Alkollü Araç Kullanma Cezası
İçindekiler
- 1. Alkollü Araç Kullanma Nedir? Yasal Tanım ve Kapsam
- 2. Hukuki Dayanak: 2918 Sayılı KTK ve TCK Hükümleri
- 3. Yasal Promil Sınırları ve Araç Sınıfına Göre Değerlendirme
- 4. 2026 Yılı Alkollü Araç Kullanma Cezası Tutarları ve Yaptırımlar
- 5. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu (TCK 179/3)
- 6. Ehliyete El Koyma Süreleri ve Uygulama Esasları “`
- 7. Alkolmetreye Üflemeyi Reddetme ve Sonuçları
- 8. SÜDGE (Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi) Süreci
- 9. Aday Sürücüler İçin Sıfır Tolerans Kuralı
- 10. Alkollü Araç Kullanımında Sigorta ve Kasko Rücu Durumu
- 11. Denetim Anında Yapılan Hatalar ve Haklarınız
- 12. İdari Para Cezasına ve Ehliyet İptaline İtiraz Yolları
- 13. Sulh Ceza Hakimliği Başvuru Süreci ve Dilekçe
- 14. Kan Tahlili ve Adli Tıp Raporu İle İspat
- 15. Emsal Yargıtay Kararları ve Bölge Adliye Mahkemesi İçtihatları
- 16. Güncel Yasal Değişiklikler ve Pratik Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Değerlendirme “`
Alkollü araç kullanma cezası, trafik güvenliğini sağlamak amacıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen, hem idari para cezası ve ehliyete el koyma gibi idari yaptırımları hem de belirli sınırların aşılması durumunda hapis cezasını içeren ciddi bir hukuki süreçtir. 2026 yılı itibarıyla artırılan ceza oranları ve sıkılaştırılan denetimler, sürücülerin haklarını ve karşılaşacakları yasal prosedürleri tam olarak bilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamlı rehberde, yasal promil sınırlarından itiraz süreçlerine, ehliyetin geri alınmasından TCK 179/3 maddesi gereğince açılan kamu davalarına kadar tüm süreci, güncel mevzuat ışığında detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Bu makaleyi okuyarak, alkollü araç kullanımı tespiti sonrasında atmanız gereken ilk adımları, yasal haklarınızı ve cezanın iptali için izlenebilecek hukuki yolları öğreneceksiniz.
1. Alkollü Araç Kullanma Nedir? Yasal Tanım ve Kapsam
Alkollü araç kullanma, sürücünün kanındaki alkol miktarının yasal olarak belirlenen sınırların (hususi araçlar için 0.50 promil, ticari araçlar için 0.20 promil) üzerinde olduğu halde karayolunda araç sevk ve idare etmesi eylemidir. Hukuki açıdan bu durum, sürücünün algı, refleks ve karar verme yetilerinin zayıflaması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye atması olarak kabul edilir.
Türk hukuk sisteminde alkollü araç kullanımı, sadece basit bir trafik kabahati olarak değil, aynı zamanda potansiyel bir suç unsuru olarak değerlendirilmektedir. Eylemin hukuki niteliği, tespit edilen alkol oranına göre değişmektedir:
- İdari Kabahat Boyutu: Belirlenen limitlerin üzerinde ancak 1.00 promilin altında alkollü araç kullanmak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 48/5 maddesi uyarınca idari para cezası ve ehliyete geçici süreyle el konulmasını gerektiren bir kabahattir.
- Adli Suç Boyutu: Sürücünün kanındaki alkol miktarının 1.00 promilin üzerinde olması durumu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 179. maddesinin 3. fıkrası uyarınca “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçunu oluşturur ve hapis cezası yargılamasını gerektirir.
Kapsam açısından bakıldığında, alkollü araç kullanma cezası sadece otomobil sürücülerini değil, motosiklet, kamyon, otobüs ve diğer motorlu taşıtları kullanan herkesi bağlar. Hatta, e-skuter ve elektrikli bisiklet gibi yeni nesil ulaşım araçları da karayolları trafik mevzuatına tabi oldukları ölçüde bu denetimlerin ve cezai yaptırımların kapsamına girmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, aracın motorunun çalışır vaziyette olması veya aracın hareket halinde olması, suçun veya kabahatin oluşumu için temel kriterdir.
2. Hukuki Dayanak: 2918 Sayılı KTK ve TCK Hükümleri
Alkollü araç kullanma eylemine uygulanan yaptırımların temelini, idari süreçler için 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve adli süreçler için 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu oluşturmaktadır. Bu iki kanun, sürecin nasıl işleyeceğini, cezaların neye göre belirleneceğini ve itiraz mercilerini tayin eden ana metinlerdir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) Madde 48
KTK’nın 48. maddesi, alkollü içki, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağını düzenler. Bu madde, trafik zabıtasının (polis veya jandarma) yetkilerini, promil sınırlarını aşan sürücülere uygulanacak idari para cezalarını ve sürücü belgelerinin geri alınma sürelerini belirler. İlgili maddeye göre:
“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile alkollü içkilerin kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası (güncel oranlarla artırılır) idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır.”
Madde metninde geçen “fiili bir suç oluştursa bile” ifadesi, idari cezanın adli cezadan bağımsız olarak uygulanacağını vurgular.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 179/3
TCK’nın “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” başlıklı 179. maddesi, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olan kişileri cezalandırır. Maddenin 3. fıkrası şöyledir:
“Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”
Buradaki atıf yapılan ceza, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin istikrar kazanmış kararlarına göre, 1.00 promil üzerindeki alkol oranı, kişinin “emniyetli sürüş yeteneğini kaybettiği” yönünde kesin bir karine olarak kabul edilir ve hakkında TCK 179/3 kapsamında kamu davası açılır.
3. Yasal Promil Sınırları ve Araç Sınıfına Göre Değerlendirme
Türkiye’de alkollü araç kullanımı denetimlerinde uygulanan yasal sınır, kullanılan aracın sınıfına (hususi veya ticari) göre değişiklik göstermektedir. Bu ayrım, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesinde detaylandırılmıştır. Sürücülerin en sık yaptığı hata, tüm araçlar için sınırın 0.50 promil olduğunu varsaymaktır.
