Erzurum Dolandırıcılık Avukatı
İçindekiler
- 1. Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK Kapsamında Tanımı
- 2. Hukuki Dayanak: TCK 157 ve TCK 158
- 3. Dolandırıcılık Suçunda Taraflar ve Failin Durumu
- 4. Suçun Oluşumu İçin Gerekli Şartlar ve Unsurlar
- 5. Erzurum’da Soruşturma Sürecinin Başlatılması
- 6. Soruşturma Öncesi Hazırlık ve İlk Adımlar “`
- 7. Nitelikli Dolandırıcılık ve Basit Dolandırıcılık Farkları
- 8. Gerekli Belgeler, Deliller ve İspat Araçları
- 9. Yetkili Makam ve Erzurum Mahkemeleri
- 10. Dava Zamanaşımı ve Şikayet Süreleri
- 11. Vekalet Ücretleri ve Yargılama Masrafları
- 12. Soruşturma ve Kovuşturmada Sık Yapılan Hatalar
- 13. Takipsizlik veya Mahkumiyet Kararına İtiraz
- 14. Örnek Davalar ve Yargıtay İçtihatları
- 15. Güncel Dolandırıcılık Yöntemleri (2025-2026)
- 16. Mağdurlar ve Şüpheliler İçin Pratik Öneriler
- 17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 18. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme “`
Dolandırıcılık suçu, malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en karmaşık yapıya sahip olan ve ispatı teknik hukuk bilgisi gerektiren eylemlerden biridir. Özellikle gelişen teknoloji ve değişen sosyal dinamiklerle birlikte Erzurum gibi büyükşehirlerde, klasik dolandırıcılık yöntemlerinin yanı sıra bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılık vakalarında ciddi bir artış gözlemlenmektedir. Bir Erzurum dolandırıcılık avukatı desteği almak, hileli davranışlarla mağdur edilen kişilerin haklarını geri kazanması veya haksız suçlamalarla karşı karşıya kalan şüphelilerin özgürlüğünü koruması açısından hayati önem taşır. Bu kapsamlı rehberde, Türk Ceza Kanunu çerçevesinde dolandırıcılık suçunun unsurlarını, Erzurum adliyesindeki işleyişi ve soruşturma aşamalarından dava sonucuna kadar olan tüm süreci detaylarıyla inceleyeceğiz.
1. Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK Kapsamında Tanımı
Dolandırıcılık suçu, bir kimsenin hileli davranışlarla bir başkasını aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına yarar sağlaması eylemidir. Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer alan bu suç tipi, mağdurun iradesinin hile yoluyla fesada uğratılması nedeniyle diğer hırsızlık veya gasp gibi suçlardan ayrılır.
Hukuki açıdan dolandırıcılığın temelini “hile” kavramı oluşturur. Her yalan beyan dolandırıcılık suçunu oluşturmaz; failin sergilediği davranışların, mağdurun denetim imkanını ortadan kaldıracak nitelikte, yoğun ve ustaca olması gerekir. Erzurum dolandırıcılık avukatı olarak incelediğimiz dosyalarda, eylemin sadece bir hukuk davasına konu olacak “borcunu ödememe” durumu mu yoksa cezai yaptırım gerektiren “dolandırıcılık” mı olduğunun tespiti en kritik aşamadır. Hukukumuzda “basit yalan” hile sayılmazken, sahneye koyma ve kurgu içeren yalanlar bu suçun oluşmasına sebebiyet verir.
Suçun maddi konusu taşınır veya taşınmaz bir mal olabileceği gibi, ekonomik değeri olan herhangi bir hak veya alacak da olabilir. Dolayısıyla, Erzurum’da sıkça karşılaşılan hayvan ticareti dolandırıcılığından, dijital bankacılık yoluyla yapılan usulsüzlüklere kadar geniş bir yelpaze bu tanımın içine girer.
2. Hukuki Dayanak: TCK 157 ve TCK 158
Türk hukukunda dolandırıcılık suçu temel olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddelerinde düzenlenmiştir. TCK Madde 157 “Basit Dolandırıcılık” suçunu tanımlarken, TCK Madde 158 “Nitelikli Dolandırıcılık” hallerini ve bunlara verilecek daha ağır cezaları hüküm altına alır.
Basit Dolandırıcılık (TCK 157)
Kanunun 157. maddesine göre; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Bu madde, suçun herhangi bir ağırlaştırıcı neden olmaksızın işlenen temel halini düzenler. Örneğin, sokakta tanışılan bir kişiye kendini farklı biri gibi tanıtarak borç para alıp geri ödememek, şartları oluştuğunda basit dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir.
Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158)
Suçun; dini inanç ve duyguların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durumdan veya zor şartlardan yararlanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması veya bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde TCK 158 devreye girer. Erzurum dolandırıcılık avukatı pratiğinde en sık karşılaşılan davalar genellikle TCK 158 kapsamındadır. Nitelikli hallerde verilecek ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir. Ancak, suçun:
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
- Sigorta bedelini almak maksadıyla,
işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
[İLGİLİ YAZI: TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Detaylı İnceleme]
3. Dolandırıcılık Suçunda Taraflar ve Failin Durumu
Dolandırıcılık suçunda fail, hileli davranışları gerçekleştiren ve bu yolla haksız menfaat temin eden kimsedir. Mağdur ise, hileye maruz kalarak aldatılan ve malvarlığında azalma meydana gelen gerçek kişidir. Tüzel kişiler (şirketler, dernekler) suçtan zarar gören olabilir ancak teknik anlamda suçun mağduru her zaman gerçek kişilerdir.
