerine karşı mal paylaşımı (katılma alacağı, değer artış payı) davası açabilir. Davacı, alacaklı olduğunu iddia eden eştir.
2. Ölüm Halinde Mirasçılar
Evlilik, boşanma yerine ölümle sona ermişse, sağ kalan eş ölen eşin mirasçılarına karşı mal rejimi tasfiyesi davası açabilir. Bu durumda sağ kalan eş, hem miras payını hem de mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkını talep eder. Tersi durumda, ölen eşin mirasçıları da sağ kalan eşe karşı, ölenin mal rejiminden doğan hakları için dava açabilirler.
3. Alacaklılar (İstisnai Durum)
Çok sık görülmemekle birlikte, Mal Rejimi davası, eşlerin alacaklıları tarafından da belirli koşullarda tetiklenebilir. Eğer mal ayrılığına geçiş davası söz konusuysa, alacaklıların da müdahil olma hakları doğabilir.
Yetkili Temsilci: Kısıtlı eş adına yasal temsilcisi (vasi) de mahkemeden izin alarak mal paylaşımı davası açabilir.
6. Dava Açma Şartları ve Zamanaşımı Süreleri
Mal paylaşımı davasının görülebilmesi için en temel ön şart, mal rejiminin resmen sona ermiş olmasıdır; yani boşanma kararının verilmiş ve kesinleşmiş olması gerekir. Boşanma davası reddedilirse veya eşler boşanmaktan vazgeçerse, mal paylaşımı davası da görülemez.
Dava Açma Şartları
- Mal Rejiminin Sona Ermesi: Boşanma, evliliğin iptali veya ölüm gerçekleşmelidir. Ancak uygulamada, zamanaşımını kaçırmamak veya mal kaçırmayı önlemek (ihtiyati tedbir) amacıyla boşanma davası ile birlikte veya hemen ardından mal paylaşımı davası açılmaktadır. Mahkeme bu durumda mal paylaşımı dosyasını ayırır ve boşanma davasının kesinleşmesini “bekletici mesele” yapar.
- Harç Ödenmesi: Mal paylaşımı davaları nispi harca tabidir. Talep edilen değer üzerinden belirli bir oranda (binde 68,31’in dörtte biri peşin olarak) harç yatırılmalıdır.
Zamanaşımı Süreleri
Mal paylaşımı davalarında zamanaşımı süreleri hak düşürücü niteliktedir ve bu sürelerin kaçırılması davanın reddine yol açar.
- Genel Kural (10 Yıl): Türk Borçlar Kanunu madde 146 gereği, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, katılma alacağı ve değer artış payı davaları için zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldır.
- Ölüm Halinde: Evlilik ölümle sona ermişse de yine 10 yıllık süre geçerlidir.
Ancak, uygulamada ispat kolaylığı ve delillerin karartılmaması adına, boşanma davasının kesinleşmesini takiben en kısa sürede (genellikle 1 yıl içinde) davanın açılması tavsiye edilir. Süre boşanma davasının açıldığı tarihten değil, kesinleştiği (tarafların itiraz yollarını tükettiği) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dikkat Edilmesi Gereken Husus:
Eğer taraflar arasında anlaşmalı boşanma protokolü yapılmış ve protokolde “mal rejiminden kaynaklı tüm haklarımızdan feragat ediyoruz” şeklinde bir madde varsa ve bu protokol mahkemece onaylanmışsa, artık mal paylaşımı davası açılamaz. Feragat kesin hüküm teşkil eder.
7. Mal Paylaşımı Davası Nerede Açılır? Yetkili ve Görevli Mahkeme
Mal paylaşımı davalarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Kanun gereğince münhasıran Aile Mahkemeleridir; Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde ise bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi, “Aile Mahkemesi Sıfatıyla” bakar. Davanın doğru mahkemede ve doğru yerde açılması, sürecin usulden reddedilmemesi için atılması gereken ilk ve en kritik adımdır. Yetki ve görev kuralları kamu düzenine ilişkindir.
Mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetkili mahkemenin tespiti, Türk Medeni Kanunu’nun 214. maddesi uyarınca belirlenir. Bu madde, boşanma davası ile mal paylaşımı davasının yetki kurallarını birbirine bağlamıştır. Ancak boşanma davası bittikten sonra açılan davalar için farklı ihtimaller söz konusudur.