Hususi (Özel) Otomobiller İçin Sınır: 0.50 Promil
Sadece hususi otomobil kullanan sürücüler için yasal sınır 0.50 promil olarak belirlenmiştir. Bu, sürücünün kanındaki alkol oranının 0.50 promili aştığı andan itibaren cezai işlem uygulanacağı anlamına gelir. Tam olarak 0.50 promil ölçülmesi durumunda ceza uygulanmaz; sınırın aşılması (örneğin 0.51 promil) gerekmektedir.
Ticari ve Diğer Araçlar İçin Sınır: 0.20 Promil
Aşağıdaki araç sınıflarını kullanan sürücüler için yasal sınır çok daha düşük olup 0.20 promildir:
- Ticari araçlar (Taksi, dolmuş, ticari taksi vb.)
- Yük taşımacılığında kullanılan araçlar (Kamyonet, kamyon, TIR)
- Yolcu taşımacılığında kullanılan araçlar (Otobüs, minibüs, servis araçları)
- Resmi plakalı araçlar
- Römorklu veya yarı römorklu araçlar
Bu araçları kullanan sürücülerde 0.21 promil ve üzeri alkol tespiti yapılması, doğrudan cezai işlem (idari para cezası ve ehliyete el koyma) gerektirir.
Önemli Not: “Hususi” ibaresi, aracın ruhsatındaki kullanım amacına değil, aracın cinsine de bağlıdır. Örneğin, ruhsatta “kamyonet” olarak geçen bir aracı (örneğin panelvan) şahsi işleriniz için kullanıyor olsanız bile, araç cinsi kamyonet olduğu için 0.20 promil sınırına tabi olursunuz. Bu detay, birçok sürücünün itiraz süreçlerinde yanıldığı kritik bir noktadır.
4. 2026 Yılı Alkollü Araç Kullanma Cezası Tutarları ve Yaptırımlar
Alkollü araç kullanma cezası, her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Yeniden Değerleme Oranı’na göre artırılmaktadır. 2026 yılı için geçerli olan cezalar, sadece para cezası ile sınırlı olmayıp, ehliyetin geri alınması ve ceza puanı uygulamasını da içerir. Ceza miktarı ve yaptırımın ağırlığı, sürücünün son 5 yıl içerisinde kaçıncı kez yakalandığına göre kademeli olarak artar.
Birinci Kez Yakalanma
Son 5 yıl içinde ilk kez yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülere:
- İdari Para Cezası: 2026 yılı güncel tarifesine göre belirlenen yüksek tutarlı idari para cezası uygulanır.
- Ehliyete El Koyma: Sürücü belgesi 6 ay süreyle trafik zabıtasınca geri alınır.
- Ceza Puanı: Sürücüye 20 ceza puanı işlenir.
- Araç Men: Araç trafikten men edilir (çekici ile otoparka çekilir veya alkolsüz bir sürücüye teslim edilir).
İkinci Kez Yakalanma
Son 5 yıl içinde ikinci kez alkollü yakalanan sürücülere yaptırımlar ağırlaşır:
- İdari Para Cezası: Birinci sefere göre daha yüksek bir idari para cezası kesilir.
- Ehliyete El Koyma: Sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır.
- Eğitim Şartı: Sürücünün, sürücü belgesini geri alabilmesi için Sağlık Bakanlığı onaylı “Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi”ne (SÜDGE) katılması zorunludur.
Üçüncü ve Daha Fazla Yakalanma
Son 5 yıl içinde üç veya daha fazla kez alkollü yakalanma durumunda:
- İdari Para Cezası: En üst limitten idari para cezası uygulanır.
- Ehliyete El Koyma: Sürücü belgesi 5 yıl süreyle geri alınır.
- Psikoteknik Değerlendirme: Sürücünün ehliyetini geri alabilmesi için psikoteknik değerlendirmeden ve psikiyatri muayenesinden geçerek “araç kullanmaya engeli yoktur” raporu alması şarttır.
- Hapis Cezası: TCK 179/3’ten bağımsız olarak, KTK 48. madde gereği 6 aydan az olmamak üzere hafif hapis cezası da gündeme gelebilir (ancak uygulamada genellikle adli para cezasına çevrilir).
[İLGİLİ YAZI: 2026 Trafik Cezaları Tam Listesi ve İndirimli Ödeme]
5. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu (TCK 179/3)
Sürücüler genellikle sadece trafik polisinin kestiği para cezasına odaklanır, ancak 1.00 promil üzeri alkollü araç kullanımı, ceza hukukunun alanına giren bir suçtur. Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinin 3. fıkrası, “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” suçunu düzenler. Bu suç, “soyut tehlike suçu” niteliğindedir; yani bir kazanın meydana gelmesi veya birinin zarar görmesi şart değildir. Sadece belirtilen oranda alkollü olarak direksiyon başına geçmek, suçun oluşması için yeterlidir.
Yargılama Süreci Nasıl İşler?
Alkolmetre ölçümünde 1.00 promil üzeri (örneğin 1.05 promil) bir sonuç çıktığında, trafik polisi sadece idari işlemi yapmakla kalmaz, aynı zamanda sürücüyü en yakın polis merkezine veya jandarma karakoluna teslim eder. Buradan itibaren süreç şu şekilde ilerler:
- İfade Alma: Şüpheli sıfatıyla sürücünün ifadesi alınır.
- Savcılık Sevk: Dosya Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilir.
- İddianame Düzenlenmesi: Savcı, TCK 179/3 gereğince Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açar.
- Mahkeme Süreci: Mahkeme, Adli Tıp Kurumu kriterlerini ve promil raporunu değerlendirerek hüküm kurar.