Failin Özellikleri: Dolandırıcılık suçu herkes tarafından işlenebilen (özgü olmayan) bir suçtur. Ancak bazı durumlarda failin sıfatı, suçun nitelikli hal almasına neden olabilir. Örneğin, failin kendisini kamu görevlisi (polis, savcı, hakim) olarak tanıtarak veya sigorta eksperi sıfatıyla hareket ederek bu suçu işlemesi, TCK 158 kapsamında cezanın artırılmasını gerektirir. Erzurum ve çevresinde özellikle kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerce işlenen dolandırıcılık vakalarında, failin bu sıfatı kullanması “güven telkini” açısından belirleyicidir.
Mağdurun Durumu: Mağdurun algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması da suçun işleniş biçimini etkiler. Eğer mağdurun algılama yeteneği hiç yoksa (örneğin akıl hastalığı veya yaş küçüklüğü nedeniyle), fiil dolandırıcılık değil “hırsızlık” suçunu oluşturabilir. Çünkü dolandırıcılıkta mağdurun, sakatlanmış bir irade ile de olsa bir teslim veya tasarruf işlemi yapması gerekir.
Müşteki ve Katılan Sıfatı: Soruşturma aşamasında suçtan zarar gören kişi “müşteki” (şikayetçi) sıfatını alır. Dava açıldıktan sonra ise mahkemeye başvurarak davaya katılma talebinde bulunması ve bu talebin kabul edilmesiyle “katılan” sıfatını kazanır. Erzurum dolandırıcılık avukatı, müvekkili adına bu sıfatların gerektirdiği usuli işlemleri takip ederek hak kaybını önler.
4. Suçun Oluşumu İçin Gerekli Şartlar ve Unsurlar
Bir eylemin dolandırıcılık suçu olarak nitelendirilebilmesi için üç temel unsurun bir arada bulunması zorunludur: Hileli davranış, aldatma (illiyet bağı) ve haksız yarar sağlama. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği, fiilin hukuki ihtilaf (alacak-verecek davası) olarak kalmasına veya beraat kararı verilmesine neden olabilir.
1. Hileli Davranış
Dolandırıcılık suçunun en belirleyici unsuru hiledir. Hile, gerçeğin saklanması, çarpıtılması veya olmayan bir durumun var gibi gösterilmesidir. Yargıtay içtihatlarına göre hilenin “nitelikli” ve “aldatıcı” olması gerekir. Basit bir yalan, karşı tarafın ufak bir araştırmayla gerçeği öğrenebileceği durumlarda hile sayılmaz. Failin, mağdurun inceleme eğilimini ortadan kaldıracak, güven oluşturacak sahneleme davranışları sergilemesi gerekir. Erzurum’daki yerel mahkemeler, hilenin ağırlığını değerlendirirken olayın oluş şekline ve tarafların durumuna bakar.
2. Aldatma ve İlliyet Bağı
Yapılan hileli davranışın mağduru hataya düşürmesi ve mağdurun bu hata sonucunda bir tasarrufta bulunması gerekir. Hile ile mağdurun malvarlığı üzerindeki tasarrufu arasında doğrudan bir nedensellik bağı (illiyet bağı) bulunmalıdır. Eğer mağdur, hileden bağımsız bir nedenle parayı vermişse veya hileyi baştan anlamış olmasına rağmen ödeme yapmışsa dolandırıcılık suçu oluşmayabilir.
3. Zarar ve Yarar Sağlama
Suçun tamamlanması için failin kendine veya bir başkasına maddi bir yarar sağlaması ve mağdurun zarara uğraması gerekir. Zarar, malvarlığında meydana gelen eksilmedir. Bu eksilme nakit para kaybı olabileceği gibi, bir alacağın tahsil edilememesi veya bir hizmetin karşılıksız verilmesi şeklinde de olabilir. Erzurum dolandırıcılık avukatı olarak vurgulamak gerekir ki; zarar henüz gerçekleşmemiş olsa bile, failin yarar sağlamış olması suçun oluşumu için yeterlidir (teşebbüs aşaması hariç).
5. Erzurum’da Soruşturma Sürecinin Başlatılması
Dolandırıcılık suçunda soruşturma süreci, kural olarak şikayete tabi değildir (basit dolandırıcılıkta akrabalar arası işlenenler gibi istisnalar hariç). Bu suç “resen” (kendiliğinden) soruşturulan suçlar kategorisindedir. Ancak uygulamada savcılık makamının suçtan haberdar olabilmesi için genellikle mağdurun şikayeti veya ihbarı gerekir. Erzurum’da bu sürecin başlatılması için izlenmesi gereken resmi yol haritası şöyledir:
Suç Duyurusunda Bulunma: Mağdur, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazılmış detaylı bir şikayet dilekçesi ile müracaat etmelidir. Dilekçede; olayın gerçekleşme şekli, failin kimlik bilgileri (biliniyorsa), hilenin nasıl yapıldığı, zararın miktarı ve varsa tanıkların isimleri net bir şekilde belirtilmelidir. Erzurum Adliyesi Müracaat Savcılığı, dilekçeyi kabul ettikten sonra bir soruşturma numarası verir ve süreci başlatır.