Yetki ve Görev Kuralları Tablosu
Aşağıdaki tablo, davanın açılacağı zaman dilimine ve tarafların durumuna göre yetkili mahkemeyi göstermektedir:
| Dava Durumu | Görevli Mahkeme | Yetkili Mahkeme (Neresi?) |
|---|---|---|
| Boşanma Davası Devam Ederken | Aile Mahkemesi | Boşanma davasının görüldüğü mahkeme yetkilidir. |
| Boşanma Kesinleştikten Sonra | Aile Mahkemesi | Davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi veya boşanma davasına bakmış olan mahkeme. |
| Eşin Ölümü Halinde | Aile Mahkemesi | Ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi. |
Görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olması kuralı mutlaktır. Ancak yetki kuralı (hangi il/ilçe), kesin yetki kuralı değildir. Yani davalı taraf, davanın başında “yetki itirazında” bulunmazsa, dava açılan yerde görülmeye devam eder. Bu nedenle davalı vekillerinin ilk cevap dilekçesinde yetki itirazını öne sürüp sürmeyeceği stratejik bir karardır.
8. Boşanma Davası ile Mal Paylaşımı Davası Birlikte Açılabilir mi?
Evet, boşanma davası ile mal paylaşımı davası aynı anda, hatta aynı dilekçe ile açılabilir; ancak mahkeme uygulamada genellikle bu iki dosyayı ayırma (tefrik) yoluna gider veya mal paylaşımı dosyasını bekletir. Bunun temel nedeni, mal paylaşımının yapılabilmesi için öncelikle mal rejiminin “boşanma nedeniyle” sona erdiğinin kesinleşmesi gerekliliğidir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mal rejiminin tasfiyesinden söz edilebilmesi için evliliğin sona ermesi şarttır. Boşanma davası henüz sonuçlanmadan, kimin kusurlu olduğu veya boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmadan mal paylaşımı hükmü kurulamaz.
Bekletici Mesele Uygulaması
Eğer iki dava birlikte açılmışsa süreç şu şekilde işler:
- Mahkeme, mal paylaşımı talebini boşanma dosyasından ayırarak (tefrik ederek) ayrı bir esas numarası verir.
- Mal paylaşımı dosyası, boşanma davasının kesinleşmesine kadar “bekletici mesele” yapılır.
- Boşanma davasında karar verilir, istinaf ve Yargıtay süreçleri tamamlanıp karar kesinleşince, mal paylaşımı dosyasının kapağı tekrar açılır.
- Kusur durumu boşanma dosyasında belirlendiği için, bu durum mal paylaşımındaki “katılma alacağı” veya “değer artış payı” hesaplamalarına (özellikle zina veya hayata kast durumlarında) etki edebilir.
Örnek Yargıtay Kararı:
“Boşanma davası ve mal rejimi davası birlikte açılmış olsa bile, mal rejimi davasının görülebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi bir ön sorundur. Mahkemece bu husus bekletici mesele yapılmalı, boşanma kararı kesinleştikten sonra tarafların iddia ve delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.” (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4512, K. 2024/1025, Tarih: 15.02.2024)
9. Mal Paylaşımı Hesaplama Yöntemi ve Artık Değer
Mal paylaşımı hesaplaması, eşlerin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçların düşülmesiyle bulunan “artık değer”in ikiye bölünmesi esasına dayanır. Bu matematiksel işlem basit gibi görünse de, malların hangi tarihteki değerinin esas alınacağı ve hangi borçların düşüleceği konusu uzmanlık gerektiren bir bilirkişi incelemesine tabidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 231. maddesine göre, artık değer hesaplanırken malların tasfiye anındaki (dava tarihindeki değil, karara en yakın tarihteki) sürüm değerleri esas alınır. Bu, özellikle davanın uzun sürdüğü durumlarda enflasyonist ortamda hak kaybını önleyen önemli bir düzenlemedir.