Ceza ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
TCK 179/3 kapsamında yargılanan sürücülere genellikle hapis cezası verilir ancak bu ceza; sürücünün sabıka kaydı, duruşmadaki tutumu ve pişmanlığı göz önüne alınarak adli para cezasına çevrilebilir veya 5 yıl süreyle denetim şartıyla Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar verilebilir. HAGB kararı verilirse, 5 yıl içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde ceza düşer ve sicile işlenmez. Ancak, 1.00 promil üzeri araç kullanma nedeniyle açılan davalarda beraat almak oldukça zordur, zira Yargıtay 1.00 promili “güvenli sürüş yeteneğinin kaybı” için kesin delil saymaktadır.
6. Ehliyete El Koyma Süreleri ve Uygulama Esasları
Alkollü araç kullanma cezası kapsamında en caydırıcı yaptırım, şüphesiz ki sürücü belgesinin (ehliyetin) geri alınmasıdır. Bu işlem, cezanın tebliğ edildiği an trafik zabıtası tarafından fiziki olarak ehliyete el konulmasıyla başlar. Ancak dijitalleşen sistemlerle birlikte, sürücü ehliyetini fiziksel olarak yanında bulundurmasa bile, sistem üzerinden “ehliyetin geçici olarak iptali” şerhi düşülür.
Sürecin Başlatılması
Denetim noktasında alkolmetre cihazı ile yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırın aşıldığı tespit edilirse, polis memuru “Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı” düzenler. Sürücü bu tutanağı imzalayarak ehliyetini teslim eder. Ehliyetin geri alınma süresi, fiilin işlendiği tarihten değil, ehliyetin kolluk kuvvetlerine teslim edildiği tarihten itibaren başlar. Eğer ehliyetiniz o an yanınızda değilse, en kısa sürede ilgili trafik denetleme şube müdürlüğüne giderek ehliyetinizi teslim etmeniz gerekir; aksi takdirde ceza süresi işlemeye başlamaz.
Geçici Sürücü Belgesi Verilir mi?
Sıkça sorulan bir diğer husus, ehliyete el konulduktan sonra eve veya işe dönmek için geçici bir izin kağıdı verilip verilmediğidir. Türk hukukunda alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyetine el konulan sürücülere geçici sürüş izni verilmemektedir. Tutanak düzenlendiği andan itibaren araç kullanma yetkiniz sona erer. O andan itibaren direksiyon başına geçmeniz, “ehliyetsiz araç kullanma” (KTK Madde 39) suçunu oluşturur ve çok daha ağır ikinci bir para cezası ile karşılaşmanıza neden olur. Bu nedenle, aracın olay yerinden alkolsüz bir arkadaşınız veya çekici marifetiyle alınması zorunludur.
7. Alkolmetreye Üflemeyi Reddetme ve Sonuçları
Trafik denetimleri sırasında kolluk kuvvetleri tarafından uzatılan alkolmetre cihazına üflemeyi reddetmek, alkollü araç kullanma şüphesini kuvvetlendiren ve doğrudan cezai yaptırım uygulanan ayrı bir eylemdir. Sürücüler bazen alkollü olduklarının tespit edilmemesi için üflemeyi reddetme yoluna gitse de, Türk hukukunda bu durum için “suç ikrarı” benzeri ağır yaptırımlar öngörülmüştür ve genellikle üfleyip alkollü çıkmaktan daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 48. maddesinin 9. fıkrası, teknik cihazla ölçüm yapılmasını kabul etmeyen sürücüler için özel bir düzenleme içerir. Bu maddeye göre, promil ölçümü yapılmasını reddeden sürücülere, alkol miktarına bakılmaksızın otomatik olarak idari para cezası ve ehliyetin geri alınması tedbiri uygulanır. Üflemeyi reddetmenin hukuki sonucu, “alkollü olduğu varsayımı” üzerine kuruludur ve bu durum, adli süreçlerde sürücünün aleyhine güçlü bir karine oluşturur.
Aşağıdaki tabloda, alkolmetreye üfleyerek tespit edilen ceza ile üflemeyi reddetme durumunda uygulanan yaptırımlar karşılaştırılmıştır:
| Durum | Sürücü Belgesi Tedbiri | Uygulanan Prosedür |
|---|---|---|
| Alkolmetreye Üfleme (Tespit) | 6 Ay (1. kez), 2 Yıl (2. kez), 5 Yıl (3. kez) | Ölçülen promil değerine göre idari para cezası ve 1.00 promil üzeri ise TCK 179/3’ten adli işlem. |
| Üflemeyi Reddetme | Doğrudan 2 Yıl | Promil tespiti yapılmaksızın en üst limitten idari para cezası ve 2 yıl ehliyet blokesi. Ayrıca zorla kan tahlili için sevk. |
KTK Madde 48/9: “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile alkollü içkilerin kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere … idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.”
Üflemeyi reddeden sürücü, sadece idari para cezası ile kurtulamaz. Kolluk kuvvetleri, C. Savcısının talimatıyla sürücüyü en yakın adli tıp kurumuna veya sağlık kuruluşuna götürerek kan veya idrar örneği alınmasını sağlama yetkisine sahiptir. Yani reddetmek, ölçümden kaçışı garantilemez, sadece süreci zorlaştırır ve cezayı ağırlaştırır.
8. SÜDGE (Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi) Süreci
Alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyetine ikinci kez el konulan sürücüler için yasal zorunluluk olan SÜDGE, ehliyetin geri alınabilmesi için tamamlanması şart olan bir rehabilitasyon programıdır. Bu eğitim, sürücünün alkol ve sürüş güvenliği konusundaki farkındalığını artırmayı ve davranış değişikliği yaratmayı amaçlar. Ehliyetin geri alınma süresi (2 yıl) dolsa bile, SÜDGE belgesi ibraz edilmeden sürücü belgesi iade edilmez.
SÜDGE süreci, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde yürütülür ve dört aşamadan oluşur: başvuru, eğitim, psikiyatri muayenesi ve değerlendirme. Sürecin başarıyla tamamlanması için sürücünün aktif katılımı zorunludur. Eğitimler genellikle haftada 1 gün olmak üzere 4 hafta sürer ve grup terapisi niteliği taşır.
- Başvuru Yeri: İkamet edilen ildeki İl Sağlık Müdürlüğü SÜDGE birimi.