Kolluk Kuvvetlerine Başvuru: Acil durumlarda veya mesai saatleri dışında, en yakın polis merkezine veya jandarma karakoluna giderek sözlü şikayette bulunmak da mümkündür. Kolluk kuvvetleri tarafından tutulan tutanak, savcılığa sevk edilir ve soruşturma dosyasına dönüşür. Özellikle banka hesaplarına bloke konulması gereken “oltalama” (phishing) gibi bilişim dolandırıcılıklarında hız faktörü kritik olduğundan, vakit kaybetmeden kolluğa başvurmak önemlidir.
CİMER Üzerinden İhbar: Vatandaşlar, CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden de ihbarda bulunabilirler. Ancak, adli sürecin hızlı ve etkin işlemesi için doğrudan savcılık veya kolluk müracaatı, bir Erzurum dolandırıcılık avukatı tarafından öncelikli olarak tavsiye edilir. Çünkü CİMER başvurularının ilgili savcılığa intikali zaman alabilir.
6. Soruşturma Öncesi Hazırlık ve İlk Adımlar
Dolandırıcılık iddiasıyla savcılığa başvurmadan önce veya şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığınızda yapılacak ön hazırlık, dosyanın seyrini %100 değiştirebilir. İster mağdur ister şüpheli tarafında olun, delillerin karartılmadan toplanması ve hukuki stratejinin doğru kurulması gerekir.
Mağdurlar İçin Hazırlık
Şikayet dilekçesi verilmeden önce tüm dijital ve fiziksel deliller bir araya getirilmelidir.
- Dekontlar ve Banka Kayıtları: Para transferlerinin yapıldığına dair dekontlar, EFT/Havale sorgu numaraları.
- Yazışmalar: WhatsApp, SMS, E-posta veya sosyal medya üzerinden yapılan tüm görüşmelerin ekran görüntüleri ve dökümleri. (Not: Noter onaylı tespit yapılması delil gücünü artırır).
- Ses Kayıtları ve Kamera Görüntüleri: Eğer varsa, olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri veya yasal sınırlar içindeki ses kayıtları.
- Tanık Bilgileri: Olaya şahit olan kişilerin isim ve iletişim bilgileri.
Şüpheliler İçin Hazırlık
Hakkınızda dolandırıcılık suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını öğrendiğinizde, ilk yapmanız gereken kollukta veya savcılıkta vereceğiniz ifade öncesinde profesyonel hukuki destek almaktır. “Ben suçsuzum, gider anlatırım” düşüncesiyle, hukuki terminolojiden uzak ve yanlış anlaşılabilecek ifadeler vermek, tutuklama tedbiri ile karşılaşmanıza neden olabilir.
- Ticari İlişkiyi Kanıtlama: Olayın bir dolandırıcılık değil, hukuki bir ticari ihtilaf olduğunu gösteren faturalar, sözleşmeler veya teslim tutanakları hazırlanmalıdır.
- Kastın Yokluğu: Dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğinizi, ödeme niyetinizin olduğunu gösteren emareler (kısmi ödemeler, yapılandırma teklifleri vb.) dosyaya sunulmalıdır.
7. Nitelikli Dolandırıcılık ve Basit Dolandırıcılık Farkları
Dolandırıcılık suçunun basit ve nitelikli halleri arasındaki temel fark, suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar ve mağdurun durumuna göre belirlenen ceza miktarıdır. TCK 157. maddede düzenlenen basit dolandırıcılık, failin herhangi bir ek araç veya özel durum kullanmaksızın, salt hileli davranışlarla mağduru aldatmasını kapsar. Buna karşılık TCK 158. maddede yer alan nitelikli dolandırıcılık, suçun daha kolay işlenmesini sağlayan, mağdurun savunma mekanizmasını zayıflatan veya suçun verdiği zararı artıran özel durumların varlığı halinde söz konusu olur. Erzurum dolandırıcılık avukatı olarak müvekkillerimize sıkça hatırlattığımız üzere, eylemin nitelikli hal kapsamında değerlendirilmesi, verilecek cezanın alt sınırının 3 yıldan (bazı hallerde 4 yıldan) başlamasına neden olur.
Nitelikli halin tespiti, davanın görüleceği mahkemeyi de değiştirir. Basit dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi iken, nitelikli dolandırıcılık suçlarında yargılama Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılır. Özellikle bilişim sistemlerinin kullanılması (internet bankacılığı, sosyal medya vb.) veya kamu kurumlarının araç kılınması durumları, Erzurum’daki yargılamalarda en sık karşılaşılan nitelikli hallerdir.
| Özellik | Basit Dolandırıcılık (TCK 157) | Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) |
|---|---|---|
| Yasal Dayanak | TCK Madde 157 | TCK Madde 158 |
| Ceza Miktarı | 1 yıldan 5 yıla kadar hapis | 3 yıldan 10 yıla kadar hapis (Bazı hallerde alt sınır 4 yıl) |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesi | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Adli Para Cezası | 5.000 güne kadar | Suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az olamaz |
| Uzlaşma | Uzlaşma kapsamındadır | Kural olarak uzlaşma kapsamında değildir (İstisnalar hariç) |
8. Gerekli Belgeler, Deliller ve İspat Araçları
Dolandırıcılık suçunun ispatı, failin kastının ve hileli davranışlarının somut delillerle ortaya konulmasına bağlıdır. Ceza yargılamasında “delil serbestisi” ilkesi geçerli olmakla birlikte, hukuka uygun elde edilmiş her türlü belge ve kayıt ispat aracı olarak kullanılabilir. Soruşturma aşamasında savcılığa, kovuşturma aşamasında ise mahkemeye sunulacak deliller, suçun sübutu açısından hayati önem taşır. Erzurum’da yürütülen soruşturmalarda, özellikle dijital delillerin (log kayıtları, IP adresleri) doğru zamanda talep edilmesi, faile ulaşılmasını sağlayan en önemli faktördür.