Adım Adım Hesaplama Tablosu
| Adım | İşlem | Açıklama |
|---|---|---|
| 1. Aktiflerin Tespiti | Edinilmiş Mallar (+) | Evlilik içinde alınan ev, araba, banka hesapları, şirket hisseleri toplanır. |
| 2. Ekleme ve Denkleştirme | Eklenecek Değerler (+) | Mal kaçırma kastıyla yapılan devirler ve kişisel maldan edinilmiş mala kayan değerler eklenir. |
| 3. Pasiflerin Tespiti | Borçlar (-) | Mallara ilişkin kredi borçları ve diğer yasal borçlar düşülür. |
| 4. Sonuç | = ARTİK DEĞER | Çıkan pozitif sonuç ikiye bölünür. Negatif çıkarsa eşler borca katılmaz. |
Bu hesaplamanın yapılabilmesi için dava dilekçesinde ve delil listesinde sunulması gereken evraklar şunlardır:
- Tapu Kayıtları: İlgili taşınmazların ada/parsel bilgileri.
- Trafik Tescil Kayıtları: Araç plakaları ve ruhsat bilgileri.
- Banka Hesap Dökümleri: Evlilik tarihinden boşanma davası tarihine kadar olan tüm hareketler.
- Kredi Kartı Ekstreleri: Borçların tespiti için gereklidir.
- SGK Hizmet Dökümleri: Çalışma süreleri ve gelirin ispatı için.
10. Değer Artış Payı Alacağı ve Hesaplanması
Değer artış payı, bir eşin diğer eşin mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması durumunda talep edebileceği özel bir alacak türüdür. Bu alacak türü, genel mal paylaşımı (katılma alacağı) hesaplamasından önce yapılır ve malın değerinden düşülür.
Örneğin; kadın, babasından miras kalan parayı (kişisel mal) kocasına vermiş ve koca bu parayla üzerine kayıtlı bir araba almışsa, kadın bu araba üzerinde “Değer Artış Payı” talep edebilir. Bu durumda kadın, arabanın sadece yarısını değil, koyduğu paranın arabanın alım değerine oranını talep eder.
TMK Madde 227: “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır.”
Değer artış payının en önemli özelliği, sabit bir parasal iade değil, oransal bir hak olmasıdır. Yani 2010 yılında 10.000 TL katkı yapıldıysa, bugün 10.000 TL değil, o katkının malın o günkü değerine oranı (örneğin %20) bugünkü güncel değer üzerinden (örneğin 2.000.000 TL’lik evin %20’si = 400.000 TL) talep edilir.
Gerekli İspat Araçları
Değer artış payı iddiasında bulunan eş, katkısını somut belgelerle ispatlamak zorundadır:
- Banka dekontları (Açıklama kısmında “ev alımı için”, “borç” vb. yazması avantajdır).
- Ziynet eşyalarının bozdurularak ev/araba alındığına dair kuyumcu kayıtları veya tanık beyanları.
- Miras kalan paranın hesaba giriş ve hesaptan çıkış tarihleri arasındaki illiyet bağı.
11. Katılma Alacağı Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin en temel sonucudur ve eşlerin evlilik süresince edindikleri toplam “artık değer”in yarısı (1/2) üzerindeki parasal hakkıdır. Değer artış payı hesaplanıp düşüldükten sonra kalan net değer üzerinden hesaplanır.
Katılma alacağı bir “mülkiyet hakkı” değil, “şahsi alacak hakkı”dır. Yani mahkeme, tapunun yarısını diğer eşe vermez; tapunun değerinin yarısı kadar paranın ödenmesine hükmeder. Borçlu eş, bu parayı nakit ödeyebileceği gibi, malın devri suretiyle ödemeyi (ayni ödeme) de teklif edebilir ve hakim bunu uygun bulabilir.
TMK Madde 236: “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.”
Katılma alacağı davalarında faiz, karar tarihinden itibaren değil, tasfiye tarihinden (kararın verildiği tarih) itibaren işlemeye başlar. Ancak uygulamada avukatlar genellikle dava tarihinden itibaren faiz talep ederler; Yargıtay ise faizin karar tarihinden itibaren işleyeceğine hükmetmektedir.
12. Ziynet Eşyalarının (Düğün Takıları) Paylaşımı
Düğünde takılan ziynet eşyaları (altınlar, takılar, paralar), Yargıtay’ın yerleşik ve 2025 yılı itibarıyla da güncelliğini koruyan içtihatlarına göre kural olarak kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır; bu nedenle mal paylaşımına dahil edilmez, doğrudan kadına iadesi gerekir.