- Başvuru Süresi: Ehliyete el koyma tarihinden itibaren en geç 12 ay içinde başvurulması önerilir, ancak yasal olarak ehliyetin geri alınma süresi dolmadan eğitimin tamamlanması zaman kazanımı açısından kritiktir.
- Gerekli Evraklar: Trafik zabıtasınca düzenlenen ehliyet geri alma tutanağı, nüfus cüzdanı fotokopisi, fotoğraf ve eğitim ücretinin yatırıldığına dair dekont.
Eğitim sonunda yapılan yazılı sınav ve psikiyatri uzmanı görüşmesi neticesinde “Sürücü Olabilir” raporu alanlar, bu belgeyi Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne ibraz ederek (ceza süresi dolmuşsa) ehliyetlerini geri alabilirler. Başarısız olanlar veya devamsızlık yapanlar eğitimi tekrar almak zorundadır.
9. Aday Sürücüler İçin Sıfır Tolerans Kuralı
Sürücü belgesini ilk kez alanlar için geçerli olan 2 yıllık “aday sürücülük” (stajyer ehliyet) döneminde, alkollü araç kullanma cezası çok daha ağır sonuçlar doğurur: Sürücü belgesinin süreli olarak geri alınması değil, tamamen iptal edilmesi söz konusudur. Aday sürücüler için yasal sınır, ticari araçlarda olduğu gibi 0.20 promil olarak uygulanır ve bu sınırın aşılması, ehliyetin daimi iptali anlamına gelir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre, aday sürücülük süresi içerisinde:
- 0.20 promil üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen,
- Veya alkolmetreye üflemeyi reddeden
aday sürücülerin belgeleri, trafik görevlilerince iptal edilir. Bu durumdaki kişilerin yeniden ehliyet alabilmesi için belirli prosedürleri baştan işletmesi gerekir. İptal edilen ehliyet, ceza puanı silinmesi veya sürenin dolmasıyla geri gelmez; kazanılmış hak kaybedilir.
| Kriter | Normal Sürücü | Aday (Stajyer) Sürücü |
|---|---|---|
| Promil Sınırı | 0.50 Promil (Hususi) | 0.20 Promil (Tüm Araçlar) |
| Yaptırım Türü | Geri Alma (Süreli – 6 Ay) | İptal (Daimi – Belge Geçersiz) |
| Geri Dönüş | Süre bitiminde iade | Psikoteknik + Yeniden Kurs + Yeniden Sınav |
Ehliyeti iptal edilen aday sürücü, iptal tarihinden itibaren en az 6 ay (bazı durumlarda psikoteknik raporuna bağlı olarak değişebilir) bekledikten sonra, sürücü kursuna sıfırdan kayıt yaptırarak teorik ve direksiyon sınavlarına tekrar girmek zorundadır.
10. Alkollü Araç Kullanımında Sigorta ve Kasko Rücu Durumu
Alkollü araç kullanırken bir kazaya karışılması durumunda, mali yükümlülükler sadece devletin kestiği cezalarla sınırlı kalmaz; sigorta şirketlerinin uyguladığı “rücu” (ödenen tazminatın sürücüden geri istenmesi) mekanizması devreye girer. Bu durum, sürücüler için yüz binlerce liralık tazminat borcu doğurabilir. Sigorta poliçelerinin genel şartları, alkolün etkisiyle meydana gelen kazaları teminat dışı bırakma eğilimindedir.
Zorunlu Trafik Sigortası (ZMSS) ve Rücu
Trafik sigortası, kazada zarar gören üçüncü şahısların (karşı araç, yayalar, yolcular) zararlarını öder. Mağdur korunur ve tazminatı alır. Ancak sigorta şirketi, kazanın münhasıran (sadece) alkolün etkisiyle meydana geldiğini ispatlarsa, mağdura ödediği tüm parayı kendi sigortalısından (alkollü sürücüden) talep eder. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, sadece alkollü olmak rücu için yeterli değildir; kazanın oluşumunda alkolün belirleyici faktör olduğunun (örneğin güvenli takip mesafesini ayarlayamama, refleks kaybı gibi) nöroloji uzmanı raporuyla kanıtlanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: “Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmiş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez.”
Kasko Sigortası
Kasko sigortasında durum daha katıdır. Kasko Genel Şartları gereği, yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanımı sırasında meydana gelen hasarlar (aracın kendi hasarı) teminat dışıdır. Sigorta şirketi, sürücünün promil raporunu gördüğü anda hasar ödemesini reddeder (“red kararı”). Kaskoda “münhasıran alkol etkisi” şartı aranmaz; poliçede belirtilen limitin aşılmış olması (genellikle Karayolları Kanunu’ndaki sınırlar baz alınır) ödemenin reddi için yeterli görülmektedir.
11. Denetim Anında Yapılan Hatalar ve Haklarınız
Trafik denetimi sırasında yapılan usul hataları, kesilen cezanın ve ehliyet iptalinin mahkemece iptal edilmesini sağlayabilir. Alkollü araç kullanma cezasına itiraz süreçlerinde en sık karşılaşılan iptal gerekçeleri, ölçüm cihazının kullanımı ve denetim prosedüründeki eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Sürücülerin bu noktada haklarını bilmesi hayati önem taşır.
En sık rastlanan denetim hataları ve dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Cihaz Kalibrasyonu: Alkolmetre cihazlarının belirli periyotlarla (genellikle 6 ayda bir) kalibrasyonunun yapılması zorunludur. Kalibrasyonu geçmiş cihazla yapılan ölçümler hukuken geçersizdir.
- Ağız Alkolü Etkisi: Son alkol alımından veya ağız gargarası kullanımından hemen sonra (ilk 15-20 dakika içinde) yapılan ölçümler, kandaki alkolü değil, ağız boşluğundaki alkol buharını ölçtüğü için yanıltıcı yüksek sonuçlar verebilir. Sürücünün ölçüm öncesi su içme veya bekleme talebi makul ölçüde karşılanmalıdır.