Mağdurun beyanı tek başına yeterli olmayıp, bu beyanın yan delillerle desteklenmesi gerekir. Aynı şekilde şüpheli veya sanık müdafi için de, suçlamanın asılsız olduğunu veya olayın hukuki bir ihtilaftan ibaret olduğunu gösteren belgelerin sunulması beraat kararı alınmasını sağlar.
Toplanması Gereken Temel Deliller
- Bankacılık Kayıtları: Dekontlar, hesap hareketleri, EFT/Havale sorgu numaraları, ATM kamera kayıtları ve banka şubesi güvenlik görüntüleri.
- İletişim Kayıtları (HTS): Fail ve mağdur arasındaki arama, mesajlaşma trafiğini gösteren HTS (Historical Traffic Search) raporları. Bu raporlar, tarafların suç tarihinde aynı baz istasyonundan sinyal verip vermediğini tespit etmek için de kullanılır.
- Dijital Materyaller: WhatsApp, Telegram, Facebook, Instagram gibi platformlardaki yazışmaların ekran görüntüleri, e-posta dökümleri. (Not: Bu görüntülerin noter onaylı olması veya bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi delil gücünü artırır).
- Resmi Kurum Yazışmaları: Eğer suç kamu kurumu aracı kılınarak işlenmişse, ilgili kurumdaki işlem dosyaları ve evraklar.
- Tanık Beyanları: Olay anına tanıklık eden veya taraflar arasındaki ilişkiyi bilen kişilerin ifadeleri.
- Kamera Kayıtları: Olay yeri, buluşma noktası veya paranın teslim edildiği yerdeki güvenlik kamerası (MOBESE, işyeri kamerası) görüntüleri.
Önemli Not: “Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, ceza yargılamasında ispat aracı olarak kullanılamaz. Örneğin, kişinin rızası olmadan veya mahkeme kararı bulunmadan yapılan ortam dinlemeleri (gizli ses kaydı), Yargıtay tarafından genellikle hukuka aykırı delil olarak kabul edilir ve hükme esas alınmaz.”
9. Yetkili Makam ve Erzurum Mahkemeleri
Dolandırıcılık suçunda yetkili mahkeme ve savcılık, suçun işlendiği yer (suç yeri) esasına göre belirlenir. Ancak dolandırıcılık suçunun “neticesi harekete bitişik olmayan” bir suç olması ve genellikle menfaatin temin edildiği yerin farklı olabilmesi nedeniyle yetki konusu karmaşıklaşabilir. Kural olarak, hileli davranışın yapıldığı yer ile haksız menfaatin elde edildiği yer farklı ise, menfaatin elde edildiği yer mahkemesi yetkilidir.
Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçlarında ise (örneğin internet üzerinden sahte ürün satışı veya telefon dolandırıcılığı), mağdurun parayı yatırdığı yer veya failin parayı çektiği yer mahkemeleri yetkili olabilir. Erzurum dolandırıcılık avukatı olarak takip ettiğimiz dosyalarda, yetkisizlik kararları nedeniyle sürecin uzamasını engellemek adına, suç yerinin doğru tespiti büyük önem taşır.
Erzurum Adliyesi Görev ve Yetki Dağılımı
Erzurum Adliyesi bünyesinde dolandırıcılık suçlarına bakan mahkemeler, suçun vasfına göre değişiklik gösterir:
- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı: Soruşturma aşamasının yürütüldüğü, iddianamenin hazırlandığı veya takipsizlik kararının verildiği makamdır.
- Erzurum Asliye Ceza Mahkemeleri: TCK 157 (Basit Dolandırıcılık) kapsamındaki davalara bakmakla görevlidir.
- Erzurum Ağır Ceza Mahkemeleri: TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) kapsamındaki davalara bakmakla görevlidir. Özellikle örgütlü suçlar veya banka dolandırıcılığı gibi kapsamlı dosyalar burada görülür.
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi (BAM): Yerel mahkemelerce verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyen üst mahkemedir.
Yetki uyuşmazlığı durumunda, dosya en yakın Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu yargı çevresine veya Yargıtay 5. Ceza Dairesi’ne gönderilerek yetkili yerin belirlenmesi talep edilir.
10. Dava Zamanaşımı ve Şikayet Süreleri
Dolandırıcılık suçunda süreler, mağdurun hak kaybına uğramaması veya şüphelinin sonsuza kadar yargılama tehdidi altında kalmaması için kanunla belirlenmiştir. Bu suç tipi, takibi şikayete bağlı suçlar (basit haldeki bazı istisnalar hariç) kategorisinde olmadığından, 6 aylık şikayet süresi kural olarak uygulanmaz. Ancak dava zamanaşımı süreleri işlekmektedir.
TCK 66. maddesi uyarınca, suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir süre geçtikten sonra dava açılamaz veya açılmış dava düşer. Erzurum’daki adli süreçlerde zamanaşımı, suçun niteliğine göre 8 yıl ile 15 yıl arasında değişmektedir. Özellikle nitelikli dolandırıcılıkta zamanaşımı süresi oldukça uzundur.
| Suç Tipi | Dava Zamanaşımı Süresi | Şikayet Süresi |
|---|---|---|
| Basit Dolandırıcılık (TCK 157) | 8 Yıl | Yok (Resen soruşturulur) |
| Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) | 15 Yıl | Yok (Resen soruşturulur) |
| Hukuki İlişkiye Dayanan Alacak (Madde 157/3 vb.) | 8 Yıl | 6 Ay (Şikayete tabi haller) |
TCK Madde 66/1-d: “Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı onbeş yıldır.”