Ancak bu kuralın istisnaları ve son dönemdeki yargı kararlarındaki nüanslar şunlardır:
- Erkeğe Takılanlar (“Kadına Özgü Olmayanlar”): Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun son dönemdeki bazı kararlarında; “kadına özgü” (bilezik, kolye, küpe) olanların her halükarda kadına ait olduğu, ancak “erkeğe takılan” ve kadına özgü olmayan (tam altın, yarım altın, para gibi) değerlerin, yerel örf ve adete göre veya takan kişinin iradesine göre erkeğe ait olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Yine de genel karine, “düğünde takılanların kadına ait olduğu” yönündedir.
- İade Şartı: Eğer ziynet eşyaları bozdurulup ev veya araba alımında kullanılmışsa, kadın bu altınların değerini “Değer Artış Payı” olarak geri isteyebilir. Ancak altınlar evin ihtiyaçları, düğün borçları veya balayı için harcanmışsa ve kadın buna rıza göstermişse (geri istememek üzere verdiği ispatlanırsa), bu altınları geri talep edemez.
Ziynet alacağı davası, mal rejimi davasından farklı olarak nispi harca tabi bağımsız bir dava türüdür ancak genellikle boşanma veya mal rejimi davası ile birlikte terditli olarak açılır.
13. Krediyle Alınan Malların ve Borçların Paylaşımı
Evlilik birliği içinde kredi ile alınan ve boşanma tarihinde borcu halen devam eden malların paylaşımı, “oranlama yöntemi” adı verilen özel bir formülle yapılır. Mahkeme, kredinin evlilik içinde ödenen kısmı ile boşanma davası açıldıktan sonra ödenen kısmını ayırır.
Boşanma davası açıldığı tarihte mal rejimi sona erdiği için, bu tarihten sonra eşlerden birinin ödediği kredi taksitleri, o eşin “kişisel ödemesi” sayılır ve diğer eş bu kısımdan hak talep edemez. Sadece evlilik süresince (dava tarihine kadar) ödenen kısımlar “edinilmiş mal” kabul edilir.
Kredi Borcu Hesaplama Tablosu
| Ödeme Dönemi | Hukuki Niteliği | Paylaşım Durumu |
|---|---|---|
| Evlilik Tarihi – Dava Tarihi Arası | Edinilmiş Mal | Bu dönemde ödenen anapara + faiz toplamı üzerinden diğer eşin %50 hakkı vardır. |
| Dava Tarihi Sonrası | Kişisel Mal | Ödemeyi yapan eşin kendi varlığıdır, paylaşılmaz. |
| Peşinat | Değişken | Peşinat kişisel maldan (miras vb.) ödendiyse tamamı iade alınır; ortak birikimse paylaşılır. |
14. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Protokolü
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, tarafların özgür iradeleriyle hazırladıkları ve mahkemenin onayladığı protokol hükümleri çerçevesinde gerçekleşir; protokolde yer almayan veya “haklarımdan feragat ediyorum” maddesiyle kapatılan konularda sonradan dava açılamaz. Bu nedenle protokolün her kelimesi hayati önem taşır.
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı ile ilgili şu hususlar net olarak belirtilmelidir:
- Taşınmazlar: “X İli, Y İlçesi, … ada … parseldeki taşınmazın tam mülkiyeti davacı kadına devredilecektir.” (Tapu bilgileri eksiksiz olmalı).
- Araçlar: “34 XX 000 plakalı aracın mülkiyeti davalı erkekte kalacaktır.”
- Katılma Alacağı ve Feragat: Eğer taraflar birbirlerinden bir şey istemiyorsa; “Tarafların birbirlerinden menkul, gayrimenkul, ziynet eşyası, katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı adı altında hiçbir alacak ve talep hakları kalmamıştır, bu haklardan gayrikabili rücu feragat ederler” ibaresi mutlaka yer almalıdır.
- Tapu Masrafları: Devir yapılacaksa harçları kimin ödeyeceği belirtilmelidir.
Protokolde “Mal paylaşımı konusunu daha sonra kendi aramızda halledeceğiz” gibi muğlak ifadeler kullanılması, ileride dava hakkını saklı tutabilir ancak hukuki belirsizlik yaratır. En doğrusu, tüm mali ilişkilerin boşanma anında sıfırlanmasıdır.