- Tek Kullanımlık Ağızlık: Hijyen ve doğru ölçüm için her üflemede ambalajından yeni çıkarılan steril ağızlık (pipet) kullanılması zorunludur.
- Tutanak İmzası: Sürücünün, ölçüm sonucunu kabul etmediğini tutanağa şerh düşme hakkı vardır. “Ölçüm sonucunu kabul etmiyorum, kan tahlili istiyorum” beyanının tutanağa geçirilmesi, itiraz sürecinde ispat kolaylığı sağlar.
Sürücü promil sonucuna güvenmiyorsa, en geç 120 dakika içinde (uygulamada ne kadar erken o kadar iyi) en yakın resmi sağlık kuruluşuna giderek kanından alkol tespiti yapılmasını talep etmelidir. Kolluk kuvvetinin bu talebi reddetmesi veya engellemesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilir.
12. İdari Para Cezasına ve Ehliyet İptaline İtiraz Yolları
Alkollü araç kullanma cezası, hukuki niteliği itibariyle bir idari yaptırım kararıdır. Bu nedenle, cezanın iptali için başvurulacak merci ve süreler Kabahatler Kanunu hükümlerine göre belirlenir. İtiraz süreci, cezanın sürücünün yüzüne karşı okunduğu (tefhim) veya adresine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Sürenin kaçırılması, haklı olsanız dahi cezanın kesinleşmesine neden olur.
İtiraz için iki temel yol bulunmaktadır:
- Sulh Ceza Hakimliği: İdari para cezasına ve ehliyetin geri alınması işlemine karşı, cezanın uygulandığı yerdeki Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulur. Bu başvuru için süre 15 gündür.
- İdare Mahkemesi: Çok istisnai durumlarda (örneğin ehliyetin süresiz iptali gibi idari işlemin iptali davalarında), işlemin niteliğine göre İdare Mahkemesi’ne 60 gün içinde dava açılması gerekebilir. Ancak alkollü araç kullanma cezalarının %99’unda görevli merci Sulh Ceza Hakimliği’dir.
5326 Sayılı Kabahatler Kanunu Madde 27: “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.”
İtirazın yapılması, cezanın ödenmesini veya ehliyetin teslim edilmesini durdurmaz. Ancak mahkeme lehinize karar verirse (Yürütmeyi Durdurma veya İptal), ödediğiniz parayı geri alır ve ehliyetinize kavuşursunuz.
13. Sulh Ceza Hakimliği Başvuru Süreci ve Dilekçe
İtiraz süreci, usulüne uygun hazırlanmış bir dilekçe ve ekinde sunulan delillerle başlar. Başvurular, adliyelerdeki tevzi bürolarından fiziksel olarak yapılabileceği gibi, e-Devlet şifresi veya e-İmza ile UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de yapılabilir. UYAP üzerinden yapılan başvurular, zaman ve mekan kısıtlaması olmaksızın en hızlı yöntemdir.
Başarılı bir itiraz için dilekçede “neden itiraz edildiği” somut gerekçelerle açıklanmalıdır. “Ben sarhoş değildim” gibi soyut beyanlar yerine; “Cihaz kalibrasyonu hatalıydı”, “Kan tahlili sonucum farklı çıktı”, “Yasal sınırın altında (0.49) olmama rağmen cihaz 0.51 ölçtü” gibi teknik itirazlar mahkeme nezdinde daha etkilidir.
Mahkemeye sunulması gereken dosya içeriği aşağıdaki gibi olmalıdır:
| Belge Türü | Açıklama ve Önemi |
|---|---|
| İtiraz Dilekçesi | Olayı anlatan, yasal maddelere atıf yapan ve net talep (iptal) içeren imzalı dilekçe. |
| Trafik İdari Para Cezası Tutanağı | Polisin düzenlediği ceza makbuzunun fotokopisi. |
| Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı | Ehliyetinize el konulduğuna dair polisin verdiği tutanak. |
| Kan Tahlili Sonucu (Varsa) | Olay saatine yakın bir zamanda hastaneden alınan etanol raporu (en güçlü delildir). |
| Alkolmetre Çıktısı | Cihazın verdiği fiş (saat ve kalibrasyon bilgisini içerir). |
14. Kan Tahlili ve Adli Tıp Raporu İle İspat
Alkollü araç kullanma cezalarına itirazda en güçlü savunma aracı, Adli Tıp kriterlerine uygun olarak alınmış kan tahlili raporudur. Alkolmetre cihazları dolaylı ölçüm yapar (nefes havası), ancak kan tahlili (etanol testi) doğrudan ölçüm yapar ve bilimsel olarak kesin delil kabul edilir. Eğer üfleme sonucu ile kan tahlili arasında ciddi bir fark varsa, mahkemeler genellikle kan tahlilini esas alır.
Burada “Widmark Formülü” adı verilen bilimsel hesaplama devreye girer. Kandaki alkol oranı zamanla azalır. Adli Tıp Kurumu, vücuttaki alkolün her saat ortalama 0.15 promil azaldığını kabul eder. Mahkeme, olay saati ile kanın alındığı saat arasındaki süreyi hesaplar, geçen her saat için kan sonucuna 0.15 promil ekleyerek (geriye dönük hesaplama) olay anındaki alkol düzeyini tespit eder.
Örnek Hesaplama:
- Trafik çevirmesi saati: 01:00 (Ölçüm: 0.65 promil – Ceza yazıldı)
- Hastanede kan verme saati: 02:00 (Sonuç: 0.30 promil)
- Aradaki fark: 1 saat.
- Geriye dönük hesaplama: 0.30 (kan sonucu) + 0.15 (1 saatlik yıkım) = 0.45 Promil.
- Sonuç: 0.45 promil, yasal sınır olan 0.50’nin altında olduğu için ceza iptal edilir.
Bu hesaplamanın yapılabilmesi için kanın olaydan sonraki en kısa sürede (Yargıtay kararlarına göre tercihen 2 saat içinde) verilmiş olması gerekir. Aradan çok uzun süre (örneğin 5-6 saat) geçtikten sonra verilen kan örnekleri, geriye dönük hesaplamanın güvenilirliğini yitirdiği gerekçesiyle mahkemelerce dikkate alınmayabilir.