Bu süreler, “olağan zamanaşımı” süreleridir. Şüpheli veya sanık hakkında ifade alma, sorgu, tutuklama veya iddianame düzenlenmesi gibi işlemler yapıldığında zamanaşımı kesilir ve süre yeniden işlemeye başlar. Ancak her halükarda, suç tarihinden itibaren olağan zamanaşımı süresinin yarısının eklenmesiyle bulunan “olağanüstü zamanaşımı” süresi (örneğin nitelikli dolandırıcılıkta 22,5 yıl) dolduğunda dava kesin olarak düşer.
11. Vekalet Ücretleri ve Yargılama Masrafları
Bir dolandırıcılık davasında hukuki destek almanın maliyeti, davanın aşamasına (soruşturma veya kovuşturma), suçun niteliğine (Asliye Ceza veya Ağır Ceza) ve dosyanın kapsamına göre değişiklik gösterir. Erzurum Barosu tarafından tavsiye edilen asgari ücret tarifesi ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) bu konuda belirleyici alt sınırlardır. Ancak avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılabilir, bu alt sınırların altında olamaz.
Avukatlık Ücreti Kalemleri:
- Soruşturma Aşaması: Savcılıkta ifade sırasında hazır bulunma, dilekçe yazımı ve dosya takibi için belirlenen ücret.
- Asliye Ceza Mahkemesi Davası: Basit dolandırıcılık suçlarında davanın sonuna kadar takibi kapsayan ücret.
- Ağır Ceza Mahkemesi Davası: Nitelikli dolandırıcılık suçlarında, duruşma yoğunluğu ve iş yükü daha fazla olduğu için ücretler genellikle daha yüksektir.
Yargılama Giderleri: Dava sürecinde yapılan tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri, keşif harçları ve tanık ücretleri gibi masraflar, başlangıçta davayı açan veya talep eden tarafça (kamu davasında devletçe) karşılanabilir. Davanın sonunda, yargılama giderleri haksız çıkan tarafa (mahkum olan sanığa) yükletilir. Eğer sanık beraat ederse, yaptığı avukatlık masrafları hazine tarafından karşılanır ve yargılama giderleri devlet üzerinde kalır.
12. Soruşturma ve Kovuşturmada Sık Yapılan Hatalar
Dolandırıcılık davaları teknik detayların yoğun olduğu süreçlerdir. Gerek mağdur gerekse sanık tarafında yapılan usuli hatalar, haklıyken haksız duruma düşülmesine veya suçun cezasız kalmasına neden olabilir. Erzurum dolandırıcılık avukatı deneyimlerimiz ışığında, süreçte en sık karşılaşılan hataları aşağıda derledik.
- Hukuki İhtilaf ile Suçu Karıştırmak: Borcunu ödemeyen herkes dolandırıcı değildir. Olayın sadece “alacak verecek meselesi” olarak sunulması, savcılığın “Hukuki ihtilaf vardır” diyerek Takipsizlik (KYOK) kararı vermesine neden olur. Suç duyurusunda “hile” unsuru vurgulanmalıdır.
- Delilleri Zamanında Sunmamak: Kamera kayıtlarının silinmesi veya HTS kayıtlarının operatörler tarafından saklanma süresinin dolması (genellikle 1-5 yıl arası) gibi riskler göz ardı edilmemelidir. Deliller soruşturmanın en başında talep edilmelidir.
- Yanlış İfade Vermek: Şüphelilerin, “nasılsa bir şey olmaz” düşüncesiyle çelişkili ifadeler vermesi, mahkeme nezdinde güvenilirliği sarsar. İlk ifade tutanağı, davanın temel taşıdır ve sonradan değiştirilmesi zordur.
- Uzlaşma Teklifini Yanlış Değerlendirmek: Basit dolandırıcılık suçunda uzlaşma mümkündür. Mağdurun zararının giderilmesi karşılığında dosyanın kapanması fırsatı, bazen inatlaşma nedeniyle kaçırılmakta ve sanık hapis cezası almaktadır.
- Etkin Pişmanlık Hükümlerini Bilmemek: TCK 168 gereği, dava açılmadan önce zararın tamamen giderilmesi halinde cezada 2/3 oranında, dava açıldıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi halinde 1/2 oranında indirim yapılır. Bu imkanın kullanılmaması sanık aleyhinedir.
13. Takipsizlik veya Mahkumiyet Kararına İtiraz
Yargı sürecinde verilen kararlar kesin değildir (bazı istisnalar hariç) ve hukuka aykırılık iddiasıyla üst makamlara itiraz edilebilir. Erzurum’da verilen kararlara karşı başvurulacak kanun yolları şunlardır:
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara (KYOK) İtiraz
Savcılık, yapılan soruşturma sonucunda dava açmaya yeterli delil bulamazsa “Takipsizlik” kararı verir. Müşteki, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde, savcının incelemediği deliller ve hukuki gerekçeler detaylıca belirtilmelidir.