15. Mal Kaçırma Halinde Eklenecek Değerler ve Denkleştirme
Boşanma sürecinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri olan “mal kaçırma”, eşlerden birinin mal varlığını diğer eşin haklarını azaltmak amacıyla elden çıkarması durumudur; ancak Türk Medeni Kanunu’nun “eklenecek değerler” düzenlemesi sayesinde bu mallar hiç satılmamış gibi hesaplamaya dahil edilir. Hukukumuzda “mal kaçıran kurtulur” anlayışının önüne geçmek için TMK Madde 229 ile güçlü bir koruma mekanizması getirilmiştir.
Mal rejiminin tasfiyesinde, kağıt üzerinde var olmayan ancak hukuken “varmış gibi” kabul edilen değerler hesaplamaya eklenir. Bu duruma “eklenecek değerler” denir. İki temel durumda mal kaçırma işlemi hesaplamaya dahil edilir:
- Son 1 Yıl İçinde Yapılan Karşılıksız Kazandırmalar: Eşlerden birinin, diğer eşin rızası olmadan, mal rejiminin sona ermesinden (dava tarihinden) önceki bir yıl içinde yaptığı olağan hediyeler dışındaki karşılıksız devirler (örneğin; kardeşine araba hediye etmek, arkadaşına borç vermek).
- Kastlı Olarak Yapılan Devirler (Zaman Sınırsız): Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Burada 1 yıllık süre sınırı yoktur; evlilik süresince, boşanmadan 5 yıl önce bile olsa, “mal kaçırma kastı” ispatlanırsa bu değerler hesaplamaya eklenir.
TMK Madde 229: “Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir: 1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.”
Denkleştirme (TMK m. 230)
Mal kaçırmadan farklı olarak “denkleştirme”, eşin kendi mal grupleri arasındaki geçişlerin düzeltilmesidir. Bir eşin kişisel mallarından (örneğin miras kalan para) edinilmiş mallarına (örneğin çalışarak alınan evin borcuna) veya tam tersi yönde bir aktarım yapılmışsa, tasfiye sırasında bu geçişler denkleştirilir.
Örneğin; koca, babasından kalan tarlayı satıp (kişisel mal), evlilik birliği içinde aldığı evin kredisini (edinilmiş mal borcu) kapatmışsa; boşanmada bu evin tamamı paylaşıma girmez. Kocanın kişisel malından gelen pay oranlanarak ayrılır (denkleştirme yapılır), kalan kısım paylaşılır.
16. Güncel Yargıtay Kararları ve Emsal İçtihatlar (2025-2026)
2025 ve 2026 yıllarında Yargıtay ve İstinaf mahkemelerinin mal paylaşımı konusundaki kararlarında, özellikle dijital varlıkların (kripto paralar) tespiti ve zina nedeniyle boşanmalarda katılma alacağının azaltılması hususları öne çıkmaktadır. Hukuk, teknolojinin ve toplumsal değişimin gerisinde kalmamak adına yeni içtihatlar geliştirmektedir.
1. Kripto Varlıkların Mal Paylaşımına Dahil Edilmesi
Son dönem kararlarında, eşlerin kripto para borsalarındaki varlıklarının da “edinilmiş mal” sayılacağı ve tasfiyeye konu olacağı netleşmiştir. Mahkemeler, yerli kripto borsalarına müzekkere yazarak varlık tespiti yapabilmektedir. Yabancı borsalar için ise uluslararası istinabe veya cüzdan hareketlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi yolu izlenmektedir.
2. Zina ve Hayata Kast Halinde Payın Azaltılması (TMK m. 236/2)
Normal şartlarda kusur, mal paylaşımını etkilemez. Ancak zina veya hayata kast nedeniyle boşanma gerçekleşmişse, hakim, kusurlu eşin artık değer üzerindeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. 2025 yılı içtihatlarında, Yargıtay’ın bu maddeyi daha etkin uyguladığı ve zinası ispatlanan eşin katılma alacağından ciddi indirimler yapıldığı görülmektedir.