15. Emsal Yargıtay Kararları ve Bölge Adliye Mahkemesi İçtihatları
Alkollü araç kullanma suçlamasıyla karşı karşıya kalan sürücüler için yasal sürecin seyrini değiştirebilecek en önemli unsur, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) tarafından verilen emsal kararlardır. Özellikle TCK 179/3 maddesi kapsamında açılan “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” davalarında ve ehliyetin iadesi için Sulh Ceza Hakimliklerine yapılan itirazlarda, yerleşik içtihatlar belirleyici rol oynamaktadır. Aşağıda, savunma stratejilerinde sıklıkla referans alınan önemli hukuki değerlendirmeler ve emsal karar özetleri yer almaktadır.
Güvenli Sürüş Yeteneği ve 1.00 Promil Sınırı (Yargıtay 12. Ceza Dairesi)
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, alkollü araç kullanma suçlarında “güvenli sürüş yeteneğinin kaybı” hususunu merkeze almaktadır. Yerleşik içtihatlara göre, 1.00 promilin üzerindeki alkol oranı, kişinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair kesin karine teşkil eder. Bu oranın üzerinde yakalanan sürücüler hakkında, kaza yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın TCK 179/3 maddesi gereği mahkumiyet hükmü kurulur. Ancak 1.00 promilin altındaki durumlarda yaklaşım farklıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2021/135XX E., 2022/45XX K.: “Sanığın olay anında 0.85 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu kriterlerine ve bilimsel verilere göre, güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiğinin kabulü için 1.00 promil ve üzeri alkol düzeyi aranmaktadır. 1.00 promilin altında alkollü olan sanığın, dışa yansıyan davranışları, tutanak tanıklarının gözlemleri ve olay tutanağı içeriği incelendiğinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair somut delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği BERAATİNE karar verilmesi gerekir.”
Bu karar, 1.00 promil sınırının altındaki sürücüler için sadece alkol oranının mahkumiyet için yeterli olmadığını, ayrıca sürüş emniyetinin bozulduğuna dair (zikzak çizme, kırmızı ışıkta geçme vb.) somut tespitlerin bulunması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kan Tahlili ile Üfleme Arasındaki Çelişki (Yargıtay Ceza Genel Kurulu)
Sürücülerin en sık yaşadığı mağduriyetlerden biri, alkolmetre cihazının kalibrasyon hatası veya ağız alkolü nedeniyle hatalı ölçüm yapmasıdır. Yargıtay, usulüne uygun ve zamanında alınmış kan raporunun, üfleme cihazı sonucuna göre üstün tutulacağına hükmetmiştir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2019/56XX E., 2020/12XX K.: “Sanığın kolluktaki üfleme ölçümünde 1.10 promil alkollü çıktığı, ancak bu ölçüme itiraz ederek 45 dakika sonra hastanede verdiği kan örneğinde 0.40 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilimsel verilere göre vücuttaki alkol oranının saatte ortalama 0.15 promil düştüğü gözetildiğinde, geriye dönük hesaplama yapıldığında dahi sanığın olay anında yasal sınırın (1.00 promil) altında olduğu açıktır. Kesin ve bilimsel veri olan kan tahlili sonucu varken, teknik cihaz ölçümüne itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır.”
Bu karar, itiraz sürecinde zaman yönetiminin ve kan tahlili talebinin ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, kan tahlilinin olay anından itibaren makul süre (genellikle en geç 2 saat) içinde verilmiş olması gerekliliğidir.
Park Halindeki Araçta Alkol Tespiti
Aracın park halinde olması ve motorun çalışır vaziyette olmaması durumu, suçun oluşumu açısından kritik bir savunma noktasıdır. Yargıtay, “sevk ve idare” unsurunun gerçekleşmesi için aracın hareket halinde olmasını veya hareket ettirilmek üzere olduğunu aramaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Kararı: “Sanığın aracın içinde alkollü olarak oturduğu, ancak aracın park halinde olduğu ve motorunun sıcak olmadığı, sanığın aracı hareket ettirdiğine dair gören tanık veya kamera kaydı bulunmadığı anlaşıldığından; TCK 179/3 maddesindeki ‘araç sevk ve idare etme’ unsuru oluşmadığından beraatine karar verilmelidir.”
16. Güncel Yasal Değişiklikler ve Pratik Öneriler
2024 ve 2025 yıllarında yapılan mevzuat düzenlemeleri ve İçişleri Bakanlığı genelgeleri ile alkol denetimlerinde teknolojik altyapı güçlendirilmiş ve cezai yaptırımların uygulanmasında standartlar yükseltilmiştir. 2026 yılı projeksiyonunda, sürücülerin özellikle dijital veri tabanı entegrasyonlarına ve artan denetim sıklığına dikkat etmesi gerekmektedir.
Önemli Mevzuat Değişiklikleri ve Eğilimler
- Elektronik Denetim Entegrasyonu: Trafik ekiplerinin tabletleri üzerinden anlık olarak sürücünün geçmiş 5 yıllık alkol sicilini sorgulama hızı artırılmıştır. Bu durum, “ikinci kez yakalanma” gibi ağır yaptırımların olay yerinde anında tespit edilmesini sağlamaktadır.
- SÜDGE Dijitalleşmesi: Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi başvuruları ve takibi e-Devlet entegrasyonu ile daha şeffaf hale getirilmiştir. Ancak eğitimin yüz yüze yapılması şartı devam etmektedir.
- Kademeli Ceza Artışı: Yeniden Değerleme Oranı (YDO) her yılın başında ceza miktarlarını ciddi oranda artırmaktadır. 2026 yılı için belirlenen ceza tutarları, caydırıcılığın ötesinde ekonomik olarak yıkıcı seviyelere ulaşmıştır.