İstinaf ve Temyiz
Yerel mahkeme (Asliye veya Ağır Ceza) tarafından verilen mahkumiyet veya beraat kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde İstinaf kanun yoluna başvurulabilir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), dosyanın hem maddi vakıa hem de hukuki yönden denetimini yapar.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararlara karşı ise, ceza miktarına ve suçun niteliğine bağlı olarak Temyiz yolu açıktır. Temyiz incelemesi Yargıtay’ın ilgili ceza daireleri tarafından yapılır. Özellikle 5 yılın üzerindeki hapis cezalarında temyiz incelemesi kural olarak mümkündür.
14. Örnek Davalar ve Yargıtay İçtihatları
Dolandırıcılık suçunun sınırlarını anlamak için Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına bakmak gerekir. Her olay kendi içinde özel koşullar barındırsa da, yüksek mahkemenin hile, zarar ve kast unsurlarına yaklaşımı davalara yön verir.
Örnek 1: Araç Satışında Dolandırıcılık (Sazan Sarmalı) İnternet ilanı üzerinden araç almak isteyen mağdur ile aracı satmak isteyen gerçek satıcının, dolandırıcı tarafından birbirine yönlendirilmesi ve paranın dolandırıcının hesabına gönderilmesi olayıdır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/12345, K. 2019/5432, Tarih: 15.05.2019 “Sanığın, internet sitesine sahte ilan vererek müştekiyi aradığı, kapora adı altında para talep ettiği, ancak ortada satılık bir araç bulunmadığı olayda; sanığın eyleminin, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu (TCK 158/1-f) oluşturduğu gözetilmelidir.”
Örnek 2: Büyü Bozma Vaadiyle Dolandırıcılık Dini duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenen bu suç tipi, TCK 158/1-a maddesi kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/15-78, K. 2014/123, Tarih: 10.03.2014 “Sanığın, mağdurun ailevi sorunlarını çözmek ve üzerindeki büyüyü bozmak vaadiyle mağdurdan ziynet eşyaları alması eyleminde; dini inanç ve duyguların istismar edilmesi söz konusu olduğundan, eylem TCK’nın 158/1-a maddesine uyan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.”
Örnek 3: Çek Kırma ve Karşılıksız Çek Ticari hayatta sıkça karşılaşılan, önceden planlanmış şekilde ödeme gücü olmayan şirketler üzerine çek karnesi alıp piyasayı dolandırma eylemidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/2341, K. 2021/890, Tarih: 02.02.2021 “Sanığın, gerçekte ticari faaliyeti olmayan paravan şirket üzerinden aldığı çekleri, mal karşılığı piyasaya sürdüğü ve malı teslim aldıktan sonra ortadan kaybolduğu olayda; başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği anlaşıldığından, basit bir ticari acz hali değil, dolandırıcılık suçu oluşmuştur.”
15. Güncel Gelişmeler ve Yeni Dolandırıcılık Yöntemleri (2025-2026)
Dolandırıcılık suçu, doğası gereği teknolojinin ve sosyal yaşamın değişimine en hızlı adapte olan suç türüdür. Erzurum ve çevresinde görev yapan hukuk bürosu olarak, son yıllarda klasik yöntemlerin yerini çok daha sofistike ve dijital tabanlı kurguların aldığını gözlemlemekteyiz. Özellikle 2024 yılında yürürlüğe giren 8. Yargı Paketi ile TCK 158 kapsamında yapılan düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi’nin bazı iptal kararları, bu suçla mücadelede yeni bir dönemi başlatmıştır. İşte 2025-2026 döneminde dikkat çeken güncel gelişmeler ve yeni suç tipleri:
Yapay Zeka (AI) ve Deepfake Dolandırıcılığı
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, dolandırıcılar artık mağdurların tanıdığı kişilerin sesini ve görüntüsünü “Deepfake” teknolojisiyle taklit etmektedir. Erzurum’da da rastlanmaya başlayan bu yöntemde, mağdurun yakın bir akrabasının veya iş arkadaşının sesi taklit edilerek acil para talebinde bulunulmaktadır. Hukukumuzda bu eylem, “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması” suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f) kapsamında değerlendirilmekte ve ağır ceza yaptırımları uygulanmaktadır.
“Kiralık IBAN” ve Hesap Kullandırma Tuzağı
Son dönemde özellikle üniversite öğrencileri ve ekonomik zorluk yaşayan gençler hedef alınarak “hesabını kirala, komisyonunu al” vaadiyle banka hesapları suç gelirlerinin aklanmasında kullanılmaktadır. Erzurum’da öğrenci nüfusunun yoğun olması nedeniyle bu vakalarda artış görülmektedir. Hesabını başkasına kullandıran kişi, dolandırıcılık suçuna “müşterek fail” veya “yardım eden” sıfatıyla iştirak etmiş sayılır ve 3 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanabilir. Ayrıca 5549 sayılı Kanun kapsamında “işlem erteleme” ve bloke tedbirleriyle karşılaşılması kaçınılmazdır.
Sahte Kripto Para ve Forex Borsaları
Yüksek kar vaadiyle kurulan sahte kripto para borsaları veya lisanssız Forex platformları, “pig butchering” (domuz kesimi) adı verilen yöntemle mağdurları önce küçük karlarla sisteme çekmekte, ardından büyük yatırımlar yapıldığında sistemi kapatarak ortadan kaybolmaktadır. Bu tür davalarda uluslararası adli yardımlaşma prosedürleri devreye girmekte ve süreç karmaşıklaşmaktadır. Erzurum dolandırıcılık avukatı desteği, özellikle paranın takibi (trace) ve bloke işlemleri için kritik önem taşır.