Örnek Emsal Karar Özeti:
“Davalı kadının zina eylemi nedeniyle boşanmaya karar verildiği sabittir. TMK 236/2 maddesi gereğince, zina yapan eşin katılma alacağı, hakkaniyet ilkesi gereği azaltılmalı veya tamamen kaldırılmalıdır. Mahkemece, davalı kadının %50 olan yasal pay oranının, olayın ağırlığına göre %20’ye düşürülmesi veya tamamen kaldırılması hususunda takdir yetkisi kullanılmalıdır.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025 Tarihli Emsal Karar)
3. Şirket Hisseleri ve “Elde Edilemeyen” Gelirler
Şirket ortağı olan eşin, şirketin dağıtılmayan kâr paylarının da (şirket bünyesinde tutulsa bile) edinilmiş mal olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışmalıydı. Güncel kararlar, şirketin büyümesi ve yedek akçelerin, hisse değerindeki artışın “edinilmiş mal” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündedir.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Mal paylaşımı davası ne kadar sürer?
Mal paylaşımı davaları, Türk hukuk sistemindeki en teknik ve uzun süren dava türlerinden biridir. Ortalama olarak yerel mahkeme aşaması 1.5 ile 3 yıl arasında sürebilir. Bu süreyi uzatan temel faktörler; tapu, banka, trafik tescil gibi kurumlardan cevapların beklenmesi ve özellikle karmaşık bilirkişi hesaplamalarıdır. İstinaf ve Yargıtay süreçleri de eklendiğinde, davanın kesinleşmesi 4-5 yılı bulabilmektedir. Anlaşmalı boşanma protokolü ile çözüm, bu süreyi 1-2 aya indirebilir.
Boşanma davası açılmadan önce mal kaçırılırsa ne yapmalıyım?
Eşinizin mal kaçırma hazırlığında olduğunu düşünüyorsanız, boşanma davası açmadan önce veya dava ile birlikte “İhtiyati Tedbir” talep edebilirsiniz. Mahkemeden, taşınmazların tapu kaydına veya araçların siciline “davalıdır” şerhi konulmasını isteyebilirsiniz. Eğer mallar satılmışsa, 3. kişilere devredilen mallar için TMK 229 uyarınca “eklenecek değer” davası açılabilir ve malın değeri eşinizde varmış gibi hesaplanarak nakit alacak talep edilebilir.
Kredi ile alınan evde tapu eşimin üzerine, benim hiç hakkım yok mu?
Kesinlikle hakkınız vardır. 2002 yılından sonra evlilik birliği içinde alınan mallarda, tapunun kimin üzerine olduğunun bir önemi yoktur. Önemli olan malın “edinilmiş mal” (çalışma karşılığı) olmasıdır. Ev, eşinizin üzerine olsa bile, o evin değeri üzerinden (kalan kredi borcu düşüldükten sonra) yarı yarıya (1/2) katılma alacağı hakkınız bulunur. Tapuda isminizin yazmaması, mülkiyet hakkınız olmadığını gösterir ancak alacak hakkınızı ortadan kaldırmaz.
Miras kalan mallar boşanmada paylaşılır mı?
Hayır, kural olarak miras kalan mallar “kişisel mal” sayılır ve boşanmada paylaşılmaz. Eşinize babasından kalan ev, arsa veya para sadece ona aittir; siz bu malın kendisini veya değerini isteyemezsiniz. Ancak, miras kalan malın getirisi (örneğin miras evin kira geliri veya miras paranın faiz geliri) edinilmiş mal sayılır ve bu gelirler üzerinde 1/2 oranında hakkınız vardır.
Mal paylaşımı davası için avukat tutmak zorunlu mu?
Yasal olarak avukat tutma zorunluluğu yoktur; davanızı kendiniz de açıp takip edebilirsiniz. Ancak, mal rejimleri hukuku son derece teknik hesaplamalar, süreler ve ispat kuralları içerir. Hangi malın kişisel, hangisinin edinilmiş olduğunun ayrımı, değer artış payı hesaplamaları ve usul işlemleri (bilirkişi raporuna itiraz gibi) uzmanlık gerektirir. Küçük bir usul hatası tüm haklarınızı kaybetmenize neden olabilir. Bu nedenle uzman bir boşanma avukatı ile çalışılması şiddetle önerilir.
Bu davada masraflar ve harçlar ne kadardır?