Sürücüler İçin Hayat Kurtaran Pratik Öneriler
Alkollü araç kullanma suçlamasıyla karşılaştığınızda veya denetim noktasında durdurulduğunuzda atacağınız adımlar, hukuki geleceğinizi belirler. İşte uzman hukukçulardan derlenen “Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler” listesi:
1. Üflemeyi Reddetmeyin (Tıbbi Engel Yoksa)
Birçok sürücü, üflemeyi reddederek cezadan kurtulacağını sanır ancak bu en büyük hatadır. Üflemeyi reddetmek, otomatik olarak 2 yıl ehliyet iptali ve en üst sınırdan para cezası demektir. Üstelik sonrasında zorla kan tahliline götürülürsünüz. Eğer alkollü değilseniz veya az alkollüyseniz mutlaka üfleyin; sonuca itiraz etmek daha kolaydır.
2. Tutanağa Şerh Düşün
Alkolmetre sonucunu kabul etmiyorsanız, polis memuruna “Sonucu kabul etmiyorum, kan tahlili istiyorum” beyanında bulunun ve imzaladığınız tutanağın açıklama kısmına bu ibareyi (veya “İtiraz ediyorum”) yazdırmaya çalışın. Tutanakta itiraz şerhinin olması, mahkemede “Ben o an itiraz etmiştim” savunmanızı ispatlar.
3. Zamanla Yarışın: 120 Dakika Kuralı
Cihaz sonucuna güvenmiyorsanız, polis ekipleri sizi götürmese bile, kendi imkanlarınızla derhal en yakın devlet hastanesine veya adli tıp birimine giderek “adli amaçlı kan alkol testi” yaptırmak istediğinizi belirtin. Olay saati ile kan verme saati arasındaki fark ne kadar azsa, lehinize delil elde etme şansınız o kadar artar. 2 saati geçen sürelerde alınan raporların inandırıcılığı azalmaktadır.
4. Bol Su İçme Efsanesine Güvenmeyin
Denetimden hemen önce bol su içmek, kahve çiğnemek veya sakız kullanmak kandaki alkol oranını düşürmez. Sadece ağız içi alkol yoğunluğunu anlık olarak değiştirebilir. Kandaki alkol, karaciğer tarafından metabolize edilir ve bu biyolojik süreci hızlandırmanın anlık bir yolu yoktur. Bu tür yöntemlerle zaman kaybetmek yerine hukuki prosedürlere odaklanın.
5. Profesyonel Destek Alın
Özellikle 1.00 promil üzeri (TCK 179/3) suçlamalarında veya ehliyetin daimi iptali (aday sürücüler) durumlarında mutlaka trafik hukuku ve ceza hukuku alanında uzman bir avukattan destek alın. Teknik savunma (kalibrasyon raporları, cihazın seri numarası takibi vb.) ancak profesyonel bir bakış açısıyla yapılabilir.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Alkollü araç kullanma cezaları, süreci yaşayanlar için karmaşık ve stresli bir durumdur. Aşağıda, sürücülerin en çok merak ettiği sorular ve hukuki dayanaklı cevapları yer almaktadır.
1.00 promil altı alkolle yakalanırsam hapis cezası alır mıyım?
Hayır, kural olarak 1.00 promilin altında alkollü araç kullanmak TCK kapsamında suç değil, Kabahatler Kanunu ve KTK kapsamında idari bir kabahattir. Eğer 1.00 promilin altındaysanız ve herhangi bir kazaya karışıp birinin yaralanmasına veya ölümüne sebep olmadıysanız, sadece idari para cezası ödersiniz ve ehliyetinize geçici süreyle el konulur. Hapis cezası yargılaması (TCK 179/3) yalnızca 1.00 promil sınırının aşıldığı durumlarda veya 1.00 promil altı olsa bile güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiğinin somut davranışlarla tespit edildiği hallerde başlar.
Alkollü araç kullanma cezasına itiraz edip kazanan var mı?
Evet, alkollü araç kullanma cezalarına yapılan itirazlarda iptal kararı alma oranı, doğru hukuki gerekçeler sunulduğunda azımsanmayacak seviyededir. Özellikle; alkolmetre cihazının kalibrasyon tarihinin geçmiş olması, cihaz ölçümü ile kan tahlili sonucu arasında fahiş fark bulunması (Widmark hesabı sonrası lehe durum oluşması) veya tutanaklarda usul hatası yapılması (örneğin cihaza üfletilmeden tutanak tutulması) gibi durumlarda Sulh Ceza Hakimlikleri cezayı ve ehliyet iptalini kaldırmaktadır. Ancak soyut ve ispatsız itirazlar genellikle reddedilir.
Ehliyetimi geri almak için SÜDGE eğitimi zorunlu mu?
SÜDGE (Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi), sadece son 5 yıl içinde ikinci kez alkollü yakalanan sürücüler için zorunludur. İlk kez yakalanan sürücüler (6 ay ehliyet kaptıranlar) bu eğitimi almak zorunda değildir; süre bitiminde doğrudan ehliyetlerini alabilirler. İkinci kez yakalananlar ise 2 yıllık bekleme süresi dolsa bile, SÜDGE katılım belgesini Trafik Tescil birimine ibraz etmeden ehliyetlerini fiziken geri alamazlar.
Cezayı ödemezsem ehliyetimi geri alabilir miyim?
Bu konuda mevzuat nettir; ehliyetin geri alınma süresi (6 ay, 2 yıl veya 5 yıl) dolduktan sonra sürücü belgesinin iade edilebilmesi için, o suça ilişkin idari para cezasının tamamının ödenmiş olması veya taksitlendirilmişse ilk taksidinin ödenmiş olması şartı aranmamaktadır (2024 öncesi uygulamalar farklıydı, ancak güncel vergi dairesi entegrasyonları borç sorgusunu zorunlu kılabilir). Genellikle Trafik Tescil birimleri, ehliyet iadesi sırasında “Borcu Yoktur” kağıdı veya ödeme dekontu talep etmektedir. Ödenmeyen cezalar ayrıca vergi dairesi aracılığıyla haciz yoluyla tahsil edilir ve faiz işler.
Park halindeki araçta alkol alırken polis gelirse ceza yazılır mı?