Yasal Mevzuattaki Değişiklikler
Adli para cezalarının hesaplanmasında ve hapis cezalarının infazında yapılan son düzenlemelerle, nitelikli dolandırıcılık suçunda “etkin pişmanlık” göstermeyen faillerin cezaevinde geçireceği süre artırılmıştır. Ayrıca, suçtan elde edilen menfaatin tespiti konusunda bilirkişi incelemelerinin standartları yükseltilmiş, “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanma koşulları Yargıtay tarafından daha sıkı kriterlere bağlanmıştır.
16. Pratik Öneriler ve İpuçları
Dolandırıcılık mağduru olmamak veya haksız bir suçlamayla karşılaşıldığında en az zararla süreci atlatmak için alınabilecek proaktif önlemler hayati değer taşır. İşte Erzurum’daki adli pratiklerden süzülen altın değerinde öneriler:
Mağdurlar İçin Öneriler
- Süratle Banka İle İletişime Geçin: Dolandırıcılığı fark ettiğiniz ilk saniye bankanızı arayarak şüpheli işlem bildiriminde bulunun. Eğer para henüz karşı tarafın hesabından çekilmediyse, banka bloke koyarak parayı kurtarabilir.
- Delilleri Asla Silmeyin: Utanç veya panik duygusuyla yazışmaları, arama kayıtlarını veya sahte profilleri silmeyin. WhatsApp konuşmalarını “Dışa Aktar” seçeneği ile yedekleyin.
- Noter Tespiti Yaptırın: Dijital delillerin (web sitesi ekran görüntüsü, sosyal medya profili) her an kapatılabileceğini unutmayın. Mümkünse e-tespit veya noter aracılığıyla bu içerikleri kayıt altına alın.
- Savcılık Müracaatını Geciktirmeyin: Karakol yerine doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı’na, olay örgüsünü net anlatan ve delil ekli bir dilekçe ile başvurmak süreci hızlandırır.
Şüpheliler İçin Öneriler
- Susma Hakkınızı Kullanın: Gözaltına alındığınızda veya ifadeye çağrıldığınızda, avukatınız gelmeden ifade vermeme (susma) hakkınız anayasal bir haktır. Panikle vereceğiniz yanlış veya eksik bir beyan, dosyanın aleyhinize dönmesine neden olabilir.
- Masumiyet Karinesi: Hakkınızda soruşturma açılması suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ancak “ben suçsuzum, nasılsa anlaşılır” diyerek pasif kalmak en büyük hatadır. Aktif savunma yapın.
- Ticari Defter ve Kayıtları Hazırlayın: Eğer suçlama ticari bir ilişkiden kaynaklanıyorsa, fatura, irsaliye ve sözleşmeleri eksiksiz sunarak olayın “hukuki ihtilaf” boyutunda olduğunu kanıtlamaya çalışın.
- Etkin Pişmanlığı Değerlendirin: Eğer suçun unsurları oluşmuşsa ve mahkumiyet ihtimali yüksekse, zararı gidererek ceza indiriminden (1/2 veya 2/3 oranında) faydalanmak stratejik bir karar olabilir.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Erzurum ve çevresinden hukuk büromuza en sık yöneltilen soruları, karmaşık hukuk dilinden arındırarak aşağıda yanıtladık.
Dolandırıcılık davası ne kadar sürer?
Dolandırıcılık davalarının süresi; dosyadaki delil durumu, sanık sayısı, bilirkişi incelemeleri ve mahkemenin iş yüküne göre değişmektedir. Erzurum adliyesindeki ortalamalara bakıldığında, soruşturma aşaması (savcılık) 6 ay ile 1.5 yıl arasında, kovuşturma aşaması (mahkeme) ise Asliye Ceza Mahkemelerinde 1-2 yıl, Ağır Ceza Mahkemelerinde 2-4 yıl arasında sürebilmektedir. İstinaf ve Yargıtay süreçleri de eklendiğinde toplam süre 5 yılı bulabilir. Ancak etkin bir avukatlık hizmeti ile delillerin hızlı toplanması bu süreyi kısaltabilir.
Dolandırılan paramı geri alabilir miyim?
Ceza davasının birincil amacı sanığı cezalandırmaktır, parayı tahsil etmek değildir. Ancak sanık, “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanarak cezasını düşürmek isterse, mağdurun zararını (parasını) ödemek zorundadır. Bu mekanizma, mağdurların paralarını geri alması için en etkili yoldur. Eğer sanık ödeme yapmazsa ve ceza alırsa, kesinleşmiş mahkeme kararı ile hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılarak veya icra takibi yapılarak alacak tahsil edilmeye çalışılır. Sanığın üzerine kayıtlı malvarlığı bulunması tahsilat şansını artırır.
Erzurum’da dolandırıcılık avukatı tutmak zorunlu mudur?
Türk hukuk sisteminde, şüpheli veya sanık çocuk değilse veya kendisini savunamayacak durumda (sağır-dilsiz vb.) değilse, avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak TCK 158 gibi ağır ceza gerektiren (alt sınırı 5 yıldan fazla olan) suçlarda, sanığın avukatı yoksa devlet tarafından zorunlu müdafi (CMK avukatı) atanır. Mağdurlar açısından ise zorunluluk yoktur. Fakat dolandırıcılık suçu teknik ispat gerektiren karmaşık bir suç olduğundan, hak kaybı yaşamamak ve süreci doğru yönetmek için uzman bir Erzurum dolandırıcılık avukatı ile çalışmak şiddetle tavsiye edilir.