Mal paylaşımı davaları “nispi harca” tabidir. Yani talep ettiğiniz değer üzerinden (örneğin 1 milyon TL talep ediyorsanız bunun yaklaşık %11,38’i oranında karar ve ilam harcı) devlete harç ödenir. Davanın başında bu harcın dörtte biri (peşin harç) yatırılmalıdır. Ayrıca bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri ve keşif masrafları da dava açılırken gider avansı olarak yatırılır. Davayı kazanırsanız, yaptığınız masrafları (harçlar dahil) karşı taraftan geri alabilirsiniz.
Anlaşmalı boşandım, sonradan mal davası açabilir miyim?
Bu sorunun cevabı, imzaladığınız “Anlaşmalı Boşanma Protokolü”nün içeriğine bağlıdır. Eğer protokolde “tarafların mal rejiminden kaynaklı hiçbir alacağı kalmamıştır”, “maddi ve manevi tüm haklardan feragat ediyoruz” gibi genel ve kapsayıcı bir feragat maddesi varsa, sonradan dava açamazsınız; dava reddedilir. Ancak protokolde mal paylaşımı konusuna hiç değinilmemişse veya “mal paylaşımı hakkı saklı tutulmuştur” denilmişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde dava açabilirsiniz.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Boşanmada mal paylaşımı, sadece bir matematik işlemi değil; tarafların gelecekteki ekonomik hayatlarını belirleyen, stratejik ve hukuki derinliği olan bir süreçtir. 2026 yılı itibarıyla Türk hukuku, emeğin korunması ve eşler arası ekonomik dengenin sağlanması yönünde güçlü mekanizmalara sahiptir. Ancak bu hakların elde edilebilmesi, doğru zamanda doğru hukuki adımların atılmasına bağlıdır.
Pratik Öneriler ve Kontrol Listesi
Süreci en az hasarla ve hak kaybına uğramadan yönetebilmeniz için aşağıdaki önerileri dikkate almanız hayati önem taşır:
- Belge Saklama: Evlilik süresince yapılan büyük harcamaların, banka transferlerinin ve alınan değerli eşyaların belgelerini (dekont, fatura, sözleşme) mutlaka dijital veya fiziksel olarak arşivleyin.
- Mal Kaçırmayı Önleme: Boşanma kararı aldığınız anda, henüz dava açmasanız bile, eşinizin üzerine kayıtlı taşınmazlar için Tapu Müdürlüğü’ne “Aile Konutu Şerhi” koydurun. Bu işlem masrafsızdır ve evin satılmasını zorlaştırır.
- Kişisel Malları Ayırma: Miras kalan parayı, ortak kullanılan hesaba karıştırmayın. Ayrı bir hesapta tutun. Eğer bu parayla ev alırsanız, dekontun açıklama kısmına “miras parası ile” ibaresini mutlaka yazdırın.
- Protokol Dikkat: Anlaşmalı boşanıyorsanız, protokolü imzalamadan önce mutlaka bir avukata inceletin. “Feragat” kelimesinin geçtiği cümleler, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
- Zamanaşımı: Boşanma davası bittikten sonra “nasıl olsa 10 yıl vaktim var” diyerek beklemeyin. İspat zorluğu yaşamamak için mal paylaşımı davasını boşanma ile eş zamanlı veya hemen sonrasında açın.
Özetle; edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliği içinde “birlikte kazandık, birlikte paylaşalım” ilkesine dayanır. Hakkınız olanı alabilmek için duygusal tepkilerle değil, rasyonel ve hukuki bir stratejiyle hareket etmelisiniz.
Yasal Uyarı
Bu makale, 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu ve güncel Yargıtay içtihatları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her boşanma ve mal paylaşımı davası kendine özgü şartlar içerir. Hak kaybına uğramamak için somut durumunuzla ilgili uzman bir boşanma avukatından profesyonel hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.
- aile konutu şerhi
- anlaşmalı boşanma protokolü
- artık değer hesabı
- boşanma avukatı
- boşanma dava süreci
- boşanma tazminatı
- boşanmada mal paylaşımı
- değer artış payı
- düğün takıları kime ait
- edinilmiş mallar
- edinilmiş mallara katılma rejimi
- evlilik sözleşmesi
- katılma alacağı
- katkı payı alacağı
- kişisel mallar
- krediyle alınan ev
- mal ayrılığı rejimi
- mal kaçırma davası
- mal rejimi davası
- mal rejimi tasfiyesi
- nafaka hesaplama
- tapu iptal tescil
- TMK 202
- ziynet eşyaları paylaşımı