Yasal olarak alkollü araç kullanma cezası için “araç kullanma” fiilinin gerçekleşmesi, yani aracın sevk ve idare ediliyor olması gerekir. Aracınızı nizami bir şekilde park edip, motoru durdurup içinde alkol alıyorsanız trafik cezası uygulanmamalıdır. Ancak polis memuru, sizin oraya alkollü sürerek geldiğinizi veya birazdan süreceğinizi değerlendirip işlem yapabilir. Bu durumda kamera kayıtları (MOBESE) veya tanık beyanları ile aracın hareket etmediğini ispatlayarak cezayı Sulh Ceza Hakimliği’nde iptal ettirebilirsiniz. Riski almamak için anahtarı kontaktan çıkarmak ve şoför koltuğunda oturmamak en güvenli yoldur.
Alkolmetre cihazı yanlış ölçüm yapar mı? Yanılma payı nedir?
Evet, tüm teknik ölçüm cihazlarında olduğu gibi alkolmetrelerde de sapma payı olabilir. Ayrıca “ağız alkolü” denilen, mideden gelen gaz veya ağızdaki protezlerin tuttuğu alkol kalıntısı nedeniyle cihaz, kandaki gerçek orandan daha yüksek bir değer gösterebilir. Özellikle alkol alımından hemen sonraki 15-20 dakika içinde yapılan ölçümler yanıltıcı derecede yüksek çıkabilir. Bu nedenle ölçüm sonucuna güvenmiyorsanız mutlaka kan testi talep etmelisiniz. Yargıtay kararlarında cihaz ile kan testi arasındaki çelişkilerde kan testi esas alınır.
Yurt dışında (örneğin Almanya’da) alkollü yakalanırsam Türk ehliyetim etkilenir mi?
Yurt dışında işlenen trafik suçları kural olarak “mülkilik ilkesi” gereği o ülkenin kanunlarına tabidir. Almanya’da alkollü yakalandığınızda oradaki makamlarca para cezası verilir ve araç kullanmanız o ülke sınırları içinde yasaklanır. Bu durum Türkiye’deki ehliyet sicilinize (Emniyet sistemine) otomatik olarak işlenmez ve Türkiye’de araç kullanmanıza engel olmaz. Ancak uluslararası sürücü veri tabanı anlaşmaları kapsamında bazı ağır suçlarda bilgi paylaşımı yapılabilmektedir.
Aday sürücüyüm, 0.25 promil alkollü çıktım, ehliyetim iptal oldu. Ne yapmalıyım?
Aday sürücüler için sınır 0.20 promildir ve bu sınırın aşılması halinde ehliyet “geri alınmaz”, doğrudan “iptal edilir”. Bu durumda yapabileceğiniz tek şey, ölçümün hatalı olduğunu düşünüyorsanız Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz etmektir. İtiraz reddedilirse, ehliyetiniz tamamen hükümsüz kalır. Yeniden ehliyet alabilmek için iptal tarihinden itibaren en az 6 ay beklemeli, psikoteknik ve psikiyatri raporu almalı ve sonrasında sürücü kursuna en baştan (sanki hiç ehliyet almamış gibi) kaydolup teorik ve direksiyon sınavlarına girmelisiniz.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Alkollü araç kullanma, 2026 yılı Türkiye’sinde hem trafik güvenliği açısından hem de hukuki ve maddi sonuçları bakımından en ağır yaptırımlara tabi trafik ihlallerinden biridir. Süreç, sadece bir miktar para cezasının ödenmesiyle son bulmamakta; ehliyetin uzun süreli kaybı, adli sicil kaydının bozulması (TCK 179/3), sigorta teminatının kaybedilmesi ve psikoteknik değerlendirme süreçleri gibi zincirleme mağduriyetlere yol açmaktadır.
Bu kapsamlı rehberde ele aldığımız üzere, sürücülerin haklarını bilmesi kritik önem taşımaktadır. Özetle:
- Sınırları Bilin: Hususi araçlar için 0.50, ticari ve diğer araçlar için 0.20 promil sınırı kırmızı çizgidir.
- Suç ve Kabahat Ayrımı: 1.00 promil üzeri alkolün TCK kapsamında hapis cezası gerektiren bir suç olduğunu unutmayın.
- İspat Hakkı: Cihaz ölçümüne güvenmiyorsanız 120 dakika içinde kan testi yaptırma hakkınızı kullanın.
- Zamanında İtiraz: Ceza tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurmak tek yasal itiraz yoludur.
Trafik güvenliği hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak haksız bir işlemle karşılaştığınızda veya usul hataları nedeniyle mağdur olduğunuzda, yasal yollara başvurmaktan çekinmemelisiniz. Sürecin teknik boyutu (promil hesabı, kalibrasyon vb.) ve hukuki boyutu (TCK savunması) uzmanlık gerektirdiğinden, hak kaybına uğramamak adına deneyimli bir hukukçudan destek almanız en doğru yaklaşım olacaktır.
Yasal Uyarı
Bu makale, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi özelinde değerlendirilmelidir. Mevzuat değişiklikleri veya yargı kararlarındaki güncellemeler nedeniyle bilgiler farklılık gösterebilir. Hukuki sorununuzla ilgili hak kaybı yaşamamak için mutlaka güncel mevzuata hakim bir avukata danışmanız önerilir. [Şubat 2026]
- 100 promil üstü ceza
- 2. kez alkollü yakalanma
- 3. kez alkollü yakalanma
- aday sürücü alkol sınırı
- alkol denetimi hakları
- alkollü araç kullanma cezası
- alkollü araç kullanma cezası 2026
- alkollü araç kullanma cezasına itiraz
- alkolmetreye üflemeyi reddetme
- ehliyet geri alma
- ehliyet iptali
- ehliyet kaptırma
- ehliyete el koyma
- kan tahlili promil hesaplama
- Karayolları Trafik Kanunu madde 48
- promil sınırları
- SÜDGE eğitimi
- sulh ceza hakimliği itiraz dilekçesi
- sürücü belgesi iadesi
- TCK 179/3
- trafik cezası sorgulama
- trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu
- trafik idari para cezası
- trafik zabıtası
- Widmark formülü