IBAN’ımı arkadaşıma kullandım, dolandırıcılık suçundan yargılanır mıyım?
Evet, yargılanma riskiniz çok yüksektir. Banka hesabını (IBAN) veya kimlik bilgilerini, suç gelirinin transferi için bilerek veya bilmeyerek başkasına kullandıran kişiler, savcılık tarafından genellikle “suça iştirak eden” veya “yardım eden” olarak değerlendirilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, hesabını açıklanamayan para transferlerine açan kişi, “olası kast” ile hareket etmiş sayılabilir. Bu durumda hem hapis cezası hem de banka hesaplarına bloke konulması gibi ciddi yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.
Telefonda kendisini polis/savcı olarak tanıtan kişilere para gönderdim, ne yapmalıyım?
Bu, TCK 158/1-L maddesi kapsamına giren nitelikli bir dolandırıcılık türüdür. Derhal en yakın karakola veya savcılığa giderek suç duyurusunda bulunmalısınız. Gönderdiğiniz paranın dekontlarını, arayan numarayı ve görüşme saatlerini dilekçenizde belirtin. Devletin hiçbir savcısı, hakimi veya polisi vatandaştan operasyon için para, altın veya hesap şifresi istemez. Bu tür durumlarda zamanla yarışıldığından, paranın gittiği hesabın bloke edilmesi için savcılık kanalıyla bankaya yazı yazılması gerekir.
Takipsizlik (KYOK) kararı gelirse ne yapabilirim?
Savcılık, “yeterli delil yok” veya “olay hukuki ihtilaf” gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verebilir. Bu kararın size tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz etme hakkınız vardır. İtiraz dilekçesinde, savcının incelemediği delilleri, dinlenmeyen tanıkları ve hukuki hataları somut gerekçelerle ortaya koymanız gerekir. Etkili bir itiraz dilekçesi, dosyanın yeniden açılmasını ve dava açılmasını sağlayabilir.
Nitelikli dolandırıcılık suçunda uzlaşma var mı?
Kural olarak TCK 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçları uzlaşma kapsamında değildir. Yani taraflar anlaşsa bile kamu davası devam eder. Ancak TCK 157 basit dolandırıcılık suçu uzlaşmaya tabidir. Soruşturma aşamasında dosya Uzlaştırma Bürosu’na gönderilir. Taraflar anlaşırsa dava açılmaz. Nitelikli dolandırıcılıkta uzlaşma olmasa da, zararın giderilmesi (etkin pişmanlık), ceza miktarını ciddi oranda düşüren bir nedendir.
18. Sonuç ve Değerlendirme
Dolandırıcılık suçu, hem bireylerin ekonomik geleceğini tehdit eden hem de toplumsal güveni sarsan ağır bir suç tipidir. TCK 157 ve 158. maddelerindeki düzenlemeler, suçun işleniş biçimine göre değişen ve 10 yılı aşabilen ağır hapis cezaları öngörmektedir. Erzurum gibi ticari ve sosyal hareketliliğin olduğu bölgelerde, gerek klasik yöntemlerle gerekse bilişim sistemleri üzerinden işlenen dolandırıcılık vakalarında doğru hukuki stratejiyi belirlemek hayati önem taşır.
Özetle bu rehberde ele aldığımız üzere:
- Dolandırıcılık, basit bir yalan söyleme eylemi değil, nitelikli ve planlı bir “hile” organizasyonudur.
- Mağdurların paralarını geri alabilmesi için ceza davası sürecini “etkin pişmanlık” kurumunu zorlayacak şekilde yönetmesi gerekir.
- Şüphelilerin ise özgürlüklerini korumak adına, olayın hukuki bir ihtilaf olduğunu veya suç kastının bulunmadığını somut delillerle ispatlaması şarttır.
- Dijital delillerin toplanması ve zamanında müdahale, davanın kaderini belirleyen en önemli faktördür.
Bir Erzurum dolandırıcılık avukatı ile çalışmak, sadece dilekçe yazmak değil; soruşturmanın her aşamasında haklarınızı korumak, delilleri hukuka uygun şekilde dosyaya kazandırmak ve adil yargılanma hakkınızı teminat altına almaktır. Karşılaştığınız hukuki süreçlerde geç kalmadan profesyonel destek almanız, telafisi imkansız zararların önüne geçecektir.
Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki olay, kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Somut durumunuz ve dava dosyanızla ilgili hak kaybı yaşamamak için mutlaka uzman bir avukata danışmanız önerilir. Bu içerik Şubat 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuata göre hazırlanmıştır.
- ağır ceza avukatı
- ağır ceza mahkemesi
- basit dolandırıcılık
- bilişim dolandırıcılığı
- ceza avukatı Erzurum
- dolandırıcılık cezası
- dolandırıcılık davası ücretleri
- dolandırıcılık suçu
- dolandırıldım ne yapmalıyım
- Erzurum adliyesi
- Erzurum ceza avukatı tavsiye
- Erzurum dolandırıcılık avukatı
- etkin pişmanlık
- forex dolandırıcılığı
- internet dolandırıcılığı
- kripto para dolandırıcılığı
- nitelikli dolandırıcılık
- savcılık şikayeti
- sazan sarmalı
- suç duyurusu
- takipsizlik kararı itiraz
- TCK 157
- TCK 158
- zararın giderilmesi